{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/619 Esas<br>KARAR NO:2024/682<br><br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ:23/09/2023<br>KARAR TARİHİ:13/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 27/04/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet seyir halinde iken, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sokaktan caddeye çıkması sonucu çarpmamak için fren yapan ... Plakalı motosiklete faili meçhul aracın arkadan çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'un yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'un, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Hastanesi'nden 21/01/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %12 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmekte olduğunu, müvekkilinin  bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için  sigorta şirketinden ZMSS  kapsamında  alacağı olan maluliyet  tazminat miktarının  bilirkişi marifeti  ile  hesaplanarak  müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 250 TL sürekli iş göremezlik,  125 TL geçici iş görmezlik, 125 TL bakıcı gideri tazminatı  olmak üzere şimdilik toplam 500 TL'nin  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, TK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporunun da sunulmadığını, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığını, bakıcı gideri tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, tedavi gideri zararından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat davasıdır.  <br>Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/13240 E., 2022/6133 K. Sayılı ilamında \" Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a maddesi gereğince ... Hesabına başvurulabilmesi için kazaya plakası belirlenemeyen bir aracın neden olduğunun kanıtlanması gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan kaza tespit tutanağı ile olay yeri tespit tutanağına göre davacı ve motosiklet sürücüsünün beyanlarına itibar edilerek plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ancak davacı ile motosiklet sürücüsünün beyanlarına göre hazırlanan kaza tespit tutanağı haricinde dosyada başkaca görgü tanığı ifadesinin olmadığı, mobese kaydının bulunmadığı, bu durumda dava konusu kazanın dava dışı ve plakası tespit edilemeyen aracın kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiği hususunun somut olarak ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. <br>Şu durumda; kazaya plakası belirlenemeyen bir aracın neden olduğunun somut olarak ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. \" gerekçesi ile ... Hesabına başvurulabilmesi için kazanın plakası tespit belirlenemeyen araç nedeniyle olduğunun  ispat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>İstanbul Bam 40.Hukuk Dairesinin  2019/1469 E., 2020/4410 K. Sayılı ilamında \"Dava dosyasında davacının ne şekilde yaralandığına ilişkin, davacının anlatımındaki soyut ve dayanaksız beyanı dışında bilgi ve sunulmuş delil bulunmamaktadır. \"Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini\" ispat yükü davacıdadır. Sigortacı üzerindeki ispat yükü ise gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkindir. Buna göre  öncelikle davacı, sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini  ispat etmelidir. Başka bir deyişle davacının yaralanmasının, plakası tespit edilemeyen bir aracın kusurundan kaynaklanan kazadan dolayı  gerçekleştiği ya da olayda plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığı davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu durumda, ... Hesabı'nın, davacının maluliyet zararından sorumlu tutulması dosya içeriğine uygun olmayıp davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.\" gerekçesi ile rizikonun gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıda olduğu belirtilmiştir.<br> İstanbul Bam 9.Hukuk Dairesinin 2020/2065 E., 2022/2280 K. Sayılı ilamı ve \"O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; Olayın davacının beyanında açıkladığı şekilde, plakası tespit edilemeyen  bir aracın sebebiyet vermesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından  davacı isticvap edilerek kazanın oluşumuna ilişkin ayrıntılı beyanı alınarak, davacının kullandığı motosikletin hasarlı ve darbe almış yerlerini gösteren fotoğrafları olup olmadığı sorularak, alınan detaylı beyan ve fotoğraf sunulması halinde bu fotoğraflarda motosikletin hasarlı ve darbe almış yerleri, hastane müracaat evrakındaki davacı beyanı tüm dosya kapsamına göre kazanın varlığı, kazanın başka bir aracın davacının aracına çarpması yada sıkıştırması ile meydana gelip gelmediği konularında illiyet bağı ortaya koyacak şekilde   kusur konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden  ayrıntı gerekçeli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile kazanın nasıl meydana geldiğinin mahkemece araştırılması gerektiği belirtilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın kendisinin kullandığı motosiklete çarptığını belirterek uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, 17/05/2021 tarihli polis araştırma tutanağında olay yerine ait kamera görüntüsünün ve görgü tanığının olmadığının tespit edildiği, davacı vekiline motosikletin darbe almış yerlerini gösterir fotoğrafları sunması için kesin süre verilmesine rağmen sunulmadığı, davacının olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin isticvabına karar verilse de davacı isticvap duruşmasına katılmadığı,  bu şekilde dava konusu kazanın nasıl meydana geldiği ve  dava dışı plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın reddine, <br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL  harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL  harcın davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br>13/11/2024 <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43f0243cc831020d","SID":"a6ec405f2dff25a1"}}