{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1062 Esas <br>KARAR NO: 2024/1756 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/159 Esas - 2023/1053 Karar<br>TARİHİ:  25/12/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yanın satışını yaptığı malların dağıtımını yaptığını, dağıtımın davalının yan şirketi olan ... Maddeleri Sanayi’nin gönderen olarak göründüğü teslim zabıtları ile davalının bayilerine yapıldığını, dağıtıma ilişkin kurye teslim zabıtlarının ve sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, taraflar arasında yapılan ticaret neticesinde toplamda 24.997,41 TL bedelli 2 adet faturadan kaynaklanan cari hesap alacağı oluştuğunu, davalının bu borcu ödemediğini ve bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla neticeten itirazın iptalini ve takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ikamet adresi gereği yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, icra takip dayanağı olan faturaların taraflarına tebliğ edilmediğini ve fatura konusu malların da taraflarına teslim edilmediğini, iş bu faturaların müvekkili ticari defter ve kayıtlarında da yer almadığını, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, davacının faturaları ve fatura konusu mallan müvekkiline teslim ettiğini yazılı delil ile ispadamasının gerektiğini, dilekçe ekinde yer alan vergi dairesine ilişkin belgeleri kabul etmediklerini beyanla neticeten yetki itirazlannm kabulü ile İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğuna, davanın esastan reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/12/2023 tarih ve 2020/159 Esas - 2023/1053 Karar sayılı kararında; \"Talep, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>BAM KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:Davacının davalı tarafça satışı yapılan malların dağıtımını yaptığı ve bu hizmet karşılığı keşide ettiği faturalar nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlattığı ve 24.997,41 TL cari hesap alacağından kaynaklı miktarın tahsili isteminde bulunduğu, davalı borçlunun süresinde yaptığı 13/06/2014 tarihli borca itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı saptanmıştır. Davalı tarafın yetki itirazı TBK'nun 89 ve HMK'nun 10.maddesi uyarınca yerinde görülmediğinden reddilmiştir. Takip ve davaya konu faturaların 05/07/2012 tarihli ... no'lu 814 adet gömlek ve 1221 adet tişört açıklamalı 22.219,76 TL bedelli ve 09/07/2012 tarihli ... no'lu 106 adet gömlek ve 146 adet tişört açıklamalı 2.777,65 TL bedelli faturalar olduğu, fatura açıklamasında mevcut nev'i ve adet sayılarının sevk irsaliyelerindeki nev'i ve adetlerle uyumlu olduğu, alt kısmında teslim edilecek yerlerin adreslerinin bulunduğu, faturalar ile uyumlu sevk irsaliyelerinin davalı ... (Eski Ünvanı: ... Ticaret A.Ş.) adına düzenlendiği belirlenmiştir. ... Tutanakların gönderen kısımlarında ... San. Ve Tic. A.Ş.ünvanının yer aldığı, bunun sebebinin de kargo şirketinin ödemeyi davalı taraftan alacağı için ... A.Ş.'nin ismi ile kayıt açtığı ve ... A.Ş.'nin davalı şirketin aile şirketlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Keza kargo şirketi teslim tutanaklarındaki adresler ile sevk irsaliyelerindeki teslim edilecek yerlerin adresleri de birbiri ile uyumlu olup, bu malların tamamının ... Kargo tarafından söz konusu adreslere teslim edildiği, buna göre davalı şirketin vermiş olduğu siparişlerin davacı tarafından hazırlanarak davalının talep ettiği yerlere ... Kargo şirketi aracılığıyla gönderildiği, ödemenin davalı şirket tarafından yapılacağından gönderen kısmına ... A.Ş'nin kaydedildiği, bu şirketin de kardeş şirketlerden olduğu, ... 23/05/2012 tarihinde davacı şirkete gönderilen mail de ve eki excel tablosunda siparişlerin nereye dağıtılacağı konusunda bilgi verilmiş, bunun üzerine davacı tarafça hazırlanan ürünlerin ... Kargo ile ve e-mail üzerinden de irtibata geçilerek, ... çağrı kaydı oluşturulmuş ve .. belgelerinde de rezervasyon açıklama bölümünde de (... San. Ve Tic. A.Ş.adına ... gidecek, ... açık/100 küsür koli) şeklinde açıklamaya yer verildiği, keza ...'nin gönderdiği cevabi yazılar ile tablo ve davacıya gönderilen mail'deki takip bilgilerinin de örtüştüğü, buna göre 2 adet fatura tutarı 24.997,41 TL miktarında davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile, ayrıca davacı yararına alacağın likit ve itirazın haksız olması karşısında %20 oranında icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce verilen karara yönelik olarak davalı yanca İstinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>İSTANBUL BAM.16.HUKUK DAİRESİ KALDIRMA KARARI: Mahkememizce verilen kararı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi 2017/3859 Esas, 2020/309 Karar ve 10/02/2020 tarihli kararı ile; \"...Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı taraf, cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları dayanak yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten de taraf defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda; davalı defterlerinde davacıya borç bulunmadığı, ayrıca davalının BA ve BS formlarından davalı şirketle ilgili herhangi bir kaydı bulunmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Bu rapora davacı tarafından itiraz edilmiş ve ... satın alma departmanından ...'in 23/05/2012 tarihinde müvekkili şirkete mail gönderdiğini ve siparişlerin nereye dağıtılacağı bilgisini verdiğini, ayrıca bu itiraz dilekçesinde ... San. ve Tic. A.Ş'nin ... bünyesinde bulunduğunu, ayrıca ... Gıda'nın da davalı şirkete satıldığını,  ... San. ve Tic. A.Ş'nin davalı tarafın aile şirketi olduğunu bildirmiştir. Davalı taraf ise ...'in kendi çalışanları olmadığını söylemiştir. Nitekim itirazlar üzerine alınan her üç ek raporda da davacının itirazında sunduğu belgeler değerlendirildikten sonra \"sayın mahkemece davacı beyanları ve dosyaya sunmuş olduğu belgelerin kabulü halinde davacının, davalıdan 24.997,41 TL alacaklı olduğu, sayın mahkemece davacı beyanları ile ek rapordaki açıklamaların kabul edilmemesi halinde davacının, davalıdan herhangi bir alacak talep edemeyeceği\" yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Öte yandan dosyada mevcut ... kargo kurye teslim tutanaklarında da gönderen kısımlarında ... San. ve Tic. A.Ş'nin unvanının yer aldığı görülmektedir. Mahkeme kararında davalı şirketle ... San. ve Tic. A.Ş'nin aile şirketi olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu bu tespitin dayanaklarının karar yerinde gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı şirketle adı geçen ... San. ve Tic. A.Ş'nin aile şirketi olup olmadıkları konusunda bilgi ve belgelerin dosyaya yansıtılması, ayrıca taraflar arasında daha önceden bu şekilde bir ticari ilişki varsa bu ticari ilişkinin nasıl işlediğinin ortaya konması, bir başka deyişle davalının siparişlerinin doğrudan kendisi tarafından mı, yoksa dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş tarafından verilip verilmediğinin ve bu tür bir teslim yapılıp yapılmadığının, geçmişte dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, ayrıca davalı ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş'nin ortaklık yapılarının da araştırılarak bu hususlarda gerektiğinde bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2017 tarih, 2014/300 esas, 2017/357 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, \" şeklinde karar verilerek davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize geldiği ve yukarıda belirtilen esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. BAM KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMADA: İstinaf kaldırma kararına müteakiben dosyanın mahkememize tevzi edildiği, tensip zaptının düzenlendiği, duruşma gün ve saati ile birlikte taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen 28/02/2022 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile, dosyanın daha önce raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi ile BAM kaldırma kararı kapsamında dosyaya celp olunan kayıtlar , taraf iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirilmek suretiyle BAM kaldırma kararındaki hususları kapsayacak şekilde ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 15/04/2022 tarihli ek raporda özetle; \"Önceki Kök ve Ek raporlarımızdaki kanaatimizde herhangi bir değişikliğe gidilmediği, yukarıdaki tespitler neticesinde davalı ile dava dışı şirket arasında organik bir bağın mevcut olduğu, buna göre davacı beyanları ve dosyaya sunmuş olduğu belgelerin kabulü halinde davacının davalıdan takibe konu ettiği iki adet fatura tutarı kadar (22.219,76.-TL + 2.777,65.-TL = ) 24.997,41.-TL ALACAKLI durumda olduğu\" şeklinde görüş bildirilmiştir. Davalı vekilinin 18/05/2016 tarihinde Mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin varlığının inkar edilmediği, taraflar arasında birçok kez gerçekleşen ticari alım nedeniyle ihtilaf oluşmadığı ancak dava konusu faturalara ilişkin malların müvekkiline teslim edilmediği ve bu hususun davacı tarafından ispat edilemediği açıkça belirtilmiştir. Dava dışı ... kargo firmasına yazılan müzekkereye verilen 08/09/2016 tarihli cevabın incelenmesinde; gönderici ... A.Ş. olan ve yazıda belirtilen çeşitli yerlere dağıtımı yapılan tüm gönderilerin \"... Mah ... Cad No:... Gebze\" adresinden teslim alındığı belirtilmiştir. İstinaf Kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında dosyaya kazandırılan İstanbul Ticaret Odası kayıtlarının incelenmesinde davalı ... A.Ş'nin önceki ünvalarının geçmişe doğru ... Sanayi A.Ş, ... Sanayi A.Ş, ... Sanayi A.Ş, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu, davacı vekilince yargılama sırasında müteaaddit defa dosyaya sunulan ve ... internet sayfasından teyit edilen ... başlıklı bölümde; Şirketin ... adı altında 1993 yılından beri Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 2002 yılında ...'yı satın aldığını, daha sonra ... A.Ş.'i daha önce satın alan ... Firmasını satın aldığını ve böylece ... firmasının ... firmasını bünyesine kattığını beyanla, 2013 yılında Türkiye'de ..., ... San. ve Tic. A.Ş adı altında faaliyet gösteren \"cips işini\" ...'a sattığını, ...'ın Türkiye'de faaliyetlerini \"... San. ve Tic. A.Ş\" tüzel kişiliği ile sürdürmeye devam ettiğini açıkça beyan ettiği görülmüştür. Dava konusu faturalar 2012 yılına ait olup bu tarihlerde ... San. Ve Tic. A.Ş'nin ... (...) bünyesinde olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Ancak; 2013 yılında ... San. ve Tic. A.Ş tarafından satın  alındıktan sonra ... San. ve Tic. A.Ş unvanının ... A.Ş olarak değiştirildiği, ... Firmasının Türkiye'de faaliyetlerini ise ... A.Ş olarak sürdürmeye devam ettiği anlaşılmıştır. Dava tarihinde ... A.Ş ve ... A.Ş arasında herhangi bir bağın bulunmadığı ancak fatura tarihinde ... bünyesinde bulunan ... A.Ş'nin 2013 yılından sonra halen faaliyetine devam ettiği anlaşılmıştır. Kargo kurye teslim zabıtlarında gönderici olarak \"... San\" şeklinde yazılı ifadelerin ... Gıda'yı işaret ettiği, ... firma yetkilisi ... ile davacı firma yetkilisi ... arasında yapılan mail yazışmalarında ise açıkça ... gönderilerinden bahsedildiği, düzenlenen irsaliye faturalarının ... Gıda'ya hitaben düzenlendiği, \"@...\" şirket uzantısı ile ... tarafından davacı şirket mail adresine gönderilen sipariş bilgisi, eki tablolar ve satın alma fişlerinin bu kişi tarafından davacı şirkete \"...\" ünvanı altında gönderildiği, davacı vekilince sunulan 2017 tarihli iş ilanının incelenmesinde ... ile ... San ve Tic. A.Ş'nin de yine aynı olduğu,  kişinin bu tarihlerde SGK kayıtlarına göre ... Gıda bünyesinde çalıştığı görülmüştür. Bu halde sonuç olarak; kargo gönderilerinde ... A.Ş'nin yazılı olmasının gönderi tarihlerine uygun şirket maillerinde, satın alma sipariş formunda ve gönderilerin teslim tarihlerinde tutarsızlık bulunmayışı ile gönderilen mailde belirtilen adreslere teslim edildiği hususu da göz önüne alındığında kargo firması tarafından alıcı bilgisinin ... yerine ... şeklinde yazıldığı, anılı tarihlerde her iki firmanın ... Şirketi bünyesinde olduğu, sunulan mail yazışmalarında daha sonra 10/02/2016 tarihinde davacı şirketin bir başka yetkilisi ... ile ... yetkilisi arasında ... gönderileri adı altında ayrıca işlemlerin yapıldığı, bu halde davacı tarafından dava dışı kargo firması ile ... bünyesinde bulunan şirketlerin teslimatlarının yapılageldiğine yönelik Mahkememizde kanaat oluştuğu, ... Gıda ve ... Gıda'nın fatura tarihinde adreslerinin aynı olduğu, ... Gıda'nın 2013 yılında ayrılma işleminden sonra adresinin değiştirildiği, dava konusu eşyalara ilişkin açıklamanın açıkça \"... Gıda Gönderileri\" şeklinde yazılı bulunduğu, kargo firmasının gönderici kısmına sipariş formundan farklı şekilde aynı bünyede çalışan diğer firma ismini yazmasının tek başına davalının savunmalarını ispat edemeyeceği, davalının Ba formlarında faturaların mevcut olduğu, davalının defterlerinde faturanın yer almamasının ve dava dışı ... A.Ş'nin 2012 ve öncesine ait defterlerinin imha edilmiş olmasının davacı aleyhine yorumlanmasının mümkün olmadığı, bu tarihten sonra devam eden ilişkinin mevcudiyeti ile davalı vekilinin 18/05/2016 tarihli dilekçesinde yer alan beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket ile dava dışı ... Gıda A.Ş arasında fatura ve işlem tarihinde açıkça organik bağın bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 24.997,41 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren bu miktara değişebilir oranda avans faizi yürütülmesi suretiyle DEVAMINA, 2-Hükmolunan miktarın %20'si oranında (4.999,48 TL) icra inkar tazminatının  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  istinaf bozma ilamında araştırılmasına hükmedildiği şekilde geçmişte (dava konusu olarak ileri sürülen faturalar 2012 tarihlidir) taraflar arasındaki iddia edildiği gibi bir ticari ilişkinin kesin ve net bir şekilde ortaya konulamadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, istinaf ilamında mahkeme ve bilirkişi tarafından yapılması gereken araştırmaların gösterildiğini, istinaf kaldırma ilamında üzerinde durulan hususun taraflar arasındaki geçmişteki ticari ilişki olduğunu ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma sonrası taraflar arasında iddia edildiği gibi 2012 yılı ve öncesindeki ticari ilişki, siparişlerin verilmesi, ödeme ve teslim yapılmasının ortaya konulamadığını; geçmişte, dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı tarafından ödeme yapıldığının tespit edilemediğini; dosyada alınan tüm bilirkişi raporlarında, sunulan ticari defterlerde taraflar arasında önceden gelen herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığının tespit edildiğini; fatura konusu ürünlerin siparişi müvekkili davalı şirket tarafından verilmediğini ve ürünlerin müvekkili davalı şirkete teslim edilmediğini; dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği şekilde taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğunun ispatlanamadığını, Dosyada alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, 2013 ve 2014 dönemi davadışı şirket defterleri üzerinde yapılan incelemede davadışı şirket ile davalının ve davacının ayrı ayrı ticari ilişkisinin olduğu, davadışı ... Gıda Şirketi ile davacı şirket arasında cari hesap ilişki bulunduğunun tespit edildiğini; raporun ekinde EK-4 olarak sunulan cari hesap dökümlerinden davadışı şirket ile davacı arasında 2003 yılından beri süregelen cari hesap ilişkisi bulunduğunun görüldüğünü; işbu tespitin, taraflarının davacı şirketin, davadışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile doğrudan ticari ve cari hesap ilişkisinin olduğu iddialarını desteklemekte olduğunu, Dosyada alınan bilirkişi raporlarında, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davalı şirket adına davacı yana siparişler verildiği, belgeler (fatura, irsaliye vb.) düzenlendiği, dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı tarafından ödeme yapıldığı, teslimin müvekkil şirkete yapıldığı, taraflar arasında geçmişte iddia edildiği gibi süregelen bir ticari ilişki olduğunun tespit edilemediğini; davacı tarafın geçmişte dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından müvekkili davalı adına davacı yana sipariş verildiğini ve adına ödeme yapıldığını ispat edememekte olduğunu ve buna ilişkin düzenlenen belge fatura v.s. sunamamakta olduğunu; müvekkili şirketin davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi yokken, var dolduğu varsayılsa bile tarafların karşılıklı olarak cari ilişki olarak kurma imkanı varken ...şirketi üzerinden ticari ilişki kurulmasının mantığının olmadığını; davacı tarafın iddia edildiği şekildeki bir ticari ilişkide cari hesap ilişkisi oluşturulmasının da mümkün olmadığını; 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun ekinde sunulan davadışı ...şirketi ile davacı arasındaki cari hesap listesinin de davacı şirket ile davadışı ... Gıda şirketi arasında doğrudan bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu göstermekte olduğunu, İlk Derece Mahkemesi, nihai kararı öncesi görülen 04/12/2023 tarihli duruşmada vermiş olduğu 1 nolu ara karar ile \"Davacı vekiline, davalı şirket ile dava dışı ... Gıda arasında kaldırma ilamında belirtildiği şekli ile birbirleri yerine daha önce veya dava konusu olay tarihinden sonra sipariş ve ödeme olup olmadığının vevarsa belgelerinin sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesine\" karar verdiğini, bu ara karar gereği davacının 13/12/2023 tarihli dilekçesinde, \"Sipariş mailleri ve Dağıtım Listelerini, Kargo Gönderi Takip Listesini, Faturaları ve Ürünler Teslim olmuş ve hatta bir karışıklık üzerine şikayet gelmiş o mailin çıktısını iş bu dilekçemize ek olarak sunar, iş bu belgelerden, 2 no'lu ara kararda geçen adresin Kargo Gönderi Listesinin en başında olan adres olduğu da açıkça görülmekle davanın taleplerimiz doğrultusunda kabulüne karar verilmesi\" şeklinde beyanda bulunduğunu ancak davacı tarafın daha önce dosyaya sunmuş olduğu belgeleri tekrardan sunduğunu; istinaf kaldırma ilamında belirtildiği şekilde delil yine dosyaya ibraz edemediğini; ayrıca davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu belgelerin de delil vasfı bulunmayan tek taraflı düzenlenmesi mümkün belgeler olup taraflarınca da kabul edilmemekte olduğunu, Davacı tarafın, 'sipariş mailleri ve dağıtım listeleri' adı altında davadışı ... Gıda şirketi çalışanı ... tarafından atılan mail ve tek taraflı hazırlanan bir takım liste (dosyaya daha önce de sunmuş olduğu, hatta delil ibraz süresinden çok sonra sunmuş olduğu belgeler) sunduğunu; taraflarınca kabul edilmeyen, iddianın genişletilmesi yasağından sonra sunulan ve sunulmasına muvafakat edilmeyen, daha önce de dosyaya sunulmuş olan 23/05/2012 tarihli mail incelendiği takdirde; mailin “...” tarafından gönderildiği görülmekte olduğunu ancak ...'in müvekkil davalı şirketin değil dava dışı ...A.Ş. çalışanı olduğunu; İlk Derece Mahkemesince SGK'ya yazılan müzekkere sonrası gelen cevap ile de bu işbu hususun sabit hale geldiğini, Ayrıca ... adlı dava dışı şirket çalışanının 22/05/2012 tarihinde davalı şirket ... San ve A.Ş. adına siparişte bulunduğu da sunulan belgeden tespit edilememekte olduğunu; sunulan mail görüntüsünde davalı firma ... San ve A.Ş. adına siparişte bulunduğuna ilişkin hiçbir ibare bulunmadığını; söz konusu belgelerin, istinaf kaldırma ilamında belirtilen \"birbirleri yerine daha önce veya dava konusu olay tarihinden sonra sipariş ve ödeme olup olmadığını\" gösteren belgelerden olmadığını, Davacı tarafın, \"Ürünler Teslim olmuş ve hatta bir karışıklık üzerine şikayet gelmiş o mailin çıktısı\" şeklinde beyanda bulunarak sunmuş olduğu 12/06/2013 tarihli mail görüntüsünün de yine İstinaf kaldırma ilamında belirtilen \"birbirleri yerine daha önce veya dava konusu olay tarihinden sonra sipariş ve ödeme olup olmadığını\" gösteren belgelerden olmadığı gibi müvekkili davalı şirketle bir ilgisi veya bağlantısı olduğunu gösteren herhangi bir ibarenin dahi bulunmadığını; davacı tarafın tamamen dava ile ilgisi bulunmayan belgeler dosyaya sunarak haksız iddialarına delil oluşturma gayesi içerisine girdiğini, Davacı tarafın, 'faturalar' şeklinde beyanda bulunarak dilekçe ekinde tek bir fatura sunmuş olduğunu, davacının sunmuş olduğu 05.07.2012 tarihli 22.219,79-TL tutarlı faturanın da zaten dava konusu itiraza konu icra takibinde davacının cari hesap alacağına dayanak olarak ileri sürmüş olduğu fatura olduğunu; yine davacının sunmuş olduğu bu belge de İstinaf kaldırma ilamında belirtilen \"birbirleri yerine daha önce veya dava konusu olay tarihinden sonra sipariş ve ödeme olup olmadığını\" gösteren belgelerden olmadığını, Dava konusu faturaların müvekkili davalı şirkete tebliğ edilmediği iddialarına karşılık davacı tarafından bir cevap verilemediği gibi tebliğ edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığını; ilk derece mahkemesinin de dava konusu faturaların tebliğ edildiğini gerekçeli kararında gösteremediğini; davacı tarafından ibraz edilen sevk irsaliyelerinin imzasız olduğu, dava konusu faturaların müvekkili davalı şirkete tebliğ edilmediği, faturalara konu ürünlerin müvekkili davalı şirkete teslim edilmediği, müvekkili davalı şirketin 2012 yılı 7. Ve 8.ay BA ve BS formlarında da davalı şirkete ait bir kayıt bulunmadığı, usulüne uygun tutulan müvekkili davalı şirket kayıtlarında da dava konusu faturaların bulunmadığı hususları ile diğer tüm beyan ve delilleri göz önünde bulundurulduğunda dava konusu faturalardan dolayı davacı tarafın müvekkili davalı şirketten bir alacağının olmadığının sabit olduğunu, Davacı tarafın , \"Kargo Gönderi Takip Listesi\" adı altında sunmuş olduğu liste de daha önce yine dosyaya sunmuş oldukları liste olup taraflarınca tek taraflı düzenlenen ve delil vasfı bulunmayan işbu belgenin de kabul edilmemekle birlikte söz konusu listeden de görüleceğini, alıcının dava dışı ... Gıda şirketi ve onun adresi olduğunu; yine davacının sunmuş olduğu bu belge de istinaf kaldırma ilamında belirtilen \"birbirleri yerine daha önce veya dava konusu olay tarihinden sonra sipariş ve ödeme olup olmadığını\" gösteren belgelerden olmadığını, Davacı tarafından dava dilekçesinde itiraza konu icra takibinin cari hesap alacağına dayandığı, taraflar arasında yapılan ticaret neticesinde doğan cari hesap alacağının da 05.07.2012 tarihli 22.219,79 TL tutarlı ve 09.07.2012 tarihli 2.777,65 TL tutarlı ödenmemiş faturalara dayandığının ileri sürüldüğünü ancak Dosya kapsamında, Müvekkili şirkete dava konusu faturalara konu malların teslim edildiğine ve davadışı şirket tarafından davalı şirket adına sipariş verildiğine ilişkin hiçbir yazılı delil olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından kararın gerekçelerinin somutlaştırılamadığını, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak izlemesi gereken usulü gözardı ederek kargo gönderilerinde ... Gıda A.Ş'nin yazılı olması, şirket mailleri, satın alma sipariş formu gibi tek taraflı düzenlenen evraklara itibar edilerek hüküm verildiğini, davacı tarafın sipariş edilen malların teslimine ilişkin olarak dosyaya sevk irsaliyesi gibi yazılı kesin delil dahi dosyaya sunamadığını; bunun sebebinin faturaya konu malların teslim alınmamış olması olduğunu; kargoların gönderici kısmında ...A.Ş. yazmasının sebebinin de siparişin ...A.Ş. tarafından verilmesi olduğunu; davacı tarafın, taraflarınca teslim alınmamış malların bedelini taraflarından haksız bir şekilde tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında, Dava dışı ... kargo firmasına yazılan müzekkereye verilen 08/09/2016 tarihli cevaba göre, göndericisi ... A.Ş. olan ve yazıda belirtilen çeşitli yerlere dağıtımı yapılan tüm gönderilerin \"... Mah ... Cad No:... Gebze\" adresinden teslim alındığını belirttiğini, yargılama sırasında da söz konusu adresin gerçekten de davadışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait adres olduğunun taraflarına beyan edilerek adresin davadışı ... şirketine ait olduğuna yönelik Türkiye Ticaret  Sicili Gazetesi ilanları ile basit bir internet araştırmasıyla ilgili adresin davadışı şirkete ait olduğunun tespit edilebileceğine yönelik internet sitesi görüntüsünün taraflarınca dosyaya sunulduğunu; dolayısıyla kargoların göndericisi davadışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu ve \"... Mah. ... Cad. No:... Gebze/İSTANBUL\" adresinin de davadışı şirkete olduğu hususunun sabit olduğunu; davacı tarafın da söz konusu adresin davalı müvekkili şirkete ait olduğunu iddia etmemekte ve o adreste müvekkili davalı şirkete ürün teslim ettiğini ispatlayamamakta olduğunu, Kargoların göndericisi olan ... San. Tic. A.Ş. ile müvekkili davalı şirketin iki ayrı tüzel kişiliğe sahip, ayrı çalışanları ve ticari defter ve kayıtları olan şirketler olduğunu; bu sebeple de; davanın tarafları ile ilgisi bulunmayan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip dava dışı ... San. Tic. A.Ş.’nin göndericisi olduğu alıcının yine davanın tarafları ile ilgisi bulunmayan tüzel kişilikler olduğu ve en önemlisi içerisinde ne olduğu belli olmayan kargolar ile birtakım delil kuvveti bulunmayan taraflarınca kabul edilmeyen mail yazışmalarının icra takip dayanağı malların müvekkili davalı şirkete tesliminin ispatlanamayacağını; bir an \"... Gıda Gönderileri\" olan kargolarda fatura dayanağı ürünler olduğu varsayılsa dahi göndericisi ... San. Tic. A.Ş. olan ürünlerin faturalarının da ... San. Tic. A.Ş. adına düzenlenmesi gerektiini;  iddia edildiği gibi dava konusu faturada yer alan ürünlerin davacı tarafından dava dışı ... San. Tic. A.Ş.’nin talebi doğrultusunda hazırlanıp dağıtımı yapıldı ise faturaların da dava dışı ... San. Tic. A.Ş. adına düzenlenmesi gerektiğini, Taraflarınca kabul edilmeyen, iddianın genişletilmesi yasağından sonra sunulan ve sunulmasına muvafakat edilmeyen 23/05/2012 tarihli mailin “...” tarafından gönderildiğini ve ...'in müvekkili davalı şirketin değil dava dışı ... A.Ş. çalışanı olduğu, buna İlk Derece Mahkemesinin de gerekçeli kararında da değinildiğini,  ancak taraflarınca anlaşılamayan hususun, ... adlı dava dışı firma çalışanın 22/05/2012 tarihinde davalı firma ... San ve A.Ş. adına siparişte bulunduğunun nerede görüldüğünü bilemediklerini; sunulan mail görüntüsünde dahi davalı firma ... San ve A.Ş. adına siparişte bulunduğuna ilişkin ibare yok iken İlk Derece Mahkemesinin işbu tespitinin dayanağının taraflarınca anlaşılmadığını, Fatura konusu ürünlerin sipariş maili olarak gösterilen 23.05.2012 tarihli mailde “...” yazmasından dolayı davacı tarafın müvekkili davalı şirket ile dava dışı ... Gıda A.Ş.’nin aile şirketi olduğunu iddia edilmekte ise de ... ile müvekkili davalı şirketin eski unvanı olan ... San. ve Tic.A.Ş.'nin tamamen farklı şirketler olduğunu; mail adresinde yer alan \"...\" ibaresinin de aşağıda da bahsedileceği üzere Amerika menşeili uluslararası bir şirket olan ... bünyesinde yer alan şirketlerin kullanmış olduğu ortak domain adresi olduğunu; davalı ... Gıda şirketinin mail adresi olmadığını; bahsi geçen ...'un ABD merkezli gıda, bisküvi ve içecek üreten çok uluslu bir şirket olduğunu; fatura konusu ürünlerin siparişini veren dava dışı ... A.Ş.’nin daha önce dosyaya sunmuş oldukları tarihçesi incelendiği takdirde (her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından işbu hususlar yanlış yorumlanmış ise de) 2010 yılında küresel bir operasyonla ..., ... tarafından satın alındığı ve ... Gıda’nın ... bünyesine girdiği ve 2012 yılında da ... temel gıda ürünleri işini ayırarak ... adı altında dünya çapında ilk küresel atıştırmalık ürünler şirketini kurduğunun tespit edileceğini; bu sebeple de; sipariş maili olarak dosyaya ibraz edilen mail göndericisi ... ismi altında yer alan “...” ile müvekkili davalı şirketin eski unvanı ... San. Ve Tic.A.Ş. ayrı şirketler olup dava dışı ... A.Ş.’nin özgeçmişi de faturalara konu ürünlerin “...” bünyesinde bulunan dava dışı ... Gıda A.Ş. tarafından verildiğini ispatlamakta olduğunu; isim benzerliğinden faydalanılarak ve tahsil kabiliyetinin yüksek olduğu düşüncesiyle faturalar kötüniyetli olarak müvekkili davalı şirket adına düzenlendiğini; faturaların müvekkili davalı şirkete tebliğ edilmediği için faturalardan icra takibi sonrasında haberdar olan müvekkili davalı şirketin itiraz hakkını icra takip dosyasına yaparak kullandığını, Bununla birlikte, gerekçeli kararda takip dayanağı faturalar ile fatura açıklamasında mevcut nev'i ve adet sayılarının sevk irsaliyelerindeki nev'i ve adetlerle uyumlu olduğu belirtilmiş ise de  takip dayanağı faturalar ile sevk irsaliyelerindeki mevcut nev’i ve adet sayılarının da birbiri ile uyumlu olmadığını; takip dayanağı faturalar ile davacı tarafından süresinden sonra ibraz edilen taraflarınca kabul edilmeyen imzasız sevk irsaliyeleri incelendiği takdirde faturada yer alan ... ve ... numaralı sevk irsaliyelerinin teslim kısımlarının boş ve imzasız olduğu ve sevk irsaliyelerindeki ürünler ile faturalardaki ürünlerin farklı olduğunun tespit edileceğini; kanundaki sürelerden sonra ibraz edilen teslim kısımları boş olan sevk irsaliyelerinin tek taraflı her zaman düzenlenmesinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda, kargo şirketi teslim tutanaklarındaki adresler ile sevk irsaliyelerindeki teslim edilecek yerlerin adreslerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve malların tamamının ... kargo tarafından söz konusu adreslere teslim edildiği belirtilmiş ise de İlk derece Mahkemesinin işbu tespitinin dayanağı olan hükme ve denetime elverişsiz  kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi 3.ek raporunda, ürünlerin yer aldığı iddia edilen 6 farklı kargo takip numarası yer aldığını, ancak davacı tarafından Kanundaki sürelerden sonra dosyaya 80 civarında sevk irsaliyesi ibraz edildiğini ve ... belgelerinde rezervasyon açıklama bölümünde “... San. ve Tic.A.Ş. adına ... gidecek, ... açık/100 küsur koli)” yazdığının belirtildiğini; faturalarda sevk irsaliye numarası ... ve ... yazmasına karşın neden 80 civarında sevk irsaliyesinin ibraz edildiği ve kargo şirketi belgesi olduğu iddia edilen belgede neden 100 küsur koli yer aldığı hususlarının netlik kazanmadığını; bu sebeple de, belirtildiği gibi sevk irsaliyelerindeki adresler ile kargo tutanaklarındaki adresler aynı olsa idi raporda yer aldığı gibi 6 adet teslim değil 80 civarında kargo teslim tutanağının olması gerekeceğini, Davacı tarafın iddia edilen kargoların içerisinde fatura konusu ürünlerin yer aldığını da ispatlayamadığını; müvekkili şirkete tebliğ edilmeyen ve usulüne uygun tutulmuş müvekkili şirket defterlerinde de yer almayan faturalara konu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğinin de ispatlanmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin, BAM kaldırma kararı öncesi kararında belirttiği şekilde, yine davacı beyanını esas alarak kargo şirketinin ödemeyi davalı taraftan alacağı için ... A.Ş. ismi ile kayıt açtığı belirtilmiş ise de bu yönde dosyada yazılı bir belge bulunmadığı gibi bir an kargolarda fatura konusu ürünlerin yer aldığı varsayılsa dahi kargo göndericisinin ... Gıda A.Ş. yazmasının tek bir sebebi olabileceğini, onun da siparişlerin ... Gıda A.Ş.’ye ait olması olduğunu; müvekkili davalı şirketin tüm itirazlarına karşın ve kargoların göndericisinin dava dışı ... Gıda.. A.Ş. olduğu hususu göz ardı edilerek ve en önemlisi siparişin verildiği mail olarak gösterilen 23/05/2012 tarihli maili gönderen ...'in dava dışı ... Gıda..A.Ş. Çalışanı olduğu sabit iken eksik inceleme ile müvekkili davalı şirket ile ilgisi bulunmayan belgelere dayalı olarak hatalı değerlendirme sonrasında verilen kararın eksik inceleme yapılması sebebiyle istinaf mahkemesince kaldırıldığını; hal böyle iken İlk Derece Mahkemesi tarafından araştırma konusu belgeler arasında yer almayan, dosyada taraflarınca kabul edilmeyen, iddianın genişletilmesi yasağından sonra davacı tarafça dosyaya sunulan delil vasfı bulunmayan tek taraflı düzenlenmesi mümkün evraklar üzerinden tekrardan hatalı tespitlerle karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu; İlk Derece Mahkemesi tarafından birtakım varsayımlara dayanılarak eksik inceleme ile hükmedilen hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Davadışı ...şirketi uluslararası ... şirketinin bünyesi içerisinde yer alan şirketlerden birisi olduğunu; müvekkili davalı şirket ve ...şirketlerinin Türkiye'de farklı alanlarda, farklı adreslerde faaliyet gösteren ve farklı temsilcilerden tarafından yönetilen ortakları farklı iki ayrı tüzel kişilik olduğunu; söz konusu iki şirketin aile şirketi olmayıp organik bağın da mevcut olmadığını; ... San. Tic. A.Ş. ile müvekkili davalı şirketin iki ayrı tüzel kişiliğe sahip, ayrı çalışanları ve ticari defter ve kayıtları olan şirketler olduğunu; müvekkili davalı şirket ile davadışı şirketin sermaye ortakları aynı olmadığı gibi akrabalık ilişkisinin de bulunmadığını; faaliyet adresleri aynı olmadığı gibi faaliyet alanlarının da farklı olduğunu,  Yargıtay'ın, sadece iki şirketin kurucularının aynı olmasının ya da şirketlerin aynı alanda faaliyet göstermelerinin her zaman için organik bağ göstergesi saymadığını; Yargıtay'ın bu noktada aynı gruba ait şirketlerin arasında organik bağ bulunmasının olağan olduğunu belirttiğini ve bu durumlarda daha somut olguların bulunmasını ve daha detaylı incelemelerin gerçekleştirilmesini gerekli gördüğünü, ... San. Tic. A.Ş. hiçbir zaman müvekkili şirket bünyesine de girmediğini, keza müvekkili şirket kayıt ve defterleri ile ticaret sicil kayıtları işbu gerçeği desteklemekte olduğunu; Ticaret sicil kayıtlarında, ... Ticaret A.Ş.'nin ... San. Tic. A.Ş.'yi satın aldığını, hisselerinin yüzde yüzüne sahip olduğunu gösterir hiçbir kayıt yer almamakta olduğunu; yabancı bir şirket olan İngiltere'de yerleşik ... Ltd. Şirketini 2010 yılında satın alan şirket ... SAN VE TİC. AŞ. değil Amerika merkezli uluslararası bir şirket olan ... Olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında her ne kadar ... ve ... San ve Tic. A.Ş. Şirketi'nin aynı şirketmiş gibi değerlendirilmiş ise de ... ve ... San ve Tic. A.Ş. şirketinin aynı şirketler olmadığını; İlk Derece Mahkemesi ünvanlardaki benzerlik sebebiyle Amerika merkezli uluslararası bir şirket olan ... ile davalı ... şirketinin aynı şirket olduğu konusunda yanıldığını, ...A.Ş.’nin faturanın düzenlendiği tarihte bir an müvekkili davalı şirket ile aile şirketi olduğu varsayılsa dahi, bu hususun tek başına ... A.Ş. için verilen siparişlerin faturasının müvekkili davalı şirkete yükletilmesini haklı göstermeyeceğini; babanın almış olduğu ürünün bedelini çocuğundan isteyemiyorsanız aile şirketi de olsa bağımsız ticari faaliyetleri olan bir şirketin almış olduğu ürünün bedelinin diğer şirketten tahsil edilmesinin imkanı bulunmadığını, BAM Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporlarında ve yapılan araştırmada, taraflar arasında daha önceden iddia edildiği şekilde bir ticari ilişki olduğunun ortaya konulamadığını, siparişlerin davalı şirket tarafından verildiği, davalı şirkete tesliminin yapıldığı ve daha önce böyle bir sipariş verilmesi halinde ödemelerin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğinin ispat edilemediğini, taraflar arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki söz konusu olmadığı hususunun sabit hale geldiğini; dosyada alınan tüm bilirkişi raporlarında, sunulan ticari defterlerde işbu davanın tarafları arasında önceden gelen herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığının da tespit edildiğini; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davalı şirket adına davacı yana siparişler verildiğini, belgeler (fatura, irsaliye vb.) düzenlendiğini, dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı tarafından ödeme yapıldığını, teslimin müvekkili şirkete yapıldığını, taraflar arasında geçmişte iddia edildiği gibi süregelen bir ticari ilişki olduğu tespit edilemediğini, İlk Derece Mahkemesinin bir takım ispata elverişsiz taraflarınca kabul edilmeyen ve müvekkili şirketle bağlantısı bulunmayan mail yazışmalarını ve kargo gönderisini gerekçe göstererek ve beyanlarının yanlış yorumlanmak suretiyle BAM kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve değerlendirme yaptığından bahsetmenin mümkün olmadığını, Fatura konusu ürünlerin siparişinin müvekkili davalı şirket tarafından verilmediğini ve ürünlerin müvekkili davalı şirkete teslim edilmediğini; aksinin de uyuşmazlık bulunmayan yazılı deliller ile ispatlanamadığını; müvekkili şirkete tebliğ edilmeyen ve usulüne uygun tutulmuş müvekkili şirket defterlerinde de yer almayan faturalara konu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğinin de ispatlanamadığını; davacı tarafın icra takip dayanağı faturalara konu malların müvekkili davalı şirkete teslim edildiğini imzayı da ihtiva ettiklerini, yazılı deliller ile ispatlayamadığı gibi, dava dışı ...A.Ş.'ye teslim ettiğine ilişkin de sevk irsaliyesi vs. delil vasfını haiz yazılı delil sunamadığını; davacı tarafın kötü niyetli olarak başka bir şirket tarafından verildiği iddia edilen ürünlerin bedelini ilgisi bulunmayan müvekkili davalı şirketten almak için müvekkili davalı şirkete tebliğ etmediği faturalara dayalı olarak icra takibi başlattığını ve usulüne uygun tutulan müvekkili davalı ticari defterlerinde yer almayan faturalara dayalı başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz eden müvekkili şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini; dosyada yer alan belgeler ile davacı şirket ile davadışı ...şirketi arasında doğrudan ticari ilişki olduğu, ürünlerin teslimi olarak gösterilen kargoların alıcısının da davadışı ...Şirketi olduğu sabitken müvekkili davalı şirket tarafından veya adına sipariş edildiğine, ürünlerin teslim alındığına ve  geçmişte dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına dair süregelen bir ticari ilişki açıkça ve kesin şekilde ispatlanamamışken usul ve yasaya aykırı olarak verilen karar ile davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini,    <br>İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenler ile dairemizce resen gözetilecek lehe nedenlere istinaden, kararın kaldırılmasına, davanın reddine davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satış ilişkisinden doğan ve iki adet fatura bedelinden oluşan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 09/05/2017 tarih,  2014/300 esas,  2017/357 karar sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi'nin 2017/3859 esas, 2020/309 karar sayılı ilamı ile davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda tekrar davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; taraflar arasında ticari satış ilişkisi bulunduğunu, davalının davacıdan sipariş edip satın aldığı ürünlerin, davalının kardeş şirketi olan dava dışı ... firmasının göndereni olarak göründüğü kargo belgeleri ile davalının bildirdiği adreslere teslim edildiğini, bu şekilde süren ticari ilişki kapsamında ödenmeyen iki adet faturadan doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali gerektiğini ileri sürmüş; davalı yan takip dayanağı faturalara konu ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini, faturaların da tebliğ edilmediğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından,  mahkemece davalı şirketle adı geçen ... San. ve Tic. A.Ş'nin kardeş şirket olup olmadıkları konusunda bilgi ve belgelerin dosyaya yansıtılması, ayrıca taraflar arasında daha önceden bu şekilde bir ticari ilişki varsa bu ticari ilişkinin nasıl işlediğinin ortaya konması, bir başka deyişle davalının siparişlerinin doğrudan kendisi tarafından mı, yoksa dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş tarafından verilip verilmediğinin ve bu tür bir teslim yapılıp yapılmadığının, geçmişte dava dışı şirket tarafından sipariş verilmesi halinde davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, ayrıca davalı ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş'nin ortaklık yapılarının da araştırılarak bu hususlarda gerektiğinde bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılamada daha önce rapor tanzim eden mali bilirkişiden ek rapor alınmış, akabinde dava dışı ... Gıda Şirketi'nin defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış, davalı şirket ile dava dışı ... Gıda Şirketi'nin tüm sicil kayıtları celbedilmiş ise de, yaptırılan mali bilirkişi incelemelerinde kaldırma ilamında belirtilen eksiklikler yönünde inceleme ve değerlendirme yaptırılmamıştır. Davalı vekilinin 18/05/2016 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu hususuna itiraz edilmediği belirtilmiş, itirazın takip konusu iki adet faturaya konu malların davalı tarafından sipariş edilmediği, davalıya teslim edilmediği, nitekim ... kargo teslim belgelerinde de gönderenin ... Gıda Şirketi olarak göründüğü, davalı ile dava dışı şirketin iki ayrı tüzel kişilik oldukları, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ileri sürülmüştür. Davacı vekili tarafından kaldırma ilamı öncesinde dosyaya takip konusu olmayan ve davalı şirket adına düzenlenmiş dava konusu faturalara yakın tarihli çok sayıda başka fatura, bu faturalar konu ürünlerin ... kargo ile gönderildiğine dair kargo teslim fişleri sunulduğu, yine davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan e-mail yazışmalarında da davalı tarafından verilen siparişlerin siparişlerde bildirilen adreslere gönderilmesinin istenildiğinin, alınan siparişlerin kargoya verildiğine dair kargı listesinin davacı tarafından davalı çalışanı olduğu iddia olunan kişi ile mail yolu ile paylaşıldığının, bu mailde yer alan kargo listesinde de tüm gönderilerde gönderen olarak dava dışı ... Gıda firmasının adının yer aldığının anlaşıldığı, davacının kargoda gönderen olarak dava dışı firmanın gösterilmesinin sebebini, taraflar arasında kargo bedellerinin davalının kardeş firması olan dava dışı ... Gıda firması tarafından ödenmesi şeklinde yönünde bir uygulama olduğu şeklinde açıkladığı, mahkemece davacının dosyaya sunduğu davalı adına kesilmiş dava konusu olmayan diğer faturaların, sipariş listesi ve  kargo teslim fişlerinde yer alan alıcı adresleri ile kıyaslanması suretiyle, davalı defterlerinde, dava dışı ... Gıda firmasının gönderen olarak göründüğü kargo belgeleri ile alıcılarına teslim edilmiş dava konusu olmayan başkaca faturaların kayıtlı olup olmadığının, böylece taraflar arasında bu şekilde bir teamül olup olmadığının davalının defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi ve böylece davalı savunmalarının karşılanması gerekirken, dosyanın tevdii edildiği daha önce rapor tanzim eden mali bilirkişi tarafından, istinaf ilamında belirtilen eksikliği karşılar nitelikte ve yukarıda izah edildiği şekilde bir inceleme yapılmaksızın daha önce tanzim edilen kök ve ek raporlardaki kanaatlerin tekrar edildiği üçüncü ek rapor ile davalı şirket ve dava dışı şirketin sicil kayıtlarına dayalı hüküm tesis edilmesi yerinde olmamış, davalı yanın istinaf başvurusu bu yönden yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı tarafından ileri sürülen diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2023 tarih ve 2020/159 Esas - 2023/1053 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3af4b31165751aff","SID":"545c977cf5641b70"}}