{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2024 <br>KARAR NO: 2024/2166 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/06/2024<br>NUMARASI: 2022/522 E. 2024/689 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 11/11/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2022/522 E - 2024/689  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18/02/2013 tarih ... nolu \"Ticari Paket Sigorta Poliçesi\" poliçesi ile müvekkili şirketin iş yerlerinde yaşanabilecek iş kazaları neticesinde müvekkili şirkete hukuki koruma sağlamak maksadıyla aleyhine hükmedilecek her türlü tazminatın limit dahilinde koruma altına alındığı sözleşme imzalandığını, poliçenin geçerli olduğu 01/08/2013 tarihinde müvekkili şirkete ait iş yerinde meydana gelen iş kazasında şirket çalışanı...'ün vefat ettiğini, müteveffanın mirasçıları tarafından Kayseri 9. İş Mahkemesi'nin 2021/23 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve müvekkili şirketin 50.000,00-TL manevi tazminat, 7.300,00-TL vekalet ücreti, 983,57-TL yargılama gideri ve tüm kalemler için ayrı ayrı yıllık adi kanuni faiz ödemeye mahkum edildiğini ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, mahkeme kararının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine konu edildiğini ve müvekkili tarafından toplam 113.240,82-TL ödeme yapıldığını ve icra dosyasının kapandığını, akabinde davalı şirkete mezkur tazminat dosyasının henüz istinaf başvurusu süresi dolmadan evvel tazminatın rucü edilebilmesi için kanun yollarının tüketilmesi şeklinde bir şartın olup olmadığının e-posta üzerinden sorulduğunu; davalı şirketin cevabında ise böyle bir şartlarının olmadığının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadıklarını ve ödeme talep edildiğini, davalı şirketin dosyanın mahkeme kanalıyla ihbar edilmemesi gerekçe gösterilerek müvekkiline yalnızca 51.319,18-TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin bu tutumunun açıkça hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından üstüne düşen tüm sorumlulukların yerine getirildiğinden bahisle 18/02/2013 tarih ... nolu Ticari Paket Sigorta Poliçesi'ne göre müvekkili şirketin Kayseri 9. İş Mahkemesi'nin 2021/23 esas sayılı dosyası üzerinden ikame edilen tazminat istemli dava neticesinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasına ödenen tüm zararının bilirkişi marifetiyle hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00-TL'nin davalıdan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, davalı tarafça müvekkiline yapılmış olan 51.319,18-TL ödemenin yasal ödeme süresi dışında kalan süre bakımından temerrüt faizi işletilerek hesaplatılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davaya konu alacağın 2 yıllık rücu zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin genel merkezinin İstanbul olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağın, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, Kayseri 9. İş Mahkemesi'nin 2021/23 esas sayılı dosyasındaki yargılamanın müvekkili şirkete ihbar edilmemesi nedeniyle fer'i alacaklardan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin eksik ödeme yaptığı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında imzalanan ibraname uyarınca müvekkili sigorta şirketinin davaya konu iş kazası bakımından sorumluluğu kalmadığını, poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, poliçedeki riziko adresi ile kaza yerinin uyumlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Taraflar arasında düzenlenen 18/02/2013 tanzim tarihli ticari paket sigorta poliçesinin 3. Sayfasında bulunan işveren mali mesuliyet teminatı klozuna göre manevi tazminat talepleri de dahil olmak üzere davalı sigorta şirketinin davacıya ait iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda iş verene yüklenebilecek hukuki sorumlulukları teminat limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına aldığı, buradaki düzenlemeye göre işverenin kazada ki kusur oranının bir önemi olmadığı,01/08/2013 tarihinde meydana gelen kazada ... isimli işçinin vefat ettiği, mirasçılar tarafından açılan dava ve icra takibi sonrası davacı iş verenin mirasçılara 113.240,82-TL ödeme yaptığı, 04/05/2022 tarihli ibranameye göre davalı sigorta şirketinin davacıya 50.000,00-TL manevi tazminat ve 1.319,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 51.319,18-TL ödeme yaptığı, ödenen tutarlar yönünden davacının davalıyı ibra ettiği, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu nedenle ibraname tutarının üzerinde kalan kısım yönünden davacının talep hakkının bulunduğu, Kayseri 9. İş Mahkemesi'nin 2021/23 Esas sayılı dosyası sebebiyle ödenen 50.000,00-TL nin poliçe limiti olan 500.000,00-TL'den mahsubu halinde bakiye poliçe limitinin 450.000,00-TL kaldığı, iş mahkemesi dosyası davalı sigorta şirketine ihbar edilmediğinden davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı, bu şekilde 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun 1. Durum olarak yapılan hesaplamasının kanun ve içtihatlara daha uygun olacağı, buna göre hesaplanan 37.479,45-TL'den davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından 25/05/2022 tarihinde ödeme yapıldığından dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden taleple bağlı kalınarak faizin dava tarihinden, ıslah edilen kısım yönünden ise faizin 25/05/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi olarak belirlenmesi gerekmiştir.<br>Dava dilekçesinde 9.000,00-TL eksik ödenen tazminat bedeli ve 500,00-TL ibranamede ödenen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı faizin tahsili olmak üzere 9.500,00-TL talep edilerek ve bu bedel üzerinden harçlandırılarak davanın açıldığı, ıslah dilekçesinde ise arttırılan talep sonucu ayrı ayrı belirtilmeyerek sanki dava dilekçesinde tek kalem olarak 9.500,00-TL talep varmış gibi toplam talebin 9.500,00-TL'den 37.479,45-TL'ye yükseltildiği, yükseltilen bu tutarın 500,00-TL'sinin ibraname tutarı olan 51.319,18-TL'nin geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebine ilişkin olduğu, ancak davacı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin tarihinin 23/11/2021 olduğu, bu ödeme yapıldıktan sonra yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketince ibranamede belirtilen tutarın faizi ile birlikte davacıya ödendiği, bu kısım yönünden davalının ibra edildiği, ibra edilen kısma ilişkin olarak yeniden talepte bulunulması mümkün olmadığından 500,00-TL'lik faiz talebi yönünden açılan davanın reddine, bakiye kısım yönünden ise dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden 9.000,00-TL yönünden dava tarihinden, ıslah edilen kısım yönünden ise talep gibi temerrüt tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kısmen kabulü ile, 36.979,45-TL'nin 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2022 tarihinden, bakiye 27.979,45-TL'sinin ise 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,500,00-TL işlemiş temerrüt faizi talebinin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Davacı tarafın dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde talep etmiş olduğu miktarların 2 yıllık rücu zamanaşımına uğradığını,bilirkişi raporunun, kaşenin ... sigorta'ya ait olduğu yanılgısı ile faiz başlangıç tarihini 2013 olarak hesapladığını, ancak kaşenin bir limited şirkete ait olduğunu,  ... sigortanın ise bir anonim şirket olduğunu,  kaşe veya imzaların müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili şirkete hasar ihbarının 2013 değil; 22.11.2021 tarihinde yapıldığını, davacının, faize ilişkin haklarını ibranamede saklı tutmadığını, yalnızca mahkeme ve icra masraflarına ilişkin haklarını saklı tuttuğun, faiz yönünden müvekkili şirketi ibra ettiğini, tekrar faiz hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini,  kaşenin müvekkiline ait olmadığı ve müvekkili şirkete hasar ihbarının 22.11.2021 tarihinde yapıldığı esas alındığında ibraname ile ödenen tutarın yeterli olduğunu,  Kayseri 9. İş Mahkemesinin 2021/23 E. sayılı dosyadaki yargılamanın ihbarının müvekkili sigorta şirketi'ne yapılmadığından mahkeme ve icra masraflarından müvekkili sigorta şirketi'nin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemenin bu konudaki tespitinin doğru olduğunu, bilirkişi raporunun eksik sigortayı belirtmelerine rağmen araştırmadığını, eksik sigorta durumunun tespiti için kaza tarihindeki işçi sayısı ve poliçedeki işçi sayısının araştırılması gerektiğini, dava konusu olayın çözümünün özel bilgi gerektirdiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki bilirkişi sigorta hukuku alanında uzman olmadığını, heyet atanması gerektiğini,  müvekkili şirketin temerrüde düştüğünü asla kabul anlamına gelmemekle birlikte avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek  itirazlarının kabulü ile; Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.06.2024 tarihli 2022/522 E. 2024/689 K.  sayılı kararının  kaldırılarak, müvekkili şirket tarafından mevzuata uygun tam ödeme yapıldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf dilekçesindeki itirazlarının yerinde olmadığını, davalı tarafın çelişkili beyanda bulunduğunu savunarak davalı tarafın istinaf isteminin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava sigorta şirketine karşı sigorta poliçesi kapsamında açılmış olan alacak davasıdır <br>Taraflar arasında ...A.Ş.... Bölgesi ... Cad. No: ....../Kayseri adresinde kurulu bulunan  işyerinde meydana gelecek kazalardan dolayı    iş verenden talep edilebilecek maddi ve manevi zarar taleplerini karşılamak amacıyla 17.02.2013-17.02.2014 tarihlerini kapsar şekilde  \"Ticari paket sigorta  poliçesi ile sigortalandığı  imzalandığı,  poliçede   manevi tazminat taleplerinin  poliçeye dahil olduğu kaza başı teminat miktarının ise  150.000,00 TL olarak belirlendiği, ... A.Ş. İşyerin de 01.08.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucu dava dışı 3. Kişiler tarafından Kayseri 9. İş Mahkemesinde  dava açıldığı yapılan yargılama sonucu  2021/23Esas 67 Karar  26.10.2021 tarih  sayılı ilam ile davacı aleyhine 50.000 TL manevi tazminata karar verildiği,  dava dışı  3. Kişilerin  bu karara istinaden davacı şirket hakkında  Kayseri Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında     95.555,33 TL miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı,  davacı tarafından  icra dosyasına 23/11/2021 tarihinde   asıl alacak  faiz, harç, vekalet ücreti ve yasal masrafı olarak   113.240,82 TL olarak ödeme yapıldığı, davalı sigorta şirketince davacıya   24/05/2022 tarihinde   50.000,00 TL Manevi tazminat, 1.319,18 TL  manevi tazminat işlemiş faiz karşılığı  olmak üzere toplamda  51.319,18 TL ödeme gerçekleştirildiği  davacı tarafından 04.05.2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin ibra edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>Davalı sigorta şirketinin iş yerinde meydana gelen kaza sonucu meydana gelen ölüm olayının teminat dahilinde olmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır.<br>04.05.2022 tarihli ibraname incelendiğinde:Kayseri 9. İş Mahkemesinin  2021/23Esas  2021/67 Karar  26.10.2021 tarih  sayılı ilamına dayanılarak Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılın takipten dolayı dava ve icra dosyası nedeniyle doğan kalemler hariç olmak üzere yapılan ödemenin 50.000 TL manevi tazminat ve ihbar tarihinden (20.11.2021) tarihinden işleyen 1.319,18 TL faiz olmak üzere  detayları ekte 50.000 TL manevi tazminat 1.319,18 TL işlemiş faiz olarak  gösterildiği şekilde toplam 51.319,18 TL 'lik kısma ilişkin mutabakata varıldığı, İcra dosyasına konu zarardan dolayı (SGK rücu talepleri ile ibranameye konu dava ve icra dosyası nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ödenen tutarlar yönünden sigorta şirketini başka bir sorumluluğunun  kalmayacağı, iş bu tutarlar yönünden sigorta şirketinin ibra edildiği, bu tutarlar yönünden sigorta şirketine karşı herhangi bir itiraz defi ve her ne nam altında olursa olsun bir talep dava ileri sürülemeyeceği, ödenen tazminat tutarı kadar kısmın dava ve talep haklarının sigorta şirketine devir ve temlik edildiğinin  belirtildiği görülmüştür. <br>Davacı tarafça dava dilekçesine ekli sunulan 26.08.2013 tarihli  dilekçe incelendiğinde; 01.08 2013 tarihinde iş yerimizde meydana gelen ve ... isimli çalışanımızın vefatıyla sonuçlanan kaza ile ilgili adli ve idari süreç ile ilgili merciler tarafından yürütülmektedir. Tarafımıza henüz hiçbir bilgilendirme tebligatı yapılamamıştır. Konuyla ilgili rapor ve evraklar tarafımıza iletildiğinde sigorta şirketine bilgilendirmelerin yapılacağını bildiririz. iş bu yazı şirketimiz tarafından sigorta şirketinin bilgilendirme amacıyla düzenlenmiştir \"şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilmesi mümkündür. Davacı, dava dilekçesiyle davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmişse de davacı tarafından   icra dosyasına 23/11/2021 tarihinde   113.240,82 TL olarak ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle alacak belirli bulunduğundan, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. Ancak  davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması, dava dilekçesinden, davacının belirli olan alacağının bir kısmını dava ettiğinin açıkça anlaşılması, davacı yanca yapılan ıslahla davanın tam dava haline getirilip harcının da ikmal edilmesi hususları hep bir arada gözetildiğinde davanın kısmi dava olarak açıldığının ve akabinde ıslahla tam davaya dönüştürüldüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 25.04.2022 tarih, 2021/6122 Esas, 2022/3370 Karar)<br> Davacı dava dilekçesiyle  9.500 TL değer göstermek suretiyle zararın tazmini için belirsiz alacak davası açmış, akabinde 06.03.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 37.479,45 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine, ıslahla artırılan tutar bakımından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuş olup,  mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.<br> Yukarıda açıklandığı üzere huzurdaki dava kısmi dava olup, bu nedenle zamanaşımı sadece dava dilekçesiyle talep edilen tutar bakımından kesilecek, dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak bakımından ise işlemeye devam edecektir. <br>Poliçe tanzim tarihi ve riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1420.maddesine göre:“Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” şeklindedir.<br>Somut olayda, davacı tarafından  01.02.2022 tarihinde  ödeme yapıldığı, davanın 10.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın kısmi dava olduğu, ıslahın ise 06.03.2024 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde ıslahla arttırılan miktar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  davalının ıslaha karşı zaman aşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.  (Yargıtay 11. H.D   2023/1236 Esas 2024/4586 Karar- 2022/5308 Esas  2024/2231  Karar- 2022/4555 Esas  2024/1207 Karar )<br>Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca kabulü ile davalının ıslaha karşı zaman aşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir .<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2022/522 E - 2024/689 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  11/11/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59617564b6c4be37","SID":"1db1f0c17bfb51bd"}}