{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 28/08/2024<br>NUMARASI\t\t: ...... Esas <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 25/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında  28/08/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin takip dayanağı senette imzası bulunmadığından borca ve ferilerine ayrıca ve açıkca itiraz ettiklerini, müvekkilinin verdiği vekaletnamede kambiyo senedi düzenleme yetkisinin ancak kendisine mal satışı yapılması halinde düzenleme yetkisi bulunduğundan sınırlı yetki verilen vekaletname ile düzenlenen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, Senedin vekil ...... ile davalı arasında muvazalı sahte olarak düzenlediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını davalının bildiğini, vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle müvekkilinin senetten borçlu olmadığını, sorumlu tutulamayacağını, öte yandan sahte senet  düzenlenmesi yönünde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu  beyan ederek  Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 28/08/2024 tarih  ...... Esas sayılı ara karar ile;'':.. dava konusu 850.000 TL bedelli 29/05/2020 vade tarihli bono Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... sayılı takip dosyasından 01/07/2021 tarihinde düzenlenen ödeme emri ile takibe konulduğu, eldeki davanın icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olduğu ve tedbiren icra takibinin durdurulması talep edildiği, mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, davacı tarafın icra takibinin durdurulmasına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacı vekilinin  icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip dayanağı senette imzası bulunmadığından borca ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkilinin verdiği vekaletnamede kambiyo senedi düzenleme yetkisinin, yalnızca kendisine mal satışı yapılması halinde bulunduğunu ve dolayısıyla düzenlenen senedin geçersiz olduğunu, Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan ...... Esas sayılı davada müvekkilinin imza itirazında bulunduğunu ancak davalı taraf vekaletnameyi sunarak senedin vekil ...... Dağlıkoca tarafından düzenlendiğini belirttiğini ve davanın reddini talep ettiğini,  müvekkilinin, ...... tarafından zarara uğratıldığını düşünerek vekaletini iptal etmesi ve iş yerini kapatması sonrasında, vekil ......’nin davalı ile anlaşarak sahte ve bedelsiz bir senet düzenlemesi sonucunda davalı ..., bu senedi bilerek kötü niyetle kullanarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin, davalı ... ve eski vekili ...... tarafından muvazaalı bir şekilde sahte senet düzenlendiğini bildiğini ve bu durumla ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu, soruşturma dosyasının hâlâ devam ettiğini, dava konusu takip dayanağı senet geçersiz ve sahte olup, keşide tarihi 01/01/2016 ve vade tarihi 20/05/2020 olduğunu, keşide tarihi ile vade tarihi arasında 4 yıl bulunması ve davalının alacaklı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkeme bu itirazı dikkate almadan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesine göre, vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin menfaatine uygun bir iş yapmayı üstlendiği bir sözleşme olduğunu, vekil, vekalet verenin menfaatine göre hareket etmekle yükümlü olduğunu, vekalet sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sona erebileceğini ve tek taraflı olarak da sona erdirilebileceğini,  müvekkili tarafından davalı ......'ye verilen vekaletnamede \"mal ve hizmet satışı karşılığında senet düzenleme yetkisi\" verildiği düşünüldüğünde davalının müvekkiline mal ve hizmet satışı olmadığı cihetiyle vekaleten dahi olsa takip dayanağı senetten müvekkilinin borcunun bulunmadığını, HMK 209'a göre, adi ve resmi senetlerde yazı veya imza inkâr edildiğinde, o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını, müvekkilinin vekili ...... tarafından düzenlenen senedin sahte olduğu ve müvekkilinin borçlu olmadığını, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına sahte senet düzenlenmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu beyanla ilk  ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılarak müvekkilin verdiği vekaletnamenin kötüye kullanıldığı ve sahte senetle başlatılan icra takibi nedeniyle telafisi mümkün olmayacak zararların oluşabileceğini, HMK 209 ve savcılık soruşturmasının takibi durdurmayacağı gerekçesiyle, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep; icra takibinden sonra borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İİK'nın 72/3 maddesinde \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir\"  hükmü yer almaktadır.<br>Yukarıdaki emredici kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında; mahkemenin ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar veremeyeceğini, ancak gecikmeden doğan zararın karşılanması ve alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesinin istenebileceğini hüküm altına almıştır. <br>Eldeki menfi  tespit davasının  icra takibinden sonra açıldığı , davacının ihtiyati tedbir talebinin  takibin durdurulmasına yönelik olduğu, İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği bu sebeple ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7aadf026fb724f18","SID":"7471edd130665a1c"}}