{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1580 <br>KARAR NO: 2024/1513<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2023<br>NUMARASI: 2023/413 Esas -  2023/619 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2010/96 E. ve 2013/576 karar sayılı dosyasında davacının ... San. ve Tic. Ltd. Şti., davalısının müvekkili şirket olduğunu, muhtelif tarihlerde müvekkiline ciro edilen çek ve senetlerin bedelsiz olduğu gerekçesiyle iptallerine ve taraflarına teslimine karar verilmesi talepli davanın, davacının davasını ispat edemediğinden ve iki taraf defterlerinde de bono ve çeklerin hatır amacıyla verildiğine dair kayıt bulunmadığından reddedildiğini, yapılan defter incelemesinde davalının müvekkiline 785.886,36 TL borçlu bulunduğunun tespit edildiğini, alacak miktarının faiziyle 1.708.208,87 TL'yi bulduğunu, bunun üzerine borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, ticari defter ve kayıtlar usulüne uygun tutulmasa dahi sahibi aleyhine kesin delil niteliğinde olduğu ve defter incelemesi yapıldığı taktirde davalının müvekkiline borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, borçlunun iddiasının tamamıyla haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından başlatılan takibin derdest ve mükerrer olduğunu, davacının daha önce aynı alacak iddiasına ilişkin olarak muhtelif icra müdürlüklerinde farklı şekillerde birden fazla icra takibi yaptığını, bahsi geçen takiplere yasal süresi içerisinde itirazlarını yaptıklarını, müvekkili şirketin takip alacaklısı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacağını hukuken muteber şekilde ispat etmekle yükümlü olduğunu, takip dayanağı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/96E. 2013/576K. sayılı 17.09.2013 tarihli kararda tespit ve tevsik olunan alacak olarak sınırlandırılmış olduğunu ve ödeme emri ekinde gönderildiğini, takip dayanağı olarak gösterilen bu kararda müvekkili aleyhine böyle bir hüküm bulunmadığını, kararda bir borç tespitinin de yapılmamış olduğunu, bu kararın alacak talebine dayanak yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle yapılan takibin dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının usulüne uygun delillerle alacağını kanıtlaması gerektiğini belirterek, aleyhe açılan itirazın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ..uyuşmazlıklık konusu alacak 2007-2008-2009 yıllarında mevcuttur ve yıllar itibariyle ticari kayıtlarda (alacak/borç olarak) devredilmiştir. Alacak 31.12.2009 tarihinde sabitlenmiştir ve hesapta bu tarihten sonra herhangi bir hareketlilik olmamıştır.Dava  tarihi olan 14.08.2017 tarihine kadar TBK'nun 147/1-4 maddesinde açıklanan 5 yıllık süre dolmuştur. Bu süreyi durduran yada kesen bir durum da söz konusu olmadığından, uyuşmazlık konusu edilen alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilmiştir. Asıl alacağın zamanaşımına uğradığı kabul edildiğinden, ona bağlı faiz alacağınında zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir. (TBK m.152) Bu gerekçeye istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, davaya konu alacağın ortaklara borç, ortaklardan alacaklar hesabından takip ediliyor olması ile 2009 yılına kadar davalının ve davalı şirket ortaklarının davacı müvekkili şirketin ortağı olduğu hususları dikkate alınarak uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığını, davanın ortaklıktan ayrılma sebebiyle davalı tarafa ortak olduğu döneme ilişkin alacak iddiasının kaynaklı olduğundan bahisle beş yıllık zamanaşımı olduğu ve bu zamanaşımının da dolduğu belirtilmiş olmakla birlikte 6098 sayılı TBK m.154 ile zamanaşımını kesen hususlar düzenlenmiş olup; davacı müvekkilinin alacağına ilişkin birçok kez zamanaşımı kesilmiş olmasına karşın bu hususun Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davalı taraf, davaya konu alacağın tespit edilmiş olduğu Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/96 Esas sayılı dosya kapsamında tespit edilen davaya konu icra takipleri kapsamında kısmi ödeme yapmış olup; bu haliyle de zamanaşımı kesilmiş olmasına karşın Mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, Mahkeme nezdindeki dosya kapsamında 22.02.2019 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu ile sabit olduğu üzere İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takipleri kapsamında davalı taraf 23.02.2016 tarihinde işbu icra dosyalarına ödeme yapmış olup; işbu kısmi ödeme ile yine zamanaşımının kesilmiş olduğunun açık olduğunu, keza bu hususta zamanaşımı dolduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkeme'nin gerekçesinin kabulü halinde dahi 2016 yılında ödeme yapılmış olması davalının zamanaşımından feragat etmiş olduğunu gösterdiğini, keza doktrinde bu yönde olup; zamanaşının dolmasının ardından borçlunun borcunu ikrarı zamanaşımından feragat ettiği anlamına geldiğini, ancak bu hususun yine Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Mahkeme kararının kül halinde kaldırılmasına; davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; şirketin eski ortağından olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince  yapılan yargılama sonunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava ve takip konusu alacağın  zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2017/2487 Esas sayılı takip dosyasında, 787.886,86 TL cari hesap, 920.322,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.708.208,87 TL alacağın tahsili istemiyle \"Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/96 E  2013/576 K 17/09/2013 tarihli  kararda tespit  ve tevsik olunan  alacak\" sebebine dayalı olarak 03.02.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca, davalı tarafından ciro edilen çek ve senetlerin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında verilen davanın reddine ilişkin kararda alacaklı olduğunun tespit edilmesi üzerine bu  alacağın  tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamından davalı şirketin, davacı şirketin ortağı olup, davacı şirketteki hisselerin tamamını dava tarihinden önce 26.06.2009 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satarak devrettiği, dava tarihi itibarıyla  davacı şirketin ortağı olmadığı anlaşılmaktadır.  <br>İcra takibine dayanak ... Ltd. Şti. tarafından .... Tem. ve Tic. Ltd. Şti aleyhinde ikame edilen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/96 Esas ve  2013/576 Karar sayılı dava dosyasında, ... Sanayi Ltd. Şti aleyhinde yapılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine, icra takibi sırasında ödeme yapılması halinde istirdatına; birleşen 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/140 esas dosyasında da ... Tic. Ltd. Şti'ne  verilen bir kısım senetlerin bedelsiz oldukları iddiasıyla borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda noter kapanış tasdikleri yaptırılmadığından usulüne uygun tutulmayan davalı ...Ltd Şti'nin defterlerinde 31.12.2009 tarihi itibariyle ortaklardan alacaklar hesabında davalının 787.886.36,00 TL alacaklı;  bilgisayar kayıtları ve muavin defteri üzerinde inceleme yapılan davacı ... Sanayi Ltd. Şti.'nin defterlerine göre davacının 754.264,57 TL borçlu olduğunun ve taraflar arasındaki ilişkinin  karşılıklı, nakit  para alış verişi, banka  havalesi, çek, senet alışveriş, trafik cezası ve fatura ödemeleri v.b. işlemlere ilişkin olduğunun tespit edildiği, yapılan  yargılama sonunda dava konusu senetlerin hatır amaçlı davalıya verildiği hususunun ispatlanamadığı, taraf kayıtlarına göre davalının alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 09.06.2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava dilekçesinde takibe konu alacağın dayanağı davalı tarafından davacıya karşı açılan menfi tespit davasında alınan karar gösterilmiş, alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığına yönelik bir açıklamaya yer verilmemiştir. Anılan menfi tespit davasındaki  bilirkişi raporunun içeriği, davacı vekilinin aşamalardaki yazılı beyanları, istinaf dilekçesi içeriği karşısında alacağın kaynağının davacı şirketin eski ortağı olan davalıdan, şirket ortaklığı döneminde yapılan avans, eft'ler olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-945 Esas ve 2021/1069 Karar sayılı kararı) Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (HGK’nun 05.05.2010 gün ve 2010/8-231 E., 255 K. sayılı ilamı).  Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:2, s.1761; Von Tuhr: Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.; Canbolat: Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.). TBK'nın 161.maddesine göre davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. TBK'nın 146.maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 147.maddesinde ise kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler, otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri, küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar, bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar, vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar hakkında beş yıllık zamanaşımının uygulanacağı düzenlenmiş, TBK'nın 149/1.maddesinde zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır. TBK'nın 154.maddesinde (1)zamanaşımının kesilmesi sebepleri düzenlenmiş olup, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da rehin vermesi veya kefil göstermesi, (2) alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurması halinde zamanaşımının kesileceği; TBK'nın 156/2.maddesinde borcun bir senetle ikrar edilmesi veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanması  halinde ise yeni sürenin her zaman on yıl olduğu, TBK'nın 157/1.maddesinde de bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda menfi tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak, ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaktan kaynaklanmakta olup, TBK'nın 147. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi ise de davacı alacağın varlığını menfi tespit davasında def'i yoluyla ileri sürmekle TBK'nın 154/2.maddesi uyarınca zamanaşımı kesilmiş ve menfi tespit davasında tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamıştır. Zamanaşımını kesen son işlem, mahkemenin dava sonucunda verdiği karar olup, bu kararın kesinleştiği tarih olan 09.06.2015 tarihinde yeni bir zamanaşımı süresi başlamıştır. Sonrasında davacı tarafça davalı hakkında 2017 yılında yapılan icra takibi ile zamanaşımı yeniden kesilmiş ve dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin  zamanaşımı def’inin reddi ile işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme sonucu zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"147581723e7a5450","SID":"bd5f1d68c49e763a"}}