{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR<br> 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/428 <br>KARAR NO\t: 2024/816<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı v...li Mahkememize verdiği 22/05/2023 tarihli dava dilekçesinde; ...'nın, davalı ...z Tavukçuluk Tarım Ürünleri Yem San. Ve Tic. A.Ş.nin  (\"...z Tavukçuluk\") hissedarlarından dava dışı...ile \"Hisse Devri Sözleşmesi\" imzaladığını, 10.03.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hissedar...' in  %12,5 oranında 1.437.500,00-TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payı 1.437.500,00-TL bedel ile davacı ...'ya, kanuna ve usulüne uygun ş...lde devrettiğini,  hisse devri sözleşmesinin akdedilmesinden sonra, hisse devrinin şirket kayıtlarına işlenmesi talebiyle davalı şirkete Kadıköy... Noterliği ' nce ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, keşide edilen ihtarnameye cevaben davalı şirket tarafından 19.04.2021 tarihinde İzmir ... Noterliği'nin... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamede neticeten 17.09.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermaye artırımına gidildiği ancak...tarafından taahhüt edilen sermayenin ödenmediği, dolayısıyla bedeli ödenmemiş payların şirket onayı olmadan devrinin mümkün olmadığı ve bu nedenle de bahse konu pay devrinin ...z Tavukçuluk tarafından kabul edilemeyeceği ve şirket defterlerine işlenmeyeceğinin bildirildiğini, cevabi ihtarnameye karşı 05.05.2021 tarihinde Kadıköy... Noterliği'nce... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin keşide edildiğini, taahhüt edilmiş sermaye payının ödenmemesinin pay devrine engel teşkil etmediğini, bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde davacının pay sahibi olarak şirket defterlerine ve pay defterlerine işlenmesi; aksi takdirde hukuki ve cezai yollara başvurulacağının ihtar edildiğini ancak 05.05.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı şirkete 10.05.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ... ve dava dışı hissedar...arasındaki hisse devir sözleşmesinin şirket kayıtlarına ve pay defterine işlenmediğinden, ... tarafından ...z Tavukçuluk Şirketi'ne karşı İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı davası ikame edildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya kapsamında tanzim edilen 05.04.2023 tarihli karar ile davanın kabulü ile ...'e ait %12,5 oranındaki 1.437.500,00-TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payın 10/03/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'ya devrinin davalı şirket pay defterine kayıt ve tesciline karar verildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya kapsamında tanzim edilen 05.04.2023 tarihli kabul kararının: \"Devre konu paya haciz konulmuş olmasının, davalı şirketin devri onaylanmaması gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, payın üzerind... haciz şerhi ile birlikte devralana, devrin gerçekleştirilerek pay defterine tescili gerektiği...davacı tarafından, pay devrinin onaylanarak, pay defterine tescili istemi üzerine, davalı şirketin makul süre içerisinde veyahutta en geç dava tarihinden önce payları kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına gerçek değeri ile almayı önerdiğine dair herhangi bir iddia ve kanıt sunulamadığı, bu nedenle pay devrinin onaylanıp tescilinin yapılamayacağına dair davalı iddiasının yerinde olmadığı...davacının sahip olduğu şöhretinin pay devrinin onaylanmasına ve tesciline engel önemli bir sebep olarak ileri sürülemeyeceği, yine sözleşmenin 6. Maddesinde düzenlenen, diğer red sebeplerinin de davacı yönünden gerçekleşmediği, iş bu nedenle davalı şirketin pay devrinin onaylanmaması ve tescil edilmemesine dair ileri sürülen sebebin yerinde olmadığından\" usul ve yasaya uygun bir ş...lde gerekçelendirdiğini, dolayısıyla İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosya kapsamında tanzim edilen 05.04.2023 tarihli gerekçeli karar ile  davalı- icra dosya borçlusu ...'in ...z Tavukçuluk Tarım Ürünleri Yem San. Ve Tic. A.Ş.  nezdind... %12,5 oranındaki 1.437.500,00-TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payın 10/03/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'ya ait olduğunun hüküm altına alındığını ancak şirket hissedarı ...'in paylarının %12,5 kısmını 10.03.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile devralan ve şirkett... pay sahipliği İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada yapılan yargılama sonucu sübut bulan ...'nın pay devri sonrasında davalı şirkette yapılan hiçbir olağan genel kurul toplantısına, en önemlisi sermaye artırımı gibi hissedarlık durumunu etkileyen önemli bir kararın alındığı 22.02.2023 tarihli toplantıya usulüne uygun bir ş...lde çağrılmadığını, dolayısıyla davalı şirket bünyesinde gerçekleştirilen 22.02.2023 tarihli toplantıya usulüne uygun bir çağrı ile çağrılmayan, toplantıya katılması engellenen ve yokluğunda bu davanın konu usule ve yasaya açıkça aykırı olan 6 numaralı sermaye artırımı kararına karşı davacı ... adına davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davacının, 2021 yılından bu yana, yapılan genel kurullara katılma talebinde bulunmasına rağmen, bu talebinin kabul görmediği ve neticeten sermaye artırımının yapıldığını toplantıya da iştirak edemediğini, toplantı hususunda davalı şirketçe davacıya çağrı da yapılmadığını, bu durumda dava konusu sermaye artırımı kararının yoklukla malul olduğunun açık olduğunu, davalı şirket tarafından hisse devrinin şirket pay defterine işlenmemesi sebebi ile ikame edilmesi zaruri olan İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken ...z Tavukçuluk'un, 15.09.2021 tarihinde 2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılacağını Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ettiğini, bunun üzerine davalı şirkette 15.09.2021 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısına davacı ...'nın katılımı hususunda yargılamanın devam ettiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan 07/09/2021 tarihli dilekçe ihtiyati tedbir talep edildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasından 14.09.2021 tarihinde verilen ara karar ile, yapılan tedbir talebine karşı istinaf yolu açık olmak üzere red kararı verildiğini, red kararının gerekçesinde ise davacı ... ile...arasında düzenlenen pay devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığı hususunun yargılamaya muhtaç olması sebebi ile, henüz bu hususta karar verilmeden, ...'nın 2019-2020 Olağan Genel Kurulu Toplantısı'nda temsili ile oylamaya katılmasının, genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğuracak hukuki aykırılıklara sebebiyet vereceğinden ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, bu red kararına karşı İstinaf kanun yoluna da başvurulduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı ilamında; \"genel kurul toplantılarına katılabilmek için ortak sıfatının bulunması gerekmekte olup İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile görülen davanın konusunu da bu husus oluşturduğundan ve davacının dava konusu hisseleri temsilen genel kurul toplantısına katılması yeni uyuşmazlıklara sebebiyet verebileceği  için ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi doğru olup ihtiyati tedbir talebine konu genel kurul toplantısı istinaf tarihi itibariyle geçtiği için bu aşamada yeni bir karar verilmesi de zaten mümkün olmadığından...\" bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, yine davalı şirket bünyesinde 23.12.2022 saat 09:00 itibarıyla yapılacak 2021 yılı olağan genel kurul toplantısına davacı ...'nın tedbiren katılımı hususunda yargılamanın devam ettiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan 19.12.2021 tarihli dilekçe ihtiyati tedbir talep edildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasından 21.12.2021 tarihinde verilen ara karar ile, yapmış oldukları ihtiyati tedbir talebine karşı istinaf yolu açık olmak üzere red kararı verdiği, bu red kararına karşı İstinaf kanun yoluna da başvurulduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı ilamı ile İstinaf başvurunun kesin olarak reddedildiğini, dolayısıyla ihbar olunan...ile hisse devir sözleşmesi akdedilmesi akabinde davalı şirket bünyesinde gerçekleştirilen bütün genel kurullara katılma yönünde hukuki yollara başvurulduğunu, ne derece mahkemelerince toplantıya katılım hususunda tedbir kararı verilmediğini, ne de davacı ... ' nın davalı şirket tarafından olağan genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, yokluğun bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu/şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık hali olduğunu, bu aykırılığın  işlemin esaslı noktadaki kurucu unsurlarında eksikliğe yol açarak işlemi \"yokluk\" ile sakat hale getirdiğini, yok sayılan işlemin, şeklen dahi meydana gelmediğini, yokluğun bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceği ve tespit ettirilebileceğin hâkim tarafından da re’sen dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin vereceği tespit hükmünün, bu durumun açıklayıcı nitelikte olduğunu, yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceğinin Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamı ile de benimsendiğini, somut olayda davalı şirkette %12,5 oranında hissedar bulunan davacıya genel kurul toplantılarına ve dahi sermaye artırımı kararı alınan 20.01.2023 tarihli toplantıya katılma hususunda çağrı yapılmamış olmasının ilgili 6 numaralı sermaye artırımı kararının yokluk ile malul olmasına sebebiyet verdiği, davacıya çağrı yapılmaması ve genel kurul toplantılarına katılamaması neticesinde bu davaya konu usule ve yasaya aykırı sermaye artırımı kararı alınması ile davacı ...'nın  azınlık haklarına halel getirilmeye çalışıldığını, öncelikle bu bağlamda haklı davanın kabulü ile dava konusu sermaye artırımı kararının yoklukla malul olduğuna karar verilmesi ayrıca davalı şirket tarafından ticaret sicil gazetesinde yapılan ilanlarda esas sözleşmesinin eski hali ve  yeni hali belirtilmediğini, bu durumun da ilanın usule aykırı olduğunu gösterdiğini, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin ilanın içeriği başlıklı 11/ç maddesinin: \"Gündemde esas sözleşme değişikliği var ise değişen maddenin/maddelerin eski ve yeni ş...lleri belirtilir. \" şeklinde düzenlendiğini, maddenin lafzından da açıkça görüldüğü üzere şirket ana sözleşmesininde değişiklik yapılması halinde ana sözleşmenin eski hali ile değişiklikten sonraki halinin ilan metninde yer alması gerektiğini, buna karşın davalı şirketçe yapılan ilanda esas sözleşmesinin ne eski hali ne de yeni hali belirtildiğini, dava konusu genel kurulun sermaye artırımına ilişkin 6. maddesi esas sözleşme değişikliği niteliğinde olup bu gündem maddesi uyarınca sözleşmesinin eski ve yeni hali belirtilmesi gerekmekte iken bu düzenlemeye uyulmadan yapılan ilan da hukuka uygun nitelikte olmadığını, hal böyle iken ne geçerli bir ilandan ne geçerli bir davetten söz etmenin mümkün olmadığını, davalı tarafın adeta oldu bittiye getirerek esas sözleşmede değişiklik yapılması yoluna gittiğini, bu durumun da usul ve yasaya aykırı olup haklı davanın kabulü gerektiğini, davacıya ait hisselerin şirket pay defterine işlenmesi davası devam ederken davalı şirket tarafından sermaye artırımı yapılmasının kötüniyetli  ve alınan kararların batıl olduğunun kabulü gerektiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının 15.06.2022 tarihli dördüncü celsesinin beş numaralı ara kararı ile; \"...tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, dava dosyası ve davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, davalı şirketin %25 oranında 2.875.000,00-TL sermayeye denk gelen 115.000 adet paya sahip dava dışı ...'in %12,5 oranında 1.437.500,00-TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payı  1.437.500,00-TL bedel ile davacıya devir edip etmediği, devrin muvazaalı olup olmadığı, devri yapılan payların bedelinin tamamen ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise devir alan davacının ödeme yeterliliği olup olmadığı, bu kapsamca şirket tarafından teminat verilmesi istenip istenmediği, şirket esas sözleşmesinde iş bu payların devrinin şirket onayına bağlı olup olmadığı, bu kapsamda davalı şirketin pay devrinin şirket pay defterine kaydına ilişkin talebin reddine dair kararının usul ve yasaya ve esas sözleşmeye uygun olup olmadığı, devri yapılan hisse üzerinde haciz bulunup bulunmadığı, işbu haczin devre engel nitelikte olup olmadığı, bu kapsamda devrin şirket pay defterine kaydı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor alınmasına...\" karar verildiğini, mahkemece kurulan ara karar doğrultusunda bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 19.12.2022 tarihli raporun ... lehine olup, gerek kanuni gerekse sözleşmesel bağlam kapsamında hisse devrine engel bir hususun tespit edilmediğinin açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar neticesinde dosyanın ek rapora gönderildiği ve ek rapor da kök rapor gibi davacı lehine geldiğini, davalı şirketin, pay devrini şirket kayıtlarına işlememe konusunda haklı hiçbir gerekçesinin bulunmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu aşamada, davalı şirketin davacı ...'nın genel kurul toplantılarına katılım gösteremediğini bildiği halde deyim yerinde ise apar topar genel kurul toplantısı yaptığı ve sermaye artırımı kararı aldığını, davacıya  usulüne uygun çağrı yapılmaması ve bu nedenle davacının genel kurul toplantılarına katılıp alınan kararlara muhalefet edememesinin  usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunun Yargıtay kararları ve doktrin ile de sabit olduğu, bu bağlamda davalı şirketin 22.02.2023 tarihli genel kurulunda alınan 6 numaralı sermaye artırımı kararının butlanının tespitini, mahkemece bu talebinin kabul görmemesi halinde kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davaya konu sermaye artışı kararının dürüstlük kuralına aykırı olarak alındığı ve davacı ...'nın rüçhan hakkının dürüstlük kuralına aykırı bir ş...lde sınırlandırıldığı/ kullandırılmadığını, sermaye artırımı kararının hukuken korunan bir nedene dayanması gerekmekle beraber sermaye artırımının, şirketin amaç ve gereksinimlerine uygun olup olmadığını, azınlık pay sahiplerinin sermaye artırımı kararı sebebiyle zarara uğrayıp uğramadığı ve sermaye artırımında azınlık pay sahiplerinin zarara uğraması kaçınılmaz ise, en az zarar verecek yolun seçilip seçilmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle sermaye artırımında azınlık pay sahiplerinin zarara uğramasının kaçınılmaz olduğu durumlarda alternatif yollara başvurulabilme imkanı varken sermaye artırımına gidilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun \"Genel Kurul Kararlarının İptali\" Başlıklı , \"İptal sebepleri\" yan başlıklı 445. Maddesinde; \"446'ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerd... asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.<br>\" denmek suretiyle dürüstlük kuralına aykırı kararların iptal edilebilir olduğu hüküm altına alındığı, dolayısıyla 22.02.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptali gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun \"Rüçhan Hakkı\" başlıklı 461. Maddesi ile; \"Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haiz olduğu, Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur. Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse haklı görülmeyecek ş...lde, yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir.\" denilmek suretiyle rüçhan hakkı tanımlandığı ve pay sahibinin rüçhan hakkının ancak haklı sebeplerin varlığı halinde sınırlandırılabileceğinin hüküm altına alındığını, rüçhan hakkının sınırlandırılabilmesi için kısıtlamanın haklı sebebe dayanması ve hiç kimsenin haklı görülemeyecek ş...lde yararlandırılmaması veya zarara uğratılmaması olmak üzere iki maddi şart belirtildiğini, kanunda öngörülen bu şartların dürüstlük kuralına dayandığını, Türk Ticaret Kanunu'nun yukarıda yer verilen 461. Maddesinin gerekçesinde ; \" İkinci fıkra yeni pay alma hakkını güçlendiren, dolayısıyla paysahibini koruyan dört ilkeye yer vermektedir: (1) Mevcut hükmün aksine Tasarıya göre rüçhan hakkı esas sözleşme ile sınırlandırılamaz ve kaldırılamaz. Yeni sisteme hakim olan düşünce bu hakkın kaldırılmamasının, hatta sınırlandırılamamasının gerekli olduğu bu yola ancak istisnaen gidilebilmesidir. İstisnanın uygulanması söz konusu ise, genel kurul somut olayın özelliklerine göre kararını vermelidir. Esas sözleşmede yer alacak ve hakkı kaldırmaya ya da sınırlandırmaya olanak veren genel bir hüküm bu temel düşünce ile çelişirdi. (2) Bu hak ancak haklı sebeplerin varlığında kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. Haklı sebepler sınırlı sayı (numerus clausus) değildir. Tasarıda yer alan örnekler, haklı sebeplerin bu örnekler çerçevesinde belirlenmesini gerekli kılmaz. Şirketin finansal menfaatleri, ödeme dar boğazından kurtulma, teknoloji alınması gibi sebeplerde haklı niteliktedir. Tasarının örnekleri bir işletmenin, işletme kısımlarının, iştiraklerinin devralınması gibi yapısal değişikliklerle işçilerin şirkete katılmalarının sağlanmasına yöneliktir. (3) Bir diğer güçlü koruyucu hüküm ikinci fıkranın üçüncü cümlesinde yer alır. Yeni pay almanın kaldırılması veya sınırlandırılması, paysahibi olsun olmasın (haklılık temeli olmadan) bazı kişilerin yararlandırılmasının ve bazı paysahiplerinin kayba uğratılması amacı ile kullanılamaz. Söz konusu kuralla bazı paysahiplerinin aleyhine yapılan grup içi yapısal değişikliklerin ve pay oranlarının sulandırılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Bu hüküm ayrıca, eşit işlem, hakların sakınılarak kullanılması, çoğunluk gücünün haklılıkla sınırlandırılmış bulunduğu ilkelerine açıkça vurgu yapmaktadır.\"şeklinde ifade edildiği üzere rüçhan hakkının sınırlandırılabilmesi için getirilen şartlar ile pay sahiplerinin aleyhine yapılan grup içi yapısal değişikliklerin önlenmesi ve pay oranlarının sulandırılmaması amacıyla öngörüldüğünü, konuyla alakalı olarak Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 18.04.2016 tarih,... Karar sayılı ilamında; \"Dava, davalı Şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup davacı, toplantıda alınan sermaye artırımı kararının salt kendi payının düşürülmesini amaçladığını iddia etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 445'inci maddesi uyarınca kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilir. Davacı da sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını iddia ettiğine göre, mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulup karar tarihinde davalı Şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, kararda, davacının iddiası gibi hisse oranının düşürülmesinin amaçlanıp amaçlanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi ger...rken bu konuda bir araştırma yapılmadan sermaye artırımı kararının şirket sermayesini korumasını amaçladığı şeklind... soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.\"  denmek suretiyle  azınlık pay sahiplerinin pay oranlarının azaltılması ve rüçhan haklarının kullanamayacakları duruma getirilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup mahkeme tarafından buna ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkette %12,5 pay sahibi bulunan davacı ...'ya sermaye artırımı kararı alınırken rüçhan hakkı kullandırılmadığını, bu haliyle dava konusu sermeye artırımı kararının herşeyden önce dürüstlük ve eşit işlem ilkesine aykırı olduğu açık olup haklı davanın kabulünün gerektiğini, sermaye arttırımı kararı emredici kanun hükümlerine ve esas sözleşmeye aykırı olup genel kurulun kararının batıl olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 462/3 hükmü: \"Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir...\" şeklinde düzenlendiğini, kararın gerekçesinden de anlaşıldığı üzere mezkur hüküm pay sahiplerinin korunması amacıyla konulmuş olup istisnası bulunmayan emredici bir hüküm olduğu, bu emredici hukuk kuralına aykırılığın sonucunun ise butlan olduğu, yine gerekçede açıklandığı üzere uygulamada bazı şirketlerin  bilânçoda sermayeye eklenebilecek bir fon mevcutken veya böyle bir fonun hesaplanıp bilânçoya konulması yolu açıkken, önce nakdî sermaye artırımı yaparak ve çoğu kez bunun miktarını yüksek tutarak, artırıma bazı paysahiplerinin katılamamalarından diğer bir grup paysahibine yarar sağladıkları görüldüğünü, bu duruma cevaz verilmediği ve yaptırımının butlan olduğu madde hükmünde açıkça anlatıldığını, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri de vermiş oldukları kararlarda, iç kaynaklarda sermayeye ilave edilmesi gereken tutarlar olmasına rağmen, dış kaynaklardan sermaye artırımına gidilmesi durumda, sermaye artırımı kararının geçersiz olduğuna hükmettiğini, kaynakların ve mevzuatın izin verdiği fonların bulunması halinde iç kaynak veya fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüdü yoluyla sermaye artışına gidilemeyeceğinin yargı kararlarıyla da ortaya konduğunu, somut olayda ise iç kaynak ve fonlar sermaye dönüştürülmeden sermaye artışına gidildiğinin alınacak bilirkişi raporları ile sübuta ereceğini, dava konusu sermaye arttırım kararının dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil etmekte olup iptali gerektiğini, somut olayda davalı tarafın tek amacının şirkette %12,5 oranda hissedar bulunan davacı ...'nın şirkett... azınlık paylarının azaltılmasını sağlayarak davacının azınlık haklarından yararlanmasını engellediğini, bu durumun çoğunluk pay sahiplerinin sermaye arttırımı hakları sistematik olarak azınlık pay sahiplerinin zararına olacak ş...lde hakkın kötüye kullanılması şeklinde ortaya çıktığının, açık bir ş...lde dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, keza davalı şirketin mali durumu gerektiğinden fazla arttırım yapılarak azınlık pay sahiplerinin ortaklıktaki sermaye ve pay oranlarının küçültülmesi/azaltılmasının amaçladığını, keza somut olayda sermaye arttırımında kullanılabilecek iç kaynaklar var iken, sırf dış kaynaklardan sermaye arttırımı yapılmasına ilişkin dava konusu kararın çoğunluk pay sahiplerinin sermaye arttırımı haklarını kötüye kullandıklarını ve dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını gösterdiğini, azınlık pay sahiplerinin şirkete olan katılımlarını azaltmak amacıyla ve/veya birtakım pay sahiplerinin şirket içi yahut şirket dışı kişisel çıkarlarını şirketin menfaatlerinden üstün tutarak sermaye artırımına karar verilmesi durumunda şirketin sermaye artırımı yapma hakkının ekonomik ve sosyal amacının saptırılmış olacağının açık olduğunu, burada “şirketin sermayesinin artırılması için” var olan bir hak, “şirketin menfaatlerine hizmet etmeyen ve hukuken korunması mümkün olmayan başka bir amaç -bazı pay sahiplerinin şirkete olan katılımını düşürmek veya bazı pay sahiplerine menfaat sağlamak- için kullanılarak aslında “amaç” olması gereken olgu -şirketin sermayesini artırmak/şirkete kaynak sağlamak- başka bir hedefe ulaşmanın aracı kılındığını, somut olayda davalı şirkette, sermaye artırılmasının amacının, şirkete yeni bir nakit girişinin sağlanması olmadığını, tek amacın davalı şirketin diğer ortağı olan ...Servis Şirketi lehine fiktif olarak yaratılan alacağın sermayeye ilavesinin sağlanması suretiyle davacının şirket içind... pay oranın düşürülmesini sağladığını, iptali talep edilen sermaye arttırımına ilişkin karar neticesinde şirket sermayesi 11.500.000,00-TL'den 61.500.000,00-TL'ye çıkarıldığını, böylelikle davacı ...'nın %12,5 olan hissesi %2,33 oranına düşürülerek davacının azınlık haklarını gasp eder derecesinde sermaye arttırımı gerçekleştirilmek istendiğini, iptalini talep ettikleri kararların uygulanmasının durdurulmasının Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesi gereği zaruri olduğunu, Genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması hakkında Türk Ticaret Kanunu’nun 449. Maddesinin  “Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.” konuyla ilgili olarak Yargıtay... Hukuk Dairesi E. ... K. ... 19.9.2013 Tarihli Kararında :“İhtiyati tedbir talebi, yoklukla malul olduklarının tespiti istenen genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkindir. 6102 Sayılı T.T.K.nın 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde, mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, davaya konu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir istemine konu olağanüstü genel kurulun icra edilişi, katılanların oy nisabı ve dosyaya sunulan belgeler itibariyle H.M.K.nın 389 vd. ve T.T.K.nın 449. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluştuğu halde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. İhtiyati tedbir istemine konu olağanüstü genel kurulun icra edilişi, katılanların oy nisabı ve dosyaya sunulan belgeler itibariyle H.M.K.nın 389 vd. ve T.T.K.nın 449. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluştuğu halde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde olup, açık hukuka aykırılıklar karşısında dava konusu sermaye artırımı kararının uygulamasının tedbiren durdurulması gerektiğini, aksi halde, davacının ağır zararları doğacağı, Genel kurulda alınan kararın uygulanması hâlinde menfaat dengesi bir taraf aleyhine önemli ölçüde bozulacaksa kararın yürütmesinin geri bırakılması gerektiğini, 22.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı sermaye artırımı kararının uygulanmasının telafisi güç durumlar oluşturabilecek nitelikte olduğunu, zikredilen sebeplerden dolayı bu kararların uygulanmasının geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü talep ettiklerini belirtmiş , 22.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı sermaye artırımı kararının TTK m.449 uyarınca icrasının geri bırakılmasına, her halde haklı davanın kabulü ile 22.02.2023 tarihli genel kurulun gündemin 6 numaralı kararının öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise batıl olduğunun tespitine, bu talepleri kabul görmez ise kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı v...li Mahkememize verdiği 25/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde;  öncelikle ...z Tavukçuluk Tarım Ürünleri Yem San ve Tic. A.Ş. (\"...Z\")'in yönetim kurulu tarafından dosyaya sunulmuş olan yönetim kurulu beyanında da söz edildiği üzere dosyanın açılmasından evvelki süreçte ...Z ile ortağı olan...arasında 2018 yılından bu yana resmi olarak husumet bulunduğunu, ...'in, hukuku ne yazık ki şirket üzerinde bir baskı aracı haline getirdiği ve şirket işleyişini sekteye uğratma hatta durdurma noktasına getirdiği zamanlar olduğunu, süreç içerisinde ...'in, hukuku kullanmasının yanında bir de dosyanın davacısı olan ve basit bir vikipedi araştırması ile dahi toplum itibarı gözüken ... isimli bir şahısa hisselerini sattığını iddia ettiğini,...ve ...'nın şirketi yıldırma kapsamında yaptıkları bu görünürd... işlem neticesinde İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı pay defterine kayıt davası kapsamında ...'nın ...Z'in pay defterine kaydına ilişkin talebi, TTK 493 \"....başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.\"  maddesi kapsamında payların şirket ve/veya ortağı tarafından iktisabı talep edilmiş olmasına rağmen kabul edildiğini, söz konusu kararın istinaf edildiğini, öncelikle davacının şirkette pay sahibi olmaması kapsamında davada husumet yokluğu bulunduğunu, davacının ilgili genel kurula katılarak muhalefetini şerh etmediğini, ilgili kararın 22.05.2023 tarih saat 17:00 itibariyle TTK 456 kapsamında kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, davanın bundan sonra açıldığını, davacının geçersiz bir karara karşı bu  davayı açamayacağını, alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve nisaba uygun olduğunu, şirketin sermaye artırımına ekonomik olarak ihtiyaç duyduğu ifade edilerek; davacının davasının öncelikle husumet yokluğundan, sonrasında kendiliğinden geçersiz hale gelmiş karara karşı hukuki menfaati bulunmayan bir dava açmış olmasından reddine, aksi kanaat halinde davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe vekalet ücreti yüklenmemesine ve nihayetinde cevap dilekçesin yazılı hususlar ve resen gözetilecek nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, ticaret sicil kayıtlarının celbi ve şirket pay defterinin incelenmesi neticesinde görüleceği üzere davacı ... ' nın , şirkette pay sahibi olmadığını, davanın genel kurul kararının iptali davası olup ancak şirkette pay sahibi olan kişiler tarafından açılabildiğini, her şeyden evvel, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, payların mülkiyeti, devralan kişiye usulüne uygun bir ş...lde de devredilmiş olsa dahi, nama yazılı pay senetleri ve senede bağlanmamış paylardan doğan ortaklık haklarının ileri sürülebilmesi için devralan kişinin ortaklık pay defterine kaydedilmiş olması gerektiğini, devralan kişiler, söz konusu devir işlemi pay defterine yazılana kadar, ortaklık haklarını ve varsa bunları temsil eden pay senetlerini devralmış olsa dahi bu hakları şirkete karşı ileri süremeyeceğini, bu kapsamda davanın açıldığı tarih itibari ile resmi kayıtlar ve şirket pay defterine göre, ... ' nın pay sahibi olmadığını, bir an için...ile ... arasında usulüne uygun bir devrin varlığı düşünülse dahi, ... şirket defterine kayıt edilene kadar bu pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını şirkete karşı ileri süremeyeceğini, Genel kurulun iptali davalarını açabilen kişilerin şirkette pay sahibi olan kişiler olup genel kurulun iptali davası açmanın ortaklık haklarından kaynaklandığını, mevcut durumda şirkette pay sahibi olmayan ...'nın davayı açmaya hak ve yetkisi olmadığını, sermaye artırımı hakkındaki genel kurul kararına karşı, karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde kararın kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırılığı nedeniyle iptal davası açılabildiğini, bu karara karşı iptal davası açma yetkisinin pay sahiplerine, yönetim kuruluna ve üyelerine tanındığını, bunun yanında iptali talep edilen kararın alındığı genel kurul toplantısına katılım sağlanması, toplantıda hazır bulunulması ve alınan karara olumsuz oy verilerek bu muhalefetin tutanağa geçirtilmiş olması gerektiğini, eld... davada ise hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bir an için şirkette pay sahipliği hakkının bulunduğu düşünülse dahi davayı açmak için TTK 446 maddesinde yazılı toplantıya katılma ve muhalefetini tutanağa şerh etme şartları sağlanmamış olduğundan davacının davasının reddinin gerektiğini, bu yönde hakkının bulunmadığının da İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilen katılma talebinin reddi ile buna ilişkin  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı ilamı ile kesin olarak hükme bağlandığını, sermaye artırımlarına ilişkin alınan genel kurul kararlarının 3 ay içinde tescil edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının davasını açma anına bakıldığında ise 22.05.2023 saat 22:10 olduğu , resmi dairelerin mesai bitimine kadar iş yaptıkları düşünüldüğünde ilgili kararın 22.05.2023 saat 17:00 itibari ile tescil edilmeyerek geçersiz hale geldiğini, buna rağmen davacının, geçersiz bir karara karşı dava ikame etmiş olmasının hukuken korunabilir olmadığını, davacının davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının ...Z şirketinde pay sahibi olmadığını, şirketin ortaklık yapısının bugün itibariyle %75 ...Servis Dış Ticaret A.Ş ve %25...olduğunu, davacının bizzat kendisi tarafından ifade edildiği üzere şirketin genel kurullarına katılma talebi haksız olduğunun gerek yerel mahkemece gerekse bölge adliye mahkemesi tarafından tespit edildiği ...Z şirketinin, ortağı olmayan bir kişiyi genel kurula çağırmakla mükellef olamayacağından yapılan genel kurulun geçerliliğinin bu durumdan etkilenmeyeceğini, şirkette ...Servis Dış Ticaret Anonim Şirketi %75 pay sahibi olduğunu, ...Servis'in şirkett... pay sahipliği ve pay oranları hakkında herhangi bir tartışmanın da bulunmadığını, şirketin usulüne uygun ş...lde ...Servis ve ...'in genel kurula katılımı ile nisaba uygun toplandığı ve ...Servis'in kabul yönünd... kararı ile nisabın dörtte üçlük kısmı ile sermaye arttırılması yönünde karar aldığını, öte yandan şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilir ise şirketin bu sermaye artırımına ne denli ihtiyaç duyduğunun çok açık bir ş...lde görülebileceğini, ...Z şirketinin, yalnızca kanuni sorumluluğu ve ekonomik gereklilikleri kapsam ve oranında sermaye artırım kararı aldığını, alınan kararın dürüstlük kuralına uygun olduğunu, toplantı tutanağında eski ş...l ve yeni şeklin yazılmaması nedeniyle de kararın geçersiz olduğunun dinlenebilir olmadığı zira, pay sahiplerinin rüçhan hakları kapsamında yeni şeklin yazılamadığı durumda iştirak pay cetveli sunulduğunu, bu açıdan da kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının uzun uzun izah ettiği rüçhan hakkının kullandırılmadığını, azlık pay sahibi olarak menfaatlerine halel getirildiği yönünd... iddialarına karşı ise bu iddiaların reddedildiğini beyan edildiği zira, şirkette pay sahipliği dahi olmayan ve ...Z tarafından pay sahipliğinin hiçbir suretle kabul görmediği, şirketin mevcut ihtiyaç ve gerekliliklerinden de bir haber olan, sırf şirketten menfaat sağlamak için...ile görünürde birtakım işlemler yapmış olan bir kimsenin sermaye artırımı neticesinde azlık haklarının zedelendiği iddiası son derece abes olduğunu belirtmiş ,davanın husumet yokluğundan reddine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davanın reddine, aksi kanaat halinde davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olduğundan davalı tarafa yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şirketin sicil dosyasının incelemesinde ; şirketin kayıtlı ortaklarının dava dışı...ile yine dava dışı ...Servis Dış Ticaret AŞ. olduğu , dava konusu edilen  22.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin kayda rastlanmadığı , şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir.<br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne  davalı şirket ile ilgili 22/02/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve eklerinin celbi ile söz konusu genel kurul tutanağının tescil edilip edilmediğinin bildirilmesine yönelik yazı yazılmış , alınan İzmir Ticaret Sicil Müdürülüğü yazı cevabında  ; 22/02/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı evraklarına rastlanamadığı ve ilgili tescil kaydına da rastlanamadığının bildirildiği belirlenmiştir. <br>İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., davalının ...z Tavukçuluk Tarım Ürünleri Yem Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, davanın Ticari Şirket davası olduğu, mahkemenin 05/04/2023 tarihli kararı ile \"...Davanın KABULÜ ile ...'e ait %12,5 oranındaki 1.437.500,00-TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payın 10/03/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'ya devrinin davalı şirket pay defterine kayıt ve tesciline, ...\" karar verildiği, kararın İstinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği belirlenmiştir.<br>Davalı şirketin 22.02.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın yoklukla malul olup olmadığı, kararın batıl olup olmadığı,  kararın iptaline karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davalı şirket kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 12/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu 22/02/2023 tarihli genel kurul kararı ile ilgili olarak, genel kurulun çağrılı yapılmasına karar verildiği, Genel Kurula ilişkin Yönetim Kurulu Kararını 26/01/2023 tarihli 10756 sayılı,224 numaralı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde şirket ana sözleşmesinin 12.maddesine uygun ş...lde “ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere en az iki hafta önce yapılması zorunludur.” İlan yapıldığı, davalı şirket ticari defter kayıtlarında sermaye artırımına ilişkin muhasebe kayıtlarına rastlanılmadığı, ortaklar pay defteri kayıtlarında ...'in 115.000 pay karşılığı 2.875.000,00 TL. hissesinin bulunduğu ve ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 22/02/2023 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin kayda rastlanılmadığının bildirildiği ve dolayısıyla 22/02/2023 tarihli genel kurulun tescil ve ilanın yaptırılmadığı, Yönetim Kurulu, Genel Kurul gündem maddesinde şirket sermaye artırımı gerekçesinin TTK 376. Maddesi gerekçesine göre yapılacağının ilan edildiği, davalı Şirketin 31/12/2023 tarih itibariyle Özkaynağının 217.396.602,75 TL. olduğu, özkaynağını tamamen yitirdiği, TTK 376. Madde gerekçesi oluştuğunun tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı ... tarafından 22.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı sermaye artırımı kararının TTK m.449 uyarınca icrasının geri bırakılmasına, her halde haklı davanın kabulü ile 22.02.2023 tarihli genel kurulun gündemin 6 numaralı kararının öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise batıl olduğunun tespitine, bu talepleri kabul görmez ise kararın iptaline karar verilmesine yönelik olarak  davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, <br>Davalı şirketin sicil kayıtlarının incelemesinde ;  iptali talep edilen genel kurul ve dava tarihi itibariyle davalı şirket ortaklarının 345.000 adet hisse ile  dava dışı ...Servis Dış Ticaret AŞ. ve 115.000 adet hisse ile  dava dışı... olduğu ,  davacının genel kurul ve dava tarihi itibariyle şirketin kayıtlı ortağı olmadığı , TTK 446. Maddesi gereğince genel kurul iptali davası açabilecek kişinin \"PAY SAHİBİ \" sıfatına sahip olması gerektiği ,  davacının genel kurul ve dava tarihi itibariyle pay sahibi sıfatına sahip olmadığından genel kurul iptali davası açamayacağı, davacının dava açabilmek için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine  karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan  REDDİNE,<br>2-Eksik kalan 247,70 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına , <br>3-Davalı taraf kendisini v...lle temsil ettirmiş olduğundan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Dair,  tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı v...li Av. ... ile davalı v...li A.v ...'ın yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. <br>10/10/2024<br><br>Başkan ...<br>E-imzalıdır   <br>Üye ...<br> E-imzalıdır  <br>Üye... E-imzalıdır  <br>Katip ...<br> E-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fc51e38276188a7","SID":"0497b50ba8114d0b"}}