{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/742  Esas 2024/1037  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/742 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1037<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/1004  Esas 2017/507 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR \t: <br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2010<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne  yönelik olarak verilen hükme karşı davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine duruşma açılarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa  245.705 DM  yatırdığını ancak, talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.      <br>CEVAP\t\t      <br>Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın  süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ... Holding A.Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 199.412,26-TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 09/04/2010 dava tarihinden  itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>İlk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı müvekkili şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili hemde gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDairemizin 11.02.2021 tarihli ve 2019/392 E., 2021/158 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar  verildiği, kararın davacı vekili temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.06.2022 tarihli ve 2021/3015 Esas 2022/4770 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Dairemizin  12/09/2023 tarih ve 2022/1281 Esas 2023/1112 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamı doğrultusunda davalı ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkında 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan Dairemizin  12/09/2023 tarih ve 2022/1281 Esas 2023/1112 Karar  sayılı karara karşı davacı vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 01/04/2024 tarih ve 2024/314 Esas 2024/2601 Karar sayılı kararı ile;<br>\t\"...Dava konusu uyuşmazlığa uygulanan 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarihli ve 2020/11 E., 2023/98 K. sayılı iptal kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Holding A.Ş. hakkında verilen kararın yasal dayanağı ortadan kalkmış olmakla tarafların iddia ve savunmaları ile ilk itirazları değerlendirilerek bu davalı hakkında davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>..\" gerekçesiyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>\tYargıtay bozma ilamı doğrultusunda somut olaya gelince,\t\t<br>\tDavacı  yan eldeki davada, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine belge karşılığında davalılara para verdiğini, kısa bir süre sonra parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, ... Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, davacının şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olarak diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 245.705-DM'den 125.600-Euro karşılığı 251.200.00-TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari  faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen  tahsiline ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tTürkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 28.05.2010 tarih 7573 sayılı nüshasının 209. Sayfasının incelenmesinde; davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. nin ünvanının ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirildiği ve yine Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 17/07/2012 tarih ve 8113 sayılı nüshasının 105-110. sayfalarına göre de yeni ünvanı ile davalı ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. nin ... Holding A.Ş. nin bünyesine girerek ... Holding A.Ş. ne devredilmesi suretiyle birleştirildiği anlaşılmıştır. <br>\tYine davacı, davalı ile arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını iddia etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/4603 Esas, 2016/6789 karar sayılı ilamında 2015/15419 Esas 2016/4922 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;<br>\t... Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla \"Ortaklık Durum Belgesi\", \"Hisse Senedi\" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kar payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan hisse senetleri geçersiz olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek düşüm yapılmamıştır.<br>\tDavalı vekilinin istinaf sebepleri arasında göstermiş oldukları, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden iddialarının incelenmesinde;   <br>\tSomut olayda, davalı şirketin davacının şirketin ortağı bulunduğunu belirtmesine rağmen davacının yatırmış olduğu paranın istendiği an kendisine geri ödeneceğini inandırıp, davacı üzerinde güven telkin ettiği, davalı şirketin yöneticileri hakkında ceza mahkemelerinde davalar açıldığı, açılan davaların sonucunun uzun bir süreç aldığı da gözetildiğinde davalının  davada zaman aşımı süresinin dolduğu yönündeki itirazının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi işbu alacak davasının da yasal süre içerisinde açıldığı, ayrıca hak düşürücü süre iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 14/12/2017 tarih 2016/6553 esas 2017/7297 karar sayılı, aynı Dairenin 02/10/2014 tarih 2013/13293 esas 2014/15076 karar sayılı istikrar kazanmış emsal içtihatları). Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı vekilinin yapmış olduğu zaman aşımı def'inin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tAynı nitelikteki Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2012/11248 esas 2013/14690 karar sayılı ilamında, 2013/13293 esas 2014/15076 karar sayılı ilamında, 2016/119  esas, 2016/5924 karar sayılı ilamında 2014/4717 esas, 2014/7735 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;<br>\t\"Her ne kadar bir borçlunun borcunun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi ve bu yolla borcunu ödemekten kaçınması, tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi Türk hukuku bakımından da kanunen kendisine tanınan bir hak olup, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi tek başına borçlunun dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemez ise de bazı hallerde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir (K.Oğuzman, T.Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 2009, s. 482). Zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin hangi hallerde dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu hususunda normatif bir düzenleme bulunmadığından, bu hususun varit olup olmadığının her somut uyuşmazlığın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekir. <br>Bilimsel ve yargısal içtihatlarda davacının dava açmaması için oyalanması durumu dürüstlük kuralına aykırılık olarak kabul edilmektedir (age, s:482 vd.). Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, yurt dışında çalışan davacılardan \"Ortaklık Durum Belgesi\" başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş ve davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere toplanan paralar Türkiye'ye gönderilmiş bulunmaktadır. Her ne kadar davalı taraf bu paralar karşılığında davacıların ortak yapıldığını savunmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılması, ancak yukarıda anılan ve uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olacaktır. Davadaki zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların göz önünde bulundurulması gerekeceği tabiidir. Yurt dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istendiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik ortaklık durum belgesi ve ... Holding A.Ş.'ne ait hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği, paraların geri alınmak istendiğinde, hisse senetlerinin şirketçe geri alınması karşılığında ödemelerin temsilcilik adresinde yapılacağı yönünde reklamlar yapması ve taahhütlerde bulunmasıdır. Davacı taraf da davada bu nedenle davalı şirketlere para verildiği iddiasındadır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı taraf davada bir yandan davacıların davalı şirketlerin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacılara karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmaktadır. Bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığı açıktır.\" olarak belirtilmiştir.<br>\tOff-Shore hesaplarına ilişkin Yargıtay İBK kararı hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin değerlendirme içermediğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin zaman aşımının ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu yönündeki istikrarlı içtihatları gözetilmiştir. <br>\tSomut olayımızda yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği garantisi ile inandırılıp, güven telkin edilen ve yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığını ileri süren davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek zamanaşımı def'i ileri sürülmesi TMK'nun 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı olup, yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin önceki tüm uygulamalarında da davalı yanın zaman aşımı savunması TMK'nun 2.maddesi kapsamında reddedilerek istikrar haline getirdiği içtihatlardan aksine gerekçe yazarak dönemeyeceği  gözetildiğinde davacının  açmış olduğu davada davalı tarafça zamanaşımı def’inin ileri sürülmesi TMK'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi işbu alacak davası da yasal süre içerisinde açılmış olduğundan ilk derece mahkemesince davalı yanın zamanaşımı itirazının reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2017 tarih ve 2016/8035 Esas 2017/2870 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2018 tarihli ve 2016/13808 Esas 2018/7111 Karar sayılı ilamı, 21/02/2019 tarih ve 2017/2446 Esas ve 2019/1414 Karar sayılı ilamı).<br>\tDavalı şirketler tarafından SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde de davacıya ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Davalı taraf söz konusu CD’lerde yer alan bilgilerin ortaklar arasındaki hisse değişimini gösterdiğini ileri sürmektedir. Davalının bu beyanları söz konusu CD’lerin içeriğinin davalı şirket tarafından kabul edildiği anlamına gelmektedir. Zira davalı şirket CD’lerin içeriğini inkâr etmemektedir.<br>\tSöz konusu CD’lerin davalı şirketler tarafından hazırlandığı sabittir. Taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrıca  dosyada mevcut SPK yazısında  dava konusu CD'lerde yer alan kayıtların davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, söz konusu CD'lerde ortakların hisse değişimi sırasında birbirlerine ödedikleri tutarlara ilişkin bir açıklık bulunmadığı (s.3) tespitlerine yer verilmiştir. Davalı şirket tarafından bu kapsamda hazırlanan bilgilerin 4 adet CD'ye kaydedilerek 06.06.2005 tarihinde düzenlenen tutanak ekinde SPK uzmanlarına tevdi edildiği bildirilmiştir. Söz konusu yazıya göre SPK'ya teslim edilen CD'ler içerisinde 21 adet excell dosyası yer almakta olup dava konusu CD'ler söz konusu excell dosyalarından sadece 4 tanesi esas alınarak oluşturulmuştur. Aynı yazıda söz konusu CD'lerde yer alan kayıtların SPK'nın tespitleri olmayıp, SPK uzmanlarının bazı talepleri üzerine davalı şirketler tarafından bizzat hazırlanarak SPK uzmanlarına verilen bilgilerden oluştuğu ifade edilmiştir.   Söz konusu yazı ekinde yer alan (Ek1) \"Tutanak\" başlıklı 06.06.2005 tarihli belgenin 6. maddesinde davalı şirketlerin yetkilileri tarafından SPK'ya sunulan tahsilat listelerinde \"sermaye karşılığı olmak üzere kimden, hangi tarihte ne kadar para toplandığı\" hususlarının en ince detayları ile yer aldığı,<br>\t... Holding AŞ ve ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri AŞ tarafından SPK'ya gönderilen 09.02.2005 tarihli KOM-YK/SPK-02/030 ve KOM-YK/SPK-02/031 sayılı yazıların 2.a maddesinde ... İnşaat ve Tarım İşletmeleri AŞ ile ... Holding SA unvanlı şirketler tarafından ortaklardan hisse karşılığı olarak tahsil edilen tutarlar ile ortaklar arasında hisse değişimi nedeniyle tahsil edilmiş gibi gözüken meblağların Euro cinsinden kişi ve tarih bazında toplam 213.225 satır ve 2.222 sayfadan oluştuğu ve 6 cilt olarak EK1'de yer aldığı (... Holding AŞ'ye ilişkin listeler Ek-1a, ... İnşaat AŞ'ye ilişkin listeler Ek-1b, ... Holding SA'ya ilişkin listeler Ek-1c),<br>\tSöz konusu CD'lerde yer alan kayıtlar SPK'nın tespitleri olmayıp, SPK uzmanlarının bazı talepleri üzerine davalı şirketler tarafından bizzat hazırlanarak SPK uzmanlarına verilen bilgilerden oluşmaktadır. Bu durum SPK tarafından Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilen 10.02.2014 tarih ve 199-1397 sayılı yazıya ekli (EK1) 6.6.2005 tarihli tutanak ile de sabit olup, bu tutanağın altında davalı şirketin unvanı altında yetkili temsilcilerin imzası bulunmaktadır. Dolayısıyla söz konusu CD’lerde yer alan bilgiler davalı açısından bağlayıcıdır. Davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekecektir. <br>\tDosya kapsamından,  davalı tarafından SPK sunulan CD'nin incelenmesinde davacının ... İnşaat AŞ'ye 06/08/1998  tarihinde 72.537-Euro, 15/02/1999  tarihinde  9.801-Euro ve 01/06/1999  tarihinde   20.703-Euro olmak üzere  toplam 103.041-Euro yatırdığı, dosyada mevcut  05/07/2006 tarihli ve davacının ismi bulunan 3.280-Euro'yu nakten ve tamamen aldığına dair imzası mevcut kasa tediye makbuzunda belirtilen miktarın mahsup edilmesi neticesinde  davacının davalı şirketten 99.761-Euro alacağının kaldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan, dava dilekçesinde toplam  245.705-DM karşılığı 125.600-Euro karşılığı 251.200.00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tKural olarak haksız fiilden kaynaklanan davacı alacağının haksız fiil tarihi olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizli ile birlikte hüküm altına alınması gerekmektedir. Somut olayda ise davacı yan davalıya DM cinsinden ödeme yapmıştır. Yapılan bu ödeme DM Euro paritesi gözetilerek Euro'ya çevrilmiştir. Davacının alacak talebi ise TL cinsindendir. Davacının yapılan yargılama sonunda tespit edilen bakiye Euro alacağı, davacının TL cinsinden alacak talebi gözetilerek dava tarihinde  davacı yanca dava dilekçesinde yapılan hesaplamadaki  kur üzerinden TL'ye çevrilmiştir. Bu durumda davacı yan dava tarihine kadar Euro'nun TL karşısında değer kazanmasından faydalanmıştır. Bu nedenle anılan kur esas alındıktan sonra geriye dönülerek ödeme tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesi davacı yanın haksız kazanç sağlamasına yol açacaktır.<br>\tDavacının talebi gözetildiğinde dava tarihinde T.C. Merkez Bankası efektif satış kuruna  göre  1 Euro = 1.9989-TL dır. Bu durumda davacının talebine göre belirlenen miktar ile Merkez Bankasının belirlediği efektif satış kurundan hangisi davalı tarafın lehine İse o kura itibar edilmesi ve hesaplamalarda o kurun esas alınması gerekli olmakla T.C. Merkez Bankası 1 Euro=1.9989-TL kuru davalı tarafın lehine olduğundan bu rakamın esas alınarak (99.761 Euro x 1.9989-TL =) 199.412,26-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekli olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2021/3015 Esas 2022/4770 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere,  İlk Derece Mahkemesi kararı taraflara tebliğ edilmiş olup davalılardan ... vasisi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davada davalı şirket ile davalı gerçek kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle ... hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiş olduğundan  davalı ... hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tÖte yandan,  taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan ve  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatları da dikkate alındığında davacının elinde olduğu iddia edilen hisse senetlerinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığından bu yöndeki davalı vekilinin istinaf başvurusuna da itibar edilmemiştir.  (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2016 tarih ve 2015/15419 esas 2016/4922 karar sayılı içtihatı).<br>\tTüm bu nedenlerle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı şirket yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı  şirket vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Konya  1.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  25/05/2017 tarih ve 2014/1004 Esas 207/507  Karar sayılı kararının davalı şirket yönünden KALDIRILMASINA,<br>\tB)Davalı ... hakkındaki Konya  1.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  25/05/2017 tarih ve 2014/1004 Esas 207/507  Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmekle ... hakkındaki davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\tC)Davalı şirket hakkında açılan davada <br>\t1- Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,<br>\t2-Davacının davalı ... Holding A.Ş.'nin şirket ortağı OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>\t3- 199.412,26 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 09/04/2010 dava tarihinden  itibaren işleyecek değişen oranlardaki Avans faiziyle davalı ... Holding A.Ş 'den (kesinleşen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2017 tarih ve 2014/1004 Esas 207/507 Karar sayılı karar ile ...'dan tahsiline hükmedilen tutar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen)  alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t4-Alınması gerekli olan 13.621,85  TL karar ve ilam harcının peşin alınan   3.730,35 TL harçtan mahsubu ile  9.891,50  TL harcın davalı şirketten tahsil ile davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafça yapılan 17,15 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 1.650,00 TL bilirkişi ücreti, 44,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam  1.981,5‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.565,38 TL davalı şirketten alınarak  davacıya verilmesine, davalı ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Kabul edilen 199.412,26 TL yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.905,96  TL nispi vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Red edilen bölüm yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,<br>\t8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde yatırana iadesine,<br>\tD)1-Davalı şirket tarafından yatırılan 3.406,00 TL istinaf karar  harcı ile 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, \t<br>2-Davalı şirketin istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında açılan  duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t4-Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/924 Esas takip dosyasına davalı şirket tarafından sunulan  teminatın İİK'nun 36. maddesi uyarınca  verilen karar gereği iadesne yer olmadığına, \t<br>\tDair, davacı asil ile davalı şirket vekilinin  yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre  içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2024<br><br>Başkan -               Üye -                     Üye -             Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf99a0fca0d4c33a","SID":"7a4dd759191a2ad9"}}