{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/2205 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2120<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2024/88-2024/92<br>KARAR TARİHİ\t:18/04/2024<br>DAVA TARİHİ\t\t:08/03/2024<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/10/2024<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/88 Esas 2024/92 Karar sayılı dosyasında verilen 18/04/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;<br>\"Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri ile kredi açılmış ve kullandırılmıştır. Diğer muhataplar, söz konusu kredi sözleşmeleri gereğince, müteselsil kefiller/rehin/ipotek borçlusudurlar.  Müvekkil banka tarafından 24/01/2024 tarihinde borçlu olan davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Bu tarih itibarıyla alacağın bağlı olduğu tutar 43.068,28TL’dir. İlgili hesap kat ihtarnamesinde; \"...  Kredi sözleşmeleri ve yasalardan kaynaklanan başka alacak ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, söz konusu alacağımızın, ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödeneceği tarihe kadar faiz, BSMV ( yasal istisna ve muafiyetler hariç) , fon  ( yasal istisna ve muafiyetler hariç), masraf ve sair her türlü fer ‘ileriyle birlikte bir hafta içinde  ödenmemesi halinde,  alacağımızın tahsili için borçlu ve rehin/ipotek verenler hakkında yasal yollara başvurulacağını, Türk Borçlar Kanunu'nun 585. Maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde kefil olan hakkında da yasal yollara başvurulacağını, bu takdirde doğacak icra ve dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de tarafınıza ait olacağını bildiririz. İşbu ihtarname borçlu ve rehin/ipotek verenler bakımından ihtarname, kefil bakımından ise Türk Borçlar Kanunu'nun 594. Maddesi uyarınca bildirim mahiyetindedir ....\" diyerek gönderilen ihtarname 29/01/2024 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Karşı taraf, kendisine tanınan süre içerisinde borcunu ödememiştir. (Ek-1 Hesap kat ihtarnamesi) Görüldüğü üzere karşı taraf borçlunun 24/01/2024 tarihi itibariyle 43.068,28 TL kredi borcu bulunmuş olup, mahkemeniz hakimliği yetkilidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacağımızın sürüncemede kalmaması ve yapacağımız icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur. Alacağımız için borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.\" şeklinde talepte bulunmuştur.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 18/04/2024Tarih ve 2024/88 D.İş, 2024/92 Karar sayılı kararında özetle;<br>\"...Talep konusunun, Tüketici kredisinden kaynaklandığı, buna göre, 6502 sayılı yasa kapsamında kalan uyuşmazlığın çözümünde, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu, talep hakkında Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu anlaşıldığından...\"ifadelerini içeren gerekçelerle mahkemenin görevsizliğine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Talep eden vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Talep eden avukatı tarafından verilen 20/05/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>Talep eden bankanın alacaklısı olduğu, borçlu ...'ın taşınır, taşınmaz ve tüm hakları üzerinde ihtiyati haciz almak amacıyla 08/03/2024 tarihinde borçlunun yerleşim yeri olan Turgutlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesin'e ihtiyati haciz davası açtıklarını, Turgutlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Turgutlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli gösterdiği Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dosyayı gönderdiklerini, bunun üzerine  Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da, ihtiyati haciz talebinin tüketici kredisiyle alakalı olduğu, bu nedenle de Turgutlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla görevli olduğu kararını verildiğini, bu karar üzerine görev uyuşmazlığı meydana geldiğini, öncelikle mahkeme tarafından borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaate varacak olur ise, yeniden inceleme yapılıp karar verilmesi için görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava: tüketici kredisinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. istinaf konusu karar Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği 2024/88 E. 2024/92 Karar sayılı görevsizlik kararıdır (değişik iş yoluyla)<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için  uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.<br>Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;\"Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri ile kredi açılmış ve kullandırılmıştır. Diğer muhataplar, söz konusu kredi sözleşmeleri gereğince, müteselsil kefiller/rehin/ipotek borçlusudurlar.  Müvekkil banka tarafından 24/01/2024 tarihinde borçlu olan davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Bu tarih itibarıyla alacağın bağlı olduğu tutar 43.068,28TL’dir. İlgili hesap kat ihtarnamesinde; \"...  Kredi sözleşmeleri ve yasalardan kaynaklanan başka alacak ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, söz konusu alacağımızın, ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödeneceği tarihe kadar faiz, BSMV ( yasal istisna ve muafiyetler hariç) , fon  ( yasal istisna ve muafiyetler hariç), masraf ve sair her türlü fer ‘ileriyle birlikte bir hafta içinde  ödenmemesi halinde,  alacağımızın tahsili için borçlu ve rehin/ipotek verenler hakkında yasal yollara başvurulacağını, Türk Borçlar Kanunu'nun 585. Maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde kefil olan hakkında da yasal yollara başvurulacağını, bu takdirde doğacak icra ve dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de tarafınıza ait olacağını bildiririz. İşbu ihtarname borçlu ve rehin/ipotek verenler bakımından ihtarname, kefil bakımından ise Türk Borçlar Kanunu'nun 594. Maddesi uyarınca bildirim mahiyetindedir.\" diyerek gönderilen ihtarname 29/01/2024 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Karşı taraf, kendisine tanınan süre içerisinde borcunu ödememiştir. (Ek-1 Hesap kat ihtarnamesi) Görüldüğü üzere karşı taraf borçlunun 24/01/2024 tarihi itibariyle 43.068,28 TL kredi borcu bulunmuş olup, mahkemeniz hakimliği yetkilidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacağımızın sürüncemede kalmaması ve yapacağımız icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur. Alacağımız için borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.\" şeklinde talepte bulunmuştur.<br>Bir davada mahkemenin görevli olup olmadığı, resen gözetilmesi gerekli olduğundan, eldeki davada da öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi gereklidir. İhtiyati hacizle ilgili İİK.nun 258. maddesinde mahkemeden söz edilirken sadece yetkili mahkeme gösterilmiş, görevli mahkeme hakkında bir belirleme yapılmamıştır. Mahkemelerin görev ve yetkileri kanunla belirlendiğine ve bu konuda da kanunda açık bir hüküm bulunmadığına göre, davada görevli mahkemenin, görevle ilgili genel kurallara göre tespiti gereklidir.<br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 18/04/2024 tarihli kararıyla talep konusunun Tüketici Kredisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görev yönünden usulden red kararı vermiştir. Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici  Mahkemesi  sıfatıyla) olduğunu kararda belirtmiştir. Ancak, kararda sehven Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığı, kararın 3 nolu bentinde belirtilmiştir.<br>Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/36 D.İş sayılı görevsizlik kararı istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Ancak, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik hususunda verdiği karar kesinleşmemiştir. Nitekim talepte bulunan banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Manisa Asliye Ticaret  Mahkemesinin kararı kesinleşmediği için iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından bahsedilmesi mümkün değildir.<br>Talep dilekçesi ekindeki sözleşme \"Belirli Süreli Tüketici Kredileri\"  sözleşmesidir. İhtilafa konu sözleşme tüketici kredisine ilişkindir. Bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.<br> Tacir olduğu iddia edilmeyen borçlu ...'ın almış olduğu tüketici kredisinden kaynaklanan davada ihtiyati haciz talebini davanın ilk açıldığı Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla incelemesi gerekir. <br>Bu sebeple Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği görev yönünden usulden red kararı usul ve yasaya uygun nitelikte görülmekle kararda yer alan 3nolu benttin sehven yazılmış olduğu değerlendirilmekle, talep eden vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1(b)-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Talepte bulunan vekili her ne kadar dilekçesinde dairemizden de ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de ihtiyati haciz talebini değerlendirme hususu, İlk Derece Mahkemesinin görev sahasında bulunmakla HMK 341.madde delaletiyle bu hususta dairemizce karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı anlaşılmakla davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin, dairemizce ihtiyati haciz kararı verilmesi talebi hakkında HMK 341 delaleti hakkında bu husus, İlk Derece Mahkemesinin görev sahasında kalmakla, dairemizce karar verilmesine yer olmadığına, ihtiyati haciz talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,<br>2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/06/2024 Tarih ve 2024/88 D.İş 2024/92 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>3-İstinaf talebinde bulunan talep eden tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 18/10/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1361005fe1c654a3","SID":"0447b0bcb63babe0"}}