{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1243 <br>KARAR NO\t: 2024/1441<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \tK A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/440 E.  -  2020/231 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2020 tarih ve 2018/440 E. - 2020/231 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1974’ten bugüne babadan oğula intikal ederek gelen sucuk üretimine 1999 yılı itibari ile ... Et ve Et Mamulleri San. Tic. olarak ... ilçesinde devam edildiğini, 2003 tarihinde firmanın şahıs firması olarak kurulduğunu ve daha sonra ... ... Et Gıda Tarım Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile birleştiğini, müvekkili ... – ... Sucukları unvanlı işletmenin 16.10.2003 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini ve 16.10.2003 – 13.04.2015 tarihleri arasında faaliyet gösterdiğini, 13.04.2015 tarihinde ise birleşme ile ... ... Et Gıda Tarım Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkete tüm aktif ve pasifiyle devredildiğini, “...” ibaresinin müvekkili tarafından resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtiasında kullanıldığını, müvekkilinin markalarını tescil ettirdiğini, “...” esas unsurlu marka bakımından kazanılmış hakkının bulunduğunu, ret kararına konu markanın 29. Sınıftaki “... sucuğu” emtiasında tescil edilmek istendiğini, bu anlamda davalı yanın gerek imalat gerek satışı kapsamında kullanımının bulunmadığını, markaların farklı mal/hizmeti kapsadıklarından iltibastan söz edilemeyeceğini ileri sürerek 2018-M-8550 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şahıs vekili, müvekkilinin yurt genelinde restoran zinciriyle tanınan meşhur “...” markasının sahibi olduğunu, davacı yanın müvekkilinin maruf ve meşhur hale getirdiği ... markasının şöhretinden yararlanmak istediğini ve kötü niyetli biçimde başvuru markasını tescil ettirmeye çalıştığını, başvuru markasındaki ayırt ediciliği sağlayan asli ve baskın unsurun “...” sözcüğü olduğunu, müvekkili markasının kapsadığı sınıflar ile aynı ve benzer emtia bakımından tescilin talep edildiğini, davacı yanın “...” esas unsurlu marka bakımından kazanılmış hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ve davalının markalarının esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davacının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacının başvuru tarihi itibari ile çekişmesiz konumda olan ve müktesep hak iddia ettiği markalarının esaslı unsurunun ... ibaresi ile beraber ... ibaresini de içerdiği, iş bu başvuruda esaslı unsurun aynen korunmadığı, bu kapsamda kazanılmış hak yönünden iddiaların yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin, 1974’ten bugüne babadan oğula intikal ederek gelen sucuk üretimine 1999 yılı itibari ile ... Et ve Et Mamulleri San. Tic. Olarak ... İlçesinde devam ettiğini, müvekkilinin 2003 tarihinde firmasını şahıs firması olarak kurulduğunu, bu firmanın daha sonra ... ... Et Gıda Tarım Hayvancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile birleştiğini, “...” ibaresinin müvekkili tarafından resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtialarında kullanıldığını, müvekkilinin markalarını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak markalarına ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili şirketin kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkiline ait, davaya konu markanın 29. Sınıftaki, “... sucuğu” emtiasında tescil edilmek istendiğini, bu anlamda davalının, müvekkilinin markalarının kullanıldığı emtia kapsamında faaliyetleri bulunmadığından tüketici nezdinde karışıklık meydana geleceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, ek rapor dahi alınmadan karar verilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davacının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira davaya konu markaların esas unsurlarının ... ibaresinden oluştuğu, markaların işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesine hitap ettiği, ortalama tüketici kitlesinin yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, kazanılmış haktan bahsedilmek için, kazanılmış hakka konu markanın tescilli olarak uzun süre kullanması, yeni ve seri nitelikteki markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri içermesi, mal ve hizmet sınıfının genişletilmemesinin gerektiği, oysa davacının başvuru tarihi itibari ile çekişmesiz konumda olan ve müktesep hak iddia ettiği markalarının esaslı unsurunun ... ibaresi ile beraber ... ibaresini de içerdiği, iş bu başvuruda esaslı unsurun aynen korunmadığı, bu kapsamda kazanılmış hakkın bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aff97f432bcacc1a","SID":"b1560108b6724e7f"}}