{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2096 - 2024/1784<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2096 <br>KARAR NO\t: 2024/1784<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... SULAMA DAM.KİM.İNŞ.PLA.TRM.OTO NAK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. - \t  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM SATIŞ VE PAZARLAMA İHRACAT İTHALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 24/10/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 24/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalıdan alacağı olması nedeniyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını,  borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin tarım ürünleri sattığını, davalıya yapılan satış ile ilgili olarak 04/09/2018 tarihli 37.762,95.TL'lik ve 12/01/2019 tarihli 2.060,00.TL'lik 2 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafın satışa konu boruların işlerine yaramadığını beyan ettiği ve geçerli bir sebep göstermeden yasal iade süresi geçmiş olmasına rağmen ilgili borunun değişimini talep ettiğini, müvekkilinin değişimi kabul ettiğini ancak davalı tarafın buna rağmen faturada iskonto yapılmasını talep ettiğini PPRC 25 MM boru fiyatı olan 16.000,00.TL'lik zararı 8.000,00.TL'er olmak üzere bölüştüklerini, buna rağmen karşı tarafın borcunu ödemediğini, borçlunun kötü niyetli olduğunu, ilgili ürünlerin sökülebilir olduğunu, bu yüzden acele keşif talep ettiklerini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iddiaların fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından müvekkilerine yapılmış olduğu iddia edilen ayıplı imalat nedeniyle takılan boruların davacı tarafından Enerji Santrali Gaz Toplama havuzundaki ısıtma boruları olarak takıldığını ancak takılan boruların ısıtmaya değil iletmeye yönelik olması nedeniyle boruları söküp götürdüklerini, söz konusu ödenmediği belirtilen faturanın müvekkile gönderilmediğini, kayıtlarına işlenmediğini ve müvekkili haberdar edilmediğini, işçilik olarak parasının ödendiğini, 8.000,00.TL para gönderildiğini, üretimin hatalı olması nedeniyle başkaca bir firmadan ısıtma borusu siparişi verildiğini ve başka firmaya yeniden döşettirildiğini, fazlaya dair dava talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydı ile davacnının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dava konusu ilişkinin boru satış-montajı işinden kaynaklandığı, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğuna takdir getirilerek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabülüne, alacak likid olduğundan davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında iki adet sözleşme bulunduğunu, HDPE borularının ve vanalarının döşenmesi işinin bazı kusurlara rağmen tamamlandığını ve parasının ödendiğini, kusurlu işlerin bazılarının başka bir firma tarafından onarıldığını, bazılarının ise daha sonra düzeltileceğini, havuza ısıtma borularının döşenmesi işinin ise havuz içerisindeki suyun ısınması için ısıtma borularının döşenmesi olduğunu, firmanın yönlendirmesi ile pprc borcularının havuza döşendiğini ancak pprc borcularının suyu ısıtmaya değil ısıyı iletmeye yönelik borular olduğunun anlaşılması üzerine boruların sökülmesinin firmadan istendiğini, firmanın da boruları söküp götürdüğünü, sahada 2 metre boyunda pprc borusunun kaldığını, suyu ısıtmak için gerekli olan turuncu renkli oxi boruların başka bir firmadan satın alındığını ve işin bir başka firmaya yaptırıldığını, yanlış boru döşenmesine rağmen yapılan işin bedelinin ilgili firmaya ödendiğini, işin hatalı yapılmasına rağmen işçilik bedelinin davacı firmaya ödendiğini, toplamda 61.330,00.TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın hatalı ve eksik iş yapmasına rağmen malzemelerini sökerek geri aldığını ancak işçilik bedellerinin kendilerine eksiksiz ödendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya sulama sistemleri satışı ve kurulum hizmeti verildiğini, ancak iş bu satış ve hizmet nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısım bakiyesinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise faturaya konu hizmetin ayıplı ve eksik ifa edildiğini, durumun davacı tarafça kabul edildiğini, ayrıca almış olduğu hizmetlerin bedelini de ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;<br>1-Dava itirazın iptali davası olup, 25.015,17.TL alacak için takip başlatıldığı ve itiraz üzerine işbu dava açıldığından dava değeri 25.015,17.TL olup talep nisbi harca tabidir. Böyle bir davada 6100 sayılı HMK'nın 120, 323 ve devamı maddeleri ile, 492 Sayılı Harçlar Kanunun 16. maddesi uyarınca,  dava değerinin  talep edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekir.<br>Dava açılışı sırasında davacı tarafça 21.822,95.TL değer üzerinden peşin harç yatırıldığı, ancak borçlunun takibe itirazının tümden iptalinin talep edildiği, bununla birlikte mahkemece yukarıda belirtilen dava değeri üzerinden eksik karar ve ilam harcının ikmali için davacıya süre verilmediği anlaşılmıştır <br>Yukarıda açıklandığı üzere, 492 Sayılı Harçlar Kanunun, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (istinaf edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörülmüştür. <br>Hal böyle olunca, öncelikle  mahkemece davacı taraftan, takibe yapılan itirazın tamamının iptalinin talep edilip edilmediği sorulup, buna göre dava değeri belirlenip, takip çıkışı olan 25.015,17.TL dava değeri üzerinden harç hesaplanarak peşin alınan harcın hesaplanan harçtan mahsubu ile bakiye nispi karar ve peşin harcının alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.<br>2-Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.<br>Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.<br>Somut uyuşmazlıkta; mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde davacının takip konusu faturalardan kaynaklı davalıdan bakiye 21.822,95.TL alacaklı olduğu kabul edilmiş, yukarıda da belirtildiği gibi mahkemece dava değeri 21.822,95.TL olarak belirlendiği ve yazılan gerekçeye göre dava tümden kabul edildiği halde gerekçe ve hüküm kısmında davanın kısmen kabul kısmen reddedildiğinin yazıldığı, reddedilen kısmın ne olduğunun gerekçede açıklanmadığı gibi reddedilen kısma ilişkin davalı yararına yargılama gideri ve avukatlık ücretine de hükmedilmediği, bu sebeple hükmün kendi içerisinde  çeliştiği anlaşılmakla kararın bu sebeple de kaldırılması gerekmiştir.<br><br>Davacı vekilinin istinaf sebebinin incelenmesinde;<br>Somut olayda, davacının takip talebinde faturadan kaynaklı alacak talebinde bulunduğu ve davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde, gerekse aşamalardaki savunmalarında ödeme iddiasında bulunduğu, ödeme definin her zaman ileri sürülebileceği(Benzer Mahiyetteki Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin  2015/2608 Esas, 2018/5169 Karar sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/28445 Esas, 2015/29564 Karar sayılı kararı), mahkemece iş bu iddianın araştırılması amacıyla taraf defterleri getirtilerek dosyanın MM bilirkişiye tevdii ile ödeme iddiasının değerlendirilmesine yönelik rapor alınması gerekirken defter kayıtları incelenmeksizin dosyanın karara bağlanmasının da doğru olmadığı, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 373,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,<br>5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 24/10/2024 tarihinde karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b928dcf00cf1dee3","SID":"3d285a17313a9813"}}