{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/2117 <br>KARAR NO: 2024/2244<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2023<br>ESAS NO: 2022/222<br>KARAR NO: 2023/793<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)|İtirazın İptali<br> (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Birleşen Dosya Bilgileri: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/289 Esas 2022/467 Karar<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:15/11/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih ve 2022/222 Esas 2023/793 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı birleşen dosyada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti, davalı ... Ltd. Şti.'den 13/03/2020 tarihinde 546 adet beyaz ve karışık ahşap renklerin olduğu 122*280*18-mm ebatlarında ...malzeme ile 17/03/2020 tarihinde 561 adet 122*280*18 mm ebatlarında ... Lake Beyaz malzeme satın aldığını, ürünlerin müvekkili şirket tarafından imalatçı firmalara satılmak üzere toptan satın alındığını, malların müvekkili şirkete karton kutular/paketler halinde teslim edildiğini, teslim sırasında gerekli gözden geçirme ve muayene işlemlerinin yapılarak  istenen sayı ve ebatta malzemenin geldiğinin görüldüğünü, 30/03/2020 tarihinde ise davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına dava dışı ...Ltd. Şti'ne  1130 adet 122*280*18 mm ebatlarında... Lake Beyaz malzeme sevk edildiğini, dava dışı firma tarafından ilk parti olarak 105 adet ürünün kullanılmak üzere kesildiğinde parçalar arasında renk uyuşmazlığı olduğunu fark ettiklerini, bu durumun şirket yetkilisi ...'e 07.07.2020 tarihinde bildirildiğini ve ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ün aynı gün durumu davalı şirkete bildirerek malların iade alınmasını istediğini, davalı firmanın malları iade alacaklarını ve ayıpsızı ile değiştireceklerini söylediğini, kendilerinin de üretici olmadığını, üretici firma ile görüşeceklerini söyleyerek müvekkilini oyaladığını, ayıplı malların geri alınarak ayıpsızı ile değiştirilmesini sağlamak için şirket yetkilisi ...'ün İstanbul'a giderek davalı şirket yetkilileri ile görüştüğünü, şirket yetkilisi ...'ün 2020 yılı sonlarında Covid 19 salgını sebebiyle vefat etmesiyle davalı şirket müvekkilinin değişim taleplerini cevapsız bıraktığını, akabinde müvekkili şirket ile davalı arasında yazışmalar yapılsalar da herhangi bir sonuç alamadıklarını, 16/03/2020 tarih ve ... numaralı, 16/03/2020 tarih ve ... numaralı, 28/03/2020 tarih ve ... numaralı ve 28/03/2020 tarih ve ... numaralı faturalara konu ayıplı malların ayıpsız misliyle değiştirilmesine, dava konusu ürünlerin satıcının stoklarında bulunmaması veya üretiminin mevcut olmaması halinde aynı veya farklı markalı kalite, sınıf ve niteliği itibariyle muadil ürünlerle değiştirilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Dava konusu ürünlerin hiç birinin teslim tarihi olan 13.03.2022 tarihinde ayıplı olmadığını, davacı tarafın teslimin üzerinden iki yıl geçtikten sonra ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmesinin Medeni Kanunun 2. maddesine aykırı olduğunu, ürünlerin saklama ve depolama koşullarından dolayı bozulduğunu veya ayıplı hale geldiğini, hangi ortamda ve hangi şartlarda bekletildiğinin bilinmediğini, davacı tarafın usulüne göre ayıp ihbarı yapmadığını veya mahkemeden delil tespiti istemediğini, müvekkilinin ürünlerin tamamını ayıpsız şekilde davacıya teslim ettiğini, davacı tarafın bütün taleplerinin zaman aşımına uğradığını, satışın üzerinden iki yıllık yasal garanti süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, davacının ayıp ihbarını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranarak aldığı ürünleri yasal zorunluluk olan 8 gün içerisinde ürünleri incelemek/inceletmek suretiyle kontrol edip varsa bir ayıp müvekkiline bildirmesi gerektiğini ancak 8 günlük ihbar süresinin çoktan geçtiğini, ürünlerde açık ayıp mevcut olduğunu, basit göz muayenesi ile bile anlaşılabildiğini, ayıbın gizli ayıp olmasının imkansız olduğunu, ayrıca davacının aldığı ürünlerden bakiye yaklaşık 20.000-TL tutarı ödemediğini, açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"... taraflar arasında 2020 yılı mart ayı içerisinde ...malzeme alım satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve yine aynı ay içerisinde ürünlerin davacı alıcıya teslim edildiği, bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı, dava dilekçesinde davacının ilk olarak 105 adet ürünün kullanılmak üzere kesildiğinde parçalar arasında renk uyuşmazlıkları olduğunu fark ettiklerini, bu durumun ilk olarak 07/07/2020 tarihinde davacı şirket yetkilisine bildirdiklerini, davacı şirket yetkilisi...'ün de aynı gün davalı şirkete bildirim yaptığını, bu tarihten itibaren davalı şirket ile yazışmalar yapıldığını, yapılan görüşmelerden sonuç çıkmaması üzerine işbu davayı açtıklarını beyan etmiş ise de, TTK 18/3 maddesinde belirtildiği üzere noter ihtarı, iadeli taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imza kullanılarak davalıya bildirim yapıldığına dair bir iddia bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı, whatsapp yoluyla yapılan bildirimin satıcının ayıba karşı tekefül sorumluluğuna gidilebilmesi için yeterli olmadığı, davalı tarafça da bu hususun yargılamanın her aşamasında dile getirildiği, usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden de yararlanamayacağı ortadadır. Açıklanan nedenlerle TTK'nun 23. maddesine göre alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde usulünce ayıp ihbarında bulunmayan davacının TBK'nun 227/1. maddesinden de yararlanamayacağı, yargılama sırasında keşif icrası suretiyle alınan teknik bilirkişinin de yer aldığı raporda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiş olsa da   sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunduğu halde davacının arızayı öğrendikten sonra yasal süresinde ihtar çekmeyerek bu yükümlülüğe uymadığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığı kanıtlanmadığı anlaşılmakla sonuç olarak asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7670 Esas ve 2022/2676 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2019/2184 Esas ve 2022/481 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2018/501 Esas ve2020/959 Karar sayılı emsal ilamları). Birleşen dava yönünden ise taraflar arasında zikredilen alışverişin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın gönderilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde olduğu, bu hususta asıl dosyada mahkememizce değerlendirme yapıldığı, asıl davada alıcının ürünleri mevcut hali ile kabul etmiş sayılmasına karar verildiğinden bakiye borcu da ödemesi gerektiği anlaşılmakla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacak likit olduğundan birleşen davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerekmiş ve hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE,BİRLEŞEN 2022/289 ESAS SAYILI DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın Kabulü ile davalı/borçlu...Limited Şirketi'nin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına,2-Alacak likit olduğundan 5.006,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı birleşen dosyada davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğu 2 farklı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkili şirketin derhal ayıp ihbarında bulunarak muayene ve ihbar külfetini usulünce yerine getirdiğini, mahkemenin TTK 23/1-c hükmünü olaya yanlış uyguladığını, TTK m 18/3 ün olaya uygulanmasının yanlış olduğunu, gözden geçirme süreci Covid19 salgını sebebiyle sürelerin işlenmediği döneme rastladığını, davalı şirketin ayıplı ürünlerini bilerek sattığından ağır kusurlu olduğunu, ayıp ihbar sürelerinden yararlanılamayacağını, esas dosyada eksik inceleme ve araştırmayla verilen karar sebebiyle birleşen davanın kabulüne karar verildiğini, tüm bu nedenlerle birleşen dosyada açıklanan şekilde hüküm kurulduğunu, gizli ayıplı ürün bedeline dair birleşen dava yönünden müvekkili şirketin ödemezlik defi savunmalarına itibar edilmemiş ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan birleşen davanın kararını da istinaf ettiklerini, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Asıl dava dosyası, ayıplı malların ayıpsız misliyle değişimi, birleşen dosya ise itiraz iptali istemine ilişkindir. <br>Asıl ve birleşen dosyalar kapsamı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları,  mevcut delil durumu ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlendiği görülen (23.11.2022 ve 10.05.2023 tarihli) bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler birlikte gözetildiğinde davacının basiretli bir tacir gibi (gizli dahi olsa) ayıp iddiasını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 18/3 ve 23/c maddelerinde belirtildiği şekilde süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı  anlaşılmıştır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2023 tarih, 2022/1922 Esas, 2023/5749 Karar,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2023 tarih, 2021/9123 Esas, 2023/2692 Karar) Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin bu husustaki (davacı tarafın yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığına ilişkin) nitelendirilmesi ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı nazara alındığında asıl davanın reddine birleşen davanın ise kabulüne ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 20/09/2023 tarih ve 2022/222E - 2023/793K.sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davacı taraftan asıl dava yönünden alınması gerekli olan istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>birleşen dosya yönünden alınması gerekli olan 1.709,80-TL istinaf harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.282,2TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile birleşen dosya yönünden HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN, asıl dosya yönünden HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 13/11/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d20107e89f2abda","SID":"df784dc88881409e"}}