{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/166 <br>KARAR NO: 2024/1565<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2021<br>NUMARASI: 2021/178 Esas - 2021/986 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 23/11/2019 tarihli ve ... numaralı faturayla ithal sim makinesini KDV hariç 86.700-TL bedelle sattığını, makinenin davalıya teslim edildiğini, davalının tebliğ aldığı faturaya itiraz etmediğini, davalının 30/05/2020 tarihinde 20.000-TL ve 27/10/2020 tarihinde de 8.600-TL ödeme yaptığını, kalan 73.706-TL bedeli ödemediğini; alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili,anlaşmada makinenin KDV bedelinin davacıya ait olduğunu, ayrıca müvekkiline %10 komisyon ödeneceğinin kararlaştırıldığını, buna göre bedelin 86.700-TL olduğunu ancak davacının takibi KDV dahil bedel yani 102.306-TL üzerinden başlattığını,müvekkilinin davacıya 20.000-TL ve 8.600-TL ödemeler yaptığını, %10 komisyon indirimi de uygulanmadığı dikkate alındığında ödemeleri bilerek fazla miktarlı takip başlatan davacının haksız olduğunu; borcun tamamını kabul etmemelerine rağmen  en azından belirtilen meblağ kadarının ödendiğinin ikrar edilerek, kalan tutar kadar borçlu olunmadığını gösterdiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, alınan mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının BS kayıtlarının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, davacının dayandığı faturanın davalının BA kayıtlarında bulunduğu, makinenin davalıya teslim edildiği, davacının alacağını ispat ettiği ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına; alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, borcun tamamının kabul edilmemesine rağmen en azından belirtilen meblağ kadarının davacı tarafından ödendiğinin ikrarı, kalan tutar hakkında da borçlu olunmadığını gösterdiğini, ödenmiş borca istinaden yapılan takibe itirazın haklı olduğunu,  fazladan başlatılıp sonradan ödeme ikrarında bulunulan kısma göre davanın reddi ile kötüniyet tazminatı ve karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için faturaya dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde; davacı tarafça  davalının 30/05/2020 tarihinde 20.000-TL ve 27/10/2020 tarihinde ise 8.600-TL ödediği belirtilerek kalan 73.706-TL alacak dava değeri olarak gösterilmiştir. Bilirkişi raporunda davacının defterlerinde davalının açık hesabına 23/11/2019 tarihinde 102.306-TL borç kaydı yapıldığı, aynı tarihte davalının 20.000-TL ödemesinin işlendiği, 09/07/2020 tarihli kayda göre de davalının verdiği 27/10/2020 vadeli ve 8.600-TL bedelli çekin ödeme olarak kayıt edildiği ve davalıdan 73.706-TL bakiye  alacak kaydı bulunduğu,taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, davacı ile katma değer vergisi ödenmeyeceği ve %10 oranda iskonto yapılacağı hususunda anlaştıklarını ileri sürmüştür. Taraflar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır.Türk vergi sisteminde, katma değer vergisi mal ya da hizmetin üretiminden tüketiciye intikaline kadar her el değiştirme aşamasında alınan genel bir tüketim vergisi olarak düzenlenmiş ve satış işlemlerinde bu verginin alıcı tarafından ödenmesi öngörülmüştür. Buna göre alıcı, satış bedelini ve o bedel üzerinden devlete ödenmesi gereken katma değer vergisi tutarını satıcıya ödemekle yükümlüdür. Davacı satıcının katma değer vergisini üstlendiğine ve mal bedelinden iskonto yapma taahhüdünde bulunduğuna ilişkin  delil sunulmamıştır. Bu halde  davalı alıcı KDV'den sorumludur. Davalının katma değer vergisi ilave edilmiş, iddia ettiği gibi  %10 iskonto yapılmadan düzenlenen faturayı tebliğ aldığı halde itiraz etmediği dikkate alındığında davalı KDV dahil fatura bedelinden sorumludur. Yapılan 28.600-TL ödeme düşüldükten sonra, davacı 73.706-TL alacak talebinde haklıdır. Davacı ödemeleri düşmeden icra takibi başlatmış ise de; açılan itirazın iptali davasında ödemeler düşülerek kalan alacak için  itirazın iptali talep edilmiştir. Ödenen kısım davaya konu edilmediğinden ve itiraz ile ilamsız takip durduğundan bu miktar üzerinden vekalet ücreti  ve kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Davalının, davacıya 73.706-TL borcu bulunduğu tesbit edildiğinden itirazın bu miktar kadar iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.034,85-TL istinaf karar harcından yatırılan 1.259‬-TL harcın mahsubu ile kalan 3.775,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 16,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbddfd4b556ac847","SID":"ece4f8471ccffc6a"}}