{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/1585 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1622<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO\t\t: 2016/959 <br>KARAR NO\t\t: 2018/1389<br><br>İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN  2016/959 Esas sayılı davası:<br>DAVA \t\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 28.07.2016<br><br>Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1070 Esas sayılı davası:<br>DAVA \t\t: KAYYIMLIK <br>DAVA TARİHİ\t\t: 16.08.2016<br><br>Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1046 Esas sayılı davası:<br>DAVA \t\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2018 tarih 2016/959 esas 2018/1389 Karar sayılı  kararının  asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2021 gün 2019/1565 Esas 2021/161 karar sayılı kararı ile,  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, verilen kararın asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin  temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21/05/2024 gün 2023/1777 esas 2024/1739 karar sayılı kararı ile HMK'nun 371. maddesi gereğince kararın bozulmasına karar verilmiş ve HMK'nun 373/2 maddesi uyarınca dosya Dairemize gelmiş olmakla duruşmalı olarak heyetçe incelendi.<br>A)DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... Birliğinin 6328 asil - 2861 aday olmak üzere toplam 9189  üyesinin bulunduğu, birlik genel kurulunun 12.07.2016 tarihinde gerekli çoğunluk sağlanamadığı için toplanamadığını, 20.07.2016 tarihinde çoğunluk aranmaksızın toplandığını, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve merkez birliği delege listelerinin usulsüz olarak hazırlandığını, hazirun cetvelinin imzalanması, üyelerin salona alınması, gündem maddelerinin görüşülmesi, oylamanın yapılması, divana yapılan yazılı ve sözlü itirazların değerlendirilmesi, divana sunulan listelerin incelenmesi, oyların sayımı noktasında yapılan usulsüzlükler nedeniyle divan seçilmesindeki ve divan raporlarının hazırlanmasındaki usulsüzlük nedeniyle genel kurul gündem maddelerinin görülmesi ve oylanmasındaki usulsüzlük nedeniyle seçim sırasında sunulan oy pusulası  ve oy tasnifi sırasında yapılan usulsüzlükler nedeniyle seçime ilişkin maddenin iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve merkez birliği delegelerinin seçimi konusunda yapılan usulsüzlüklerin ilk bakışta anlaşılabilecek ve taraflar arasındaki 12 oy gibi az bir farkın bulunduğu durumda  sonuca tesir edeceği muhakkak olan eksiklikler ve usulsüzlükler olduğu için konunun ivedilikle değerlendirilmesi gerektiğini, seçimde yarışan 75 oy alan ... listesinde 55 oy alan ... listesinde 749 oy alan ... listesinde oy pusulasında ismi yer almaması gereken isimlere yer verildiğini, bu haliyle kuruluş belgesine aykırı davranıldığını, bu listede yer alan bir kısım birlik üyelerinin genel kurula katılmadığını, ...'ın isminin yer aldığı listede bu kişinin yönetim kurulu asil üye listesinde olmadığı gibi diğer kurullarda da ne asil ne de yedek olarak yer aldığını, bu kişinin davacı ... ile karıştırıldığını, bu maksatla listeye yazıldığını, bunun davacı aleyhine sonuç doğurduğunu, kuruluş belgesinin 37. maddesinde oylama usulü ve sayımın nasıl yapacağının açıkça düzenlendiğini, salonda oy kullananların sayısının 1700 civarında açıklanmasına rağmen gizli oylama açık tasnif usulüyle yapılan seçimler sonrasında mavi listesinin 749, beyaz listenin 737, pembe listenin 75, sarı listenin 55 oy aldığının tespit edildiğinin bildirilerek kazanan listenin belirlendiğini, ancak bu sayım ile toplam oy sayısının 1616 olduğu, tutanakta kullanılan oy sayısı belirtilmediği gibi sandıktan çıkan oy sayısına yer verilmediğini, imha edilen ya da geçersiz çıkan oy sayılarına da yer verilmediğini, hazirun cetvelindeki imza sayısının bu usulsüzlüğü ortaya koyduğunu,  seçimlerin usulsüzlük nedeniyle yokluk ile malul sayılacağından dolayı yeni seçilen birlik yönetimi tarafından yapılan işlemlerinde başlangıçtan itibaren yok hükmünde sayılacağından ileride telafisi güç zararların doğacağını bu nedenle yürütmenin durdurulmasını talep ettikleri ileri sürülerek gerek aday oy pusulaları gerek oyların tasnifi ve tutanağa bağlanması nedeniyle yoklukla malul olan genel kurul kararının iptaliyle ileride telafisi güç zararların doğması ihtimaline göre 20.07.2016 tarihli genel kurulun seçime ilişkin 30. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1046 Esas - 2016/608 Karar sayılı davasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2016 tarihli birlik genel kurul toplantı tutanağının yönetim kurulu faaliyet raporlarını ve yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine ilişkin 5. ve 8. maddelerinin denetim kurulunun ibra edilmemesine ilişkin 6. maddesinin, 2014-2015 yılları bilanço ve gelir-gider tablosu hesapların ibra edilmemesine ilişkin 7. maddenin açıkça hukuka ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu, bunun yanı sıra genel kurulda hazirun imzalanması, üyelerin salona alınması, gündem maddelerin görüşülmesi, oylamaların yapılması, divana yapılan yazılı ve sözlü itirazların değerlendirilmesi, divana sunulan listelerin incelenmesi konularında usulsüzlükler bulunduğundan seçime ilişkin maddelerin iptalinin gerektiğini ileri sürerek 20.07.2016 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların özellikle yönetim ve denetim kurulu ile mali raporların ibra edilmemesine ilişkin alınan kararların (5,6,7,8. maddelerin) iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.   <br>Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1070 Esas - 2016/610 Karar sayılı davasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; birliğin 20.07.2016 tarihinde 2014-2015 yılları olağan genel kurul toplantısı sonrasında ... tarafından genel kurul kararlarının iptali ve seçime ilişkin 30. maddenin yürütmenin duruldurulması talepli olarak İzmir 5 ATM'nin 2016/959 Esas sayılı davasının açıldığını, 5 ATM'nin 02.08.2016 tarihli kararıyla genel kurul toplantısının seçime ilişkin maddesinin yürütmesinin durdurulmasına, ticaret sicile bildirilmesine karar verildiğini, bu karara itiraz edildiğini, yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte birliğe kayyım atanmadığını, birliğin fiilen organsız kaldığını, kayyım atanması gerektiğini, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin tekrar hiçbir kurula seçilemeyeceği düzenlemesi karşısında ibra edilmeyen üyelerin bir daha seçilmeyeceği hükmü ile bakanlık tarafından eski yönetim döneminde başlatılan soruşturmanın devam ediyor olması karşısında ve yürütmenin durdurulması ile kayyım atanmaması nedeniyle eski yönetim kurulunun görevine devam ediyor olması nedeniyle birliğin telafisi imkansız tehlikelerle karşı karşıya olduğunu, tedbiren birliğe kayyım atanmasını karar verilmesini talep  etmiştir.<br>B)DAVALININ CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı  ... Birliği cevap dilekçesinde özetle; davacının ibra edilmeyen eski yönetim kurulu başkanı olup, genel kurulu yasal mevzuata uygun toplantıya çağırma görevinin davacının başkanlığını yaptığı yönetim ve denetim kuruluna ait olduğunu, kendi yönetimleri tarafından yapılan işlemlerin usulsüzlüğünü ileri sürerek genel kurulun iptalini, yürütmenin durdurulmasını talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, eski yönetim ve denetleme kurulunun ibra edilmediğini, ibra edilmeyen yönetim ve denetleme kuruluna görev verilmesinin birliğin zararına yol açacağını, usulüne uygun ve demokratik koşullarda seçilen yeni yönetimin görevine devam etmesinin birlik menfaatleri için elzem olduğunu, yeni yönetimin birlik menfaatini layıkıyla koruduğunu, yürütmenin durdurulması şartlarının gerçekleşmediğini, bu talebin reddi gerektiğini, kuruluş belgesinin 32. maddesine göre divanın oluşturulduğunu, 33. maddesine uygun hazirun listelerinin hazırlanıp imzalatıldığını, 37. maddesi kapsamında gizli oy, açık tasnif usulünün uygulandığını, ...'ın listesinde yönetim ve merkez birliği listesinde yer almadığı ileri sürülmüş ise de, listeleri oluşturanların davacının da içinde bulunduğu eski ibra edilmeyen yönetim olduğunu, kaldı ki bahsedilen listenin zaten seçilen yönetim listesi olmadığını, bu iddianın seçimin reddini gerektirmediğini, kuruluş belgesinin 34. maddesinde ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin tekrar hiçbir kurula seçilemeyeceği hükmünün yer aldığını, bu durumda davacının hiçbir kurula seçilmemesi gerektiğini, talebin bu yönden de reddi gerektiğini, yeni yönetim listesinde merkez birliği yönetim listesinde yer alan ...'ın toplantıya katılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hazirun cetveli incelendiğinde bu durumun anlaşılacağını, kabul anlamına gelmemek üzere böyle bir durumda dahi genel kurulun iptali değil, gelmeyen kişi yönetim kurulu üyeliğinin düşeceğini, davacının 1163 sayılı Yasanın 53. maddesi uyarınca seçimle ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediğini, bu nedenle dava açma  hakkının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>C)VERİLEN  KARARLARIN ÖZETİ:<br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2018 tarih 2016/959 esas 2018/1389 Kararı ile  ana davada subut bulmayan davacı ... tarafından açılan 20.07.2016 tarihli Genel Kurul Kararının İptaline ilişkin davanın REDDİNE. <br>Davalı birlik hakkındaki Genel Kurul Kararının Yürütmesinin Durdurulmasını ve Yönetimin Kayyum Tevdiine yönelik tedbir kararların kaldırılmasına. <br>İhtiyati tedbir kararları kaldırılmakla yönetimin 20.07.2016 tarihinde seçilen yönetime teslimine,<br>2-Birleşen 4 ATM'nin 2016/1046 Esas sayılı davası nedeniyle ibra edilmemeye ilişkin konunun İzmir 3 ATM'nin 2017/790 Esas sayılı sorumluluk davasında değerlendirilmesi gerektiğinden ibra edilmeme yönündeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu davanın usulden reddine, <br>3-Birleşen 2 ATM'nin 2016/1070 Esas sayılı davası birliğe tedbiren kayyum atanması talebine ilişkin olup, yargılama sırasında birliğe kayyum atandığından bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>Bu kararın davacı vekili ve katılan vekili tarafından istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2021 gün 2019/1565 Esas 2021/161 karar sayılı kararı ile,  davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacı vekili  tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir. <br>Dairemiz kararının temyizi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21/05/2024 gün 2023/1777 esas 2024/1739 karar sayılı kararı ile  Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>D)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava ve birleşen davalar, birliğin (kooperatifin) genel kurul kararının iptali ve kayyum tayini istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın reddine, birleşen 2016/1046 Esas sayılı davanın usulden reddine, birleşen 2016/1070 Esas sayılı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Somut olayda; davacıların, davalı birlik üyesi oldukları, birliğin 20/07/2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile 2014-2015 yılı yönetim kurulu faaliyet raporları okunarak ibra oylaması yapıldığı ve  yönetim kurulunun ibra edilmediği, 6. gündem maddesi ile 2014-2015 yılları denetim kurulu faaliyetlerinin görüşmeye açıldığı, denetim kurulunun ibra oylaması yapıldığı, ibra edilmediği, 7. gündem maddesinde 2014-2015 yılları bilanço ve gelir tablosu açıklarının müzakereye açıldığı, raporların oy çokluğu ile kabul edilmediği, yine 8. Gündem maddesi ile yönetim ve denetim kurulunun iş ve işlemlerinin ibra edilmediği, gündemin 30. maddesinde yönetim kurulu asil, yedek, denetim kurulu asil, yedek ve merkez birliği delegelerinin asil ve yedek üyelerinin seçiminin görüşüldüğü, divan başkanlığına 4 adet listenin sunulduğu, listelerin beyaz, mavi, pembe ve sarı renkle adlandırıldıkları, gizli oylama, açık tasnif usulü ile yapılan seçimlerde mavi listenin 749, beyaz listenin 737, pembe listenin 75 ve sarı listenin 55 oy aldığı, böylelikle 749 oy alan mavi listede yazılanların seçildiği anlaşılmıştır. <br>Sunulan genel kurul tutanaklarının incelenmesinde, genel kurula bakanlık temsilcisinin de katıldığı, divan seçimine ilişkin olumsuz tutanak ve raporun bulunmadığı, onun dışında divan seçimiyle ilgili genel kurulun yoklukla malul olmasını gerektirir kanaat oluşturacak bir hal tespit edilemediğinden bu yöndeki talepler yerinde görülmemiştir.<br>Genel kurul toplantı tutanağında ve bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere, genel kurula 1914 üyenin katıldığı, bunlardan 1680'nin oy kullandığı, kullanılan oylardan 68 adetinin zarfa çift liste kullanılması, zarfsız oy kullanılması, mühürsüz liste kullanılması gibi nedenlerle geçersiz sayıldığı, fakat toplantı tutanağına toplantıya katıldığı halde oy kullanmayan ortak sayısı ile iptal edilen oyların adedinin yazılmamış olduğu anlaşılmıştır. <br>Davalı birliğin kuruluş belgesinin 37/4. maddesinde \" katılanların oyları sayılır. Katılanlara göre oyların fazla çıkması halinde oy pusulaları açılmadan fazla oylar rastgele seçilerek iptal edilir. Sandık açılıp, oy ayrımı bittikten sonra sonuçlar tutanağa yazılır. \" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu genel kurulda sandıktan katılanlardan fazla oy çıkması söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla bu yönüyle iptal edilecek oy da söz konusu değildir. İptal edilen 68 oy ise ; zarfta çift liste kullanılması, zarfsız oy kullanılması, mühürsüz liste kullanılması gibi nedenlere dayalı olup, bu oyların iptal edilmesinde de ana sözleşme ve mevzuata aykırılık söz konusu değildir. Sadece seçime katılanların sayısının, sandıktan çıkan oy sayısının iptal edilen oy sayısının tutanağa yazılmamış olması söz konusudur. Bu durum seçimin yoklukla malul sayılıp sayılmayacağı ve iptalini gerektirip gerektirmeyeceği sonucunda yapılan değerlendirmede, söz konusu hususların sunulan tutanaklardan anlaşılabilir mahiyette olduğu, kaldı ki bilirkişiler tarafından da sayım ile  belirlendiği, sadece bu nedenle seçimin iptalinin hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiş, bu nedenle seçimin iptal talebi yerinde görülmemiştir. <br>Asıl dava da, seçimi kazanmamış olan listede ismi yer alan kişilerin toplantıya katılmamış olmasının bu kişilerin bulunduğu listenin seçimi kazanması durumunda değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu, kaldı ki seçime katılmayan kişinin seçilmesi durumunda onun yerine yedek olanın atanmasını gerektireceği dikkate alındığı, bu konununa seçimin yoklukla malul olmasını  gerektirmediği ve iptalini gerektirmediği kanaatine varılmıştır. <br>Davacıların, ibra edilmemesine ilişkin genel kurul kararlarının hakkaniyete aykırı olduğu ve iptali gerektiği talebi ile ilgili yapılan değerlendirmede birleşen dosya davacıları hakkında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/790 Esas sayılı davası ile sorumluluk davası açıldığı, birleşen davacıların sorumluluğunun bu davada değerlendirileceğinden Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince sorumluluk davasının açılmış olması karşısında ibra edilmeme yönündeki genel kurul kararının iptali davası açılmasında hukuki yarar olmadığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, ibra edilmemeye ilişkin genel kurul kararının iptali konusundaki birleşen davanın açılmasında hukuki yarar olmadığı sonucuna varılmıştır.  <br>Yargılama sırasında asıl davalı birliğe tedbiren kayyım atandığından dava dosyası ile birleşen 2016/1070 Esas sayılı davanın konusu ortadan kalkmış olduğu anlaşılmaktadır. <br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan ve istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki  şekilde hüküm kurulmuştur.<br>           HÜKÜM            :YUKARIDA AÇIKLANAN GEREKÇELERLE<br>           1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2018 tarih 2016/959 Esas 2018/1389 Karar sayılı kararına karşı, davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL istinaf karar harcının istinaf eden davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacısından alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-İstinaf gider avansından artan kısmın istinaf eden davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacısına İADESİNE, <br>4-Yapılan istinaf masraflarının istinaf eden davacı ve birleşen 2016/1046 Esas sayılı dosya davacısı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kararın taraflara  TEBLİĞİNE, <br>Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6723c18d1f81be3","SID":"7f36d4bef9babe7a"}}