{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1627 <br>KARAR NO: 2024/1675<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2024<br>NUMARASI: 2024/144 Esas - 2024/392 Karar<br>DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>Şirkete tedbiren müdür ve kayyım atanması talepli davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, 20.10.2022 Tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... Tic Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı, müvekkili ...'ün babası ...'ün vefat ettiğini, mirasçısı olarak geriye, ... ve müvekkili küçüğün kaldığını kaldığını, dolayısıyla ilgili şirkete ait sermaye payını iktisap eden müvekkilinin TTK md. 596/1 uyarınca şirkete ilişkin haklara sahip olduğunu, şirket ve mal varlıkları \"resmi\" olarak yönetilemediğinden ilgili şirkete kayyım atanması, bu süreçte tedbiren geçici müdür atanması, şirket araçları hakkında yakalama kararı çıkartılması ve mal varlıkları üzerine tedbir koyulması gerektiğini,  miras paylaşımına ilişkin Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 esas sayılı dosyasında alınan 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, şirketin müteveffanın kardeşi ve ailesi tarafından işletilmekte, maddi fayda sağlanıldığı halde ortaklara paylarının ödenmediğini,yaptıkları şikayetin  özenli soruşturma yürütülmeden takipsizlik verildiğini, müvekkili küçüğün annesi ve babasının vefatı nedeniyle mirasçı olarak hak sahibi olduğu tüm mal varlıkları, yaklaşık 1.5 senedir fiilen başka şahıslar tarafından kullanıldığını, şirketin  20.12.2022 tarihinden itibaren organları kurulamadığını, yönetimi sağlanamadığını, menfaat çatışması ve aralarında hukuki uyuşmazlık bulunan reşit olmayan ortakların; kayyım atanması hali haricinde başka bir şekilde yönetimi sağlamasının mümkün olmadığını,  şirketi yönetme ve temsil etme yetkisini haiz kayyım atanmasına, yargılama sürecinde müvekkillerin haklarının korunması amacıyla her türlü tedbirin alınmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, TTK nın 596/1  maddesi uyarınca; esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla  geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceğinin düzenlendiği, bu durumda şirketin tek ortağının ve münferit yetkili müdürünün  ölümü ile mirasçıları şirkete ortak olduklarını, küçük davacıya vasi olarak Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk mahkemesinin 2022/1832 esas, 2022/2067 karar sayılı, 22/12/2022 tarihli ilamı ile vasi atandığını, şirketin ortaklık yapısı tam olup ortaklık yapısıyla toplanacak kurullarda şirket organlarının seçilebileceği ve TTK'nin 410/2. maddesindeki düzenlemeye göre her bir pay sahibinin yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle genel kurulu toplantıya çağırma hakkı bulunduğundan  davalı şirketin organsız olmadığı, bu nedenle tedbiren şirkete müdür veya kayyum tayinine gerek bulunmadığı, davacı tarafından Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 esas sayılı dosyası üzerinden mirasın paylaşılması talepli dava açıldığı, bu dava sonucunda miras paylaşılacağından davacının şirkete tedbiren müdür veya kayyum tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, 20.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... Ticaret Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı, müvekkili küçüğün babası ...'ün   vefat ettiğini ,mirasçı olarak geriye,... ve müvekkilinin kaldığını, şirkete ait sermaye payını iktisap eden müvekkil TTK md. 596/1 uyarınca şirkete ilişkin haklara sahip olduğunu, 20.10.2022 tarihinden itibaren şirket ve mal varlıkları \"resmi\" olarak yönetilemediğini, şirketin üzerine kayıtlı en az 52 tane araç bulunduğunu anlaşılmakta, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 E. Sayılı Mirasın Paylaşılması talepli dava kapsamında tereke tespiti ve kıymet takdiri için ilgili kişiler dosyanın ilerlememesi için gerekli usulü işlemleri yapmaktan kaçındıklarını vefat tarihinden  itibaren ilgili şirketin gerekli organları kurulamamış ve yönetimi sağlanamamış olup yukarıdaki açıklamalarımız da göz önünde bulundurulduğunda, menfaat çatışması ve aralarında hukuki uyuşmazlık bulunan reşit olmayan ortakların; kayyım atanması hali haricinde başka bir şekilde yönetimi sağlaması da mümkün olmadığını  TTK hükümleri gereği; organlarının oluşamadığı davalı şirkete kayyım atanması talebimiz, talebimiz doğrultusunda veya gerekçeli kararda yazılı olan surette çağrı yapılacaksa dahi kabul edilmesi gerekirken davamızın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına ve ortak ve şirketin mal varlığını koruyucu tedbirler alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat etmesi nedeniyle, mirasçı küçük davacının vasisi tarafından şirkete TMK'nin 427 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. Davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat ettiği geriye mirasçı olarak iki küçük çocuğun kaldığı, davacı küçüğe vasi atandığı şirketin, murisin ölümünden sonra genel kurul yapılmadığı şirketin bu aşamada organsız bulunduğu, öte yandan davacının vesayeten dava açtığı anlaşılmakla birlikte vesayet makamından izin kararının dava dilekçesi ekinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının şirketin genel kurulu toplantıya çağırması  mümkün olduğu halde  birden fazla hakkı bulunması elde ki davada davacının şirketi yönetim kayyımı atanması talebinin reddine gerekçe değildir. Diğer mirasçının da, reşit olmadığı gözetilerek genel kurul toplanıncaya kadar şirketin yönetiminin sağlanması, şirketin ve ortaklarının haklarının korunması için yönetim kayyımına ihtiyaç vardır. Somut olaya birebir uyan Yargıtay ilamı da \"Dava, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsız kaldığı iddiasına dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince şirket paylarının geçişine ilişkin hükümler gözetilerek davacıların ayrı ayrı toplantıya çağrı yetkisinin bulunduğu ve bu prosedür işletilmeden doğrudan Mahkemeden kayyım atanmasının istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişse de somut olay itibariyle payların geçişi ile ilgili uygulanması gereken hüküm 6102 sayılı Kanun'un 596. maddesi değildir. Davacıların murisinin hem ortak hem organ sıfatını taşıdığı organsızlık durumunda uygulanacak hüküm 4721 sayılı Kanun'un 427. maddesidir. 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak limited şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" (Yargıtay 11. HD'nin 2022/1527, 2023/4874 karar sayılı 12.9.2023 tarihli ilamı) şeklindedir. Açıklanan nedenlerle; şirketin ortakları mirasçılar iki küçük olup haklarının ve  şirketin varlıklarının korunması gerektiğinden yönetim organı göreve başlayana kadar kayyım atanması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına,  diğer  mirasçı küçüğün ne şekilde temsil edildiği sorularak; tarafların uzlaştıkları kayyım adayı varsa atanması, yok ise re'sen seçilecek bir yönetim kayyım atanması gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 Tarih 2024/144 Esas - 2024/392 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;  \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Şirkete yönetim kayyımı atanıp temsili sağlanana kadar  alınması gereken tedbirlerin ilk derece mahkemesince karara bağlanmasına,\" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e908de858a9bf4d","SID":"996f2a9d78cf1134"}}