{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/204 <br>KARAR NO: 2024/1645<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2021<br>NUMARASI: 2020/414 Esas - 2021/896 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 31.10.2017 tarihli 216.000-TL bedelli faturaya istinaden davalıdan tıbbi ürün satın aldığını, alınan ürünlerin bedelinin 31.10.2017 tarihinde davalı şirkete teslim edilen her biri 72.000-TL bedelli toplamı 216.000-TL olan 3 adet çek ile ödendiğini, davalıdan alınan ürünlerin eksik parçalı/arızalı olması nedeniyle ürünlerin tamamının iadesi sürecinin başlatıldığını, müvekkilinin düzenlediği 09.05.2018 tarihli irsaliyeli iade faturasının davalıya teslim edildiğini ve davalının defterlerine işlendiğini, davalı şirkete gönderilecek eksik ve hatalı ürünlerin iadesi için, o tarihte hem davalı şirket hem de ... adlı şirketin ortağı olan ...'ın talimatı ve ... çalışanı ...'un beyanı ile ürünlerin Muratpaşa/Antalya adresine 29-30.03.2018 tarihlerinde kargo ile gönderilerek teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalıya teslim edilen 3 adet çekin iadesinin istenildiğini, fakat davalının çekleri takasa vermesi nedeniyle bir çekin ödenmek zorunda kalındığını, bir çekin iade edildiğini, bir çekin ise iade edilemediğini, davalının talebi üzerine davalıya 85.000-TL bedelli ileri tarihli çek gönderilerek 72.000-TL bedelli çekin davalıdan teslim alındığını, sonuç olarak müvekkilinin 72.000-TL ve 85.000-TL bedelli çekleri ödediğini, alacağını tahsil edemeyen müvekkilince davalı aleyhine 10.05.2019 tarihinde Mersin ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı nedeniyle Beykoz İcra Dairesine gönderilen dosyanın 2019/4203 esas numarasını aldığını, bu aşamada davalı şirketçe Beykoz ... Noterliğinin 11.07.2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesi gönderildiğini, fakat bu belgenin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, durumun davalı tarafın borçlu olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; ürünlerin davacıya satışı tarihi 31.10.2017 olup davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair delil sunulmadığını, davacı tarafça düzenlenen 09.05.2018 tarihli iade faturasının ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceğini,  müvekkilince iyi niyetli olarak takasta olmayan tek çekin davacıya iade edildiğini, ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi ayıbın varlığının da şüpheli olduğunu, ürünlerin müvekkiline iade ve teslim edilmediğini, davacı tarafça teslim konusunda yazışmalarına delil olarak dayanılan ...'ın bu yönde bir talimatı bulunmadığı gibi, yazışmaların geçtiği tarihlerde müvekkili şirkette hisse sahibi olduğunun da kanıtlanamadığını, yine müvekkilinin yazışmalarda adı geçen ... isimli bir çalışanının bulunmadığını, davacının teslim adresi olarak gösterdiği şirket ile müvekkili arasında organik bağ bulunmadığını, ayrıca yazışmaların hangi ürünlerle ilgili olduğunun belli olmadığını, müvekkilince iyi niyetli olarak 157.000-TL tutarlı temlik belgesi düzenlenerek davacıya gönderildiğini, ancak davacının ürünleri iade etmeden icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının 31/10/2017 tarihli 216.000-TL bedelli faturaya konu tıbbi ürünleri davalıdan satın aldığı, davacının ürünlerin eksik ve ayıplı çıktığını iddia ve davalıya iade ederek 09/05/2018 tarihli iade faturasını düzenlediği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı tarafından düzenlenen 31/10/2017 tarihli satış ve davacı tarafından düzenlenen 09/05/2018 tarihli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıya 30/06/2018, 30/07/2018 ve 31/08/2018 tarihli toplam 216.000-TL tutarlı üç adet çek teslim edildiğinin, bunlardan iki adet çekin ödendiği, ödenen miktarın 157.000-TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen 09/05/2018 tarihli 216.000-TL'lik iade faturasının ise davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun ve yine davalı defterlerine göre davalının davacıya 157.000-TL borçlu gözüktüğünün tespit edildiği, davalının, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunduğu, ancak davalının davacı tarafından düzenlenen iade faturasını kendi ticari defterlerine kaydettiği gözetildiğinde, artık iade faturasına konu mallar yönünden ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, her iki taraf defterlerine göre davacının davalıdan 157.000-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının 157.000-TL alacak yönünden iptaline, kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkiline iade ve teslim edildiğinin kanıtlanamadığını, davacı tarafça teslim konusunda yazışmalarına delil olarak dayanılan ...'ın bu yönde bir talimatı bulunmadığı gibi, yazışmaların geçtiği tarihlerde müvekkili şirkette hisse sahibi olduğunun da kanıtlanamadığını, ayrıca müvekkili ile teslim adresi olduğu iddia edilen diğer şirket arasında organik bağın varlığının kanıtlanamadığını, yine müvekkilinin yazışmalarda adı geçen ... isimli bir çalışanının bulunmadığını, yazışmaların hangi ürüne ait olduğunun belli olmadığını, davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair delil sunulmadığını, davacı tarafça düzenlenen 09.05.2018 tarihli iade faturasının ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olmadığını, ürünler müvekkiline iade edilmediğinden müvekkilince davacıdan ürünlerin ayıplı olduğuna dair rapor istenildiğini, ancak davacının rapor almadığını, buna rağmen müvekkilince 157.000-TL tutarlı temlik belgesi düzenlenerek davacıya iletildiğini, ancak davacının ürünleri iade etmeden icra takibi başlattığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalı tarafça davacıya satışı yapılan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak, davacı tarafça davalıya çeklerle yapılan ödemenin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  Somut olayda; davalı tarafından davacıya 31.10.2017 tarihli 216.000-TL bedelli faturaya konu tıbbi ürünlerin satışının yapıldığı, davacı tarafça alınan ürünlerin bedeli olarak her biri 72.000-TL bedelli toplam 216.000-TL tutarlı 3 adet çek teslim edildiği, bu çeklerden birinin bedelinin tahsil edildiği, birinin davacıya iade edildiği, bir adet çekin ise davacının istemi üzerine davalı tarafça iade edilerek yerine ileri tarihli 85.000-TL bedelli çekin alındığı, bu çek bedelinin de tahsil edildiği, dolayısıyla davacıdan iki çek bedeli olan toplam 157.000-TL tahsilat yapıldığı, davacı tarafça ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilerek davalıya hitaben 09.05.2018 tarihli irsaliyeli iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının ticari defterlerinde davalıdan 216.000-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacının düzenlediği 09.05.2018 tarihli iade faturası kayıtlı olup, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 157.000-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.  Davalı tarafça; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin de kendilerine teslim edilmediği ileri sürülmüştür. Ancak davacı tarafından delil olarak sunulan whatsapp yazışmalarında ; 19.03.2018 tarihinde ... adlı kişi tarafından davacı şirket yetkilisine elindeki tellerin tamamını Antalya'ya göndermesini belirterek ... şirketinin Antalya adresini içeren kartvizit fotoğrafını gönderdiği, yine davacı ile ... arasındaki yazışmalarda 26.07.2018 tarihinde bu kişinin istemi üzerine davacının 72.000-TL bedelli çek yerine gönderilecek 85.000-TL bedelli çekin fotoğrafını gönderdiği, ...'in de davacıya 29.06.2018 tarihinde iptal edilmiş 72.000-TL bedelli çekin fotoğrafını gönderdiği, yine davacının Ocak 2019 tarihli mesajlar ile çek bedellerinin iadesini talep ettiği, Mayıs ayına kadar süren yazışmalarda ... adlı kişinin ise davacıya haklı olduğunu belirterek parayı denkleştiremediklerini, sıkıntıyı çözemediğini belirttiği, ...'ın  yazışmaların yapıldığı tarihlerde davalı şirket ile davacı tarafından ayıplı ürünlerin gönderildiği ... şirketinin ortağı olduğu, davacı tarafça düzenlenen iade faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davalı şirket tarafından, 11.07.2019 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile Seyhan Devlet Hastanesinden olan alacağın, davacının alacak tutarı 157.000-TL miktarında davacıya temlik edilmek istenildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından sunulan deliller kapsamı ile davacının iade faturasının davalı tarafça itirazsız kendi  ticari defterlerine kaydedilmesi birlikte değerlendirildiğinde,ürünlerin ayıplı olduğunun davalı tarafından kabul edildiği ve ticari ilişkide  davacıya kendi defterlerinde talep kadar  borçlu olduğu tesbit edildiğine göre ayıbın varlığının davalı tarafça kabul edildiğinden artık  süresinde ayıp ihbarı yapılmadığına ilişkin savunmanın ve  istinaf sebebinin kabulü değildir.Ayıplı ürünlerin iade ve teslimi sonucunda davalının ticari defterleri ile de teyit edildiği üzere davacı davalıdan 157.000-TL alacak talebinde haklı olduğundan davanın kabulüne ilişkin kararda  isabetsizlik görülmemiş,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 10.724,67-TL istinaf karar harcından yatırılan 2.861,16-TL harcın mahsubu ile kalan 7.863,51‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 27,50-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e54dac4115cf8200","SID":"fc123604d59626d6"}}