{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/401 Esas<br>KARAR NO:2024/1717<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:25/03/2021<br>NUMARASI:2019/215 E. - 2021/148 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1926 yılında Norveç'te kurulduğunu, boya sektöründe 90 yılı aşkın süredir bulunduğunu, dünya çapında tanındığını, ... ibaresinin hiçbir dilde anlamı olmadığını, Eyfel kulesine renk veren firma olarak bilindiğini, davalının davacı şirketten ve ... markasından haberdar olduğunu, davalı markasını kötü niyetle tescil ettirdiğini, yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, davalının markasının kötü niyet ve haksız kullanımlarının aleyhlerine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ... sayılı kötü niyet mahsulu tescilli markası üzerindeki kullanımlarına dayanak teşkil etmeyeceğini, davalının kendisini müvekkili şirket ile iş ilişkisi varmış izlenimi vererek tanıtarak ve herhangi bir patente konu olmayan ürünleri patentli olarak lanse ederek haksız rekabet teşkil eden fiilleri olduğunu, davalının ... sayılı tescilinin SMK 6.madde uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının kötü niyet mahsulü ticaret unvanının terkininin gerektiği, davalının ... alan adının ve varsa buna bağlı e-mail adreslerinin iptali ve ... alan adına Türkiye’de erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait laboratuvarın dünya standartlarında gelişmiş donanıma sahip, sınırsız renk seçeneğiyle üretim alt yapısını hazırlayabilir sınırsız doku seçeneğiyle üretime destek olabilir kapasiteye sahip olduğunu, gelecekte duvar kağıdı sektöründe uygulanmayan ve bilinmeyen yeni bir teknolojiyi üretime sokabilmek için gerekli altyapıyı hazırladığını, müvekkili tarafından “... ” ibareli markanın TPMK nezdinde ...  numarası ile tescilli bulunan markalarını hukuka uygun şekilde kullanıldığını, davacılar tarafından isnat edilen kötü niyetin ve haksız eylemlerin ispat külfetinin kendilerine ait olduğunu, Türkiye’de ... markasının tanınmışlığına dair verilmiş bir tescil belgesi bulunmadığını, hiçbir dönemde ... müşterilerine, davacının dilekçesinde yer verdiği şekilde kendi şirketini ve markasını karşı yanın markası ile ilişkilendirebilecek beyanlarda bulunmadığını, müvekkilinin markaları ile davacı arasında SMK 6/1.maddesi kapsamında ayniyet/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, şekil unsurunun markalarını farklılaştırdığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne,Davacının tescilli markasından doğan haklarına davalının tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,Davalının \"...\" markası üzerindeki kullanımlarına konu ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, her türlü malzeme ve tanıtm malzemesinin, basılı evraklar, faturalar, benzeri her türlü ticari evrak ve malzemelerinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak sureti ile imha edilmesine Davalının TPMK nezdinde  tescil numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,Davalı şirketin ticaret unvanından \"...\" ibaresinin silinmesine, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine, ... alan adının iptaline, ... alan adı ile işletilen web sitesine ve .../...-... linkinden erişilen linkedin hesabına Türkiyede erişimin engellenmesine, Karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacının markasının karıştırılmasının imkan dahilinde olmadığını, markanın esas unsurunu oluşturan ibarenin farklı şekilde tasarlanmış ya da düzenlenmiş olmasının farklı yazı karakterleri ile yazılmasının veya başka unsurlarla kullanılmasının benzerliği ortadan kaldırdığının doktrinde kabul edildiğini, markaların görsel benzerlik değerlendirmesinde markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tüketicilerin markayı bir bütün olarak algılayacakları ve akıllarında da markaların bütünü kalacağı dikkate alındığında şekil unsurunun markayı tamamen farklı hale getirdiği sonucuna varılacağını,  ... kelimesinin anlamsız ve davacı tarafından ortaya çıkarılmış bir kelime olmadığını, İskandinav mitolojisinde var olduğuna inanılan devlere verilen isim olduğunu,Markaların oluşturuluş şekli ve renk kombinasyonları göz önüne alındığında, ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasının davacının markalarından gerek kelime olarak, gerek şekil olarak gerek sescil gerekse de kavramsal olarak tamamen farklı olduğunu, markaların kompozisyonları bütünsel olarak değerlendirildiğinde aralarında hiçbir benzerlik bulunmadığını,Davacı yan markasını duvar boyası emtiasında kullanırken müvekkilinin markasının duvar kağıtları emtiasında kullanıldığını, markaların kullanıldığı mal grubunun birbirinden farklı olup müvekkilinin markasının davacı markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, dolayısı ile tescil elde etmediği, ticari faaliyeti bulunmayan bir emtia için müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olmadığını,Müvekkilinin ticaret unvanı ve davacının markası ve ticaret unvanının birbirinden farklı olup müvekkilinin faaliyet alanı ile davacının faaliyet alanının da birbirilerinden farklılık gösterdiğini, müvekkilinin ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin yerinde olmadığını,Müvekkilinin markasını \"... \" şeklinde tescil ettirdiğini, renk ve şekil unsurlarıyla markasına ayırt edicilik kazandırdığını ve bu markasına dayanarak internet alan adını tescil ettirdiğini, müvekkilinin internet sitesinde kendi ürünlerini satışa sunduğunu, internet sitesinde davacı ile karıştırılmasına mahal verecek hiçbir unsur bulunmadığını, taraflara ait markalar ve ticaret unvanları farklı olduğundan müvekkilinin tescilli markasını içeren ... alan adının Türkiye’de erişime engellenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalının eylemlerinin, davacının  marka  tescillinden kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin  tespiti, meni, refi, TPMK nezdinde davalı adına tescilli  ...numaralı \"...+şekil\" markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, davalının \"... ... Şti\" ticaret unvanının sicilden terkini, davalıya ait \"...\" alan adının iptali ve \"...\" alan adına Türkiyede erişimin engellenmesi taleplidir.TPMK kayıtları incelendiğinde; 28.05.2018 koruma tarihli .. numaralı \"...+şekil\" markanın 27.sınıfta davalı adına tescilli olduğu, davacının \"...\" kelimesini içeren tescilli markalarının tamamının, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen  ... numaralı \"...+şekil\" markasından önceki tarihli olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı yanca, taraf markalarının görsel işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğu iddia edilmiş ise de, taraf markaları karşılaştırıldığında, markaların ortak unsurunun ''...'' ibaresi olduğu, kelime markalarında vurgunun ilk hecede veya ilk kelimede gerçekleştiği, bu ibarenin Türkçe'de bir karşılığının bulunmadığı, bilirkişi raporunda vurgulandığı üzere davalı markasında ayrıca şekil unsuru bulunmakla birlikte,  davacının markasında yerküre dizaynı ile davalının dünya haritasını kullandığı,  bu harita ile ... yazısının gökkuşağı renkleri ile bir boya markası imajı oluşturduğu, davacı markasının ise genellikle 2.sınıfta ''boyalar, vernikler...'' alt emtia sınıfında tescilli olduğu, davalı markasındaki ... ve Eyfel kulesinin davacı markasına benzer olmayan yönler olduğu ancak esas unsuru olan ... kelimesinin iki markada da mavi olduğu, Eyfel kulesinin boyanmasında davacının markasının kullanılmış  olduğu, davalı markasında ... ibaresinin ön planda kullanıldığı, dolayısıyla davalı markasındaki şekil unsurunun markaya bir ayırt edicilik sağlamadığı, bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğu, davacının ... kelimesini içeren 25 marka tescillinin olduğu, ... markasının kelime olarak vurgulanarak reklamlarının yapıldığı, TV, radyo, gazete, dergi gibi sözlü ve yazılı basında kendini tanıttığı, davacı markasının davalı markasının başvuru tarihinde tanınmışlık düzeyinin oldukça yüksek olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu anlaşılmakla birlikte sınıfsal benzerlik yönünden yapılan karşılaştırmada;  davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının 27. sınıfa tescil edildiği, davacının ise, 25 adet tescilli markasından hiçbirinin bu sınıfa ait olmadığı  davacının tescillerinin genellikle 1. ve 2.sınıfa ait olduğu duvar kaplamaları ve duvar kağıtları emtialarında markaların tescil sınıflarının benzer kabul edileceği, bunun dışındaki tescile konu emtiaların benzer olmadığı anlaşılıyorsa da, davacı markasının tanınmışlığı göz önüne alındığında, 6769 Sayılı SMK 6/5 maddesi gereğince davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlama, markanın ayırt edici karakterinin zedelenme ihtimali bulunduğundan, davacı tanınmış markasının genişletilmiş korumadan faydalanarak farklı sınıflarda tescil başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine başvurunun reddine karar verilebileceği gibi,  SMK 25/1 maddesi gereğince de hükümsüzlüğünün talep edilebileceğinden, mahkemenin gerekçesinin bu yönden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafça davalı marka başvurusunun kötüniyetli olduğu ileri sürülmüş mahkemece de kötüniyetli tescil gerekçesiyle de markanın hükümsüz kılınması gerektiğine karar verilmişse de;  6769 sy SMK'nun 25.md.yollaması ile aynı Kanunun 6/9 md'si uyarınca kötüniyetli yapılan tescilin hükümsüzlük sebebi olarak yer aldığı, ancak davacı tarafça sunulu dava dilekçesi incelendiğinde kötüniyetli hükümsüzlük sebebine dayanak somut deliller ileri sürülmediği, tanınmış markanın aynı yada benzerinin tescil edilmesinin tek başına davalı tarafın kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği,  bunun yanında marka başvurusunun marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmayı ve gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapma amacına ya da şantaja yönelik olması gerektiği, davalı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna yönelik mahkeme gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı her iki markanın esas unsurunun ... kelimesi olması, davalının şekil ile markada yeterince farklılık yaratmadığı dikkate alındığında davalının markasının ortalama tüketici tarafından davacının seri markalarından biri olduğu veya işletmesel bağ bulunduğu yönünde algıya kapılabileceği  bu nedenle davalının eylemlerinin, davacının  marka  tescillinden kaynaklı haklarına tecavüz ve TTK'nun 54.vd maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığından, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, Mahkemece verilen kararda bu yönüyle bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.Ayrıca, ... esas kelimesini içerecek şekilde ...  ibarelerinin davalıya ait internet sitesinin alan adı ve içeriklerinde ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığı, web sitesi içeriğinde ...  haricinde  ... kelimesinin tek başına da kullanıldığı görüldüğünden, davalıya ait  ... alan adının iptali ve web sitesine Türkiye'de erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Davalı  ... ... ŞTİ'nin 05/10/2018 tarihinde ticaret  siciline tescil edildiği,  davalının ticari unvanının aynı zamanda davalı tarafça  ... + Şekil olarak markasal kullanımı nedeniyle SMK  7/3 maddesi uyarınca davacının ticari sicilden terkini talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davalı şirketin ticaret unvanından \"...\" ibaresinin silinmesine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/03/2021 tarih, 2019/215 E., 2021/148 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile; 3- Davanın KABULÜNE,Davacının tescilli markasından doğan haklarına davalının tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalının \"...\" markası üzerindeki kullanımlarına konu ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, her türlü malzeme ve tanıtm malzemesinin, basılı evraklar, faturalar, benzeri her türlü ticari evrak ve malzemelerinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak sureti ile imha edilmesine,Davalının TPMK nezdinde... tescil numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,Davalı şirketin ticaret unvanından \"...\" ibaresinin silinmesine, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine, ... alan adının iptaline, ... alan adı ile işletilen web sitesine ve ./...-... linkinden erişilen linkedin hesabına Türkiyede erişimin engellenmesine,Karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu  ile 383,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafın yapmış olduğu 44,40 TL başvuru harcı 44,40 peşin harç, 238 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.326,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Davalının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 292,7‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca5dc6773c246bab","SID":"997aaf172b8f9e3b"}}