{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">          T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ..<br>KARAR NO\t\t:...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .....<br>ÜYE\t\t: .....<br>ÜYE\t\t: .....<br>KATİP\t\t: ....<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: ....<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVACI\t\t: .....<br>VEKİLİ\t\t: ....  <br>DAVALI\t\t: ....  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit & İpoteğin Kaldırılması<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>YAZIM TARİHİ\t: ....<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Asıl davada davacı vekili, müvekkili aleyhine bankaya verilen .... TL bedelli ipotek nedeniyle....... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ipotek limiti sınırlı olarak müvekkilinin  dava dışı ..... lehine kefil olarak borç taahhüdü altına girdiğini, müvekkilinin okuma ve yazmasının olmadığını, yaşlılığı ve okuma yazma bilmemesi nedeniyle yaptığı işlemlerin sonucunu tam olarak idrak edemez durumda olduğunu, müvekkilinin bilgisi olmadan ve içeriğini bilmeden, şirket yöneticisi.......tarafından kandırılarak ipotekle borç altına girdiğini belirterek müvekkilinin söz konusu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile İİK'nın 72. maddesi gereğince dava değerinin %..'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş olup, birleşe.........Karar sayılı dosyasında ise,  davacı vekili, aynı maddi vakıalardan bahisle tapudaki ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafından dava değeri ....... TL olarak gösterilmişse de dava ipoteğin fekkine ilişkin olduğundan harca esas değerin ipotek miktarı kadar olması gerektiğini, kredi müşterisi ..... . .. tarihli, .. TL bedelli .. kapsamında ticari krediler kullandırılmış olup, kredilerin teminatı için davacının maliki olduğu.........bağımsız bölüm nolu taşınmaza ...... TL bedelli, ..... tarihli 1. derece ipotek tesis edildiğini, davacının imzalanan ....... herhangi bir şahsi kefaleti olmayıp, ipotekli taşınmazın maliki olması nedeni ile ipotek borçlusu sıfatının olduğunu, davacının okuma yazma bilmediğini beyan etmesi sebebi ile davacının oğlu.........anıklığıyla söz konusu resmi senedin kendisine okunduğunu ve davacının irade ve beyanlarına uygun olarak imzalandığını, ayrıca bankaca davacının eşi....... tarihli davaya konu gayrimenkulü eşinin ipotek vermesine dair muvafakat alındığını, müvekkili bankanın alacağının ödenmemesi üzere .......... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, takip tarihi itibari ile işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücreti hariç müvekkil banka alacağının ..........TL olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.<br>DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Mahkemece ..........tarihli kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin ..... karar sayılı, ......tarihli kararıyla;  istinaf incelemesi yapılan eldeki dosya arasında, asıl dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilen bir dosya daha bulunduğu anlaşıldığından, birleştirilen davaların birlikte incelenip karara bağlanması gerektiği, davaların tahkikat safhasının müşterek olduğu, somut olayda, mahkemece verilen kısa karar ve kısa karara uygun yazılan gerekçeli kararda \"davacının davasının reddine\" denilmişse de, birleşen dava için  ayrı hüküm kurulmadığı, asıl dava ile birleşen dava dosyaları hakkında HMK'nın 297/2. maddesi gereğince ayrı ayrı hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı  olduğu gerekçeleriyle sair hususlar incelenmeksizin kararın kaldırılarak mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davacının sıfatının ipotek veren olduğu nazara alındığında, aile konutu nedeniyle ipotek işleminin geçersizliğini, dürüstlük kuralını aykırı bir şekilde ipotek veren eş ileri süremeyeceği, ayrıca tanık anlatımlarından sonra iddianın genişletilmesine de olanak olmadığı, ipotek kurulduğu tarihte ve karar tarihi itibariyle tapuda davaya konu taşınmazın aile konutu olduğuna dair bir belirleme ve şerh de bulunmadığı, bu nedenle iyi niyetli 3.kişinin tapu siciline itimat ilkesi gereğince iktisabı korunması gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin okuma yazma becerisinin bulunmadığından yaptığı işlemlerin sonucunu tam olarak idrak edemediğini, müvekkilinin bilgisi olmadan ve içeriğini anlamadan şirket yöneticisi Fazıl Ateş tarafından kandırılarak ipotekle borç altına girdiğini, tapuda banka lehine müvekkilinin parmak izi kullanılarak ipotek tesis edildiğini, yargılama esnasında davalı tarafın müvekkilinin ipotek konusunda bilgilendirildiğini eşinin aile konutu olmasından kaynaklı olarak izninin alındığını iddia ettiğini, taraflarınca bu iddianın gerçek olmadığının kanıtlanması için müvekkilinin eşinin imza örneklerinin bilirkişi incelenmesine tabi tutulduğunu ve raporda imzanın taklidi kolay olmasından dolayı bankada bulunan evraklardaki imzanın müvekkilinin kocasına ait olup olmadığının saptanamadığını, mahkemece müvekkilinin okur yazar olmadığı ve iradesinin etkilendiği hususları dikkate alınmadan eşinin izin vermemiş olması gözetilerek, aile konutu hususları yönünden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin iradesi fesada uğratıldığından yapılan işlemin geçersiz olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen gerekçeli kararda birleşen dosya açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl dava hukuki niteliği itibariyle, okuma yazma olmadığından ve aile konutu açısından eş rızası olmadığından bahisle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf  nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından adli yardım istemine bulunulmuşsa da, bu talep yerel mahkeme ara kararıyla reddedilmiş olup,....Muhabere sayılı kararıyla da adli yardım talebinin reddine yönelik ara karara itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Yani dosyada gerek harç gerekse de yargılama gideri bakımından herhangi bir muafiyet bulunmamaktadır.<br>  Bu tür davalarda, dava konusu değer, taşınmaz üzerindeki ipotek senedindeki borç miktarı kadardır. .......  Davaya konu ipotek bedelinin ....... TL olduğu ipotek resmi senedinin tetkikinden anlaşılmaktadır. Davacı her iki davada dava değerini  ... TL göstermek suretiyle bu değer üzerinden .... TL peşin  harç yatırmış, mahkemece eksik harcın tamamlanması için süre verilmesi gerekirken eksik peşin harç tamamlatılmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmuştur. Oysa, dava değeri ..... TL olup, alınması gereken peşin harç miktarı .... TL'dir. Harç ikmali sağlanmaksızın davanın ve yargılamanın sürdürülmesine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri gereğince yasal olanak yoktur. Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Yargı harcının tamamlatılmamasının kamu düzenine ilişkin eksiklik olması sebebiyle  HMK'nın 353/1-a.(4) maddesi gereğince öncelikle kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Her ne kadar eldeki asıl davada menfi tespit, birleşen davada ipoteğin fekki talebi ayrı ayrı ileri sürülmüşse de, söz konusu talepler birbirinin uzantısı olduğundan iki dava bulunsa da ..... TL üzerinden tek nispi peşin harç alınması kafidir.<br>Kabule göre ise; davacı yan okuma yazma iddiasının yanı sıra, ipotek konulmasına yönelik eş rızasının yokluğunu ileri sürdüğüne, eş muvafakatnamesindeki imzanın dava dışı eşe ait olduğu saptanamadığına göre söz konusu ipotekli taşınmazın öncelikle ipotek verildiği tarih olan ....... itibariyle aile konutu olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Çünkü, bağımsız bölümün ipotek tesis edilen ..... tarihi itibariyle fiilen aile konutu olarak kullanıldığının davalı bankaca ispat edilmesi gerekir. <br>Aile konutu kavramı TMK'da tanımlanmamış olmakla birlikte, 194. madde gerekçesinde, eşlerin bütün hayat faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı anılarla dolu bir alan olarak tanımlamıştır. Öğretideki bazı yazarlar tarafından aile konutu kavramı, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak kullanılan, eşler tarafından birlikte seçilen, aile hayatının merkezi haline getirilen ve bu niteliğiyle üçüncü kişiler tarafından bilinen taşınır ya da taşınmaz mekan olarak tanımlanmıştır. Tıpkı yerleşim yerinde olduğu gibi aile konutunda da, kural olarak \"aile konutunun tekliği\" ilkesi mevcuttur..... Eşlerin birden fazla konutu olabilirse de aile konutu tektir. Nitekim .. da, karı koca tarafından kullanılmayan ve başkalarına kiraya verilen konutun aile konutu niteliğinde olmadığını, davacı kadının TMK 194. maddesindeki korumadan yararlanamayacağını belirtmiştir. .......<br>Bu kapsamda mahkemece yapılacak iş; davacı ile dava dışı eşin ipotek verilen tarih......tarihi itibariyle ikamet adreslerini gösterir tedavüllü mernis kayıtlarını temin edip, bu konuda zabıta araştırması da yapılarak davacının dava dışı eşiyle ipotek verilen adreste fiilen aile konutu olarak ikamet edip etmedikleri, dolayısıyla da ipotek verilen taşınmazın ipotek tarihi itibariyle aile konutu vasfında olup olmadığı hususları netleştirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. <br>Yerel mahkeme gerekçeli kararında, ipotek tarihi itibariyle taşınmazda aile konutu şerhi bulunmadığından iyi niyetli üçüncü kişi olarak korunma görmesi gerektiği belirtilmişse de; aile konutuna yönelik sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa da........aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh kurucu değil açıklayıcı şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma emredici niteliktedir. Bu durumda, taşınmazın aile konutu olduğunun sabit olması halinde tapuya konulan ipotek yönünden, işlem tarafı olan bankanın .. maddesi gereğince iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. ..... Dolayısıyla işlem tarafı olan davalı bankanın tapu siciline güven ilkesi kapsamında himaye görmesi söz konusu olmadığından, kararın hatalı gerekçe içeriği yönünden de kaldırılması gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacı . .. vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(4) maddesi uyarınca KABULÜNE,<br>2-.........Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,<br>4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı 179,90 TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,<br>5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara  alınmasına, <br>6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. ...<br><br><br>. .<br>Başkan ..<br>  ¸e-imzalıdır <br>Dr. . .. <br>Üye . *<br>  ¸e-imzalıdır <br>    . . <br>Üye .<br>  ¸e-imzalıdır <br>. .. .<br>Katip .<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d592de05e7f8de6c","SID":"237d468ee63dd3ad"}}