{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1915 <br>KARAR NO: 2024/2036<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2024<br>ESAS NO: 2023/66<br>KARAR NO: 2024/747<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/10/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih ve  2023/66  Esas -  2024/747 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin ... nolu üyesi olduğunu, müvekkiline bu üyelikten dolayı önce...İli, ... İlçesi, ... Mah.... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mesken vasfındaki 31 nolu daire tahsis edildiğini, sonrasında  aynı binanın 51 nolu dairesi tahsis edildiğini, müvekkilinin halen kendisine tahsis edilen bu dairenin zilyedi konumunda olduğunu, müvekkilinin dairesini kiraya verdiğini,  dairede halen müvekkilinin kiracısı oturduğunu, davalılardan ... kooperatifin yaptığı inşaatın bulunduğu arsanın sahibi  konumunda olduğunu , fakat diğer davalı ... ise arsa sahibi olmamasına ve hatta kooperatif ile hiçbir ilişkisi bulunmamasına rağmen her nasılsa müvekkilinin dairesi de dahil olmak üzere bir çok bağımsız bölümün tapusunun 1/2'si bu davalı kayıtlı göründüğünü, yapılan araştırmada davalı ...' ın arsa sahibi olduğu, kendisine düşen tüm daireleri teslim aldığı fakat,  kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile kooperatife verilmesi gereken dairelerin tapularını kooperatife vermekten imtina ettiğini öğrendiklerini, diğer davalı ... ise kooperatifle hiçbir alakası olmadığı, arsa üzerinde de hiçbir hakkı olmadığı halde dava konusu dairenin 1/2'si bu davalı adına kayıtlı olduğunu, davalı kooperatif ile diğer şahıslar arasında da kötüniyetli bir şekilde işbirliği olduğunu da haricen öğrendiklerini, davalı arsa sahipleri ile kooperatif arasında yapılan KKİS gereğince davalı arsa sahibine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tamamen verildiğini, dava konusu dairenin ise  KKİS gereğince kooperatife devredilmesi gerekirken halen devredilmediğini, müvekkilinin  davalı kooperatife toplam 156.750 TL ödeme yaptığı ve kooperatife borcu kalmadığını, başkaca bir ödeme talep edilmeyeceği açıkça belirtildiğini, müvekkilinin davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olup müvekkilinden çok daha az aidat ödeyen bir kısım üyelere tapuları verildiğini, fakat müvekkilinin dairesinin tapusu ise halen verilmediğini, müvekkilinden daha az aidat ödeyen ve tapuları verilen üyeleri ise, ... numaralı üye... ... ada, ... parsel 17 nolu dairenin tapusunu tescil almış olup, bu kişinin yaptığı ödeme 110.000,00-115.000,00 TL arasındadır.... numaralı üye... ada, ... parsel 4 nolu dairenin tapusunu tescil almış olup, bu kişinin yaptığı ödeme 110.000,00-115.000,00 TL arasındadır. ... numaralı üye ... ... ada, ... parsel 7 nolu dairenin tapusunu tescil almış olup, bu kişinin yaptığı ödeme 110.000,00-115.000,00 TL arasındadır....numaralı üye... ada, ... parsel 8 nolu dairenin tapusunu tescil almış olup, bu kişinin yaptığı ödeme 110.000,00-115.000,00 TL arasındadır. ...numaralı üye ... ... ada, ... parsel 28 nolu dairenin tapusunu tescil almış olup, bu kişinin yaptığı ödeme 110.000,00-115.000,00 TL arasındadır. Belirtilen üyelerin müvekkilinden daha az miktarda aidat ödeelerine rağmen bu  üyelerin tapularının verilmesine karşılık, müvekkilinin tapusunun verilmemiş aykırılık teşkil ettiğini,  üyeler arasındaki eşitlik ilkesi gereğince müvekkilinin de tapusunun kendisine verilmiş olması gerektiğini, yukarıda bahsedilen kökleşmiş yüksek mahkeme kararlarına göre 1163 s. Kanunun \"üyeler arasındaki eşitlik\" başlıklı 23. Maddesine gereğince davalı kooperatifin tapusunu devrettiği ortakların ne kadar aidat ödediği, müvekkilin ödemiş olduğu aidat kadar ya da daha düşük aidat ödemiş üyelere tapusunun devredilip devredilmediğinin tespiti ile bu tespit doğrultusunda 23. Maddenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı kooperatifin, yüklenicisi ... İnşaat ile birlikte işbirliği içerisinde hareket ettiği, bu kapsamda kooperatifin , bu firmaya hariicen bilgi ve talimat vererek kooperatifin üyelerine karşı tasarrufun iptali davası açtırdığının bildirildiğini, dava konusu ... İli ... İlçesi... Mah.  ... Ada, ... Parsel , ... Kat, ... nolu bağımsız bölüm numaralı dairenin tapu kaydına, 3.kişilere devrini ve cebri icradaki satışını önleyecek nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davanın kabulü ile ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel,  ... Kat, ... bağımsız bölüm numaralı dairenin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilinin  adına tapuya tesciline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müşterek ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşınmazın müvekkili ile diğer davalı ... adına yarı hisseli olacak şekilde kayıtlı olduğunu diğer davalı ...Yapı Kooperatifi'nin ilgili taşınmaz üzerinde ayni yahut mülkiyet hakkı bulunmadığını, davalı ...Yapı Kooperatifi'nin bu davada taraf sıfatı olmadığını, dolayısıyla ilgili davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekmekte olup görev yönünden itiraz ettiklerini, ayrıca davalı tarafça sunulan dava dilekçesinde tapu iptal ve tescili talebinden başkaca bir talep bulunmadığı ve tapu kaydı da müvekkili ile diğer davalı ... adına olduğu için davalı kooperatife dava açılmasında hukuki yarar da olmadığını, o sebeple davalı kooperatifin dosyadan ayrılarak müvekkili yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece görev itirazı yerinde görülmezse,  müvekkilinin kooperatif ile herhangi bir bağı, üyeliği vs olmadığı için ve kooperatifin taraf olacağı dava niteliği şahsi hak niteliğinde olacağından müvekkilinin taraf sıfatının olmayacağı, bu sebeple de müvekkili açısından dosyanın husumet yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafın dava açmadan önce arabuluculuk kurumuna başvuru yapmadığını, bu sebeple dava şartı eksikliğinden  davanın usul bakımından reddini talep ettiklerini, müvekkilin arsa sahibi dahi olmadığı, müvekkilinin kooperatif ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı, hiç bir hakkı olmadığı halde taşınmazın yarısının müvekkili adına kayıtlı olduğunu, müvekkili ile kooperatif arasında kötü niyetli bir ilişki mevcut olduğu iddia edildiği,  iddialardan sadece müvekkilinin kooperatif ile ilgili hiç bir bağı olmadığı iddiası doğru olup diğer iddiaların geçerli, hiç bir dayanağı  olmadığını, şöyle ki müvekkili ile vefat eden ... arasında bir kat karşılığı sözleşmesi imzalandığını, ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/84 E sayılı dosyasıyla dava konusu edildiğini,... ise ... İnşaat Şirketi'nin taşeronluğunu yaptığını, kooperatif ile inşaat yapım sözleşmesi imza eden ... İnşaat olduğunu,  ... İnşaat Şirketi'nin niteliği ve unvanı tam olarak bilinmediği için sadece şirket olarak adlandırıldığını, kooperatifin  iflas ettiğini, cevap dilekçesi tarihi itibariyle de 2. Alacaklılar toplantısı yapılmadığını, o sebeple dosya hakkında durma kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafların birbirleri ile de hiç bir hukuki bir ilişkisi olmadığını, bundan sonra davacı tarafça dosyaya sunulacak hiç bir delil ve beyanı kabul etmediklerini, müvekkili ne kooperatif ne de diğer davalı ile herhangi bir sözleşme, devir vs yapmadığını, müvekkilinin müteahhit ... ile yapmış olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi hükümlerine göre taşınmazları edindiğini,  Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/84 E sayılı dosyası, iş bu cevap dilekçesi tarihi itibariyle Kayseri 5. Asliye Hukuk 2018/160 E sayılı dosyası ile birleştirildiğini, müvekkilinin arsa sahibi dahi olmadığını, davacının kooperatif üyesi olduğunu, üyesi olması sebebiyle davacının kooperatiften alacağının olup olmadığı tapu iptal ve tescil davasına konu edilemeyeceğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle davacı tarafça açılan davanın öncelikle belirtilen usule aykırı sebeplerle, görevsizlik ve husumet yokluğundan, dava açma şartlarının eksikliğinden ve anlatılan diğer sebeplerle reddini ve ayrıca davanın kabulü kararı ihtimalinde de davanın açılmasında müvekkilinin hiç bir kusur ve sorumluluğu olmadığı için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de müvekkile yüklenilmemesini, davanın öncelikle görevsizlik, husumet yahut eksik dava şartından dolayı reddine, bu sebeplerle reddi düşünülmüyor ise diğer usulü sebeplerden reddine,davada usul eksik veya yanlışlığı bulunmadığı kanaatine ulaşılmışsa da esasa ilişkin açıklanan diğer sebeplerle reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/368 Esas sayılı dosyası ile 28/11/2022 tarihli kararı ile iflasına karar verilmiş olması nedeni ile İİK'nun mad. 194 gereğince; işbu dosyanın yargılamasının alacaklıların 2. toplanmasından 10 gün sonrasına kadar durdurulması gerektiğini,  davalı Kooperatif üyeleri tarafından arsa sahibi tarafımıza ikame edilen davaların birçoğunda benzer minvalde kararlar ihdas edildiğini,  (Örneğin; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/257 Esas Sayılı dosyası.) bekletici mesele talebinde bulunduklarını, eldeki davada; Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/160 Esas Sayılı dosyanın sonucunun beklenmesini  talep ettiklerini, eldeki davaya konu taşınmazın da konu edildiği Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Tasfiyesi (ileriye etkili fesih yoluyla) talepli olarak taraflarınca  ikame edildiğini, , eldeki dava ile doğrudan ilgilidir ve mezkur davanın sonucu, eldeki davada verilecek olan karar sonucunu değiştirecek mahiyette olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, eldeki davada davacı yan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Nolu bağımsız bölümün kendi adına tescilini talep etmekte olup dava konusu ... Ada ... Parsel'de bulunan taşınmazları içeren Arsa Karşılığı Daire ve Satış Vaadi Sözleşmesi, 21/12/2006 tarihinde, müvekkil ... ile ...-... İnşaat arasında akdedildiğini, işbu akdin 12. Maddesi, müteahhitliği ve müvekkili ile muhataplığı ve sorumluluğu ...'nda kalması kaydıyla, ...'nun kooperatif ile anlaşma yapmasına cevaz verdiğini, bu maddeye dayanarak diğer davalı kooperatif ile dava dışı ... arasında yapılan herhangi bir sözleşme ve bu sözleşmeden doğacak yükümlülükler arsa sahibi olan müvekkilini doğrudan yahut dolaylı olarak ilgilendirmediğini, zira eldeki davada, hiçbir sözlü anlaşmaya, kuraya, yönetim kurulu kararına veya sözleşmeye müvekkilinin arsa sahibi taraf olmadığı gibi, davacı ile kendisine yükümlülük yükler bir anlaşmaya imza atmadığını, davacının husumet yöneltmesi gerekli kişi ... veya mirasçıları-... İnşaat olup müvekkilinin mezkur davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacıyla ilgili kişilerle herhangi bir akit/anlaşması olmayan müvekkiline husumet yöneltilmesine rağmen, müteveffa yüklenicinin mirasçılarına husumet yöneltilmemesinin de ret sebebi olduğunu, bu haliyle eldeki davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle reddine, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda ise, mezkur tasfiye davası olan Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan 2018/160 Esas sayılı dosyanın işbu dosya için bekletici mesele yapılarak; akıbetinin ve sonucunun beklemesine karar verilmesini talep ettiklerini,\t  müvekkilinin inşaatını yaptığını ileri sürmek suretiyle diğer davalı ...yapı kooperatifi, taraflarına  bir ihtar keşide etmediğini ve dahi dairelerin kendilerine devrini talep ettiğini, akabinde taraflarınca mezkur kooperatife cevaben keşide edilen İhtarnamede, ...'nun borçlarını üstlenmeleri söz konusu ise birikmiş olan şart-ı ceza ve kira borçlarını ödemeleri gerektiğinin bildiriliğini ve daireler, olağan olduğu şekilde devir edilmediğini, diğer davalı kooperatif ... Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarname ile müvekkilin taraf olmadığı bir sözleşmeyi dayanak almak suretiyle, dairelerin haksız şekilde devrini talep ettiğini, tarafımızca cevaben keşide edilen İhtarnamede ise, her ne kadar mezkur kooperatif ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut değilse de; temerrüte düşen ...'nun ödemesi gereken şart-ı ceza bedeli ve kira borçlarının ödemesinin yapılmaması durumunda, mezkur daireler üzerinde yasal hapis hakkının kullanılacağının bildirildiğini,  davacının iddialarının muhatabı diğer davalı Kooperatif olduğunu, Kooperatif ile taraflarının kötüniyetli şekilde işbirliği yaptığı iddiaları gerçeği yansıtmadığını, haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaate ise esastan reddine,  yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Somut olayda davacı  kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep etmiştir. Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacının tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmiştir.<br>-Davacının alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususu;<br>Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini   temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür.  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı)<br>Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiş....\"gerekçesiyle Davacının davasının reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından yapılması gereken işin, dava konusu taşınmazın tapusunun kooperatif adına kayıtlı olmadığını, dolayısıyla bu taşınmazın iflas masasına dahil bir taşınmaz olmadığını gözeterek,  davalılar arasındaki bu danışıklı ve kötüniyetli işbirliği iddiaları üzerinde durmak ve buna göre yargılama yapmak suretiyle davalı kooperatif ile ... arasında imzalanan KKİS mahkemece celbedilerek sözleşmeye konu dairelerin kooperatif tarafından eksiksiz yapılıp yapılmadığını, yapılan bu dairelerden davalı ...'ın arsa sahibi olarak alması gereken daireleri eksiksiz teslim alıp almadığını, ...'ın da KKİS gereğince kooperatife verilmesi gereken dairelerin tapularını tam olarak verip vermediğini araştırması, davalılar arasında kötüniyetli ve danışıklı işbirliği olup olmadığını, kooperatifin üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davranıp davranmadığını araştırıp hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerektiğini, fakat somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından bu hususların tamamen gözardı edildiğini ve somut olayın özelliklerine hiçbir şekilde uymayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile alelacele davanın reddi yoluna gidildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ettiği nedenlerle ve yüksek mahkemece resen gözetilecek nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin usul ve hukuka açıkça aykırı olarak vermiş olduğu kararın müvekkili lehine bozularak kaldırılmasına, neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Kooperatifçe bir konutun ortağa tahsisi ortağa şahsi hak sağlar.  Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Bu hak ortağa ayni hak bahşetmez. <br>Öte yandan İİK'nın 198. maddesi, \"Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir.<br>Dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para  alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği uyuşmazlığın  kayıt ve kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı , iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/07/2024 tarih ve 2023/66 E. - 2024/747 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b728be43a1442803","SID":"67b5c33cd4395a7f"}}