{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/882 <br>KARAR NO: 2024/1748<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2021<br>NUMARASI: 2016/1271 Esas -  2021/114 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;.dana gelen, 03/09/2014 günlü trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine 02/12/2016 tarihinde başvuruda bulunarak zararın giderilmesi istenildiği halde sonuç alınamadığını ve kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsü ..'ın kusuru bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 50,00-TL'si iş göremezlik ve efor tazminatı, 50,00-TL'si de bakıcı gideri zararına ilişkin olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen; 20.000,00-TL manevi tazminatın da araç işleteni davalı ... şirketinden kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 27/05/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de, bakıcı gideri zararına ilişkin istek miktarını 1.427,97-TL'ye, iş gücü kaybı ve efor tazminatına yönelik istek miktarını da 18.808,61-TL'ye çıkarttıklarını açıklayarak yasal faiz talebinde bulunmuştur. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; Davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında, kazazede davacının ise %60 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %4,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği iyileşme süresinin de 4 ay olduğu benimsenerek, 11/12/2020 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; -Maddi tazminat yönünden; -Davanın KABULÜ ile, davacı ... için 1.427,97-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 16.580,64-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.427,97-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 19.436,58-TL'lik tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 16.12.2016 tarihinden itibaren,  diğer davalı yönünden olay tarihi 03.09.2014 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)  tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve  müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,  - Manevi tazminat yönünden; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan  03.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...San.Tic.Ltd.Şti'nden  alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...  San. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kazanın oluşumunda davacının ağır kusurlu olduğu belirlendiği ve bu durum illiyet bağını kesen sebep olduğu halde vekil edeni şirketin sorumluluğu yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu, ayrıca davacı 03/09/2014 günlü hazırlık ifadesinde açıkça aylık 1.000,00-TL geliri olduğunu bildirdiği halde, davacı gelirinin bu bildirimi üzerinde olduğu varsayımıyla yapılan maddi hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca bakıcı gideri harcamasına yapıldığına ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmeden bakıcı gideri zararına hükmedilmesinin de isabetsiz bulunduğu ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da çok fazla takdir edildiği hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, kazanın oluşumunda davacı yaya asli, (-%60 oranında ) kusurlu olmakla birlikte dava dışı araç sürücüsünün de tali (-%40 oranında) kusurlu olduğu anlaşılmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/son madde hükmü uyarınca araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru imiş gibi sorumlu olan araç işleteni davalının araç sürücüsünün kusuruyla sınırlı olacak şekilde sorumluluğu yoluna gidilmesinin doğru olmasına, ayrıca davacının hazırlık aşamasında verdiği gelire ilişkin beyanı da gözetilerek Yargıtay yerleşmiş içtihatları doğrultusunda gelirin en az asgari ücret olduğu varsayımıyla yapılan aktüer hesaplamanın hükme esas alınmasında da herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine, tüm bunlardan ayrı 4 ayda iyileşebilir şekilde yaralanan davacının iyileşme süresi içerisinde bir başkasının bakımına muhtaç olduğu doktor bilirkişinin katılımıyla düzenlenen 12/02/2020  günlü bilirkişi heyet raporuyla belirlendiğinden, bu süreyle sınırlı olmak kaydıyla net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davacı yararına 1.420,97-TL tazminata hükmedilmiş olmasında da bir yanılgı bulunmamasına ve bakıcı gideri zararına hükmedilebilmesi için mutlaka üçüncü bir kişiye ücret ödendiğinin de kanıtlanmasının gerekmemesine göre, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarına gelince;  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu durumda; kazanın meydana geldiği tarih (-02/09/2014), oluş şekli, kusur durumu (-davacı %60 oranında kusurlu ise de, dava dışı araç sürücüsünün de hiç de azımsanmayacak şekilde   %40 oranında kusurlu oluşu) davacının yaralanmasının özellikleri (- davacı kaza neticesinde vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanmış olup, %4,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiştir.), davacının kaza tarihindeki yaşı (30), böyle bir kazanın ve sonuçlarının kalan yaşamında yaratacağı etki, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ve  manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine göre  fazla olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... Ürünleri San. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.669,26-TL harçtan peşin yatırılan 417,32-TL harcın düşümü ile bakiye 1.251,95-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı ...ak şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5298feda3aac41d3","SID":"1bdc10e2a63a4f74"}}