{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2024/1649 Esas <br>KARAR NO:2024/1776 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ:14/03/2023 <br>NUMARASI:2022/351 Esas - 2023/180 Karar <br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) <br>KARAR TARİHİ:07/11/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti.  arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ise işbu sözleşmeyi,  müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, söz konusu sözleşmeye istinaden asıl borçlu şirkete ticari kredi kullandırılmış ve asıl borçlu şirket adına kayıtlı araç üzerine rehin şerhi işlenmiş olduğunu, borçlunun borcunu ödememesi üzerine, borcun ödenmesi için Ankara .... Noterliğinin 14 Şubat 2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, söz konusu ihtarnamenin, davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçlulara karşı.... sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçilmiş olduğunu, davalının söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki  itirazları yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup Mahkememizce iptali gerektiğini,  davalının müteselsil kefil olarak tüm dosya borcundan sorumlu olduğunu, borçlunun itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, dolayısıyla davalının itirazlarının iptalinde hiçbir sakınca bulunmadığını, borçluların ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve ödeme de yapmadığından maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle davalının temerrüde düşmüş olduğunu, bununla beraber davalının, borçlu olmadığını hiçbir belge ile de ispat edemediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının  ... Sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptalini, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin yerleşim yerinin  ... Silivri /İSTANBUL olup, yetkili icra dairelerinin Silivri İcra daireleri olduğunu, yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ise  Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere asıl borçlu .... Şti. adına kayıtlı araç üzerine rehin konulmuş olduğunu, kanun hükmü uyarınca öncelikle taşınırın paraya çevrilmesi gerektiğini, kanun metninde sayılan diğer hususların gerçekleşmesi halinde borcun ifası için müvekkili şirkete başvuru yapılabileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; yetki itirazının kabulünü, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, izah edilen nedenlerle davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ile cevap verdiği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  14/03/2023 tarih ve 2022/351 Esas - 2023/180 Karar  sayılı kararında; \".......Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, hesap kat  ihtarnamesi, davacı  bankanın ticari defter ve kayıtları ile dayanılan diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davacı banka  ile dava dışı ...Şti. arasında genel  kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin genel kredi  sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek, hesap kat ihtarnamesinin dava dışı borçlular ile davalıya keşide edildiği ve icra takibine geçildiği, davacı bankanın, davalıdan sözleşmeye  istinaden, takip tarihi itibariyle, bilirkişi tarafından hesaplanan tutar kadar  alacaklı olduğu, davalının icra takibine   yaptığı  itirazının yerinde olmadığı, kanaati oluştuğundan, davacının davasının kabulü ile,  .... sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere ile davalının,  19.917,34-TL. asıl alacak,507,79-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam   20.458,05-TL. üzerinden yaptığı  itirazının iptaline, asıl alacak tutarına   takip tarihinden itibaren %24 oranında, temerrüt faizi ve  faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra takip dosyasına konu  nakit alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, kabul edilen kısım üzerinden, İİK 67/2. maddesi kapsamında % 20 icra inkar tazminatının davalıdan  alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,'' Davacının davasının kabulü ile, .... sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere ile davalının,  19.917,34-TL. asıl alacak,507,79-TL. işlemiş olmak üzere toplam   20.458,05-TL. üzerinden yaptığı  itirazının iptaline, asıl alacak tutarına   takip tarihinden itibaren %24 oranında, temerrüt faizi ve  faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Kabul edilen alacağın %20’si olan   4.091,61-TL.  icra inkar tazminatının davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacı tarafça müvekkili şirkete karşı... sayılı  dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketçe de açılan bu haksız ve mesnetsiz  takibe karşı  \"yetkiye, borca, faize ve ferilerine\" itiraz edildiğini, devamında davacı tarafça İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/351 Esas sayılı dosyasına konu  dava açıldığını,Müvekkili şirketin yerleşim yeri  ... Silivri / İstanbul olduğunu, yetkili icra dairelerinin Silivri İcra daireleri, yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi ise Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunun cevap dilekçesinde belirtildiğini, mahkemece yetkisizlik kararı verilip dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, yargılamaya devam edilmesinin usule aykırı olduğunu,Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... Şti.  arasında Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede müvekkil şirketin müşterek ve  müteselsil kefil olduğunun  belirtildiğini, bu sözleşmeye istinaden  asıl borçlunun şirkete ticari kredi kullandırıldığını ve asıl şirket adına kayıtlı araç üzerine rehin şerhi konulduğunun belirtildiğini,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefaletin işlendiği 586 maddesine göre ; Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir, denildiğini, Somut olayda asıl borçlu .... Şti. Adına kayıtlı araç üzerine rehin konulduğunu, kanun hükmü uyarınca  öncelikle taşınırın para çevrilmesi gerektiğini, kanun metninde sayılan diğer hususların gerçekleşmesi halinde alacaklı  borcun ifası için müvekkili şirkete başvuru yapılabilecekken doğrudan müvekkili şirkete karşı işlem yapılmasının usule ve esasa aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğunun hasıl olduğunu,İleri sürerek; Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle,İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2022/351 Esas - 2023/180  Karar sayılı 14.03.2024 tarihli kararının bozulmasına  ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  Müvekkili şirketin yerleşim yeri nin ... Silivri / İstanbul olup, yetkili  icra dairelerinin Silivri İcra Daireleri olduğunu, Yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinin ise  Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple  yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca asıl borçlu adına kayıtlı araç üzerine rehin konulduğunu, kanun hükmü uyarınca  öncelikle taşınır rehninin paraya  çevrilmesi gerektiğini, TBK. 586 md uyarınca kefile başvuru şartlarının oluşmadığını ileri sürdüğü ve aynı itirazların istinaf dilekçesinde de ileri sürüldüğü görülmüştür. Mahkemece 13/09/2022 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı gereğince; Davalı vekilinin, mahkemenin yetkisine yaptığı itirazın, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 13.4.e Maddesi ile işbu sözleşmeden kaynaklanacak ihtilaflarda Bankanın Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdeki İcra Daireleri ile mahkemelerinin yetkili kılınmış olması, banka genel müdürlüğünün İstanbul Adliyesi yetki alanında bulunması nedeniyle, davalının Mahkemenin  yetkisine ilişkin itirazının İİK.50 ve HMK.17 madde hükümleri gereği reddine karar verildiği görülmüştür.Davalı vekilinin icra müdürlüğünün ve mahkemenin  yetkili olmadığına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde,Davalı borçlu vekili icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmediği, cevap dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, cevap dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilemeyeceğinden icra müdürlüğünün yetkili olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında imzalanan 19/04/2016 tarihli GKS. nin 13/4-e Maddesinde; '' Her türlü uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, Türk Hukukunun uygulanacağını ve Ankara Mahkemeleri ve İcra Daireleri ile ...'nın Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu yerdeki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağını, Kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkilerinin saklı olduğunu kabul ederler,'' düzenlemesi yer almaktadır.HMK'nın 17. maddesinde;'' tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. \" hükmü düzenlenmiştir.Davaya dayanak  Genel Kredi Sözleşmesi'nin 13.4.e Maddesi ile işbu sözleşmeden kaynaklanacak ihtilaflarda Bankanın Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdeki İcra Daireleri ile mahkemelerinin de yetkili kılınmış olması, banka genel müdürlüğünün İstanbul Adliyesi yetki alanında bulunmaktadır.Genel kredi sözleşmesinin tarafları tacir olup HMK 17. maddesine göre yapılan yetki sözleşmesi geçerlidir. Sözleşmedeki bu yetki şartının 6102 sayılı TTK 7. maddesinde hükme bağlanan teselsül karinesi ve kefaletin fer'iliği ilkesi gereği kefil olan borçluyuda bağlayacağından.... ce yetki itirazının reddine yönelik karar yerinde olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin  TBK. 586 md uyarınca kefile başvuru şartlarının oluşmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Asıl borçlu adına kayıtlı araç üzerine rehin konulduğunu, kanun hükmü uyarınca  öncelikle taşınır rehninin paraya  çevrilmesi gerektiğini, TBK. 586 md uyarınca kefile başvuru şartlarının oluşmadığını ileri sürdüğü , aynı sebeplerle bilirkişi raporuna itiraz ettiğ, mahkemece 14/03/2023 tarihli duruşmanın ara kararı ile; Davalı vekilinin dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebinin reddine, karar verildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davalı vekilinin bu itirazının tartışılıp değerlendirilmediği ve aynı itirazların istinaf dilekçesinde istinaf sesebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü, asıl borçlu adına kayıtlı araç üzerine rehin konulduğu, kanun hükmü uyarınca  öncelikle taşınır rehninin paraya çevrilmesi gerektiğinden TBK. 586 md uyarınca takip tarihi itibariyle kefile başvuru şartlarının oluşmadığına yönelik iddiasının tartışılıp değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih ve 2022/351 Esas - 2023/180 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c115a48bb659874","SID":"6cf874cf0c8461a6"}}