{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1306 - 2024/1607<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1306 <br>KARAR NO\t: 2024/1607<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/202 E.  -  2022/129 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:  YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2021/202 E. - 2022/129 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2019/34037 sayılı \"...\" ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2019/125194 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, markalar arasındaki tek farkın \"e\" ve \"u\" harflerinden kaynaklandığını, markalar arasında işitsel anlamda benzerlik bulunduğunu, \"...\" harflerinin taraf markaları arasında yeterli farklılık yaratmadığını, bu ibarenin dava konusu başvuruda tali unsur olarak kullanıldığını, markaların esas unsurlarının \"...-...\" ibareleri olması nedeniyle taraf markaları arasında işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, 42. sınıf hizmetler yönünden YİDK'in 2021-M-3811 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini <br>talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkilinin 2006 yılından beri \"... ...\" markasını nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, yoğun kullanımları sonucunda markasını tanınır hale getirdiğini, müvekkili markasının aynı zamanda  2006/61527 sayısı ile 01, 17 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, dolayısıyla anılan markadan kaynaklı olarak müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin seri marka yaratma çabası içinde olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının bütün olarak ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davacı markasının asli unsurunun şekil unsuru olduğunu, taraf markalarının kapsamlarının da birbirinden farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.\t<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2019/125194 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 42. sınıftaki hizmetlerin davacı markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, bununla birlikte taraf marka işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal unsurların yarattıkları bütünsel algı itibariyle, ilgili tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, davalının 2006/61527 sayılı markasından kaynaklanan müktesep hakkının bulunmadığı, davacının dava konusu ibare üzerine fiili kullanıma dayalı üstün bir hakkının mevcut olmadığı, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, zira taraf marka işaretlerinin aynı/ayırt edılemeyecek derecede benzerlik olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda yer alan davalı Şirkete ait markanın \"...\" şeklinde algılanacağı yönündeki görüşün isabetli olmadığını, dava konusu başvuruda yer alan \"....\" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresine ilişkin değerlendirmenin de hatalı biçimde yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ....\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, profesyonel kelimesinin kısaltması olarak yaygın biçimde kullanılan bir ibare olduğu gibi kavramsal olarak da marka işaretlerinin benzemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e5d8160eecf6d42","SID":"35a74546d9325b57"}}