{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1145 Esas<br>KARAR NO: 2024/1265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2014/1125 Esas, 2021/96 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin “Klasik Yangın, Cam Kırılması, Hırsızlık, Yangın Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi” ile sigortalısı olan ... İnş. Şan, Tic. Ltd. Şti.'nin kiracı sıfatı ile kullanımında olduğu \"Taşdelen ... Caddesi ... Sokak No:... Ümraniye/İstanbul\" adresinde bulunan işyerinde ve işyerinde bulunan muhtelif emtialarda, 11.06.2012 tarihinde 1 no'lu davalı şirket nezdinde sigortalı olan ve 2 nolu davalı şirkete ait mahalden kaynaklanan su sızması neticesinde hasarın meydana geldiğini, sigortalı işyerinde oluşan hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesi üzerine, hasara müteakip mahallinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen raporda hasara ve hasarın oluş şekline ilişkin tespitlerde bulunulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ekspertiz raporuna binaen dava dışı sigortalısı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye 09.10.2012 tarihinde 152.342,10 TL tutarında hasar tazminatı ödediğini, müvekkil şirketin yaptığı bu ödeme ile TTK 1472. madde uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu halefiyet gereğince meydana gelen hasarın sorumlularına rücu hakkı doğduğunu, dava dışı sigortalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımında olan ve Ümraniye ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasında 27.10.2011 tarihinde yapılan ihale ile mezkur taşınmazı satın alan (2) nolu davalının Borçlar Kanunu'nun 69. Maddesi gereğince meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, bina maliki olan davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu sorumluluğunun yasadan kaynaklanan kusursuz sorumluluk olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de bina maliki olan ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumluluk sigortacısı olması sebebiyle meydana gelen hasardan diğer davalı bina maliki ile birlikte müştereken ve hüteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu hasardan sorumlu olduğu tespit edilen davalılara müvekkili şirket tarafından yapılan rücu başvurusundan olumlu bir yanıt alınamadığını, rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirleterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalılar aleyhine alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Sigorta T.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı diğer şirketin işleticisi olduğu \"... Mah. ... Ada ... Parsel Çekmeköy/İstanbul\" adresindeki iş yerinin yangın mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle riziko gerçekleştiğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacı sigorta şirketinin sigortaladığı iş yeri adresi ile  kendilerinin sigortaladığı adresin farklı olduğunu, hasarın sigortalanan iş yerinde meydana gelmemesi nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, hasarın poliçe genel ve özel şartları gereğince teminat dışında kaldığını, hasarın gerçekleştiği tarihte müvekkiline ait davalı sigortalının iş yerini teslim almadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından dahili su hasarlarının güvenceye alınmaması sebebiyle davacının rücu hakkının olmadığını, zararın kusur oranına ve faturalara göre hesaplanması gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, taşınmazda keşif yapılarak rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmadığı ve gerçek zarar bedeli konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dava tarihinden önce müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın ve icra inkar tazminatı  talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; takipte icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, yetkili icra müdürlüğünde takibin başlatılmadığını, yetkili icra dairesi İstanbul olmasına rağmen yetkili olmayan Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın açıldığını,  müvekkili ile davacı ve halefi olduğu kiracı arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, binanın icra müdürlüğü tarafından rizikonun gerçekleştiği tarihten sonra teslim edildiğini, fiili hakimiyet bulunmadığından BK 58 gereğince müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, hasarla davalı müvekkiline isnat edilecek bir illiyet bağının bulunmadığını, binayı kiralayan dava dışı ... şirketinin malik olmadığını, taşınmazı kiraya verme yetkisinin bulunmadığını, İİK 92. Madde gereğince icra dosyasında kiralamaya dair hiçbir kaydın bulunmadığını, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 01.01.2012 olmasına rağmen davacı sigorta şirketinin poliçe düzenleme tarihinin 28.11.2012 tarihi olduğunu, henüz kira konusu olmayan yerin sigortalanmasının mümkün olmadığını, dava dışı kiraya veren şirketle dava dışı sigortalı kiracı şirketin yetkilisinin aynı kişi olduğunu, davacı ile dava dışı kiraya veren ve sigortalının usulsüz şekilde sigorta işlemi yaptıklarını beyan ederek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirketin taşınmazı 27/10/2011 tarihli ihale ile aldığı, ihalenin 17/02/2012 tarihinde kesinleştiği, taşınmazı kullanan dava dışı ... Gıda Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasında 09/07/2012 tarihinde tahliye edildiği, rizikonun meydana geldiği 11.06.2012 tarihinde davalı şirketin taşınmazın maliki olduğu, poliçe adresi ile hasar ekspertiz raporlarının aynı adres olduğu, alınan 02/11/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre de davacı sigortacının zarar sorumlusuna ödenen tazminatı rucü hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı ... Pazarlama San ve tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden ise rizikonun 11/06/2012 tarihinde meydana geldiği, davalı şirket ile davalı sigorta şirketi arasındaki poliçesinin ise 15/06/2012 tarihinde düzenlendiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; salt poliçenin riziko gerçekleştikten sonra tanzim edilmesinin sigortacıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, TTK 1458 gereğince sigorta sözleşmesinin geçersiz olması için rizikonun gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sözleşmenin yapıldığı sırada sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortalı tarafından biliniyor olması gerektiğini, bina maliki olan davalı ... Gıda şirketinin diğer davalı sigorta şirketiyle poliçe akdettiği anda dava konusu rizikonun gerçekleştiğini bilip bilmediğinin önem arz ettiğini, davalı ... şirketinin cevap dilekçesinin (4.) sayfasının (5.) paragrafında \"...gayrimenkulün ihalesinden sonra ve kendisine tesliminden evvel gerçeğe aykırı beyan ile aynı kişinin kendisi ile yaptığı kiralamadan ve rizikodan veya sebeplerinden müvekkilin haberi yoktur.\" şeklinde beyanda bulunduğunu, yine cevap dilekçesinin (5.) sayfasının (5.) paragrafında ''iddia olunan riziko ve neticesinde ödenen bedelden icra takibi ile haberdar olunmuştur. Bu tarihten evvel davalı müvekkilin icra müdürlüğünce kendisine yapılan teslimden evvel hasardan, rizikodan veya binadaki herhangi bir eksiklikten bilgi sahibi olması mümkün değildir.\" yönünde beyanda bulunduğunu, bu beyanlara göre rizikonun bina maliki davalı ... Gıda Şirketi tarafından davacı şirket tarafından başlatılan icra takibiyle öğrenildiğini, hasar tarihinin 11.06.2012 olduğunu, icra takip tarihinin ise 12.02.2013 tarihi olduğunu, bu nedenle TTK 1458 gereğince davalı sigorta şirketinin rizikodan sorumlu olduğunu, kaldı ki davalı sigorta şirketi yetkili acentesinin 27.03.2019 tarihli beyan dilekçesinde rizikonun sigortacı tarafından bilinmediği hususunun açık bir şekilde ikrar edildiğini, bu ikrarın mahkemece değerlendirilmediğini, dolayısıyla davalılar arasındaki yangın mali sorumluluk sigorta poliçesinin geçerli olduğunu, 11.06.2012 tarihindeki dava konusu hasardan davalı bina maliki ile davalı sigortacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.  vekili istinaf nedenleri olarak; Davacı sigortalısı olan ... Mobilyanın davaya konu taşınmaz içinde zarar görmediğinin ispatlandığını, icra tutanaklarında bina içinde davacı sigortalısının bulunduğuna dair bir tespitin olmadığını, hasarın müvekkiline ait taşınmazda meydana gelmediğini, kiralayan ... şirketinin malik olmadığını, zarar ile müvekkilinin malik olması arasında illiyet bağının bulunmadığını, zarar görenin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, fuzuli işgalcinin ağır kusurlu olduğunu, davacı sigorta şirketinin sigortalısının işgalci olduğununu hasarı ödedikten sonra rücu aşamasında fark ettiğini, davayı kendisine ait ekspertiz raporunda taşınmaz maliki olduğu yazan ... şirketi yerine taşınmazı icradan ve hasar iddiasından sonra teslim alan müvekkili şirkete karşı açtığını, davacı sigortalısının davalı müvekkilinin kiracısı olmadığını, müvekkilinden önceki malikin de kiracısı olmadığını, taşınmazın ihaleden 27.10.2011 tarihinde satıldığını, davacı sigortalısının icradan satışı yapılan taşınmazı 01.01.2012 tarihinden beri kira sözleşmesi ile kullandığını iddia ettiğini, poliçe düzenlenme tarihi olan 28.11.2011 tarihinin ise kira sözleşmesinden daha eski tarihli olduğunu, taşınmazın 3. kişi ... isimli bir firmadan kiralandığını iddia edilmiş ise de bu firmanın kiraya verme yasal yetkisinin bulunmadığını, icradan satışta olan bir taşınmazın icra müdürlüğü denetimindeyken işgal eden işgalci yerine müvekkilinin hasardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili ihale alıcısının taşınmazı 09.07.2012 tarihinde teslim aldığını, bu tarihe kadar taşınmazın icra müdürlüğünün bakım ve gözetimi altında olduğunu, taşınmazı kullanan işgalcileri tahliye etme görevinin icra müdürlüğünde olduğunu, icra müdürlüğünün görevini yerine getirmeyerek  işgalci  3. kişiyi tutanaklara yazmamasının ve  bu işgalci ile ilgili işlem başlatmamasının müvekkili ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, hasar dosyasına göre zarara işgalci sigortalının sebep olduğunu, kusurun işgalcide olduğunu, davacı sigorta şirketinin kusuru ile zarara sebep olan işgalciye ödeme yaparak halef sıfatıyla bu davayı açtığını, ilk bilirkişi raporundaki tespitler ile çelişen şekilde karar verildiğini, müterafik kusurun dosyada tartışılmadığını, adres araştırması yönünde yargılamaya devam edilirken adresin ihtilaflı olmadığı gerekçesiyle ara karardan dönülerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve mahallinde yeniden keşif yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı sigorta şirketinin ikrar içeren beyanı dikkate alındığında zarardan bu davalının sorumlu olduğunu, müvekkili aleyhine işlemiş faize ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısının iş yerindeki emtialarının hasar görmesi nedeniyle hasar bedelini sigortalısına ödemesi üzerine hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı malik ile onun sigortacısı diğer davalı sigorta şirketine karşı başlattığı icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenemesinde; 152.342,50 TL asıl alacak, 4.733,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 157.075,54 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında ... poliçe numaralı ve 28/11/2011-28/11/2012 dönemini kapsayan Klasik Yangın, Cam Kırılması, Hırsızılık, Yangın Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. 11/06/2012 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle ekspertiz raporu sonucunda davacının dava dışı sigortalısına 14/09/2012 tarihli mutabakatnameye dayanarak 09/10/2012 tarihinde 152.342,50 TL ödeme yapmıştır. Bu kapsamda davacı sigorta şirketi halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açmıştır. Davacı sigorta şirketinin rücu için davalı sigorta şirketine TTK 1458 gereğince hasar bedelinin ödenmesi için başvurduğu, başvurunun tebliğine ilişkin dosyada bir evrakın bulunmadığı davalı sigorta şirketinin 14/01/2013 tarihli cevabi yazısıyla başvuruyu reddettiği görülmüştür. Davacı sigorta şirketinin rücu için davalı diğer şirkete BK 69 gereğince  hasar bedelinin ödenmesi için başvurduğu, başvurunun 19/11/2012 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği başvuruda tebliğden itibaren davalı şirkete 10 gün süre verildiği görülmüştür. Davacı sigorta şirketinin yaptırmış olduğu ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen raporda; \"su deposu ile bina duvarı ortaktır. ... Dekorasyonun vasıtası ile depo içinde yapılan kameralı kontrolde, ortak duvarın depo tavanına kadar olan 80 cm'lik kısmının beton olmadığı, delikli tuğla üzeri kaba sıvalı olduğu ve muhtelif kablo geçişleri için tuğla duvarın delindiği görülmüştür. Gerek depo-bina ortak duvarının beton olmaması gerekse mevcut duvarın Yer Yer delik olması sonucu, depo dolduktan sonra havalandırma borusundan taşan sular, işyeri duvarından sızarak, haftasonu tatili süresince işyerinin zeminine yatılmış ve ambalajlı malzemelerin suyu emmeleri sonucu sunta esaslı malzemelerin hasarlanmasına sebep olmuştur.\" şeklinde hasara ve hasarın oluş şekline ilişkin tespitlerde bulunulduğu, kiracının hasar sonrası adresten taşındığı, taşınmazın sahibinin kira sözleşmesine göre dava dışı ... şirketi olduğu, hasarlanan emtiaların deponun kaçak olması malzemelerin paletsiz ve doğrudan zemine konması nedeniyle hasarın arttığı  rapor edilmiştir. Dava dosyasında bulunana kira sözleşmesi incelendiğinde ... Mobilya ile ... Şirketi arasında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 01/01/2012 başlangıç tarihli 01/01/2014 bitiş tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı görülmüştür. İcra dosyasındaki 06/06/2012 tarihli tutanakta taşınmazda dava dışı ... Mobilya'nın bulunduğu, 29/03/2012 tarihli, 07/07/2012 tarihli ve 09/07/2012 tarihli tutanaklarda ise dava dışı ... Mobilya'nın taşınmazda bulunduğu yazılıdır. Dava dışı ... şirketinin dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde 27/10/2010 tarihinden 11/12/2013 tarihine kadar dava konusu taşınmazı adres olarak beyan ettiği ve  27/10/2010 tarihinden itibaren 10 yıl boyunca ...'ya münferiden  şirketi temsil yetkisi verildiği ancak 11/12/2013 tarihinde bu kişinin hisselerini devrederek temsil yetkisinin sona erdiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... şirketinin dosyaya celp edilen tedavüllü tapu kayıtlarında hasar tarihinde taşınmazın maliki olmadığı görülmüştür. Taşınmazın davalı şirketten önceki malikinin dava dışı borçlu İbrahim olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında 2.471.000,00 TL bedel karşılığında 27/10/2011 tarihli ihale ile alındığı ve ihalenin 17/02/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyaya gelen tapu cevabi yazısından taşınmazın 10/05/2012 tarihinde davalı ... şirketi adına tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır. Taşınmazı kullanan dava dışı ... Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasındaki tahliye tutanağına göre taşınmazdan 09/07/2012 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır. Yapılan icraların ve keşfin ... Pafta ... Ada ... Parsel ... Kapı numaralı taşınmaz üzerinde yapıldığı, poliçe adresi ile hasar ekspertiz raporlarındaki adresin aynı olduğu bu yönüyle bir ihtilafın bulunmadığı icra tutanakları, belediye ve tapu cevabi yazılarından anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi ile diğer davalı ... Sigorta arasında 26/05/2012-26/05/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yangın mesuliyet sigortasının düzenlendiği poliçenin düzenlenme tarihinin 15/06/2012 tarihi olduğu, davalı ... şirketinin bu poliçede kiracı sıfatıyla sigortalı olduğu anlaşılmıştır.Davalı ... şirketi ile diğer davalı ... Sigorta arasında yukarıda belirtilen poliçeye ek olarak 20/11/2012 başlangıç tarihli 14/04/2013 bitiş tarihli ve 20/11/2012 düzenleme tarihli ek poliçe düzenlendiği, davalı Muratbey şirketinin bu poliçede mal sahibi sıfatıyla  sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi ile diğer davalı ... Sigorta arasında düzenlenen her iki poliçedeki riziko adresi dava konusu taşınmazdır. Davalı ... Sigorta cevabi yazısına göre, dava konusu poliçenin yangın sorumluluk sigortası olduğu belirtilerek bu sigortanın teklif tarihine ilişkin  bir kaydın bulunmadığı, davalı ... şirketini ve dava dışı acentenin beyanında geçen poliçenin dava konusu olmayan 26/05/2012 tarihli iş yeri poliçesi olduğu belirtilmiştir. TTK'nın1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nun 1458. maddesinde ise, geçmişe etkili sigorta düzenlenmiş olup rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşmenin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Davalı ... Sigorta tarafından davaya konu hasar gerçekleştikten sonra yangın poliçesinin diğer davalı şirket adına tanzim edildiği, davalı sigorta şirketi kayıtlarında dava konusu poliçeye ilişkin bir teklif poliçesinin bulunmadığı, diğer davalı şirketin hasardan taşınmazın teslim alındığı 09/07/2012 tarihinden sonra haberdar olduğu yönündeki savunması da dikkate alındığında poliçe tanzim tarihinde davalı ... Sigortanın hasardan bilgisinin olmadığı anlaşılmakla poliçe geçerli olacağından normalde hasardan davalı ... Sigorta sorumlu olacaktır. Bu nedenlerle mahkemenin poliçenin geçerli olmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde değildir. Ancak aşağıda belirtilen gerekçelerle davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumluluğu taşınmazın kendisine fiilen tesliminden başlayacağından ve fiili teslim hasar tarihinden sonra gerçekleştiğinden sigortalının sorumluluğun bulunmaması karşısında  artık gerçekleşen zarardan davalı ... Sigorta da sorumlu olmayacaktır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir. Uygulama ve öğretide, eşya üzerinde en geniş yetkiler sağlayan \"ayni hak\" şeklinde tanımlanan mülkiyet hakkının kazanılması, kural olarak tapu kütüğüne tescil ile mümkündür. Nitekim, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) \"Taşınmaz Mülkiyetinin Kazanılması\" kenar başlıklı 705. maddesinin birinci fıkrasında \"Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.\" hükmüne yer verilmiş, tescilin sonuçlarının düzenlendiği 1022. maddesinde de ayni hakların tescille doğacağı hüküm altına alınmıştır. Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılmakta ise de mülkiyetin tescilden önce kazanıldığı hâller TMK'nın 705. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiş ve bu durumlar arasında cebri icra da sayılmıştır. Anılan hüküm ve İİK'nın 134. maddesi uyarınca cebri icrada taşınmaz mülkiyeti tescille değil, ihale anında kazanılmaktadır. (Tescilsiz kazanma) 4721 sayılı TMK'nin 705. maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur.  İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur. Öte yandan, İİK'nun 135/2. maddesinde ise  “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur” denilmiştir. Anılan yasa hükmüne göre, ihale yoluyla satılan taşınmazın kayıt maliki dışındaki üçüncü kişiler tarafından işgali halinde uygulanma olanağı bulmaktadır. Alıcıya ihale edilen taşınmaz kayıt maliki dışındaki kişi ya da kişiler tarafından işgal edilmekte ise İİK'nun 135/2 maddesindeki açıklamaları içeren ihtarnamenin işgalciye gönderilerek 15 günlük süre tanınması ondan sonra ecrimisil isteğinde bulunulması  gereklidir. Somut olayda, taşınmaz davalı ... şirketi tarafından  27/10/2011 tarihinde ihale yoluyla satın alınmıştır. İhale 17/02/2012 tarihinde kesinleşmiştir.  Tapu kaydına göre taşınmazın 10/05/2012 tarihinde davalı ... şirketi adına tescili yapılmıştır. Hasar tarihi 11/06/2012 tarihidir. Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasındaki tahliye tutanağına göre, taşınmazı kullanan dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.  taşınmazdan 09/07/2012 tarihinde tahliye edilmiştir. Dolayısıyla taşınmaz fiilen 09/07/2012 tarihinde davalı ...ey şirketine teslim edilmiştir. Taşınmazın fiili teslim tarihi, hasar tarihinden sonradır. İİK 134/1. fıkrası gereğince fiili teslim tarihine kadar taşınmazın muhafazası ve idaresi icra müdürlüğüne aittir. Dolayısıyla TBK. m. 69 gereğince davalı ... şirketinin bina maliki olarak sorumluluğu taşınmazın fiili teslim tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu nedenle davalı ... şirketi hasar tarihinde taşınmazı fiilen teslim almadığından TBK. m. 69 gereğince kusursuz sorumluluğu da bulunmamaktadır. Sigortalı davalı ... şirketinin hasar tarihi itibariyle gerçekleşen hasardan sorumluluğu bulunmadığından sigortacısı davalı ... Sigortanın da olayda sorumluluğu bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekirken davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine, rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı yargılama neticesinde tespit edildiğinden davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine, rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı yargılama neticesinde tespit edildiğinden davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1125 Esas, 2021/96 Karar sayılı ve 09/02/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı REDDİNE, b)Rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı yargılama neticesinde tespit edildiğinden davalı ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.897,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.469,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,d)Davacı tarafından yatırılan harçlar ve yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 58,50 TL posta masraflarının davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, f)Davalı ... Sigorta T.A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve bu davalı istinaf kanun yoluna başvurmadığından ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hükmedilen 18.872,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, g)Davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 2.750,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.322,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 6-Davalı ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 589,70 TL istinaf harçları ve yapılan 98,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 688,20 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının  yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31.10.2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a4b6e872b8b1b65","SID":"0aba06cb5699b5b6"}}