{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1192 Esas <br>KARAR NO: 2024/1679 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/88 Esas - 2024/389 Karar<br>TARİH: 24/04/2024<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Anonim Şirketi tarafından ... Gıda İthalat İhr.Ltd.Şti'nden olan alacak müvekkil şirketine temlik edildiğini, müvekkil şirketinin temlik alınan söz konusu alacak için borçlu şirkete yönelik İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası ile takibe giriştiğini ancak takibe konu alacak tahsil edilemediğini, borçlular tarafından ödenmediğini, İstanbul Ticaret Sicilde ... sicil no ile kayıtlı ... İTHALAT İHR.LTD.ŞTİ'nin 6102 sayılı TTK'nın 547.maddesi uyarınca İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı Dosya sayılı dosyası kapsamında yasal işlemlere devam edilebilmesi için yeniden tescilini, tasfiye memuru atanmasını ve tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, yasal süresi içerisinde beyanda bulunmadığı görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/04/2024 tarih 2024/88 Esas - 2024/389 Karar sayılı kararında; \"Dava, hukuki niteliği itibarıyla İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen  icra dosyasındaki takip işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir. Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir. İhyası istenilen şirketim celbedilen sicil kayıtlarının incelenmesinde; 24/11/2014 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği  anlaşılmıştır. TTK 547'nci maddesi; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. \" hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir. Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler. Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle ihyası istenen şirketin \"İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı  dosyasında takip işlemlerinin sonuçlanması\" ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil'ine tesciline, bu işlemleri yapması için  dahili davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, eldeki davada davalı ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderleri davacı taraf üzerinde bırakılarak yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü ile davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulü  sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"gerekçesi ile, ''DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 10/11/2014 tarihinde tasfiyesinin sona erdiğinden bahisle sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... LTD. ŞTİ.'nin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK. 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar İHYASINA, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, bu işlemleri yapması için dahili davalı ... (...)’nun atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, karar kesinleştiğinde gerekçeli karar örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde gerekçeli karar örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine, yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, davanın mahiyeti gereği yasal hasım olan davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, gider avansı tarifesi 5. Maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep edene iadesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda esas ve karar numarası yazılı yerel mahkeme dosyasıyla ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, ... İthalat İhr. Ltd . Şti'inden olan alacağın kendilerine temlik edildiği,  temlik alınan alacak için borçlu şirkete yönelinerek  İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini ancak takibe konu alacağın tahsil edilemediği ileri sürülerek, ... Gıda İthalat İhr. Ltd . Şti'nin TTK. 547. Maddesi uyarınca İstanbul ... İcra  Dairesi ... E.  Sayılı dosyası kapsamında yasal işlemlere devam edilebilmesi için yeniden tescilinin, tasfiye  memuru  atanmasının ve tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemenin yargılama sonucunda  İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasıyla ilgili işlemlerin sonuçlanmasıyla sınırlı  olmak üzere TTK. 547 maddesi uyarınca ... İthalat İhr. Ltd . Şti' nin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicili'ne tesciline, bu işlemleri yapması için dahili davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini,  yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Öncelikle Şirket terkin edilmiş olduğu için  şirkete çıkartılan tebligatın usulüne uygun  olmadığını, müvekkilinin şirkete 16.01.2001 tarihinde yapılan  hisse devri ile ortak olduğunu,  borcun kaynağının bu yıl içerisinde söz konusu şirket için çekilmiş olan krediye müvekkilinin kefil olması olduğunu,  sonrasında banka borcunun temlik edildiğini  ve kefalet sözleşmesinden kaynaklı müvekkilinin şahsi malvarlığı olan gayrımenkule haciz konulduğunu, yukarıda esas ve karar numarası bulunan davanın da ihya kararı verilerek müvekkilinin oturmakta olduğu gayrımenkulün satışının yapılabilmesi amacıyla açıldığını, her ne kadar limited  şirketin borcu nedeniyle ortakların şahsi mal varlığı ile sorumlu olması, yahut ortağın şahsi borcu nedeniyle şirketin sorumlu olması söz konusu olamaz ise de bankaların alacağını tahsil edememe sonucuyla karşı karşıya kalmamak için kefalet sözleşmesiyle alacaklarını garanti altına almayı amaçladıklarını, ancak kefaletten kaynaklı borcun sonsuza kadar sürmesinin mümkün olmadığını, Türk Borçlar Kanunu’nun madde 598/3 düzenlemesinin “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.” şeklinde olduğunu, ilgili düzenleme ile gerçek kişi kefiller lehine kefalet sözleşmesinin imza tarihinden itibaren başlayan on yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ayrıca kefaletin türü için de herhangi bir ayrım yapılmadığını,  ister adi ister müteselsil kefalet söz konusu olsun gerçek kişi kefilin sorumluluğunun on yıl ile sınırlı olduğunu, sözleşmede kefalet için on yıldan fazla bir süre belirlenmiş olmasının da bir önemi bulunmadığını,  TBK’nın 598/4 maddesinin “Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.” düzenlemesini içerdiğini, bu durumda davalı şirket ... Gıda İthalat İhracat İthalat Ltd. Şti. İçin bankadan çekilmiş olan kredi sözleşmesinin tarihinin 2001 yılı olması sebebiyle müvekkilinin kefaletten kaynaklı borcunun zamanaşımına uğradığını,  dolayısıyla zamanaşımına uğramış olan borcun temlik edilmiş olmasının da hukuki bir sonuç doğurmayacağını,  müvekkilinin şahsi mal varlığı olan evin satışının yapılabilmesi için  şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline, bu işlemlerin yapması için  dahili davalı olan müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına dair verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan  gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2024/88E, 2024/389  sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 547 maddesi kapsamında, tasfiyenin kapanması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketi tüzel kişiliğinin derdest takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihyası istemine ilişkindir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının hasım olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü gösterdiği, ancak tevzii sırasında davalı tarafın İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü olarak kaydediliği, dava dilekçesinin İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'ne tebliğ edildiği, daha sonraki tüm tebligatların İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'nün UETS hesabına yapıldığı  anlaşılmıştır. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin;  2023/3359 esas, 2023/3603 karar sayılı, 08/06/2023 tarihli emsal mahiyetteki ilamında; \"6098 sayılı Kanuna göre, ticaret sicil işleri Ticaret Bakanlığının gözetim ve denetiminde ticaret odası veya ticaret ve sanayi odaları bünyesinde kurulacak Ticaret Sicili Müdürlüğüne bırakılmıştır. Eğer bir yerde ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası mevcut değilse veya yeterli teşkilatı yoksa Ticaret Sicili Ticaret Bakanlığınca belirlenecek başka bir oda bünyesindeki Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tutulur  (6098 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 5 inci maddesi). Bu açıklamadan sonra somut olaya gelendiğinde, davacının amacı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünü dava etmektir. Davacı, davasını yanlış kuruluşa yönetmekle hasımda değil, temsilcide yanılmıştır. Bu yanlışlık düzeltilerek davaya İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı devam olunması veya 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İstanbul Ticaret Odasının hasım gösterildiği davada yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.\" gerekçesi ile bozma kararı verdiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki bozma ilamı doğrultusunda,  dava dilekçesi ve eklerinin 6102 Sayılı TTK'nun 24 ve Ticaret Sicil Müdürlüğü Yönetmeliğinin 5 maddesi uyarınca doğru hasma tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, Ticaret İl Müdürlüğü'ne tebligat yapılarak yargılamanın sürdürülmesi yerinde olmamış, kamu düzenine ilişkin bu husus 6100 Sayılı HMK'nun 355 maddesi uyarınca dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Sonuç itibariyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ...'nun istinaf başvurusunun usulen KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2024/88 Esas - 2024/389 Karar  sayılı kararının HMK'nın 355, 353/a-4 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalı ...'ya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ead6255fc37ba14","SID":"a6644c8195ad6f46"}}