{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1593 <br>KARAR NO: 2024/3040<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/11/2023<br>NUMARASI: 2023/14 E - 2023/863 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Limited Şirketi arasında 23.11.2020 sözleşme tarihli, 01.01.2021 tedarik başlangıç tarihli olmak üzere 24 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre müvekkil tedarik şirketi, davalıya elektrik satışı yapacak, davalı da kullanım miktarına göre müvekkili şirket tarafından keşide edilecek faturaları ödeyeceği, sözleşme sona erme tarihi 01.01.2023 tarihi olduğunu, ancak davalı abone sözleşme dönemi içerisinde 01.08.2022 tarihinde tahliye olarak müvekkili şirket portföyünden çıktığını, buna ilişkin olarak ... ekran görüntüsünün dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının bu eyleminin madde 7.1'i ihlal anlamına geldiğini, buna göre sözleşmede kararlaştırıldığı üzere son on iki dönem faturalarının en yükseği olan Seri ... Sıra numaralı 02.08.2022 fatura tarihli 32.625,53 TL bedelli faturanın 2 katı alınarak Seri ... sıra numaralı 05.09.2022 vade tarihli 65.251,06 TL bedelli ceza faturası keşide edildiğini, anılan bu faturadan Merkezi Takip Sistemi ... Esas Sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, belirtilen takibe yukarıdaki faturayla birlikte sözleşmenin 4.2. maddesine göre icra cezai şartı da uygulandığını, Seri ... sıra numaralı 05.09.2022 vade tarihli 65.251,06 TL bedelli ceza faturasının %12'si hesaplanarak 7.830,12 TL icra cezai şart takibe eklendiğini, ödeme yükümlülüğü bulunan davalı söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, söz konusu dosya kapsamında davalı tarafla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ticari satım ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyasında 04/11/2022 tarihinde son toplantı yapılmış fakat uzlaşma sağlanamayarak süreç anlaşamama hali ile sonuçlandığını, ticari davalar için dava şartı yerine getirilmiş olup, anlaşamama hali nedeni ile işbu davayı açma zorunluluğu olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle Merkezi Takip Sistemi ... Esas Sayılı dosyasına haksız olarak edilen itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle %40'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdest bulunan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı taraf şirket yetkililerince kötü niyetli olarak ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde işbu dava ikame edildiğini, ilaveten 6100 Sayılı HMK gereği mahkemenin yetkisiz olduğunu, böylelikle açıkça yetki itirazında bulunduklarını, müvekkil şirket sözleşme ile belirlenen edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmişse de davacı şirket yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, sabit fiyat belirlenmişse de fiyatın hiçbir şekilde sabit kalmadığını, en sonunda davalı şirketin ulusal tarifenin de üzerinde ödemeler yapmaya başladığını, bu durumun kabul edilemeyeceğinin ortada olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket öncelikle fazla yapılan ödemelerin iadesini davacı şirketten talep ettiğini, ne yazık ki fazla ödemeler iade edilmediği gibi fahiş fiyat uygulaması devam ettiğini, müvekkili şirketin bunun üzerine haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, akabinde ise ... ile anlaşma sağlandığını, faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı şirket ulusal tarifenin üstünde adeta sebepsiz zenginleşmeye dayalı, fahiş ve haksız kazanç sağladığını, faturaların içeriğinin  dahi dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını net bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, müvekkili şirket için sözleşmenin  çekilmez bir hal aldığını, sözleşmenin haklı nedenle sonlandırıldığının açık olduğunu, bu sebeple cezai bedel isteminde bulunmak hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı tutum ve davranışları mahkemece itibar görememeli ve davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan iş bu davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine ve müvekkil şirket lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,\"Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 22/08/2023 tarihli rapor da özetle, davacının sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca ... doğalgaz fiyatındaki artışı gerekçe göstererek birim fiyatına artış uyguladığı, davacının 31/08/2021-31/07/2022 tarihleri arasındaki tüketim miktarlarına istinaden davacı tarafından düzenlenen faturaların ulusal tarife birim fiyatları dikkate alınarak düzenlenen faturalardan yüksek olduğu, davalının ulusal tarifenin üzerinde elektrik faturası ödediğini gerekçe göstererek sözleşmeyi süresinden önce feshettiği, mahkemenin davalının feshinin haksız olduğunu benimsemesi halinde davacının toplam 74.168,70 TL'yi talep edebileceğinin tespit edildiği, tüm dosya kapsamı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ile alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, taraflarca  sözleşmenin 3.2 maddesi ile doğal gaz fiyatlarında  %5 ve üzerinde artış olması halinde, birim fiyatlar üzerinde aynı oranda artış yapabileceğinin kararlaştırıldığı, bu sözleşme hükmü uyarınca davacının fiyat artış oranı üzerinden birim fiyatlarını arttırmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği, davalının sözleşmenin 7. maddesi uyarınca sözleşmeyi fesih hakkının bulunmadığı, davalının taahhüt süresi dolmadan davacının portföyünden çıkması nedeni ile   7.1 maddesi uyarınca cezai şart ödemekle ve  bu cezai şart faturasının icra takibine konu edilmesi nedeni ile  sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca %12 oranında icra ceza bedeli ödemekle yükümlü olduğu\" gerekçesi ile; \"1-Davanın kabulü ile, davalı tarafından Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 14.833,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde; kararın eksik ve hatalı inceleme ile verildiğini, sözleşme gereğince sabit fiyat olarak 0,549 TL/kWh belirlendiğini, ancak davacı şirketin sözleşmede sabit fiyat olarak bahsettiği 0,549 TL'lik tutarın  hiçbir zaman sabit  kalmadığını, ulusal tarifenin üzerine çıkılarak fatura düzenlendiğini, bu hususun bilirkişi raporunda da belirlendiğini,bu durumun 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 435/2 Maddesi ''Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır'' hükmüne amir hükmüne ilişkin kanun maddesi gereğince de müvekkili şirketin yukarıda açıklanan haklı sebeplere dayanan feshinin  geçerli  ve haklı fesih sayılması gerektiğini,önceden hazırlanan ve her aboneye aynı sunulan sözleşmeler nedeniyle genel işlem şartının değerlendirilmesi gerektiğini,araflar arasında imza edilmiş sözleşmenin 3.2 maddesi \"(...) ... doğalgaz fiyatlarında %5 (yüzde beş) ve üzerinde artış olması halinde, Tedarikçi'nin fiyat değişiklik ayından itibaren geçerli olacak şekilde sabit birim satış fiyatlarını gaz fiyatı artışı oranında artırma ve indirim oranlarını doğalgaz fiyatı artışı oranında düşürme ve sözleşmenin kalan dönemi için indirimsiz faturalama hakkı vardır.\" hükmümü havi ise de bilirkişi raporunda elektrik birim fiyatındaki artış ile ... gaz satış fiyatındaki artışlar ayrı ayrı tespit edilip mukayese edilmediği, karara esas olan bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını,TBK 182/2.maddesinde hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir hükmü getirildiğini, davalının  elektrik enerjisini EPDK tarifesinden daha uyguna temin ederken süreç içerisinde Ulusal tarifeninde üzerinde fatura bedeli ödemesinin gerek sözleşme ilkelerine ve gerekse de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ,yek bedeli yönünden de fazla ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava sözleşmenin ihlali iddiasına dayalı ceza şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafça davalı hakkında  ile 65.251,06 TL fatura bedeli ,7.830,12 TL cezai şart ve 1.087,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.168,70 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin  sona erme tarihinin 01.01.2023 olmasına rağmen  davalının  sözleşme dönemi içinde  01.08.2022  tarihinde tahliye olarak davacının  portföyünden çıktığın, davalının bu davranışının madde 7.1'i ihlal anlamına geldiği görülmüştür. Bu durumda yine sözleşmenin 7.1.maddesi kapsamında  son on iki dönem faturalarının en yükseğinin 2 katının cezai şart olarak ödenmesi gerektiği açıktır. Yargılama sırasında alınan 22/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacının sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca ... doğalgaz fiyatındaki artışı gerekçe göstererek birim fiyatına artış uyguladığı, davacının 31/08/2021-31/07/2022 tarihleri arasındaki tüketim miktarlarına istinaden davacı tarafından düzenlenen faturaların ulusal tarife birim fiyatları dikkate alınarak düzenlenen faturalardan yüksek olduğu, davalının ulusal tarifenin üzerinde elektrik faturası ödediğini gerekçe göstererek sözleşmeyi süresinden önce feshettiği, mahkemenin davalının feshinin haksız olduğunu benimsemesi halinde davacının toplam 74.168,70 TL'yi talep edebileceği belirlenmiştir. Cezai şart ve icra ceza koşunu yönünden yapılan incelemede; Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu,  borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır. Ceza koşulunun esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlali hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, ceza koşulunun diğer bir amacı da, ifayı engelleyen ceza koşulunda (dönme/fesih cezasında), borçlunun ceza koşulu ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır. Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir. Maddenin birinci fıkrasında seçimlik ceza koşulu düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere ceza koşulu kararlaştırılmış ve aksi de sözleşmede öngörülmemiş ise, alacaklı ya sözleşmenin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini isteyebilir. Seçimlik cezai şartta alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o şartın gerçekleşmesi yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda, aksi sözleşmede öngörülmemiş ise, alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini isteyemeyecektir. İkinci fıkrada düzenlenen ifaya ekli ceza koşulunda ise alacaklı, açıkça vazgeçmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir. Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen ceza koşulu ise maddenin üçüncü fıkrasında hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat etme hakkı saklı tutulmuştur. Ceza koşuluna ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür. İstisnası cezanın indirilmesiyle ilgili TBK’nın 182 nci maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci bendinde ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra, üçüncü bendinde: “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” denilmek suretiyle, bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür. Bu aşamada, taraflar arasında  imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin ceza koşulu içerdiği belirtilen hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır. Dosyaya sunulan ve sözleşmenin incelenmesinde; 23/11/2020 tarihinde  01/01/2021 tedarik başlangıç ve 01/01/2023 bitiş tarihli   24 ay süreli ticarethane abone tarifeli \"Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi\"nin taraflarca imzalandığı anlaşılmakla, sözleşmenin  4. maddesinin; \" 4.1. Faturalar, Tedarikçi hesabıma fatura tarihinden  itibaren 7(yedi) gün  içerisinde ödenecektir. 4.2. Tedarikçi, vadesinde ödenmeyen fatura  aylık %5 (yüzde beş) gecikme zammını uygulayacak ve ilave olarak ,her geç ödenen fatura için 5(beş) TL sabit bedel ekleyerek faturalayacaktır. Bu oran ve bedel her yılbaşında Ocak bir önceki yılın TÜFE oranında artırılacaktır. Abonenin sözleşme hükümleri veya borçtan dolayı icra takibine sebebiyet halinde, icralık her faturanın% 12(yüzde on iki, ) 'si kadar icra ceza bedeli ve işbu maddede belirlenmiş olan gecikme oranında sözleşmesel faiz talep edilecektir. 4.3. Herhangi bir faturanın belirtilen düzenleme tarihinden 7( yedi) gün geçmiş olmasına rağmen fatura bedelinin tam olarak ödenmemiş olması halinde, herhangi bir ihbar ve ihtara gereci olmaksızın Tedarikçi, Abone' nin elektrik enerjisini kestirebilir ve sözleşme hakları baki kalmak koşulu ile sözleşmeyi tek taraflı fesih edebilir veya Madde 7'deki cezai şart ve kâr kaybımı talep etine hakkını kullanabilir. Bu durumuda fesih hakkının kullanılmaması, bu hakkın kullanılmasından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği gibi, bu hakkın herhangi bir  zaman diliminde  kullanılmasına engel teşkil etmeyecektir Abone' nin sözleşmenin bazı hükümlerini yerine getirmemesi veya eksik getirilmesinde dolayı Tedarikçi tarafından portföyden çıkarılması Tedarikçi 'nin sözleşmeyi feshi anlamına da gelecektir. Tedarikçi Abonenin portföyden; çıkarılması halinde ilave bildirime gerek duymaksızın Abone' nin teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir . Herhangi bir faturaya ait alacağın tahsili önceki fatura dönemlerine ait sözleşmeden doğan borçların ifa ve ibra edildiği anlamına gelmeyecektir. Faturalandırılmamış borçların sonraki dönenlerde yansıtılacağın kabul eder. Tedarikçi, Abone' nin ödemelerini ve teminini istediği yöntemi ve sıralama ile ödenmemiş faturalara, faturasına, zarar ziyana veya varsa icradaki dosyalara etme hakkıma sahiptir.Sözleşmenin sona ermesi başlıklı. 7. Maddesinin;Madde 7.1. Sözleşme, sözleşmede anılan hallerin dışında ve sözleşme süresi içerisinde Abone tarafından feshedilemez. Sözleşme imzalanmasının ardından Tedarikçi tarafından herhangi bir dönem faturası çıkıp çıkmadığına bakılmaksızın, Abone tarafından sözleşme süresi içerisindeki sözleşmedeki fesih koşulları dikkate alınmadan herhangi bir tarihte fesih edilmesi, yazılı bildirini olmaksızın tahliye edilmesi veya başka bir Tedarikçi tarafından talep edilmesi halinde (bu talep bu sözleşme kapsamında süresinden önce haksız fesih anlamı taşıyacaktır), Abone her bir sayaç ayrı ayrı hesaplanmak üzere son 12(0n iki) dönem faturalarının en yüksek faturasının 2(iki) katı kadar cezai şartı Tedarikçi “ye ödemeyi kabul eder. Cezai oluşturan son 12 (on iki) dönemi  faturaları baz alınırken, Tedarikçi tarafından temin edilebilmesi durununda son 12(on iki) dönem içerisinde Tedarikçiden önce Aboneye elektrik satışı yapan önceki Tedarik veya Perakende Şirketinin faturaları da hesaplamada dikkate alınacaktır. Eğer Abonenin, mevcut ya da önceki Tedarikçilerde geçmişe dönük 12(on iki) fatura dönemi yoksa, faturası olan tek dönemi veya faturası olan dönemler bu hesaplamada dikkate alınır. Tedarikçiden henüz faturası çıkmadan sözleşme ihlali söz konusuysa, Tedarikçi Abone' nin önceki Tedarikçisinden kayıt esnasında temin edebildiği faturanın 2(iki) katı üzerinden cezai hesaplamayı gerçekleştirir. 7.2. Abone' nin, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya mevzuat hükümlerine  uymaması, sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tamamen ödememiş olması veya Madde 4.3, 4.5, 4.6 veya Madde 6.3, 6.7 ve 6.8'de belirtilen koşulların sağlanmamış olması halinde, Tedarikçi 'nin Abone 'yi portföyden çıkarma hakkı vardır. Tedarikçi 'nin Abone'yi portföyünden çıkarması. Abone'nin aynı abonelik için başka bir şirket ile sözleşme inızalaması, Madde 6.6'ya uygun şekilde tahliye bildiriminde bulunmaması veya taahhüt süresinden önce Abone için ... üzerinden Tedarikçi değişiklik talebinde bulunulması halinde, sözleşmeyi sözleşmeden doğan her türlü sair haklar saklı kalmak üzere, Fatura alacakları ile birlikte sözleşme madde 7.1 de anılan cezai ve madde 6.7 de anılan tüm indirimlerin iade edilmesini, abone tüketiminden kaynaklı olarak ödenen piyasa maliyeti bedellerinin ödenmesini talep etme ve bütün bu borçlara ait gecikme zammını Madde 4.2'deki belirtilen oranda uygulanın hakkı vardır. Tedarikçi, böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kir kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir.7.3. Madde 7.1 veya Madde 7.2'de nedenlerle Abonenin Tedarikçi 'den taahhüt veya sözleşme süresi sonuna kadar elektrik alını yapmaması halinde, Tedarikçi'nin fesih işlemine gerek olmaksızın taahhüttün veya sözleşmenin kalan süresi için, abonenin portföyden çıktığı aydaki Ulusal veya Bölgesel Tarife Fiyatı (sözleşme ihlali olduğu için indirimsiz tarife) ile abonenin son bir yıldaki taahhüt süresine uymadığı aylardaki aylık ... Spot Piyasa Takas Fiyatlarının (PTP) ortalaması arasındaki kWli başına birim fiyat farkı  bulunacaktır. Bu fiyat farkı ile abonenin son 1(bir) yıldaki taahhüt süresine uymadığı aylardaki geçmiş tüketimlerinin toplamı çarpılarak hesaplanacak olan kâr kaybı (mahrumiyeti) Abone “den talep edilecektir. Bu hesaplama şekli tanhhüt/sözleşme sonuma kadar kalan aylar için kullanılacak abonenin referans oluşturacak aynı ay tüketimi yoksa, tüketimi Tedarikçi 'de olmayan aylar için, Abone'nin Tedarikçi 'de var olan ayların tüketimlerinin ortalaması referans almayacaktır. Tedarikçi'nin bu kâr kaybını madde 7.'deki cezadan bağımsız ve ona ilave olarak madde 4.2'deki gecikme zammın ile birlikte talep etme hakkı vardır.\"hükümlerini içerdiği görülmüştür. Hal böyle olunca,davacının sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca ... doğalgaz fiyatındaki artışı gerekçe göstererek birim fiyatına artış uyguladığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların  birim fiyatının ... doğal gaz artış yansıması şeklinde olduğu,bu hükmün sözleşmede açıkça taraflarca kabul edildiği,sözleşmenin uyarlanması yönünden açılmış bir davaya rastlanmadığı, mahkemece  tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiğinin davalının  kabulünde olduğu, bu bağlamda  sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulundan kaynaklanan alacağı ve cezai şart  için takip başlattığı dikkate alınarak, bu alacak kalemlerinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu anlaşılmakla yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 5.066,46 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.938,53 TL harcın mahsubu ile bakiye  3.127,93‬ TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf5b766e45286261","SID":"5ede019d9ef683c2"}}