{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/850 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/730<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 11/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...  A.Ş.'nin 19/11/1984 tarihinde ...nun  -... sicil numarası ile tescil olunarak ... Mah. .../İSTANBUL adresinde kurulduğunu, şirketin temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesi ...'ın şirket kaşesi altında atacağı münferit imzası ile şirketin temsil ve ilzam edileceğinin kuruluş sözleşmesinde belirtildiğini, 24/12/2002 tarihinde davalı şirketin Genel Kurul Kararı ile şirket sermayesinin 30.000.000.000,00-TL'den 1.000.000.000.000,00-TL'ye çıkarılmasına karar verilerek, bu sermayenin her biri 25.000.000,00-TL kıymetinde 40.000 (kırk bin) hisseye ayrıldığını, ...'a 26000, ...'a 4000, ... 'e 2000, ... ...'a 5000 ve ...'a ait 3000 hisse olacak şekilde belirlenerek 10/01/2003 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, yapmış oldukları araştırmalar neticesinde 2003 yılında davacı müvekkillerinin hisse paylarının düştüğünün anlaşıldığını, 06/11/2003 tarihli Genel Kurul Toplantısı Hazirun Cetvelinden ...'a ait hissenin 26000'dan 38800'e çıktığı, ...'ın 4000 hissesinin 200'e düştüğü, ...  'e ait 2000 hissenin 240'a düştüğü, ... ...'a ait 5000 hissenin 320'a düştüğü, ...'a ait 3000 hissenin 400'e düştüğü ve   ...'a ait 40 hisse olduğunun belirtildiğini, şirket hissedarlarının aynı aileden olduğunu, hissedarlardan ...'ın hisse payının %65'ten %97'ye çıktığını, ...'ın diğer paydaşlardan hisse aldığını, müvekkillerinin hiçbir zaman hisse devri yapmak hususunda öz kardeşleri olan davalı ...'la bir sözleşme yapmadığını, iş bu pay devirlerine istinaden davalı yanca bir ödeme de yapılmadığını, bahse konu evrakların celbi ile bunlar üzerinde imza incelemesi yapılması halinde hisse devirlerine ilişkin müvekkillerince atılmış gibi görülen imzaların müvekkillerinin el ürünü olmadığının tespit edileceğini, murisler ... ... ve ...'ın davacı müvekkillerine düşecek miras payını azaltan, karşılıksız, muvazaalı şekilde büyük oğulları olan davalı lehine olacak şekilde hisse devri yaptıklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 06/11/2003 tarihinde yapılan şirket genel kurulu kararına karşı açıldığını, 21 yıl önceki karara karşı açıldığını, hak düşürücü ve zaman aşımı süreleri geçtiğini, öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu işlemi yapan şirketin tüzel kişiliği olduğunu, müvekkilinin davacılar gibi şirket hissedarı olduğunu, genel kurulu şahsi olarak yaparak kararlar almadığını, TTK gereği şirket usulüne uygun tüm hissedarlarla genel kurul yaptığından müvekkilinde sadece diğer hissedarlar gibi görüşünü belirttiğini ve kararlara karşı oyunu kullandığını, davaya husumet yöneltilemeyeceğini, dava genel kurulu kararını alan şirketin hasım gösterilerek açılmak zorunda olduğunu, şirketlerde defter ve belge saklama süresinin 10 yıl olduğunu, dava dışı şirketin genel kurul kararına ve 2003 yılı defterlerine 10 yılı geçtiği için ulaşılamadığını, sözlü bilgilere göre 2003 yılında yapılan genel kurul hükumet komiserinin gözetiminde ve tüm yasal usullere uyularak yapıldığını, ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını ve kesinleştiğini, davacıların bu süreler içinde itirazlarının olmadığını, davacıların şirkette hem hissedar hem de sigortalı olarak çalışmış olduklarından şirketin tüm işlemlerini kendilerinin yaptıklarını, bilgilerinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın kötü niyetli açıldığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, esasa girilecek olması halinde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 06.11.2024 tarihli dilekçesiyle, açmış olduğu davasından  feragat ettiğini ve gereğinin yapılmasını talep etmiştir.<br>Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.<br>H.M.K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. <br>Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür.<br>Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;<br>1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 285,07-TL harcın (ilam harcının 2/3), peşin alınan 29.851,93-TL'den mahsubu ile bakiye 29.566,86-TL'nin davacı tarafa iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Talepleri bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11/11/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7e348c8d1b0bd89","SID":"4496558df1c83b51"}}