{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/05/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1 -<br>DAVALI\t: 2 -<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t: 3 -<br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkiline ait ........ plakalı aracın 24.06.2023 tarihinde ........... sevk ve idaresinde, Kars ilinden Iğdır ili istikametine seyir halindeyken, davalı ...... sevk ve idaresindeki ....... plakalı aracı ile ters istikametten seyir halindeyken sollama yasağı bulunan bölgede sollama yapmak isterken, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışında bulunan  mıcırlara kaptırıp, tekrar asfalta çıkarak takla da atarak müvekkiline ait araca çarpması ile trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkiline ait araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakla beraber, ....... plakalı araç sürücüsü ......” in tam kusurlu hareketiyle kazaya sebebiyet verdiğini, kazada müvekkilinin aracında değer kaybı ve maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracını uzun süre kullanamadığını, dilekçede belirtilen sebeplerden dolayı davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün asli kusur ile sebebiyet verdiği kazada, müvekkilinin aracında meydan gelen maddi hasar ve değer kaybı bedellerinin tespiti ve tahsili için sigorta şirketine yapılan başvuruda yasal sürede cevap verilmediğini, arabuluculuk işlemelerinin de sonuçlanmaması sebebiyle müvekkilin aracında meydana gelen maddi hasar tazminatınım değer kaybı bedeli ve aracın tamir süresinde kullanılamaması kaynaklı zararının kaza tarihinden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Kaza ile ilgili kusura itiraz ettiklerini, dosyada bulunmayan ve kaza anında müvekkil ile birlikte olan yolcuların ifadelerinde davalı müvekkilinin davacının bulunduğu şeride geçmesi tutanakta belirtildiği gibi önünde bulunan tırı sollama çalışması olmadığını, davalı müvekkilinin şeridinde park hallinde bulunan ve tam müvekkilinin geçme anında hareket eden bu tırın hareket etmesi nedeni ile yapmış olduğu manevralardan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetmesinden kaynaklandığını, eğer tır davalı müvekkilinin şeridinde park halinde olmasaydı müvekkilinin bu aracı tek şeritte yolda geçmeye çalışmayacak, yada park halindeyken aniden hareket etmeye çalışmasa manevra yapmak zorunda kalmadan rahat bir şekilde kendi şeridinden geçeceğinin sabit olduğunu, bu durum dikkate alınmadan düzenlenen kaza tespit tutanağına itibar edilmesinin mümkün olamadığını, davacı taleplerinde olan tüm alacaklarının diğer davalı sigorta şirketince düzenlenen ZMMS poliçe teminatında olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenmemesi nedeniyle davalı müvekkilinden bu alacakların tazmin edilmesini kabul etmediklerinin belirtildiği, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddini, Digor Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosyasının celbini, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davalı sigorta şirketinden hasar dosyasının celbini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkil şirketin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel şartları gereğince, Karayolunda meydana gelen zararlar poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, dava öncesi eksper raporu doğrultusunda yapılan hasar ödemesi ile davacı yanın zararının giderildiğini, davacı aracının bilgisi ve onayı dahilinde anahtar teslim olarak gerçekleştirildiğini, onarımı tamamlanan araçta oluştuğu iddia edilen bakiye zararının ispat edilmesi, kusur tespitinin, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin , zarar hesabının anlaşmalı tamirhane ıskontosunun uygulanması gerektiğini, davacı aracında eşdeğer parça kullanmanın uygun olduğunu, zarar hesabı KDV dahil edilemeden yapılaması gerektiğini, dilekçesinin 10. Maddesinde açıklanan hususlara göre değer kaybının hesaplanması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunun belirtildiği, izah olunan nedenlerle re'sen nazara alınacak sebeplerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ....... plakalı araç sürücüsü davalı ......'in tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 90.000,87 TL tutarından hasar oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının hasardan kaynaklı bakiye zararının 0,87 TL olduğu, araçta bu kaza nedeniyle 60.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 9.000,00 TL olduğu, hasardan ve değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ....... plakalı araç sürücüsü ve işleteninin müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı sonucuna varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 0,87 TL hasar tazminatı ve 60.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 60.000,87 TL tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 30.000,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...... ile davalı ...... yönünden ise 24/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 9.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının 24/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... ile davalı ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araçta mezkur kaza nedeniyle meydana gelen hasarlı parçaların eşdeğer olduğunu ve onarımının layıkıyla yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen reel maddi hasar zararının tespit edilmesi ve hasar farkının müvekkiline ödenmesi taleplerinin yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından dosya kapsamında başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen hatalı rapor ile hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme kararında her ne kadar bilirkişi tarafından KDV dahil bedellerin hesaplamaya dahil edildiğinin beyan edilmiş ise de raporda KDV hariç değerlerin rapora yansıtıldığını, ekspertiz raporunda KDV hariç değerlerle hesaplama yapıldığının açık olduğunu, bilirkişi raporu ile birebir ölçüşen hesaplamada hasar farkının sadece 0,87 TL olarak kaleme alınmasının hesaplamanın hatalı yapıldığını gösterdiğini, bilirkişi raporunda müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç bedelinin de hatalı ve çok düşük tespit edildiğini, ayrıca müvekkiline ait aracın uğradığı araç mahrumiyet bedelinin de düşük belirlendiğini, mahkemece ayrı zararlar kalemleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Değer kaybına  itiraz <br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasını, bilirkişi raporuna göre SBM kayıtları üzerinden yapılan incelemeye göre  davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmadığının belirlenmesine göre itiraz yersizdir.<br>Davacı vekilinin hasara yönelik itirazları hakkında;<br>   Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD   İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.<br>(Nitekim emsal Yargıtay  17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı) <br>Her ne kadar davacı tarafça  müvekkile ait araçta mezkur kaza nedeniyle meydana gelen hasarlı parçaların eşdeğer olması sebebiyle tarafımızca müvekkile ait araçta meydana gelen reel maddi hasar zararının tespit edilmesi ve HASAR FARKININ MÜVEKKİLE ÖDENMESİ yönünden kararı istinaf ettiklerini belirtmiş ise de davacının dava dilekçesindeki talebi açıkça araçtaki maddi hasara ilişkindir. hasarlı parçaların eşdeğer olması sebebiyle  oluşan bir zarar talebi yoktur.<br>HMK'nın 352 maddesinde yer alan\" istinaf başvuru dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmesi \"355. maddesinde  yer  alan\"  incelemenin, istinaf  dilekçesinde  belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak, bölge adliye mahkemesinin kamu  düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen  gözeteceği \" ve  357. maddesinde  yer  alan\" bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı ve ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan delillerin bölge adliye mahkemesince incelenebileceği\" hükümleri doğrultusunda talebin reddi gerekir.<br>Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı<br> Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda  dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir.itiraz yersizdir.<br>Keza davacının tüm taleplerinin maddi tazminata ilişkin olmasına göre bunun toplamı üzerinden tek vekalet hükmedilmesi doğrudur.<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024<br><br>\t\t\t\t<br>     <br>            Başkan\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>             <br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d34f92b97158dc7d","SID":"ff2467d3a03da9be"}}