{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1070 - 2024/930<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1070  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/930                                     (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t                 (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm                                                                                                         \t Kurulması 353/1-b-2)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/735 Esas-2021/768 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 05/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/11/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; ... Belediyesi'nin, \"216. Cadde Ve 30. Cadde Kesişimi Köprülü Kavşak İnşaatı\" ihalesinin davalıya verildiğini, davacının da drenaj ve temiz su işlerini taşeron sözleşmesi ile 2.835.172,73 TL karşılığı davalı tarafa yüklendiğini, ancak tamamlanan iş için davalı yanca 2.567.297,10 TL ödeme yapıldığını, bakiye kısmın ödenmediğini, borcun ödenmesi için davalıya, Gaziantep 8. Noterliği'nin 29/09/2017 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının 11/10/2017 tarihli cevabi noter ihtarı ile talebi kabul etmediğini, ... Belediyesi tarafından kesin hakediş yapılarak işin teslim alındığını ve davacıya ayıp bildiriminde bulunulmadığını iddia ederek ödenmeyen 267.875,63 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, sözleşmeye göre işin yapım süresinin 150 gün olduğunu, taraflar arasında imzalanan 08/06/2015 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesine göre ise, işin 08/09/2015 tarihinde (90 gün içinde) tamamlanması gerektiğini, ancak davacının işini 196 gün gecikme ile 24/03/2016 tarihinde tamamladığını, bu gecikme nedeniyle dava dışı idareden iki kez süre uzatımı talep edildiğini, davacının üstlendiği işlerden çıkan hafriyatın yapım sahasından dışarıya dökümü işi için ... Belediyesi tarafından ... firmasına 238.500,00 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın sözleşme gereği alt yükleniciye yansıtıldığını, sözleşmenin 31. maddesine göre davacı tarafın 196 günlük gecikmesi karşılığı 196 x 7.500 - 1.470.000,00 TL ile yansıtılan 238.500,00 TL toplamı olan 1.708.500,00 TL karşı alacaklarının, davacı taraftan bugüne kadar iyi niyetle talep edilmediğini, sadece 7.500,00 TL kesinti yapıldığını, sözleşmenin 24/5 maddesine göre taraflar arasındaki işin kesin hakedişinin 10/06/2016 tarihinde yapıldığını ve karşılıklı mutabakata varıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarihli 2017/735 Esas 2021/768 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Davalı ile dava dışı Gaziantep Belediyesi arasında eser sözleşmesi düzenlenmiş, davacı da bu işin bir kısmını alt taşeron olarak üstlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen hakedişlere istinaden davacının fatura düzenlediği ve fatura bedelinin ödendiği konusunda da uyuşmazlık yoktur. 08/07/2015 tarihli 1. ve 13/08/2015 tarihli 2. hakedişlerden 170.597,27 TL ve 56.415,97 TL değerinde kesinti yapılmıştır. Davacı birinci ve ikinci hakedişten yapılan kesintileri talep etmektedir.<br>Davacının hakedişlere ve kesin hesaba, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40/9 maddesine uygun olarak itiraz etmediği de uyuşmazlık konusu değildir. Taraf defterlerinin incelenmesinde de, davacının hakedişlere göre fatura düzenlediği ve davalının da fatura bedellerini ödediği, defter kayıtlarına göre taraflar arasında alacak/borç bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Ancak kesintilerin neden yapıldığı hakediş içeriklerinden anlaşılamadığından bu hususun ispatı davalının üzerindedir (Ankara BAM 31. HD 2021/99 esas 2021/201 sayılı kararı emsal olmak üzere).<br>Davalı harfiyat bedelinin belediye tarafından kendilerine yansıtıldığını ve kesintinin bir kısmının bundan kaynaklandığını iddia etmiştir. Harfiyata ilişkin faturanın incelenmesinde, yalnız işin davacının edimini üstlendiği kısmına ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi faturanın tarihi de 04/09/2015'tir. Hakedişlere de ancak bu tarihten sonra yansıtılabilir, ancak kesinti yapılan hakediş tarihleri bu tarihten öncedir. Davalı tarafça ispata elverişli başkaca bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle kesintilerin harfiyat bedeline ilişkin olduğuna ilişkin iddianın sübut bulmadığı değerlendirilmiştir.<br>Yine davalı, davacının gecikmesi nedeni ile gecikme cezası bulunduğunu ve kesintilerin bir kısmının bundan kaynaklandığını iddia etmiş, delil olarak kesin hakediş tarihini delil olarak bildirmiştir. İtibar edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ayıplı-eksik iş bulunması veya gecikme nedeni ile cezai şart uygulanacak olması halinde bu hususun kesin hakedişe yansıtılmasının gerekeceği, birinci ve ikinci hakedişte gecikme cezasının yansıtılmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı, davalının bu yönde ispata yarar başkaca delil sunmadığı da gözetildiğinde bu iddiasının da sübut bulmadığı değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle, davalının hakediş kesintilerinin sebeplerini ve yerinde olduğunu ispatlayamadığı kanaati ile kesintilerin davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar bilirkişi heyeti kesintilere KDV ekleyerek alacağı belirlemiş ise de hakedişlerde KDV kesintisi yapılmadığı ve faturaya bağlanmadığından KDV yönünden talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yine davacı 09/11/2021 tarihli duruşmada, avans faizi talep ettiğini beyan etmiş, taraflar tacir olmakla avans faizi talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, davanın kısmen kabulüne, 227.013,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 30/12/2021 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Dosyadaki tüm beyan ve taleplerini aynen tekrar ettiklerini, davanın yetkisiz Ankara Mahkemeleri'nde açılmış olmasından ve işbu davada Bursa Mahkemeleri'nin yetkili olmasından dolayı yetki itirazında bulunduklarını ve fakat yerel mahkemece bu konuda ret kararı verildiğini, davacı tarafın dilekçesinde, ... Belediyesi'nden ihale ile alınan köprülü kavşak inşaatı projesinde taşeron sözleşmesi ile drenaj ve temiz su işlerini yapmak üzere müvekkili şirketle anlaştıklarını, yaptıkları iş nedeniyle kendilerine eksik ödeme yapıldığının iddia edildiğini, ancak gerçeklikten uzak davacı taleplerinin reddi gerektiğini, ... Belediyesi ile B.Ergünler Yol Yapı arasında 15.05.2015  tarihinde \"216. Cadde Ve 30. Cadde Kesişimi Köprülü Kavşak Yapımı İşi\" sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeye göre işin yapım süresinin 150 gün olduğunu, davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkilinin 08.06.2015 tarihinde, ... İnşaat'ın uhdesine aldığı işlerin 08.09.2015 tarihine kadar bitirmek üzere altyüklenicilik sözleşmesi imzaladıklarını, ancak madde 5-3 de kesin hesabın yapılmasından itibaren 3 ay içinde teminat iadesinin taşeron tarafından talep edilebileceğinin belirtildiğini, taşeronun iddia ettiği teminat kesintisinin son ve kesin hakedişten itibaren istenebileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen, bu süre içerisinde herhangi bir şekilde davacının talebinin de olmadığını, madde 5-4 de taşerondan kesilen her türlü teminata (nakdi teminatlar dahil) işveren tarafından el konulabilir ve işverenin gördüğü zararlar tazmin edilebilir denildiğini ve bu konunun imza altına alınarak kabul edildiğini, \"216. Cadde Ve 30. Cadde Kesişimi Köprülü Kavşak Yapımı İşi\" ile ilgili ... İnşaat'ın yağmur suyu ve drenaj işlerinden çıkan hafriyatın, yapım sahasından uzaklaştırılarak dışarıya dökümü ile ilgili ... firmasına ... Belediyesi tarafından hafriyat bertaraf ve yönetim bedeli olarak 202.500,00 TL + KDV = 238.500,00 TL ödeme yapıldığını, hafriyat bertaraf ve yönetim bedelinin, ... Belediyesi'nin işi yapan firma ve alt yüklenicilerine uyguladığı prosedür olup bu uygulamanın sözleşme hükümleri gereği aynı şekilde alt yükleniciye yansıtıldığını, alt yüklenicinin hakedişlerinde gözüken kesintilerin ana sebebinin bu olduğunu, alt yüklenici davacının da işin ifası sırasında bu kesintilerin karşılığının ne olduğunu bilerek kabul ettiğini ve kesin hesapta ve kesin kabulde hiçbir şekilde bu hesaplara itiraz etmediğini, mahkemeye konu ... İnşaat Ltd. Şti'nin talep etmiş olduğu 267.500,00 TL bedelin, herhangi bir şekilde karşılığı bulunmayıp kesin hesap ve kesin kabulden 1 yıl sonra talep edildiğini, bunun hukuki bir dayanağı olmadığını, sözleşme hükümlerine göre firmadan 1.708.500,00 - 267.500,00 = 1.441.000,00 TL  alacakları bulunduğunu, buna ilişkin talep haklarının saklı olduğunu, dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporlarında açıkça farklar bulunmasına rağmen mahkemece davacı lehine değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa 01.04.2019  tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından düzenlenen 1-2-3-4-5-6-7-8 nolu kesin hak ediş raporlarına göre davacı şirket tarafından davalı şirkete faturaların düzenlendiğini, düzenlenen faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen faturalara göre; davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete her hangi bir borcun gözükmediğinin tespit edildiğini, ayrıca kesin hesapların yapı denetim görevlisi ve yükleniciyle birlikte hazırlanması haline ilişkin olarak, itiraz için herhangi bir süre öngörülmemekle birlikte, konunun Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 51. maddesi hükmüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaatini taşıdıklarını, söz konusu madde hükmüne göre; işin yürütülmesi veya kesin hesapların çıkarılması aşamasında yapı denetim görevlisi ile yüklenici arasında çıkabilecek anlaşmazlıkların, öncelik sırası sözleşmesinde belirtilen, sözleşme eklerindeki hükümler dikkate alınmak suretiyle yazılı olduğu şekilde idare tarafından çözüme bağlanacağını, yüklenicinin, anlaşmazlığa yol açan konuda, bu durumun ortaya çıktığı günden başlamak üzere on beş gün içinde itiraz ve şikayetlerinin sebeplerini açıklayan bir dilekçe ile idareye başvuracağı yönünde olduğunu, davacı tarafın, kesinti yapılan  1, 2 ve 4 nolu hak edişler ile 8 nolu kesin hesap hak edişini hiçbir itirazi kayıt ileri sürmeden imzalayarak kabul ettiğini, davacı tarafın imza ve kaşelerinin bulunduğunun açıkça görüldüğünü, kesinti yapılan hakedişler düzenlendiğinde davacı tarafça bu hakedişlerin kabul edilerek imzalandığını ve bu doğrultuda fatura düzenlendiğini, dava konusu işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, davacı tarafla kesin hesapta anlaşma sağlanığını, işin bitiminden 2 yıl sonra davacı tarafın ortaya attığı iddiaların tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf nedenlerini kabul etmediklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 38. Maddesine göre Ankara Mahkemeleri'nin yetkili kılındığını, bu nedenle Ankara Mahkemesinin yetkili olduğunu, hafriyat bedeli olarak yapılan kesintinin davalının ödemesi gereken bir ödeme olduğunu ve bu ödemenin faturasının da mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiği gibi hakediş tarihlerinden sonra olduğunu, bu nedenle davalının bu savunmasının yerinde olmadığını, yine müvekkilinin işi geciktirmediğini, bu konuda müvekkiline yapılan ihtarının bulunmadığını ve davalının ihtirazi kayıt sunulmadan hakedişlerin imzalandığına dair savunmasının cevap dilekçesinde belirtilmemiş olması nedeniyle savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu ve bunu kabul etmediklerini belirterek haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, taraflar arasında düzenlenen 08/06/2015 tarihli taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan davacı taşeronun hakedişlerinden haksız yere yapıldığı söylenen kesinti tutarları karşılığı olan alacağın davalıdan tahsili isteğine ilişkindir. <br>Davalı yüklenici vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğu belirtilerek öncelikle yetki itirazında bulunulmuş, esasa ilişkin olarak ise, işin süresinde bitirilmediği, gecikme ile tamamlandığı, bu nedenle davacıdan gecikme cezası talebine hakları olduğu, yine taraflar arasında ara ve kesin hakedişlerin düzenlendiğini, davacının bu hakedişlere itirazda bulunmadığını, itirazsız imzaladığını, yapılan kesintilerin, dava dışı iş sahibinin kendilerinden talep ettiği hafriyat döküm bedeli faturasının davacıya yansıtılmasına ilişkin olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ve talimat aracılığıyla yapılan keşif  sonucu alınan bilirkişi kurulunun raporuna göre; davacı taşeronun birinci ve ikinci hakedişlerinden kesinti yapıldığı, ancak bu kesintilerin sebebinin tespit edilemediği, taraf ticari defterleri üzerinden inceleme sonucuna göre ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlere göre davacının alacağının olmadığı, davacı taşeron tarafından hakedişlerde yapılan kesintilere göre faturaların düzenlendiği ve ödendiği, yine kesintilerin yapıldığı ara hakedişlere de, kesin hakedişlere de itiraz olmadığı tespitleri yapıldıktan sonra da mahkemece kesintilerin sebebinin anlaşılamadığı, davalının savunduğu gibi ayıplardan kaynaklanması veya gecikme cezasına ilişkin olması halinde kesin hakedişten yapılması gerekiği, oysa ki ara hakedişlerden yapıldığı, bu sebeple yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, ancak yapılan kesintilere KDV uygulanamayacağından davacı hakedişlerinden yapılan 227.013,24 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeklerle istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalının istinaf gerekçeleri ile, dairemizce kamu düzenine ilişkin olarak resen gözetilmesi gereken sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf değerlendirmesi sonucunda; mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olduğu ve taraflar yararına delil olma niteliğini taşıdığı, bu defterlere göre davacı taşeron tarafından hakedişlere uygun şekilde fatura düzenlendiği, yani hakedişlerden yapılan kesintilere göre faturanın düzenlendiği ve taraf defterlerine kaydedilerek davalı yanca ödendiği, defterlere göre davalının borcunun bulunmadığı ve yine davacı taşeron tarafından hem kesintilerin yapıldığı ara hakedişlere hem de kesin hakedişe itiraz bulunmadığı, itirazsız imzalandığı ve bu savunma sebebinin davalı yanca süresi içinde verilen cevap dilekçesinde savunulduğundan davacı taşeronun, kesintilerin yapıldığı hakedişlere usulüne uygun itiraz etmemiş olması bilakis bu kesintilere göre yani kesintiler yapıldıktan sonra kalan hakediş miktarına göre faturalarını düzenlediği ve ticari defterlerine kaydettiği ve bu fatura bedellerin de davalı yanca ödendiği anlaşıldığından davacı taşeronun hakedişlerden yapılan kesinti nedeniyle davalıdan alacak talebine hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece dosya kapsamına uygun düşmeyen, yukarıda belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden  mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizce davanın yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun,  HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,<br>2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve 2017/735 Esas 2021/768 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın REDDİNE,<br>4-Alınması gereken 427,60 TL harcın dava açarken peşin olarak yatırılan 4.574,65 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 4.147,05 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu 09/11/2021 tarihli 2017/735 Esas 2021/768 Karar sayılı kararında, davalıdan tahsiline karar verilen 10.932,62 TL harç bedelinin tahsili konusunda yazılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesi veya tahsil edilmiş ise davalıya iadesi konusundaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/1. ve 2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 42.213,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>8-Davalı tarafından yapılan 1.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>9-HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, <br>İstinaf incelemesi yönünden;    <br>10-Davalının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 3.876,81 TL peşin harç bedelinin talep halinde davalıya iadesine,<br>11-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 82,00 TL dosya gönderme giderinden oluşan toplam 244,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan \t                     Üye                    Üye                 Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f6e211234684a94","SID":"979d68f5dd472abd"}}