{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1609 - 2024/1794<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1609 <br>KARAR NO\t: 2024/1794<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/615 E.  -  2022/295 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/03/2022 tarih ve 2019/615 E. - 2022/295 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, taraflar arasında 21.03.2016 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin tüm gönderimlerini bu sözleşmeye isnaden davalı vasıtasıyla gerçekleştirildiğini, 05.04.2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Med. Tıbbi Cihazlar Medikal ve Teknik Ürünler Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilmek üzere davalı borçlunun ... Şubesi yetkilisine barkod numarası 828280138389 olan 3 adet paketli kargonun teslim edildiğini, 10.04.2019 tarihinde teslime getirilen paketin tamamen ıslanmış, üst katmanının parçalanmış, yer yer ezilmiş ve delinmiş olduğunu, paket içinde gönderilen cihazların da önemli derecede darbe aldığını, bu nedenle alıcı tarafından kargo teslim görevlisi ile beraber bir şahit huzurunda söz konusu paketin hasarlı hale gelmesi nedeniyle teslim alınmasından imtina edildiğine dair bir tutanak tutulduğunu, hasara uğramış paket ve içindeki kullanılamaz hale gelmiş ürünlerin müvekkiline iade edildiğini, kargo içerisindeki ürünlerin adet ve fiyat hesaplamasına göre müvekkili şirketin tazmin edilmesi gereken zararının, ürünlerin KDV dâhil bedeli olan 36.462,96 TL ve hasar tespit tarihi olan 10.04.2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi bedeli 2.501,00 TL olmak üzere toplam 38.963,96 TL üzerinden başlatılan icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile %20'den az olmamakla kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı  vekili,  müvekkili şirketin davacı ile iş ilişkisi içerisinde olduğu müddetçe aralarındaki sözleşmenin gereklerine uygun hareket ettiğini, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, tespit edilen kargoların içerisinde yer alan eşyaların niteliği ve değerinin taşıyana teslim anında beyan edilmediğini,  taşıma senedinde emtianın içerik ve değerine ilişkin bir bilginin yer almadığını, yanlış ve eksik bildirimlerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, kargonun içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünlerin, hasar iddialarının doğruluğunun ve işbu hasarın ne denli zarara sebebiyet verdiğinin tespit edilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, tazmin yükümlülüğü düşünülse dahi TTK madde 882 uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının bulunduğunu, takibin kötüniyetle yapıldığını savunarak, davanın reddini, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  kargonun davalı tarafça taşınarak alıcıya teslim edildiği sırada, alıcı tarafından bir adet kargonun ıslak olması sebebiyle teslim alınmadığı,  dosya arasında bulunan hasarlı koliye ilişkin fotoğraflara ve tutulan tutanağa göre kolideki hasarın ıslanma sonucu meydana geldiği, her ne kadar davacı tarafça hasar ve ödeme konusunda inceleme yapılması için hasarlı kargonun davalıya teslim edildiği iddia edilmişse de davacı tanığı ...'nın beyanından hasarlı kargonun davacı tarafta bulunduğu, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, tüm yazışma ve araştırmalara rağmen hasarlı kargonun bulunduğu yerin tespit edilemediği, bu itibarla oluşan hasarın sebebi ve tarafların kusur durumunun tespit edilemediği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   dava konusu kargonun gönderimi sırasında paketlerde ya da ambalajlarda hiçbir hasar, yırtık, ezik ya da herhangi bir kusur bulunmadığını, teslime getirilen paketin ise tamamen ıslamış, üst katmanının parçalanmış, yer yer ezilmiş, delinmiş olduğunu, paket içerisinde gönderilen ürünlerin müvekkilinin ürettiği, kalp ve damar cerrahisinde kullanılan teknolojik ürünler olduğunu, davalının daha önce aynı içerikte 5000'den fazla gönderilerinin taşımacılığını üstlenmiş olması göz önüne alındığında, kargo içeriğinden haberdar olduğunu, bu nedenle teslimata ilişkin gerekli koruma ve önlemleri sağlamakla sorumlu bulunduğunu, alıcı tarafından teslim alınmayan paketin kendilerine getirildiğini ancak tazmin talebinde bulunduklarından davalı yetkililerinin paketi alarak merkezlerine götürdüğünü, tazmin talepleri reddedildiği halde paketin iade edilmediğini, davalı Şirket'in ... Şube Müdürü tarafından kendi depo alanlarında muhafaza edildiğinin bildirildiğini, davalının yargılama boyunca dört kez sorulduğu halde emtianın yerini bildirmediğini, kötüniyetle davayı sürüncemede bırakmayı amaçladığını, tanık ...'nın beyanının tek başına kargonun kendilerinde bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmadığını, ürün bedellerinin dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuyla hesaplandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\t6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Somut olayda da, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen üç koliden ikisinin alıcıya hasarsız ulaştığı, geri kalan bir kolinin ıslak olduğu ve içerisindeki malzemelerin kullanılamayacak durumda olduğu belirtilerek 10/04/2019 tarihli tutanağın tutulduğu, hasarlı kolinin getiren tarafa teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde hasarlı kolinin kendilerine teslim edildiğini beyan etmiş, nitekim tanık olarak dinlenen davacı çalışanı da bu yönde beyanda bulunmuştur. Ne var ki davacı vekili yargılama sırasında hasarlı kolinin davalı tarafça inceleme yapılmak üzere müvekkilinden alındığını beyan etmiş, bunun üzerine davalı tarafa hasarlı kolinin  nerede olduğunun açıklanması için yazılan müzekkerelere cevap verilmemiştir. Davalı vekili 12/02/2022 tarihli dilekçesi ile, davacının ikrarı ve aynı doğrultudaki tanık beyanı doğrultusunda kolinin karşı tarafta bulunduğunun açıklığa kavuştuğunu ileri sürmüştür. Ancak davalı tarafa ait mail@....com.tr adresinden davacıya gönderilen 16/05/2019 tarihli \"Talebiniz sonuçlandı\" konulu mailde, \"Hasarlı veya kayıp kargo tazmin talebiniz reddedilmiştir.\" ifadesine yer verildikten sonra \"Bildirim Sonucu\" başlığında \"Kargo steril ameliyat medikal malzeme olup ara <br>aktarma merkezinde ıslanmıştır. Şubeye ıslak gittiği <br>için müşteri kargoyu almamıştır. Gönderici müşteri ıslak ve nemli olduğu için steril özelliğinin gittiğini <br>ameliyatlarda kullanılamayacağını belirtmiştir. Gönderici müşterinin tazmin talebi vardır.\" şeklinde açıklamada bulunulmuş, böylece gerek kargo içeriğinin steril ameliyat malzemesi olduğu, gerekse de müşterinin kargoyu almadığı davalı tarafından ikrar edilmiştir. Dolayısıyla Dairemizce de davacının kolinin inceleme için davalıya teslim edildiği iddiasının ispatlandığı kabul edilmiştir. Bunun dışında davalının, inceleme yapıldıktan sonra hasarlı kolinin davacıya teslim edildiğine dair delili de bulunmamaktadır. Bu durumda taşınan eşyanın davacıya teslim edilmediği sabit olduğundan, davalı taşıyıcı, eşyanın ziyaı nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu bulunmaktadır. <br>\tMahkemece dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, aldırılan kök ve ek bilirkişi raporlarıyla; davacı tarafından dava dışı şirkete fatura ve sevk irsaliyelerine göre 08.04.2019 tarihinde 36 tane aterektomi cihazı gönderildiği, ancak dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin tetkikinde, söz konusu cihazların sadece 22 tanesinin dava dışı şirket tarafından teslim alındığı, kalan 14 tane cihazın bulunduğu kolinin ıslak ve hasarlı olması nedeniyle teslim alınmadığı, dava dışı ... Med. Tıbbi Cihazlar Medikal ve Teknik Ürünler Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı şirket adına düzenlenen 18 farklı ürünün toplu iadesini içermekte olan 25.12.2019 tarihli e-faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın 18. sırasında dava konusu 14 tane-ürün aterektomi cihazının iadesi işleminin (30.630,60 TL * 2.450,45 TL KDV 33.081,05 TL) olarak yer aldığı, davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/22479 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin, 01.07.2019 takip tarihi itibariyle davalı şirketten (30.630,60 TL +2.450,45 TL KDV) 33.081,05 TL alacaklı  bulunduğu, davalının ödeme yapmayacağını bildirdiği 16/05/2021 e-mail tarihinin temerrüt tarihi kabul edilerek, takip tarihine kadar işlemiş faizin 885,93 TL olarak hesaplandığı bildirilmiş, TTK'nın 880. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağından, Dairemizce de davalının bu miktardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. <br>\tHer ne kadar TTK'nın 882. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğu öngörülmüş ise de aynı Kanun'un 886. maddesinde, pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı da düzenlenmiştir. Somut olayda da kendisine taşınmak üzere teslim edilen gönderiyi inceleme için aldıktan sonra davacıya teslim etmeyen ve nedeni hakkında da bir açıklama yapmayan davalının, pervasızca hareketi ile zarara sebebiyet verdiği, bu nedenle sorumluluk sınırlandırmalarından faydalanamayacağı kabul edilmiş, meydana gelen zararın tamamı hüküm altına alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tDava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır. Hal böyle olunca, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2015 tarih, 2015/734 Esas, 2015/8068 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.)\t<br>\tAçıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/03/2022 tarih  2019/615 E. -  2022/295 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,<br>\t3-Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/22479 sayılı dosya ile başlatılan icra takibine vaki itirazının, takip tarihi itibariyle  33.081,05-TL asıl alacak, 885,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.966,98 TL üzerinden iptali ile icra takibinin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t4-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>\t5-Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br><br>\t6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.320,28-TL (nispi) karar ve ilam harcından, peşin alınan 470,59-TL’nin düşümü ile kalan 1.849,69-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre kabul edilen miktar yönünden belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre reddedilen miktar yönünden belirlenen 4.966,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine,<br>\t9- Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 200,90-TL tebligat  gideri, istinaf aşamasında yapılan  98,10-TL  posta ücreti, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.319,70-TL yargılama giderinin kabul  red oranına göre toplam 2.022.20-TL'sine 470,59-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.537,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Davalı şirket tarafından  herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davacıdan peşin olarak alınan  80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efbd6b3c01704a60","SID":"b7d459a6ee478ca0"}}