{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/1996 Esas 2024/1104  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/1996<br>KARAR NO\t\t: 2024/1104<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/547 Esas 2022/742 Karar<br>TALEP EDEN \t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>KARŞI TARAF \t : HASIMSIZ  <br>TALEP\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>TALEP TARİHİ\t: 10/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 27/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  16/10/2024<br><br>\tZayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin  yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tTalep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2017 yılı Ocak ayından itibaren e-defter uygulamasına geçtiğini ve ticari defter ve kayıtların tamamını elektronik ortamda tutmaya başladığını, müvekkili şirketin işyerinde bir elektrik arızası meydana geldiğini, yaşanan arıza neticesinde yüksek voltaj nedeni ile e-defterlerin bulunduğu bilgisayarda fiziksel bir arıza meydana geldiğini ve müvekkilinin bilgisayarda tutulan hiçbir defter ve kayıtlarına ulaşılmasının mümkün olamadığını, müvekkilince durum fark edilen aynı gün 26.10.2020 tarihinde İstanbul merkezli bir yazılım firması ile anlaşıldığını ve bilgisayar tüm parçaları ile birlikte ... Mühendislik Çözümleri İnş. Proje Hiz. Ltd. Şti. ile veri kurtarma ve analiz işlemleri yapılmak üzere gönderildiğini, anılan yazılım şirketince düzenlenen raporda tüm işlemler yapılmasına rağmen verilerin kurtarılmasının mümkün olmadığı, işlemlerin başarısızlıkla sonuçlandığının bildirildiğini, süresi içerisinde eldeki davanın açıldığını, müvekkilinin, ticari defterlerinin kaybolan yıllara ilişkin (2017/2018/2019) kayıtlarını TTK gereğince halen saklamakla yükümlü olduğu gibi bir takım ticari uyuşmazlıklar nedeni ile görülmekte olan dava dosyasına delil olarak ticari defterlerini ibraz etmesi gerektiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmasına rağmen elinde olmayan ve kontrol imkanı da olmayan mücbir sebeplerle ticari defterlerin zayi olduğunu, konu ile ilgili müvekkili Vergi Dairesine gerekli resmi başvurularda bulunulacağını iddia ederek 2017, 2018, 2019 yıllarına ilişkin tüm defterlerin ve sair belgelerin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi verilmesini  talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; somut olayda  dava konusu  2017, 2018, 2019 yılına ait e-Defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterleri, tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları, ile beratları yönünden  Elektronik Genel Defter Tebliği gereği 2017, 2018, 2019 yılları itibarıyla ikincil kopyalarını gelir idaresin nezdinde saklama yükümlülüğü olmasa da, saklanması için başvurusunun olmadığı, e-Defter tutan davacı şirketin talep konusu bu yıllara ait e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarında saklanması için hizmet almadığı, bilirkişi raporunda buna ilişkin veri elde edilemediği, davacı yanca buna ilişkin delil de sunulmadığı gözetildiğinde davacı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlüğünü ihlal ettiği gerekçeleriyle talebin  reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTalep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMeydana gelen yüksek voltaj/elektrik arızasının dış kaynaklı olduğu ve müvekkilinin müdahalesinin söz konusu olmayacağı açık olduğundan bu şekilde değerlendirme yapılması gerektiği, müvekkili şirketin işyerinin bir plaza içerisinde olup, elektrik tesisatına tek başına hiçbir müdahalesinin söz konusu olmadığını,  tesisatın sağlıklı bir şekilde çalışması ve güvenliği plaza yönetiminin sorumluluğunda olup, müvekkilinin fiziken hiçbir müdahalesi ya da iradesi mümkün bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da aksi yönde bir değerlendirme yapılmadığını, <br>\tHer ne kadar  ilk derece mahkemesince müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak elektronik ortamda tutulan defter ve kayıtlarının yedeklemesini yapmadığından veya özel entegratör kuruluşlardan hizmet almadığından bahsedilmiş olsa da, müvekkili şirket merkezinde meydana gelen ve müvekkilin elektronik cihazlarını kullanılamaz hale getiren arıza sonucu ulaşılamayan e-defterler 2019 yılı ve öncesine ait olup, mahkemenin kararında bahsedilen yedekleme zorunluluğunun ise 19.10.2019 tarihli 30923 sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Elektronik Defter Genel Tebliği (sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4.4.1/e fıkrası ile özel entegratör kuruluşlardan hizmet alınarak ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunlu hale getirildiğini, dolayısı ile bu zorunluluğun müvekkilinin zayi olan defterlerinin ait olduğu 2017-2018-2019 yıllarını kapsamadığını, yasal olarak 2020/1 ve sonrası için defter tutmakla  yükümlü kurumların elektronik ortamda tutmakta oldukları defterlerin ikincil kopyalarının alınması zorunlu hale getirildiğini, bu tarih öncesinde yasal bir zorunluluk bulunmamasının; bu tarih evvelinde, defterlerin elektronik ortamda  ikincil kopyalarıyla saklanmasının tacirlerin tercihine bırakıldığı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu minvalde tercihe bırakılan bir yedekleme yöntemi diğer bir deyişle yasal zorunluluk bulunmadığından ortada müvekkili tarafından ihlal edilen yahut uyulmayan bir zorunluluk olmadığını, bunun aksine olacak şekilde yapılacak bir değerlendirmenin hakkaniyete aykırı olacağını, <br>\tİlk derece mahkemesince eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, kendisinden kaynaklanmayan harici bir durum sonucu e-defterlerinin zayi olduğunu, basiretli tacir ilkesine aykırı davranmadığını, zayi belgesi verilmesi halinde herhangi vergisel bir kaybın da doğmayacağı da açık olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.\t<br>\tTTK nın 82/7 maddesinde; \" Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. \" hükmüne yer verilmiştir.<br>Talep eden tarafça, talep eden şirkette meydana gelen elektrik arızası nedeniyle yüksek voltaj neticesinde 2017, 2018, 2019 yılına ait e-Defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterleri, tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları, ile beratlarının bulunduğu klasörün kullanılamaz ve içindeki dökümanlara da ulaşılamaz hale geldiği iddia edilerek  zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece muhasebeci ve bilgisayar mühendisi bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davaya konu tarihlerle ilgili kayıtların takip edildiği bilgisayara ait harddisk'in yüksek voltaja bağlı olarak etkilendiği ve meydana gelen arıza sonucu  defter ve kayıtlara ulaşılamadığı anlaşılmakla zayi belgesi verilmesi talep edilen e-defterler, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil, defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle zayi olmuştur. <br>\tHal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait  2017-2018-2019 yıllarına ait  e-Defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterleri, tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları, ile beratlarının bulunduğu klasörün kullanılamaz ve içindeki dökümanların korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece TTK'nun 82/7. maddesindeki koşullarda zayi edildiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Talep edenden alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  99,20 TL harcın talep edenden alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.16/10/2024<br><br><br><br>Başkan-              Üye -                  Üye -                       Zabıt Katibi -<br><br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14761e4e8d1c436f","SID":"5dd75de6984f0338"}}