{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1189 <br>KARAR NO\t: 2024/1440<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/14 E.  -  2021/316 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: .<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/09/2021 tarih ve 2021/14 E. - 2021/316 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin EP 3364029 işlem numaralı Avrupa Patenti'nin başvuru sahibi olduğunu, bu patentin validasyon işleminin yasal süreden bir ay sonra gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini, gecikmenin gösterilen tüm özene rağmen ortaya çıktığını ve müvekkili aleyhine telafisi imkansız herhangi bir zararın ortaya çıkmasına engel olmak için validasyon işleminin kabul edilmesinin talep edildiğini, bu talebin Türk Patent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa 6769 sayılı SMK'nın 107/2. maddesine göre bu başvurunun kabul edilmesi gerektiğini, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 122/7. maddesi uyarınca üye devletlerin serbest bırakıldığını ve ufak süre aksaklıklarından veya usulü hatalardan kaynaklı patent hakkı kayıplarının önüne geçilmeye çalışıldığını, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş anlaşmaların Kanun hükmünde olduğunu ve bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasında başvurulamayacağını, çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkilinin gerekli talimatı zamanında vermiş olmasına karşın bir aksaklıktan dolayı gecikme yaşandığını bu nedenle de müvekkilinin patent haklarının yeniden tesis edilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu, dava konusu ret kararının müvekkilinin telafisi mümkün olacak şekilde ağır hak kaybına uğramasına yol açacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf  patent vekilinin  \"Komprosör\" buluş başlığını taşıyan TR 2019/16676 (EP 3364029) B1 sayılı Avrupa Patentinin Türkiye'deki başvurusunu 30/10/2019 tarihi itibariyle yaptığı, adı geçen patentin ilk başvurusunun Avrupa Patent Ofisine 03/10/2016 tarihinde verildiği ve 22/05/2019 tarihinde 2019/21 nolu bültende ilan edildiği, Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12. maddesinde, tarifname, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa Patenti fasikülünün Türkçe çevirisinin Avrupa Patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Türk Patent ve Marka Kurumuna verilmesi gerektiği,  aynı Yönetmeliğin  5. fıkrasında da  bu konuda 3 ay ek süre verilebileceğinin belirtildiği, somut olayda patentin ilanının yapıldığı 22/05/2019 tarihinden başlayarak 6 aylık zaman diliminde  30/10/2019 tarihi itibariyle başvurunun yapıldığı anlaşıldığından 6769 sayılı SMK 107/1. maddede belirtilen \"Patent başvurusuna ilişkin işlemlere dair sürelere uymaması hâlinde başvuru sahibi, süreye uyulmamanın sonucunun bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, ücretini ödeyerek işlemlere devam edilmesini talep edebilir.\" hükmünden hareketle aynı Kanun'un 107/2. fıkrasındaki \"Patent başvurusu veya patent sahibi tarafından, patent başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca patentin hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir. Bu talep, uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücreti ödenerek yapılır.\" hükmünden hareketle davacının başlangıçta ilandan itibaren 3 aylık süreyi kaçırdığından SMK 107/2. maddesindeki \"Hakların yeniden tesisi\" talebinin Kurumca ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği, davacının TR 2019/16676 (EP 3364029 B1) başvuru sayılı Avrupa Patentine ilişkin olarak geçerli bir başvurusu olduğundan SMK'nın 107/2. maddesine göre hakların yeniden tesisi talebinin işleme alınmaması yönündeki YİDK kararının hatalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2020-P-28 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin kararında gerekçe bulunmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hukuki konularda bilirkişi raporu alınamayacağını, Ülkemizde geçerli bir patent başvurusu olmadığı halde SMK'nın 107/2. hükmünün uygulanabileceği sonucuna varılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, Yönetmelik hükümleri yürürlükten kaldırılmış gibi yorum yapıldığını, bir Avrupa Patentinin ulusal aşamaya hangi usulle giriş yapacağına ve geçerliliğine ilişkin özel düzenleme/Yönetmelik varken, bu konuyu düzenlemeyen genel ve ilgisiz düzenlemelerin (SMK’nın) yorum yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda gerek Sözleşmeye gerekse Yönetmeliğe göre başından itibaren geçersiz bir patent başvurusu bulunduğunu, Avrupa Patent Sözleşmesinin, çevirilerin sunulması konusunda üye devletlere düzenleme yapma yetkisi verdiğini, sözleşmede ayrıca, iç hukukta süre bulunmaması halinde çevirilerin verilme süresinin üç ay olduğunun düzenlendiğini, Yönetmelik düzenlemesi incelendiğinde, Avrupa Patent Sözleşmesine paralel şekilde 3 aylık sürenin öngörüldüğünü, Yönetmelik düzenlemesinin Uluslararası sözleşmeye aykırı olmadığını, sözleşmenin öngördüğü bir durumun ve üye devlete tanıdığı açık bir hakkın başkaca yorumlarla ortadan kaldırılmasının mümkün bulunmadığını, SMK açısından ulusal aşamaya usulüne uygun şekilde geçiş yaptıktan sonra Avrupa Patentinin, ulusal patente ilişkin hükümlere tabi olacağını, ulusal aşamaya geçmemiş, Türkiye için patent başvurusu statüsü kazanmamış ve istisna da getirilmemiş olan baştan itibaren geçersiz bir başvuruya SMK hükümlerinin uygulanamayacağını, Yönetmeliğin 12 ve Sözleşmenin 65. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapmış bir patentin olmadığını, başvuru Türkiye’de baştan itibaren geçerli olmadığı için SMK'nın 107. hükmünün uygulanamayacağını, davacı tarafın, Avrupa Patenti’nin Türkiye’ye validasyon işlemini yasal süresi içerisinde gerçekleştirmediğini, ilgisiz örneklerin hukuka aykırı şekilde gerekçe yapılmasının kararın hatalı olmasına neden olduğunu, EPC’de Avrupa patentinin validasyon süresine uyulamaması halinde hakların yeniden tesisinin uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu hususun üye ülkelerin ulusal mevzuatlarına bırakıldığını, Yönetmelikte, Avrupa Patentinin validasyonun süresinde yapılmamış olması durumunda “ulusal patent” statüsü kazanılamayacağı ve Türkiye’de başından beri geçersiz olacağının düzenlendiğini, söz konusu hüküm Sözleşmeye ve SMK’ya uygun, özel hüküm niteliğinde olduğunu, bu kapsamda mevzuatta yer alan açık hükme karşı yorum yapılmasının ve SMK'nın 107/2. maddesinin uygulama kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin hukuka aykırı olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 107/2. maddesinin uygulanabilmesi için Türkiye’de geçerli geçerli bir patent başvurusunun veya patentin olması ve şartların gerektirdiği özenin gösterilmesine rağmen süreye uyulmadığından hak kaybının oluşmasının gerektiği, YİDK kararının davacının gerekçesinin gerekli özen ölçüsü dahilinde olup olmadığının inceleme konusu yapılmadığı, YİDK’nın kararında geçerli bir patent başvurusu veya patentin bulunmaması nedeniyle başvurunun reddedilmiş olduğu, Avrupa Patenti başvurusunun Türk Patent başvurusu olarak değerlendirilmesi gerektiği, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 122 ve SMK'nın 107/2. maddelerinde yer alan geçerli bir patent veya patent başvurusunun bulunuyor olması şartının geniş yorumlanması gerektiği, sonradan sürelere uyulmaması nedeniyle geçersiz kılınmış olsa dahi  Türk Patent ve Marka Kurumunun, geçerli bir patent veya patent başvurusunun  bulunduğunu  kabul ederek SMK'nın 107/2. maddesinin diğer şartlarının oluşup oluşmadığını inceleme konusu yapması gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bbf05aa2f9cb499","SID":"d2be36079cc97566"}}