{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/465 <br>KARAR NO\t: 2024/779<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/04/2024<br>TEVZİ TARİHİ\t: 08/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ---- Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 07/05/2024 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>KONU \t:Aşağıda detaylı olarak izah edileceği üzere; Müvekkilimizin gerçek payının tespitine yönelik talebimiz bakımından müvekkilimiz açısından telafisi mümkün olmayan zararların doğma ihtimali göz önüne alınarak tarafımızca ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. sayılı  dosyası ile 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (4) ve (7) nolu nolu kararların yokluğunun/butlanının tespitini talep ettiğimiz davadaki  tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile ;<br>\ta) Davalı şirketin  30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (2), (3) , (4) ve (7)  nolu kararların İPTALİNE,<br>\tb) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine<br>karar verilmesi taleplerimiz hakkındadır. <br>\tI. AÇIKLAMALAR:<br>\t1) Davalı ----(bundan böyle \"-----\" olarak anılacaktır)  2007 yılında kurulmuş bir aile şirketidir. Şirketin kuruluş tarihinden bu yana müvekkil ile birlikte  toplam dört pay sahibi bulunmaktadır. Müvekkil haricindeki pay sahipleri;  aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan --- (müvekkilin babası), aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan  ---- (müvekkilin ablası) ve yönetim kurulunda görev almayan (müvekkilin annesi) ---- . <br>\tDavalı şirketin yönetim kurulu üç kişiden oluşmakta olup, şirketin  kurulduğu günden beri müvekkil yönetim kurulunda görev almaktadır. <br>\t2) Davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde değişikliğe uğrayan esas sözleşmesinin nama yazılı payların devrine ilişkin 16. maddesinin (d) fıkrası  ;<br>\t\"Şirketin ortaklarının aynı aile mensubu olması, şirkette yabancılaşmayı önleme, şirketin işletme konusu ve ekonomik bağımsızlığı ile şirket ortaklarının çevresinin bileşimi ve şirket ortak yapısının bozulmasının önlenmesi gayesi ile nama yazılı pay senetlerinin devri sınırlandırılmıştır. İfade edilen hususları bozucu her türlü neden, olasılık ve tereddüt önemli neden olarak kabul edilir. Vaki bir devrin şirket yönünden geçerli olabilmesi için Genel Kurul'un her devir işlemi için ayrı ayrı olmak kaydı ile sermayeyi temsil eden payların yüzde yetmiş beşinin olumlu oyu ile Yönetim Kurulu'na bu yönde yetki vermiş olması ve Yönetim Kurulunun da üç kişi ile toplanarak oybirliği ile bu yönde karar almasını takiben devrin pay defterine işlenmesi ile mümkündür. Şirketin devre konu payları Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi veya pay sahipleri ya da  üçüncü kişiler adına almayı önererek onay istemini ret hakkı saklıdır.\"<br> Şeklindedir. (Ek:1)<br>\tKısaca belirtmek gerekir ise esas sözleşmesel bağlam öngörülen  davalı şirkette 26.03.2021 tarihinden sonra gerçekleşen bir pay devrinin 6102 sayılı  Türk Ticaret Kanunu'nun (\"TTK\") 494. maddesi gereği  geçerli olabilmesi için yazılı bir devir sözleşmesinin yanı sıra ;<br>\t-Genel Kurul'un her devir işlemi için ayrı ayrı olmak kaydı ile sermayeyi temsil eden payların yüzde yetmiş beşinin olumlu oyu ile Yönetim Kurulu'na bu yönde yetki vermiş olması, <br>\t-Yönetim Kurulunun da üç kişi ile toplanarak oybirliği ile bu yönde karar almasını takiben devrin pay defterine işlenmesi<br>Şartlarının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir.\t<br>\tDavalı şirket,  müvekkilimizin 15.05.2021 tarihinde 1075 adet  payını (dava dışı) -----devrettiğini iddia etmektedir. Ancak 15.05.2021 tarihinde yapıldığı iddia edilen pay devri bakımından; GENEL KURULUN % 75'İNİN OLUMLU OY KULLANARAK ALMIŞ OLDUĞU BİR YETKİLENDİRME KARARI  BULUNMADIĞI GİBİ, YÖNETİM KURULUNUN 3 KİŞİ İLE TOPLANARAK OYBİRLİĞİ  İLE ALMIŞ OLDUĞU  BİR KARAR DA BULUNMAMAKTADIR. BU SEBEPLE TTK M. 494 HÜKMÜ UYARINCA GERÇEKLEŞMİŞ BİR PAY DEVRİNDEN SÖZ EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.<br>\t Bilindiği üzere  TTK'da, (mülga) 6762 sayılı eTK'dan önemli farklılıklar içeren yeni bağlam hükümleri çerçevesinde bölünme teorisi terk edilmiş ve birlik teorisi benimsenmiştir. Dolayısıyla  devir için onay verilmediği sürece payların mülkiyeti ve paylara bağlı bütün haklar devredende kalır ve devreden tarafından kullanılır (TTK m. 494/1). Görüldüğü üzere kanun koyucu, yapıldığı iddia olunan 15.05.2021 tarihli devir ile  payın mülkiyetinin geçişine dahi olanak vermemektedir. \t<br>\tŞu halde davalı şirket tarafından esas sözleşmenin yukarıda belirtilen 16. maddesinin (d) fıkrası dairesinde onay verilmedikçe payın mülkiyetinin ve paya bağlı (malvarlıksal + yönetimsel) hakların geçişinden bahsedilemez. <br><br>\t3)  Kaldı ki müvekkilimizin 1075 adet  payını (dava dışı)  ----- devretmiş olmasına hukuken imkan da bulunmamaktadır. Zira anılan tarihte müvekkilimizin payları bir bütün olarak (yani  aynı anda-aynı senette cisimlenmek suretiyle) ilmühabere bağlandığından, söz konusu payların yalnızca bir kısmının davacıya devri imkânsızdır.  Zira TTK md. 789 f. 2 gereği kısmi ciro batıldır. Gerçekten de TTK'nın  789.  maddesi;<br>\t''B) Ciro<br>\tI - Genel olarak<br>\tMADDE 789- (1) Cironun kayıtsız ve şartsız olması gereklidir. Ciro, şartlara tabi tutulmuşsa bunlar yazılmamış sayılır.<br>\t(2) Kısmi ciro ve muhatabın cirosu batıldır.<br>\t(3) Hamiline yazılı ciro beyaz ciro hükmündedir.<br>\t(4) Muhatap lehindeki ciro yalnız makbuz hükmündedir; meğerki, muhatabın birden fazla şubesi olup da, ciro, muhatap şubeden başka bir şube üzerine yazılmış bulunsun.''<br>Hükmünü havidir. Dolayısıyla kıymetli evrak niteliğini haiz  ilmühaberin bir kısmının devri mümkün değildir. Kıymetli evrakın temsil ettiği hakkın bir kısmının devri de olanaksızdır. (Ek:2)<br>\tBöyle bir işlemin yapılabilmesi için önce söz konusu ilmühaber şirkete iade edilmeli, şirketçe bu ilmühaber yönetim kurulunun alacağı bir kararla iptal edilip ardından onun yerine, devredilmek istenen payların sayısına denk gelecek  ilmühaberler çıkartılmalı, ardından bu ilmühaberler devredilmelidir. Oysa bu konuda davalı şirket tarafından alınmış bir karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla 15.05.2021 tarihinde yapıldığı iddia olunan ve sonradan pay defterine işlenen  pay devri bu gerekçe ile de hükümsüzdür. Müvekkilce 2023  yılının Haziran ayında pay defterinin fotoğrafı çekilmiş  olup bu tarih itibari ile pay defterine işlenmiş bir pay devri kaydı da bulunmamaktadır.<br>\t4) Davalı şirket tarafından 07.12.2023 tarihinde --- Gazetesi'nin ---- Sayı -----  Sayfasında ----- ilan sıra numarası ile  yayımlanan ve her türlü dava ve şikayet hakkını saklı tuttuğumuz hukuka aykırı ilan ile TTK m. 198 hükmü kapsamında ;<br>\t''Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan tanımlamaya uygun olarak  Şirketler Topluluğu Üyesi olan ----- Ticaret Siciline ----- sicil numarası ile kayıtlı -----ŞİRKETİ (\"Şirket\") unvanlı Şirketimizin ortaklık yapısında 15 Mayıs 2021 tarihinde meydana gelen  değişiklik sonrası ---- Şirketimiz'deki sermaye payı %30 iken %76 olmuştur. Yine diğer ortaklardan ---- sermaye payı %27.5 iken %6'ya düşmüş, ------- ise Şirketimizdeki sermaye payı ise %27.5 iken %6'ya düşmüştür. Bahsi geçen hususların Türk Ticaret Kanunu Madde l98'e göre tescil ve ilan edilmesini bilgilerinize sunarız.''<br>Şeklinde ilan verilmiştir.(Ek:3)<br>\tMüvekkilimiz davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine; müvekkilin annesi ----- ise 750 adet paya, oran olarak tüm payların % 15’ine sahipken yukarıda alıntılanan ilanda müvekkilimizin pay adedi 300, pay oranı % 6 olarak; müvekkilin annesi ----’in pay adedi 600,  pay oranı % 12 olarak ilan edilmiş olduğundan, 16.01.2024 tarihinde -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----. sayılı dosyası tahtında  \"davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi\"  davası ikame edilmiş olup söz konusu dava derdesttir.  (Ek:4)<br>\tDavalı şirketi olağan  genel kurul toplantısına çağırmak amacıyla mali müşavir --- kayyım atandığı   ----- Ticaret Mahkemesinin  07.12.2023 tarih ve ---- sayılı gerekçeli kararına istinaden  30/01/2024 tarihinde, saat: 14:00'da ----adresinde, aşağıdaki gündem maddeleri ile  2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirileceği 12.01.2024 tarihli----- Gazetesinde ilan edilmiştir. İlana göre toplantı gündemi ;<br>•\tToplantı başkanlığının seçimi ve toplantı tutanağının inızalanması için toplantı başkanlığına yetki verilınesi<br>•\t2021 ve 2022 mali yıllarına dair yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakere edilmesi<br>•\t2021 ve 2022 mali yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilınesi ve tasdiki konularında karar alınması<br>•\tŞirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait faaliyetlerinden elde edilen karın kullanım şekli hakkında karar alınması<br>•\t2021 ve 2022 mali yıllarına ait muamele, fiil ve işlemleri ile ilgili olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında karar alınması<br>•\tYönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur haklarının belirlenmesi konularında karar alınması<br>•\tYönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerinin tespiti konularında karar alınması<br>•\tDilekler ve temenniler <br>Şeklinde belirtilmiştir.<br>\t30.01.2024  tarihinde Genel Kurul toplantısı gerçekleşmiştir.(Ek:5)<br>II. HUZURDAKİ DAVAYA İLİŞKİN İPTAL SEBEPLERİMİZ:<br>\tA. (2) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz<br>\t(2) nolu gündem maddesi \"2021 ve 2022 mali yıllarına dair yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakere edilmesi\"ne ilişkindir. <br>Yıllık faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin (2) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir.  Şöyle ki;<br>Öncelikle TTK m. 514/1 \"Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.\" hükmünü havidir. Görüldüğü üzere  yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi yönetim kuruluna aittir.  TTK m. 375 hükmünde  ise yönetim kurulunun  devredilemez görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Buna göre;<br>\t \"Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:<br>a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.<br>b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.<br>c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.<br>d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları.<br>e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.<br>f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.<br>g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.\"<br>\tGörüldüğü üzere TTK m. 375 hükmünün (f) fıkrası ile  yıllık faaliyet raporunun düzenlenerek genel kurula sunulması yönetim kurulunun \"kurul olarak\" icra ettiği devredilemez yetkilerinden biri olarak sayılmıştır. TTK’nın 516. maddesinde yıllık faaliyet raporunun şekli ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Buna karşın 28.08.2012 tarih ve ---- sayılı  -----’de yayımlanan Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik'in  16. maddesi uyarınca yıllık faaliyet raporu şirketin “yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanır.”. Doktrinde yıllık faaliyet raporunun TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKTİĞİ kabul edilmektedir (----, \"---). Şu halde (2) nolu genel kurul kararının kanuna aykırı olduğundan bahisle  iptali gerekmektedir. <br>\tKALDI Kİ davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin \"Şirketin İdaresi ve Temsili \" başlıklı 8. maddesi<br>\t\"Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. Yönetim Kurulu temsil ve ilzama ilişkin yetkileri ve şirket yönetimini, oybirliği ile olsa dahi dışardan müdürlere veya murahlıas üyelere bırakamaz. Bu yönde alınan kararlar geçerli değildir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarını Genel Kurul tespit ve tayin eder.\"<br>Şeklinde düzenlenmiştir.\t Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca da yıllık faaliyet raporunun TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR. Oysa somut olayda yıllık faaliyet raporunda müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır.Şu halde (2) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle de iptali gerekmektedir. \t<br>B. (3) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz<br>\t(3) nolu gündem maddesi \"2021 ve 2022 mali yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilınesi ve tasdiki konularında karar alınması\" na ilişkin  olup, bu gündem maddesine ilişkin karar -müvekkilimizin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen- oy çokluğuyla alınmıştır. <br>\tFinansal tabloların onaylanmasına ilişkin (3) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir.  Şöyle ki;\t<br>\t TTK m. 514/1 \"Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.\" hükmünü havidir. Görüldüğü üzere finansal tabloların düzenlenmesi de  yönetim kurulunun \"kurul olarak\" icra ettiği bir diğer görev ve yetkidir. Yukarıda alıntılandığı üzere davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin \"Şirketin İdaresi ve Temsili \" başlıklı 8. maddesi<br>\t\"Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. Yönetim Kurulu temsil ve ilzama ilişkin yetkileri ve şirket yönetimini, oybirliği ile olsa dahi dışardan müdürlere veya murahlıas üyelere bırakamaz. Bu yönde alınan kararlar geçerli değildir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarını Genel Kurul tespit ve tayin eder.\"\tŞeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca finansal tabloların TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR. \tOysa somut olayda finansal tablolarda müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır. Şu halde (3) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmektedir. \t<br>\tC. (4) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz<br>\t(4) nolu gündem maddesi \"Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait faaliyetlerinden elde edilen karın kullanım şekli hakkında karar alınması\"na ilişkin  olup, bu gündem maddesine ilişkin karar -müvekkilimizin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen- oy çokluğuyla alınmıştır. <br>\tYukarıda belirttiğimiz üzere müvekkilimiz davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine sahip olmasına rağmen Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait kar, müvekkilimizin gerçek pay oranına göre dağıtılmamıştır. (4) nolu genel kurul kararı yönünden -iptal davası açma hakkımızı saklı tutarak-  ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame etmiş bulunmaktayız. Anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçemizde yokluk/butlan gerekçesi olarak; \"TTK m. 437/1 uyarınca \"Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Buna göre, kar dağıtımına karar verilmesi için ÖNCELİKLE  yönetim kurulu tarafından bir teklifin hazırlanması ve  daha sonra bu teklifin genel kurula sunulması şarttır. Oysa somut olayda yönetim kurulu üyesi müvekkilimiz, kar dağıtımı teklifinin görüşüldüğü/hazırlandığı yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığı gibi TTK m. 390/4 uyarınca elden dolaştırma yoluyla alınmış  bir yönetim kurulu kararının koşulları da bulunmamaktadır.\" şeklindeki gerekçemiz yer almaktadır. <br>---- Asliye Ticaret Mahkemesince (4) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi  ihtimaline binaen  aşağıda bu karar bakımından ayrıca iptal sebeplerimizi açıklamaktayız. <br>\tŞöyle ki;\t<br>Yukarıda alıntılandığı üzere davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin \"Şirketin İdaresi ve Temsili \" başlıklı 8. Maddesi \"Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. .\"Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR. Oysa somut olayda yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinde müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır. Şu halde (4) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle de iptali gerekmektedir.Dava konusu genel kurul toplantı tutanağından bu gündem maddesiyle ilgili olarak \"... kalan tutarın, şirketin en az 1 yıllık giderleri ve ----- tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle oluşabilecek hukuki giderler ile öngörülemeyen vergi, masraf, ödemelere karşılık olarak geçmiş yıl karlarında bırakılmasına .... oy çokluğu ile karar verildi. \" denildiği görülmektedir. Oysa işbu genel kurul tarihi itibari ile DAVALI ŞİRKETİN GİDERLERİ kira ve mali müşavirlik ücretinden ibarettir. Nitekim davalı firma ve ---- deiillerimizde gösterilmiş olan dava dosyalarındaki beyanlarında  şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve  kuruluş ile varlık amacının ----- İsimli firmadan gelen temettü gelirlerinin yönetimine ilişkin olduğunu bizzati kendileri de beyan etmektedir.<br>Öte yandan (iş bu dava tarihi itibariyle) MÜVEKKİLİMİZ------ TARAFINDAN DAVALI ŞİRKET ALEYHİNE YALNIZCA 2 (İKİ) DAVA İKAME EDİLMİŞ OLUP BUNLAR; ----- \"davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi\"  davası ile 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (4) ve (7) nolu nolu kararların yokluğunun/butlanının tespiti davasıdır ki  HER İKİ DAVA DA MAKTU HARCA TABİDİR. Müvekkilimiz tarafından davalı şirkete karşı ikame edilmiş başkaca dava bulunmamaktadır. Bu durumda müvekkilimiz ----- tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle oluşabilecek hukuki giderler\" 4.860.000,00 TL  tutarındaki dağıtılmayan bakiye karın çok altındadır. <br>Oysa şirketin ihtiyacından fazla yedekleri mevcut iken pay sahiplerine ikinci temettü dağıtımından kaçınması da dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder (----). \tŞu halde 4.860.000,00  TL tutarındaki bakiye karın dağıtılmayıp geçmiş yıl karlarında bırakılması olması gerek kanuna (TTK m. 519/3) gerekse dürüstlük kuralına aykırı olduğundan karın dağıtımına ilişkin (4) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir. \t<br>\tD) (7) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz<br>\tDava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından; (4) nolu karar uyarınca ----seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmektedir. Oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca \"Şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ... Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir\". (----  ---- Şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığı açıktır. Tek başına müvekkilimizin %27.5 karşı oyu dahi YK seçimini geçersiz kılmaktadır. <br>(7) nolu genel kurul kararı yönünden -iptal davası açma hakkımızı saklı tutarak- --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame etmiş bulunmaktayız. Anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçemizde yokluk/butlan gerekçesi olarak; \"Dava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından; (4) nolu karar uyarınca -----seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmektedir. Oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ... Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir.-----). Şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığı açıktır. Bilindiği üzere Yargıtay, kanunda veya esas sözleşmede belirlenen toplantı ve/veya karar  yeter sayılarına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarının yok veya batıl olduğunu kabul etmektedir. \" şeklindeki gerekçemiz yer almaktadır. ----Asliye Ticaret Mahkemesince (4) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi  ihtimalinde (4) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmektedir.\tSON OLARAK dava konusu genel kurulda  alınan red kararlarında müvekkilimizin hisse durumuna ilişkin  davalı şirketin ----sayılı Yönetim Kurulu kararı gerekçe gösterilmiştir. Söz konusu kararı kabul etmediğimizi beyan ile SAYIN MAHKEMEDEN SÖZ KONUSU KARARIN ASLININ SUNULMASI İÇİN DAVALI ŞİRKETE MÜZEKKERE YAZILMASINI TALEP EDERİZ.<br>........................<br>SONUÇ VE İSTEM \t: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;<br>\ta)   ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ -sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğumuz yokluk veya butlanın tespiti davası saklı kalmak üzere, Davalı şirketin 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan  (2), (3),  (4) ve (7) nolu kararların İPTALİNE,<br>...\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören yokluk veya butlanın tespiti davası saklı kalmak üzere davalı şirketin 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında davalı şirketin 25/04/2024 dava tarihi itibariyle merkez adresinin \"------\" olduğundan bahisle ve TTK. Madde 445/1 ile HMK. 14/2 düzenlemelerine bağlı olarak kesin yetki kuralı gereğince yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Mahkememizin yukarıda karar başlığında belirtilen dosyasına tevzi edilen davanın 13/11/2024 tarihindeki ilk duruşmada yapılan ön incelemede taraf vekillerinin alınan beyanları ve yapılan irdeleme söz konusu tutanağa:\"... Davacı Vekili Av.  ---- ile Davalı Vekili Av. -----  duruşmaya katıldılar. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.<br>Tebligatların yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşıldı. <br>Tensip ara kararlarının yerine geldiği anlaşıldı.<br>Cevabi yazı ve eklerine göre taraflar arasında --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın konusunun da aynı tarihli yani 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin olduğu, o davada 4 ve 7 nolu kararların butlanının talep edildiği ve eldeki bu davada ise söz konusu maddeleri de kapsar şekilde 2,3,4 ve 7 nolu ara kararların iptalinin talep edildiği ve yasa gereği bu davanın o dava ile birleşmesi gerektiği, birleştirme kararına öncelenmesi gereken bir dava şartı eksikliğinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla öncelikle bu husus yönünden soruldu.Davacı vekili: dava dilekçemizi aynen tekrar ederiz, cevapları kabul etmiyoruz, zapta geçen husus doğrudur, bir diyeceğimiz yoktur, birleştirme kararı verilmesini istiyoruz, dedi.<br>Davalı vekilinden soruldu: cevap dilekçemizi aynen tekrar ederiz,  zapta geçen husus doğrudur, birleştirme hususunun takdirini Mahkemeye bırakıyoruz, dedi.<br>Dosya incelendi. Zapta geçen verilere ve beyanlara bağlı olarak bu davanın yasa gereği söz konusu ----- Esas sayılı dava ile birleştirilmesi gerektiği anlaşıldığından yargılamanın bittiği bildirildi....\"şeklinde geçirilmiş olup, yukarıya aynen aktarılmıştır. Sonuç olarak talep, davaların tarafları, konusu, davaların niteliği, söz konusu ----- Esas sayılı dava dosyasından verilen cevabi yazı ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde her iki davanın birlikte görülmesi gerektiği, TTK. Madde 448/2 düzenlemesi karşısında her iki dava konusunun aynı toplantıya ilişkin olması nedeniyle davaların birlikte görülmesinde yasal zorunluluk da bulunduğu; ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören  davanın  daha önceki  esaslı olup, derdest olması, davalar arasında irtibat bulunması karşısında davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve yasal zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla ---- Esas sayılı bu davanın  ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine ilişkin  olmak üzere aşağıdaki  karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM                          :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Hukuki ve fiili irtibat nedeni ile bu davanın ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine,<br>2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,<br>3-Ön inceleme duruşmasının tamamlanmasının ve sonraki gereğinin  ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosya üzerinden gözetilmesine, <br>4-Bu birleştirme kararın HMK Madde 166/3 düzenlemesi gereğine bağlı olarak UYAP üzerinden derhal ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Esas sayılı dava dosyasına gönderilmesine,  <br>5-Harç ve yargılama gideri ile ilgili hususların bu kararın kesinleşmesine bağlı olarak ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosya üzerinden verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine,<br>6-Davaların ayrı yargı çevrelerinde yer alan Mahkemelerde açılmış olması nedeni ile HMK. Madde 166/2 ve HMK. Madde 168 düzenlemeleri gereğince istinaf yolunun açık olduğuna,<br>7-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra  ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- sayılı dosyasına gönderilmesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"257e317e6bb8edee","SID":"b1b02c7a2c5c45bf"}}