{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/936 <br>KARAR NO: 2024/1510<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/02/2021<br>NUMARASI: 2019/8 Esas -  2021/103 Karar<br>DAVA: Tazminat (Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat ( Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ ın Veteriner Hekim olduğunu, Bodrum ilçesi ... mahallesinde  “...” isimli veteriner kliniğinin sahibi bulunduğunu, müvekkilinin ihtiyacı olan ... model ... marka hemogram cihazını 03.06.2017 tarihli fatura ile davalı firmadan 4000.- USD bedelle satın aldığını, müvekkilinin kliniğinde kullanmaya başladığı cihazın garanti süresi içinde 13.05.2019 tarihinde arızalandığını, bu durumun firmaya telefon ile ve mesajlarla iletilmesi üzerine firma yetkililerince İzmir de servis sağlanacağının bildirilmiş olmasına rağmen ancak uzun bir süre servis sağlama işinin gerçekleşmediğini, birçok yazışmalardan sonra cihazın 17.06.2019 de kargo ile gönderildiğini, firma tarafından tamirinin yapıldığı belirtilerek müvekkiline iade edilen cihazın çalışmadığını, cihazın çalışmadığı davalı firma tarafından kabul edildiğinden firma tarafından gönderilen bir parçanın da takılmasına rağmen cihazın yine çalışmadığını, cihazın 01.07.2019 tarihinde tekrar firmaya gönderilerek tamirinin istenilmiş olmasına rağmen davalı firmaca tamiri yapıldığından bahisle geri gönderilen cihazın çalışmamasından dolayı, bu cihazın kullanılamaması ve yeni bir cihaz almak zorunda kalınması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararları karşılayabilmek için iş bu davanın açılarak tazminat istemek zorunda kalındığını, cihazın halen bozuk olarak müvekkilde durduğunu, müvekkilinin 35.000 TL bir ödeme yaparak yeni bir cihaz almak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlayı isteme hakları saklı kalmak üzere 25.000 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı şirketin sorumlu müdürü ... imzalı cevap dilekçesinde özetle; halk dilinde kan sayım cihazı olarak bilinen ... cihazı 03.06.2017 tarihinde kesilen ... nolu fatura ile davacıya KDV hariç 7.060  TL ye satıldığını ve cihazın beraberinde bir set cihazda kullanılan sıvı çözeltiler hediye edilerek davacıya gönderildiğini, cihazın İstanbul’dan Bodrum’a gönderilen teknik elemanca kurulup çalıştırılarak teslim edildiğini, Bodrum da bu cihazın devamlı çalıştırılarak sezon sonunda kapatıldığını, nitekim cihazla beraber gönderilen çözeltilerin 12.10.2018 tarihinde bitmesi nedeni ile yeni bir çözelti setinin ... nolu fatura ile 1.271,19 TL + KDV karşılığı satılarak gönderildiğini, cihazın çalıştığı 2 sene içerisinde firmadan servis ve bakım istenmediğini, garantinin devamı için cihazın yıl içinde 2 defa bakım ve temizliğinin yapılmasının gerektiğini ve bunun için gerekli bilgilendirmeyi karşı tarafa ilettiklerini, cihazın normal garanti süresine bir ay kala arızalandığı bilgisini aldıklarını, davacıdan cihazı kutusuna koyup göndermelerini ve cihazı tamir edeceklerini söylediklerini, kutunun atılmış olması nedeni ile kendilerinin kargo parasını ödeyerek boş bir kutu gönderdiklerini, cihazı kutu içerisinde teslim aldıklarını, gereken müdahaleyi ve parça değişimini yaparak çalıştırdıklarını, çalışır durumdaki cihazı 101,79 TL kargo parası ödeyerek davacıya gönderdiklerini, bir gn sonra alıp çalıştırdıklarını, 2-3 gün sonra cihazın arızalı olduğunu bildirdiklerini, kendilerine voltaj sorunu olabileceği yönünde bilgi verdiklerini, toplam 3 adet KDV dahil 289,95 TL kargo parası ödediklerini, tekrar gönderin bakalım dediklerini ama karşı tarafın asla kabul etmediğini ileri sürerek davacının iddialarının hiçbir haklı gerekçeye dayanmadığı için taleplerinin reddedilmesi ile kargoya ödedikleri 289,85 TL nin kendilerini ödenmesini talep etmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..davacının ticari işletmesinde kullanmak üzere davalıdan ... marka Hemogram cihazını 03/06/2017 tarihinde 4.000 USD bedelle satın aldığı, cihazın garanti süresi içerisinde arızalandığı, dava konusu hemogram cihazı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde  cihazın \"sample probe sensörünün\" çalışmadığı tespit edildiği, yapılan teknik incelemede sample probe sensörünün kontrolü sağlanırken bağlantı kablo ucundaki lehimin koptuğu böylece temas sorunu yaşandığı, sensör değiştirildiğinde cihazın sorunsuz olarak çalıştığı, cihaz üzerindeki lehimi kopmuş olan probe sensörünün tekrar lehimlenmesi sonucu cihazın yine çalıştığı, cihazın satın alımından itibaren sorunsuz kullanıldığı süre de dikkate alınarak, cihazdaki sorunun imalattan kaynaklanan gizli veya açık ayıp olmadığı, kullanım ve geçen süreye bağlı olarak lehim bağlantısının kalitesinin de etkisiyle hasar/arıza oluştuğunun tespit edildiği, tarafların bilirkişi raporlarına bir itirazlarının olmadığı, ve Mahkememizce de bilirkişi raporuna itibar edildiği; cihazın garanti süresi içerisinde arızalanması nedeniyle tamirinin davalı şirket tarafından yapılması gerektiği, cihazın arızalandığı tarihten tamirine kadar geçen süre bakımından davacının cihazdan faydalanamama durumu sabit olup davacının kazanç kaybını talep edebileceği, davacının davalı şirketten aldığı cihaz yerine aldığı kan sayım cihazı için ödediği bedel olan 25.000 TL'sini maddi tazminat olarak talep ettiği, ancak cihazdaki sorunun imalattan kaynaklanan gizli veya açık ayıp olmadığı, kullanım ve geçen süreye bağlı olarak arızanın meydana geldiği anlaşılmakla; davalı şirketten alınan makinanın iadesi ve yeni alınan makinanın bedelinin tazminat olarak ödenmesi koşulları oluşmadığı; davacının kazanç kaybına bağlı olarak maddi tazminat talep edebileceği ancak talep edilmediği anlaşılmakla davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, davalı şirket ödemiş olduğu kargo ücretlerinin iadesini istemişse de dava konusu olmadığı ve garanti süresi kapsamında davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiği anlaşılmakla talebinin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Cihaz garanti süresi içerisinde bozulduğunu, müvekkilinin kliniğinde tamir ve bakımı gerekirken davalı şirketin servis sağlayamaması ve eleman göndermemesi nedeniyle cihazın davalıya 3 kez gönderildiğini ve tamir edildiği iddia edilmesine rağmen çalışmadığını ve gerekli verimin sağlanamadığını, dosyada mevcut yazışmalar ve mesajlarla sabit olduğu üzere Av.... tarafından davalı şirket yetkilisi ile görüşüldüğünü  ve elaman gönderilerek davalı şirketin sorumlu olduğu tamir işinin yapılmasında anlaşma sağlandığını, davalı şirketin buna da uymadığını eleman göndermediğini ve cihazın tamirinin sağlanmadığını, hal böyle olunca müvekkilinin iyi niyetli  taraf olarak yetkili/sorumlu/satıcı firma tarafından 3 kez denenen ve başarılamayan cihazın normal çalıştırılamaması sonucu acil ihtiyaç içinde olması ve işlerininde daha fazla aksamaması için yeni bir cihaz almak zorunda kaldığını, bu şekilde iyi niyetli olarak  davranan ve işlerinin aksamasını sineye çekmeye hazır olan müvekkiline karşı iyi niyetli olmayan ve sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyen satıcı firmanın sorumlu tutulmamasının hak ve nefaset kurallarına uygun düşmeyeceğini, açıklanan nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını ve  duruşma sırasında belirttikleri gibi davalının cihazını aynen iadeye hazır olduklarını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava; satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olduğu  iddia olunan ürün nedeniyle oluşan zararın tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satım sözleşmesine konu ürünün ayıplı olup olmadığı noktasındadır. Davacı, davalıdan 03/06/2017 tarihinde ... model ... marka Hemogram cihazı satın almış olup, yargılama sırasında dava konusu cihazı davalıya  iade etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Bu haklar alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme şeklindedir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Somut olayda satıma konu cihazın 03.06.2017 tarihinde düzenlenen ... nolu fatura ile satış bedelinin 7.624,80 TL olduğu, davaya konu cihazla ilgili 18.06.2019 tarihli servis raporuna göre  sensör değişimi ve kalibrasyon yapıldığı, 05.07.2019 tarihli servis raporuna göre de garanti  kapsamında  motor ve sensör değişimi yapıldığı uyuşmazlık  konusu değildir. Cihaz üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sırasında \"sample probe sensörünün\" çalışmadığı, sample probe sensörünün kontrolü sağlanırken bağlantı kablo ucundaki lehimin koptuğu, böylece temas sorunu yaşandığı , cihaz üzerindeki lehimi kopmuş olan probe sensörünün tekrar lehimlenmesi sonucunda cihazın yine çalıştığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda cihazın satın alımından itibaren sorunsuz kullanıldığı süre de dikkate alınarak cihazdaki sorunun imalattan kaynaklanan gizli veya açık ayıp olmadığı, kullanım ve geçen süreye bağlı olarak lehim bağlantısının kalitesinin de etkisiyle hasar/arıza oluştuğu belirtilmiş ise de bilirkişi raporundaki tespite göre dava konusu cihazın, veteriner hekimlerin kullandıkları ve tıp dünyasında çok önemli bir yeri olan cihazlardan  olduğu, cihazdaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı ve arızaların garanti süresi içinde meydana geldiği gözetildiğinde cihazdaki sorunun imalattan kaynaklanan ayıp niteliğinde olduğu ve  davalının  ayıptan dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu açıktır. Davacı, TBK'nın  227/1-1 maddesi gereğince satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmış  olup,  bir taraf ürünü kullandığı ve bundan yarar sağladığı gibi diğer tarafta parayı kullandığından mal bedelsiz para faizsiz ilkesi gözetilerek cihazın fatura bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir.  Bu nedenle  mahkemece yanılgılı  gerekçeyle davanın tümden reddine  karar verilmesi isabetsiz olmuştur.  Davacı vekilinin istinaf istemi kısmen yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre davanın kısmen kabulü ile dava konusu cihazın  03/06/2017 tarihli faturada yazılı bedeli olan 7.624,80 TL'nin davalıdan tahsiline, birlikte ifa kuralı gereği ayıplı cihazın davalıya iadesine ve davalı  aleyhine hükmedilen bedele  cihazın fiilen davalıya iade edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın kısmen KABULÜ ile 7.624,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 03.06.2017 tarihli ... nolu fatura ile satılan  dava konusu ... model ... marka 720 hemogram cihazının  davalıya  iadesine,  hükmedilen 7.624,80 TL'ye  dava konusu cihazın iade tarihinden itibaren avans faizi  yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Alınması gerekli 520,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 426,94 TL harcın mahsubu ile kalan  93,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına 3-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 7.624,80 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin harç olarak yatırılan 426,94 TL harç giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile tebligat posta gideri ve bilirkişi ücreti 2.468,20 TL olmak üzere toplam 2.512,60 TL posta giderinin davanın kabul oranına göre 766,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Bakiye gider avansının karar kesin olduğundan HMK'nın 333. Md  ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 75,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee9531709b702532","SID":"14c823879dc67e7b"}}