{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/3289 <br>KARAR NO: 2024/2487<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2024<br>NUMARASI: 2023/715 E. -  2024/390 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 01/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında mülkiyeti davalıya ait dava konusu taşınmazın kiralanması için müzakere başlatıldığı, davalının, müvekkilinin kiralama niyetini görmek için iki aylık kiraya mahsuben ödeme yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin de iradesini göstermek için daha kira sözleşmesi dahi yapılmadan 28.03.2023 tarihinde “2 Aylık Kira Ödemesi” açıklaması ile 28.03.2023 tarihinde 420.000,00 TL’yi davalıya ödediğini, müvekkilinin ödeme yaptıktan sonra davalı şirket yetkilisi ...'ın, 30.03.2023 tarihinde taslak kira sözleşmesini WhatsApp görüşmeleri neticesinde müvekkil şirket yetkilisi ...’a mail adresine gönderdiğini, imzalamasını talep ettiği, müvekkili şirket yetkililerinin, davalı tarafından gönderilen kira sözleşmesinde mutabık kalınmayan birçok ağır şart ve hüküm bulunması nedeniyle bu sözleşmenin bazı hükümlerinin değiştirilmesini talep ettiğini, davalının, müvekkilinin sözleşme şartlarına ilişkin görüşlerini dikkate almadığını, kanunun emredici hükümlerine, TMK 2 ve 3.maddelerde yer alan dürüstlük ve iyi niyet karinelerine aykırı hükümleri dahi değiştirmediğini, açıkça ve aleni olarak dikte ettiği şartların kabul edilmesini şart koştuğunu, müvekkilinin, davalının daha kira sözleşmesi yapılmadan gösterdiği bu ticari ahlaka ve ticari teamüle aykırı davranışlarının ileride kira sözleşmesi yapıldıktan sonra daha büyük sorunlar oluşturabileceğini öngörerek mecuru kiralamaktan vazgeçtiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... mail adresinden davalı şirket yetkilisi ...’ın mail adresine 05.04.2023 tarihinde saat 11:21’de gönderdiği mailde hangi nedenle mecuru kiralamaktan vazgeçtiklerini, kira akdinin esaslı unsuru mahiyetindeki birçok hususun kararında etkili olduğunu ortaya koyduğunu, davalının, müvekkilinin sözleşmeyi kurmama iradesini yok sayarak, 05.04.2023 tarihinde gönderdiği maili yokmuş farz ederek 03.04.2023 tarihinde ödenmiş olan kiraya KDV ekleyerek 495.600,00 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, davalı personeli tarafından 18.04.2023 tarihinde gönderilen elektronik posta ile KDV olarak kalan 75.600,00 TL’nin ödenmesini istediğini, davalı personeli tarafından 16.05.2023 ve 13.06.2023 tarihinde elektronik posta ile ayrıca 2 aylık ... Hanı Yöneticiliği adına 60.754,00 TL aidat talep edildiğini, tüm bunlara müvekkili tarafından 22.06.2023 tarihinde  elektronik posta ile itiraz edildiğini, müvekkilinin, Beyoğlu ... Noterliği'nin 07.04.2023 tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesini ile ödemiş olduğu 420.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, 11.04.2023 tarihinde tebliğ aldığı ihtarnameye rağmen davalı haksız ve mesnetsiz aldığı parayı iade etmediğini, davalının ihtarnameye rağmen sebepsiz olarak tahsil ettiği parayı iade etmemesi üzerine 21.08.2023 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu-davalının itirazı üzerine icra takibi durdurduğunu, dilekçede açıklanan tüm nedenlerle; davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı likit ve muayyen olan borca ilişkin icra takibine itiraz ederek süreci uzattığından dolayı haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine 2004 sayılı icra iflas kanunu’nun 67/2 maddesi gereği asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve avukatlık ücreti KDV’sinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı ile müvekkilim arasındaki ihtilaf,  kira sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanında olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında müvekkiline ait taşınmazın kiralanması için 1 aya yakın süre ile görüşmeler yapıldığı, kiralama konusunda anlaşma sağlandıktan sonra, davalı tarafından 2 aylık kira bedeli açıklaması ile dava konusu meblağın müvekkili hesabına yatırıldığını  dava dilekçesinde iddia edildiği gibi, yatırılan paranın kapora olmadığını, kira sözleşmesi kurulduğunu, akabinde kira bedeli adı altında  yatırıldığı, taraflardan her ikisinin de tacir olduğunu, kiralama konusunda anlaşma sağlanmadan kira bedeli adı altında para yatırılması, basiretli  tüccar tanımına uymadığını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kiralama sonrası davacıya  e fatura kesildiğini, süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediğini, müvekkilinin davacıdan KDV ve aidat alacağından dolayı 136.354,00 TL alacaklı olduğunu, davacı şirket muhasebe yetkilisinin müvekkilinden hesap mutabakatı istediğini, gönderilen hesaba nisan mayıs haziran ayları için herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu konuda İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... ve  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyaları ile  icra takibi yapıldığını, sözleşmenin kurulmasıyla tarafların, kanundan veya sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmekle yükümlü hale geldiklerini, sözleşmeye bağlılık (ahde vefa pacta sund servanda) ilkesi uyarınca taraflar birbirlerine karşı yüklendikleri edimleri yerine getirmeli ve yapmış oldukları bu sözleşmeye sadık kalmaları gerektiğini, müvekkilinin bu kiralama ilişkisi nedeni ile zarara uğramadığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkili ile davacının bir aya yakın kiralama konusunda görüşmeler yapmış olduğunu, bu süreçte kiralamak isteyen diğer adaylara olumsuz yanıt verildiğini, taleplere  dönüş sağlanmadığını, davacının kira sözleşmesini feshinden sonra taşınmazının aylarca boş kaldığını, kiracının kiralananı sözleşme süresi bitmeden, yahut fesih bildirim sürelerine uymadan geri vermesi halinde, kira sözleşmesinden kaynaklanan borçları, ve yan yükümlülükleri  ödeme borcu, kiralananın benzer şartlarla kiralanabileceği makul bir süre boyunca devam ettiğini, müvekkilinin  TBK 325'e göre makul kiralama süresi kira bedelini talep hakkı da  mevcut olduğu, buna ilişkin haklarının saklı olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair dava haklarının saklı kalması kaydıyla; dava konusu kira ilişkisinden kaynaklanmakta olduğu, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmekle mahkemenin görevsizliğine, karar verilmesi, davanın esasına girilmesi halinde ise  davacının ödemiş olduğu bedelin,  kira bedeline ilişkin olduğu,  haksız olarak kira ilişkisini sonlandırması ve ödemiş olduğu kira bedelini geri talep hakkı olmaması nedeni ile  iş bu haksız talepli davanın  davanın reddine karar verilmesi ve   davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, karar verilmesini vekaleten  talep ettikleri görüldü. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Davanın kısmen kabulü ile Davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin 420.000,00-TL asıl alacak ve 18.523,15-TL işlemiş faiz üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, ihtarname masrafına ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, kira ilişkisinden kaynaklı davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince tarafımızca gösterilen delillerin değerlendirilmesi yapılmadığını, ön inceleme duruşmasında hemen karar verildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, dosyaya sunmuş olduğumuz banka dekontunda da görüldüğü gibi davacının iki aylık kira bedelini yatırdığı ve açıklama kısmında kira bedeli olarak zikredildiğini, bu ifadenin dahi yalnız başına kira ilişkisi kurulduğunu ispatlar nitelikte olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı 09.10.2023 tarihinde açtığı işbu davada; Taraflar arasında, mülkiyeti davalıya ait olan dava konusu taşınmazın kiralanması konusunda müzakereye başlandığı, anlaşma sağlandığını, davalının, davacının kiralama niyetini görmek için iki aylık kiraya mahsuben ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacınında kiralama iradesini göstermek için daha kira sözleşmesi dahi yapılmadan 28.03.2023 tarihinde “2 Aylık Kira Ödemesi” açıklaması ile 28.03.2023 tarihinde 420.000,00 TL’yi davalıya ödediğini, fakat taslak olarak gönderilen kira sözleşmesinin davacı açısından ağır koşullar taşıması nedeniyle davacı tarafından dava konusu taşınmazın kiralanmasından vazgeçildiğini, davalınında taşınmazın anahtarlarını teslim etmediğini, kira peşinatı olarak aldıkları parayı da iade etmeyen davalının işbu bedelin tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini belirterek vaki itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalıda cevap dilekçesinde kira ilişkisinin kurulduğunu belirterek özetle davanın reddini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklı tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. Gerek dava dilekçesinde ve gerekse cevap dilekçesinde taraflar arasındaki kira ilişkisinden söz edilmekte olup, kira ilişkisi kurulmamış olsa ve ödenen para 2 aylık kira bedeli açıklaması dahilinde ödense dahi bunu değerlendirme görevi Sulh Hukuk Mahkemesindedir. Sonuç olarak uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığına göre davanın görülmesinde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olup, ilk derece Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davalı vekilinin görev yönünden istinaf başvurusunun diğer istinaf talepleri incelenmeksizin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davada görevli  mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-HMK'nın 20. maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde istinaf kayıtların kapatılarak dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5-Davalının istinaf başvurusu için yaptıkları yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine, 6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda  kesin olmak üzere karar verildi. 01/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64df38ca12072e6d","SID":"15322c9f3b50d17c"}}