{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1114 Esas<br>KARAR NO: 2024/1701 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2023/203 Esas - 2024/54 Karar <br>TARİH: 18/01/2024<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra dosyasına konu çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitine dair mahkeme kararı ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosya konusu çek, muhatap şirket açısından iptal edildiğini, Bu rağmen müvekkilimin borçlu olmadığı çeke dayalı açılan icra dosyasında, müvekkilime ait taşınmazlar satılıp satış bedelinin de takip alacaklısına ödendiğini, Bu dosyadan dolayı haksız ve yersiz ödenen bedelin, hesaplanan temerrüt faizi ,vekalet ücreti ve masrafı ile iadesi için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, Ancak bu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmiş olup bu itiraz ile icra takibinin durduğunu beyanla itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini,davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl dosya alacaklısının dava dışı Kimsel olduğunu, Tüm icra ve satış işlemleri onun tarafından gerçekleştirildiğini, Davacının açmış olduğu Menfi Tespit Davasını ile müvekkile borçlu olmadığını tespit ettirmiş olması hukuk aleminde bu kadar geniş yetki vermeyeceğini, Öncelikle söz konusu çek müvekkili Şirket tarafından değil dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. tarafından icra takibine konu edildiğini, Yani; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılmış olan takibin alacaklısı Kimsel olup, borçluları ise davacı ... ile müvekkil ... olduğunu, Müvekkili ... şirketi, yalnızca bir ticari ödeme aracı olan çekten doğan kanuni haklarını kullanmış ve takip konusu çeki dava dışı Kimsel şirketine ciro ettiğini bu sebeplerle davacının müvekkilden herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın USUL ve ESAS bakımından reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/01/2024 tarih ve 2023/203 Esas - 2024/54 Karar sayılı kararında; \" Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında; Davacı tarafından takip borçlusu aleyhine İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1231 esas, 2018/386 karar sayılı tespit davasında verilen iptal kararına istinaden 20.2.2023 günlü takip talebi ile; 270.184,42 TL asıl alacak + 277.412,78 TL işlemiş faiz 547.597,20 TL nin takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ve tüm icra giderleri ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibi yapılmıştır. İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1231 esas, 2018/386 karar sayılı dosyası ile açılan dava neticesinde; Davacının ... Körfez şubesi 30/08/2012 tarihli ... çek nolu 150.000,00 TL'lik çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, Çekin davalı yönünden iptaline hükmedildiği ve bu kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. ..., ... Sanayi A.Ş. nin alacaklı olmadığı halde davacıya ait 150.000,00 TL lık çeki kendi borcunu ödemek üzere kullandığı, bu çekle Kimsel’e olan 150.000,00 TL lık borcunu kapattığı anlaşılmakla, davacının yaptığı ödeme üzerinden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ ile,1- İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali takibin 270.184,42 TL asıl alacak üzerinden  DEVAMINA, 2-270.184,42 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E: 2023/203, K: 2024/54 sayılı ve 18.01.2024 tarihli kararında, asıl alacağa uygulanan işlemiş faize ilişkin talebi hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, kararın sadece işlemiş faiz bakımından kaldırılmasını veya asıl alacağa uygulanan 277.412,78-TL işlemiş faiz yönünden de takibe devam edilmesine dair kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1231 E. sayılı dosyasında davalıya karşı açılan menfi tespit davasının kabul edilip kesinleştiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesine rağmen, davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyada müvekkile ait taşınmazların satıldığını ve satış bedelinin takip alacaklısına ödendiğini, bu nedenle, müvekkilinin haksız ve yersiz ödenen 270.184,42-TL asıl alacak ile 277.412,78-TL ticari temerrüt faizinin müvekkile ödenmesi için başlattığı icra takibinde davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, Açtıkları davada davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, mahkeme tarafından verilen kararda ise sadece 270.184,42-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiğini, ancak işlemiş faiz konusunda herhangi bir hüküm kurulmadığını, mahkemenin yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna rağmen, 269.610,74-TL olarak hesaplanan işlemiş faiz hakkında bir karar vermemesinin eksik ve hatalı olduğunu, davalı tarafın hem asıl alacak hem de işlemiş faiz ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ve takibin işlemiş faiz yönünden de devamı gerektiğini beyanla, mahkemenin kararının işlemiş faiz yönünden eksik ve hatalı olduğunu, bu kısmın kaldırılmasını veya düzeltilerek işlemiş faiz yönünden de takibe devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının borçlu olmadığı çeke ilişkin icra tehdidi altında yapılan ödemenin ve işlemiş faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, takibin asıl alacak üzerinden devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından işlemiş faiz talebi hakkında karar verilmemesi sebebiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davanın dayanağı olan icra takibinde davalı borçlu aleyhine 270.184,42 TL asıl alacak ve 277.412,78 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 547.597,20 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalının tüm takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, bunun üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığı, dava dilekçesinin konu kısmında asıl alacak ve işlemiş faiz miktarlarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, yine dava dilekçesinin sonuç kısmında talebini yinelediği, tevzi formunda dava değeri bölümünde asıl alacak miktarını, faiz değeri bölümünde işlemiş faiz miktarını belirttiği, dava açılırken 6.613,61 TL peşin harç ve icra takip talebinde bulunurken 2.737,99 TL peşin harç olmak üzere toplam dava değeri üzerinden alınması gereken 9.351,59 TL peşin harcı yatırdığı ve işlemiş faiz talebini de dava konusu ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm kısmında çelişkili olarak sadece asıl alacak miktarı üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiş, işlemiş faiz talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği gibi, gerekçeli kararda da işlemiş faiz talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı tarafından işlemiş faiz talebinin konu edilmesine ve peşin harcın tam olarak yatırılmasına rağmen, Mahkemece aksinin düşünülmesi halinde HMK'nın 31. maddesi çerçevesinde Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca davacı vekiline açıklama yapması için süre verilmesi, tamamının dava konusu edildiğinin açıklanması ve peşin harcın eksik yatırıldığının düşünülmesi halinde dahi davacı vekiline peşin harcı yatırması için süre verilmesi ve sonucuna göre Harçlar Kanunu'nun 16 ve 30. maddesine göre işlem yapılması gerekmesine rağmen bu hususun düşünülmemesi de yerinde olmamıştır. HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu edilen işlemiş faiz talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediğinden ve bu hususta HMK'nın 297. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun gerekçeli karar yazılmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2024 tarih ve 2023/203 Esas- 2024/54 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e2d38fdd5622bf4","SID":"528f8eee25b1ce7c"}}