{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/839 - 2024/1419<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/839 <br>KARAR NO\t: 2024/1419<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/188 Esas - 2023/102 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 15/08/2021 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ın idaresinde ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile davacıya ait yabancı plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde, müvekkiline ait aracın hasar aldığını ve değer kaybına uğradığını, müvekkilinin Almanya'ya dönmesi gerektiği için, davalı sigorta şirketinin bilgisi dâhilinde aracını Almanya'ya götürüp 3.081,20 Euro karşılığında tamir ettirdiğini ve davalı sigorta şirketine de bilgi verildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından 09/02/2022 tarihinde müvekkiline 533,00 Euro ödemenin yapıldığını, iş bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını belirterek, şimdilik hasar bedeli ve değer kaybı için 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, (Euro olarak kararın verilerek ödeme tarihindeki TL değeri ile tahsiline) karar verilmesini talep etmiş, ıslah/bedel artırım dilekçesi ile 1.000 TL olan taleplerini 56.773,63 TL’ye (3.048,20 Euro’nun tahsilat tarihindeki TL değeri ile tahsiline) yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafça yapılan müracaat üzerine taraflarınca ekspertiz incelemesi yaptırılarak belirlenen 533,00 Euro'nun davacı tarafa ödendiğini, dolayısıyla davacı iddiasının aksine eksik ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı için Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; 15/08/2021 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı aracın hasar gördüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın hasar tutarının %19 KDV dâhil 3.081,20 Euro, değer kaybının ise 500 Euro olduğu, sigorta tarafından ödenen 533 Euro’nun, davacının beyan ettiği şekilde hasar bedeli olarak ödendiğinin (aksi sigorta tarafından ispatlanmadığından) kabulü gerektiği, 6.394,26 TL ödemeye sigortanın delil sunmadığı, bu kapsamda bakiye hasar bedelinin (3081,20-533=)2.548,20 Euro olduğu, bu zarardan davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğu, davacının değer kaybı istemi yönünden ise, davacının aracının Almanya'da kullanılıyor olması ve değer kaybının Almanya'da ki piyasa fiyatlarına göre hesaplanması ve tespit edilmesi gerekli ise de, davacının, aracın Almanya'da uğradığı değer kaybına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı ve bu kalem zararın ispat edilemediği, dava konusu yabancı para alacağının (2.548,20 Euro), dava tarihindeki (09/03/2022) Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın efektif satış kuru (16.0447) üzerinden hesaplanan, Türk Lirası karşılığı (40.885,10 TL) dikkate alınarak harç ve vekâlet ücreti hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, “1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2.548,20 Euro araç hasar bedelinin (davalının kaza tarihindeki poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 20/01/2022 tarihinden itibaren, yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Araç değer kaybı isteminin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, yapılan ödeme ile karar verilen miktar nazara alındığında hükmün 43.000 TL limiti aştığını, hasar bedelinin iskonto uygulanarak hesaplanması gerektiğini, yabancı para cinsinden ve yabancı ülke şartlarına göre zarar belirlenmesinin doğru olmadığını, avans faizine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasar bedeli ile değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tYargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Kapatılan 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince; 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. İlgili içtihatlarda para borcunun sözleşmeden kaynaklanmış olması aranmamış, zarardan ve zarara yönelik yapılmış veya yapılacak harcamalardan hareket ile davacının yabancı para cinsinden oluşan zararını, Ülke parası ile talep edebileceği kabul edilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8597 E. 2022/11345 K. \"Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\"; Yargıtay Kapatılan 17. Hukuk Dairesi 2019/4637 E. - 2020/6616 K., 2015/8003 E.2018/5155 K.) <br>\tSomut olayda, davacının kullanımında olan aracın, yabancı plakalı olmasına, onarımın Almanya'da tatil dönüşü yapıldığının dosyaya sunulan fatura ve belgelerinden anlaşılmış olmasına göre, davalının talep edilen zarara yabancı para üzerinden hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tYine; hükmedilen tazminata, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 4/a maddesinde; yabancı para borcunda faize ilişkin olarak yapılan düzenleme ile, “...sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereğince, faize karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDosya arasındaki hasar dosyası içeriğinde bulunan ve davacı vekili tarafından davalı sigortaya eksik hasar bedelinin ödenmesi talepli dilekçe içeriğinde; “Kaza dolayısıyla araçta meydana gelen hasarlar 07.09.2021 tarihinde Almanya'da Volvo yetkili servisi tarafından 3.081,20 Euro bedel karşılığında tamir edilmiştir. Müvekkil bu sigortayla faturaya başvurmasına rağmen kendisine sigorta tarafından 23.09.2021 tarihinde 4.050 TL ve 23.09.2021 tarihinde 13.365,72 TL olmak üzere toplam 17.515,72 TL ödeme yapılmıştır. Ancak tamirin yapıldığı tarih olan 07.09.2021 tarihindeki EURO-TL kuru baz alındığında müvekkile eksik ödeme yapılmıştır.” şeklindeki beyan ile davalı sigorta vekilinin 12/10/2022 tarihli dilekçesindeki; “Müvekkil şirket, kaza tarihindeki teminat limitleri dahilinde sorumludur. Müvekkil şirket her yıl belirlenen ve poliçede yazan teminat miktarı ile sorumludur. Kaza tarihinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti 43.000,00-TL'dir. Müvekkil sigorta şirketi 6.394,26-TL ödeme yapmıştır. Bu nedenle mahkemece verilecek kararda bu hususa dikkat edilmelidir.” şeklindeki beyanlar görülmüştür.<br>\tTarafların kabulünde olan 533 Euro ödemenin hangi kapsamda yapıldığı, kime yapıldığı sunulan dekonttan anlaşılamadığı gibi (zarar görene mi yoksa zararı karşılayana mı yapıldığı) yine davacının dilekçesinde kabul ettiği TL cinsinden yapılan ödemelerin bu miktarın içinde olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. <br>\tTrafik kazasından kaynaklanan davalarda, sigorta şirketinin ZMMS kapsamındaki sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olup, davalı sigorta tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemeler nazara alınarak bakiye limitin belirlenmesi gerekirken bu hususa riayet edilmeden, yapılan ödemeler ve mahiyetleri araştırılmadan, kaza tarihindeki tüm limitle davalı sigortanın sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı sigorta tarafından dava konusu kaza nedeniyle davadan önce yapılan tüm ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler ve hasar dosyaları getirtilerek, sigortanın araç başı maddi zararı kapsamında yapılan ödemelerden, yabancı para cinsinden yapılan ödemeler de, ödeme tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek, yapılan tüm ödemelerin TL karşılığı tespit edilmek suretiyle bakiye limit tespit edilerek, ödemelerin hangi zarar kalemlerine yönelik olduğu belirlenerek ve davadan önce yapılan ödemelerin limitin belirlenmesinde hangi kapsamda nazara alınacağı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;\t<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20.02.2023 tarihli, 2022/188 Esas – 2023/102 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e6daae091e8d41b","SID":"9dd1e0b7ad970e38"}}