{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/796 <br>KARAR NO: 2024/1178<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2020<br>NUMARASI: 2019/450 Esas, 2020/831 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı ile davalı şirket arasında ... fuarı için yapıldığı iddia edilen KDV dahil 35.400,00 TL bedelli \"Fuar Dekorasyon ve Ek Hizmet, Hizmetler Sözleşmesi\" kapsamında bakiye 18.400,00 TL iş bedelinin davalıdan tahsili için Karşıyaka ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalı tarafça, sözleşme ilişkisi inkar edilmiş, davaya konu sözleşmede davalı şirkete ait imza ve kaşenin bulunmadığı, davacıdan böyle bir hizmette alınmadığı belirtilerek davanın reddi istenmiştir.Mahkemece, taraflar arasında ... fuarı için Fuar Dekorasyon Ve Ek Hizmet, Hizmetler Sözleşmesi hazırlandığı, fuarda kurulacak stand için 35.400,00.-TL karşılığından anlaşma sağlandığı, faturanın 14/02/2018 tarihinde davalı yana kargo ile teslim edildiği, davalı şirket tarafından farklı tarihlerde 7.000,00.-TL ve 10.000,00.-TL olmak üzere toplam 17.000,00.-TL ödeme yapıldığı dosya kapsamıyla sabit olup,  tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehlerine delil vasfı taşıdığı, davacı defter kayıtlarında davalı şirketten 12/03/2018 takip tarihi ve 07/09/2018 dava tarihi itibariyle 35.400,00.-TL alacaklı olduğunun görüldüğü ve her ne kadar davalı tarafça icra dosyasında yapılan 18.400,00.-TL'lik borca itiraz edilmiş ise de; bu miktarın ödendiğine ilişkin yazılı bir delil ya da belgenin dosyaya sunulmadığı gibi davalı şirket kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen KDV dahil 35.400,00.-TL'lik faturanın kayıtlı olmadığı, davadışı ... tarafından gönderilen 17.000,00.-TL'lik ödemenin de kayıtlı olmadığı, ancak davalı tarafından gönderilen 17.000,00.-TL'lik tutarlı dekont fotokopilerinin dosyaya sunulduğu, bu durumda davalı şirket kayıtlarına itibar edilmemesi gerektiği hususunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, davacı taraf her ne kadar icra takibinde 254,07.-TL işlemiş faiz talep etmiş ise de dosya kapsamında davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığından işlemiş faiz talep edemeyeceği, tüm bu delillerden ve dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; davacının dava ve takip tarihi itibariyle davalıdan 35.400,00.-TL alacaklı olduğu, toplam fatura bedeli 35.400,00.-TL ise de davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 17.000,00.-TL tutarındaki dekontlar ile bu ödemeyi kabul ettiğinden bu miktar mahsup edildiğinde 18.400,00.-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü- kısmen reddi ile, davalı tarafından Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 18.400,00.-TL asıl alacak üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı tarafından dosya sunulan sözleşmede müvekkili şirketin kaşe ve temsile yetkili kişinin imzasının bulunmadığını, gerekçeli karardaki; \"davacı tarafından dosyaya sunulan Faur Dekorasyon ve ek Hizmetler Sözleşmesinin davalı ... sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. Yetkilisi ...'in düzenlendiği\" yönündeki tespitin ticaret sicil kayıtları ve belgelere açıkça aykırı olduğunu, dosyaya sundukları davalı şirket ticaret sicil gazetesi ve  SGK işyeri çalışan bildiriminden de açıkça görüleceği üzere ...'in şirket yetkilisi olmadığı gibi şirketin çalışanı dahi olmadığını, bu kişinin imzasının bulunduğu ileri sürülen sözleşmeden davalı şirketin neden sorumlu olduğunun mahkemece açıklanabilmiş ve gerekçelendirilmiş olmadığını, üstelik sözleşme aslı dosyaya sunulmayıp,  sözleşmedeki imzanın dava dışı ilgili kişiye ait olduğu konusunda da dosyada hiçbir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunda da, davacı ile davalı arasında imzalanan bir sözleşme bulunmadığının, davalı defter ve kayıtlarında davacıya bir borcun veya kaydın olmadığının tespit edildiğini, davacının basiretli tacir olmanın gereği olarak, davaya konu sözleşmeyi yaparken sözleşme yaptığı şirketin temsil ve imzaya kimin yetkili olduğunu incelemesi ve yetki belgesini alması gerektiğini, bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmemiş olduğundan kendi kusuruna dayanarak hak iktisabında bulunamayacağını, davalı şirket tarafında davacıya yapılan hiçbir ödeme bulunmadığını, dosyaya davacı tarafından sunulan dekontlardan da açıkça görüleceği üzere ödeme yapan kişinin dava dışı ... olduğunu, ayrıca bu ödemelerin davacı şirkete değil ... hesabına yapılmış görüldüğünü, dava dosyasında alacağa konu faturanın davalı şirkete gönderildiğine veya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge olmadığını, Mahkemenin kargo ile gönderildiği ileri sürülen belgenin fatura olduğunu nasıl veya neye dayanarak anladığının izah edilemeyeceğini, kaldı ki gönderim türünün 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yazılı olan gönderim şekillerine aykırı olduğunu, yerel mahkeme dosyadaki bilirkişi raporunu karara esas almış ve bu rapora dayanmış ise de kararın bilirkişi raporuna birçok yönden aykırı olduğunu, gerekçeli kararda, “davalının 2018 yılı defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehine delil vasfı taşıdığı” belirtilmiş ise de bilirkişi raporunun sonuç kısmının 2. maddesinde, “davacı tarafça delil olarak gösterilen yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmamış olduğu\" tespitine yer verildiğini, dolayısı ile davacı defterleri usulüne uygun tutulmamış olup delil niteliği bulunmadığını, bu durumun kararın tümden hukuka aykırı olduğunu ve kaldırması gerektiğini gösterdiğini, sadece davalının defterlerine dayanılarak alacağın ispatlanamayacağını, davacının davasını ispat edemediğini, müvekkili şirketin borçtan sorumlu olduğuna ve takip dosyası nedeniyle borçlu olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, alacağın varlığı, muhatabı, hukuki bakımdan talep edilebilirliği vs. tartışmalı ve yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların \"icap\" ve \"kabul\" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarih,2018/3698 Esas, 2018/3394 karar sayılı kararı) 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Somut olayda, davacı yüklenici, davalı iş sahibine yaptığını iddia ettiği fuar dekorasyon ve ek hizmetleri işinin bakiye bedelini talep etmiş ise de, davalı iş sahibi vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, taraflar arasında akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacı yüklenici üzerinde kalmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesinde düzenlenen “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.” hükmü gereği müddeabihin miktarına göre ve davalı iş sahibi yanca sözleşme ilişkisinin ispatı bakımından tanık dinlenilmesine açıkça muvafakat gösterilmediğinden davacı taraf, taraflar arasında akdi ilişki kurulduğuna ilişkin iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafça eser sözleşmesi ilişkisinin ispatına yönelik olarak sunulan \"Fuar Dekorasyon ve Ek Hizmet, Hizmetler Sözleşmesinde\" sadece davacının imzasının bulunduğu, davalı şirkete ait kaşe veya imzanın bulunmadığı, bu nedenle söz konusu sözleşmenin yazılı bir ispat vasıtası olarak dikkate alınamayacağı, davacıya kısmi ödemelerde bulunan, dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneklerinden ve İstanbul Ticaret Odası internet sitesinden yapılan sorulamadan anlaşıldığı üzere, sözleşme başlığında davalı şirket yetkilisi olarak yazılan ve yine ispat vasıtası olarak sunulan fotoğraflarda fuar standı önünde fotoğrafları olduğu belirtilen ...'in davalı şirketi temsile yetkili bir yönetici olmadığı gibi, davalı şirketin her hangi bir yöneticisi veya çalışanı dahi olmadığı, davacı tarafça davalıya gönderildiği belirtilen fatura tek başına sözleşme ilişkisini ispata yeterli olmadığı gibi davalı defterlerinde böyle bir faturanın kayıtlı olmadığı, kaldı ki bu faturanın tebliğine ilişkin sunulan kargo gönderi belgesinde gönderi olarak \"irsaliyeli fatura\" yazdığı, fatura içeriğine dair bir ayrıntıya yer verilmediği için bahsi geçen faturanın tebliğ edildiğini ispata da yeterli olmadığı, davacı tarafça sunulan söz konusu fuar standına dair fotoğrafların ve bu fotoğraflarda yer aşan kişinin ... isimli kişi olmasının da davalı şirket yapıldığı iddia edilen sözleşme ilişkisinin ispatına yeterli olmadığı, davacı tarafça sözleşme ilişkisinin ispatına yönelik olarak sunulan başkaca bir delil bulunmadığı, dosyada davalı bakımından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek bir delil yer almadığından yukarıda açılandığı üzere davalının açık muvafakati olmadıkça bu konuda tanık dinletilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça dava, cevaba cevap ve delil dilekçelerinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmamış olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesince, davacı tarafça iddia edilen eser sözleşmesi ilişkisi ispat edilememiş olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair yeniden esas  hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/12/2020 tarih ve 2019/450 Esas, 2020/831 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 314,22-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 113,38-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.400,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde  davalı tarafa İADESİNE, 2-Davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 37,09-TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 199,19-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f227f2a48be07ebe","SID":"39526456de88798c"}}