{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/11/2023<br>NUMARASI\t\t: ...... Esas ...... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... &  Av. ...<br>DAVA\t\t: Tazminat <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 25/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 29/11/2023  tarihinde tesis edilen  karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>\tDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ........... İdaresi Başkanlığı ...... Konya Müdü rlüğü’nden 15/01/2021 tarihli bir tebligat geldiğini, işbu tebligatta davalı ...’in 10/01/2019 tarihinde Yeni Girişimci Desteği Taahhütnamesi imzaladığı fakat bu taahhütnameye aykırı davrandığının tespit edildiğini ve davalı tarafın kusurlu hareketi sebebiyle, müvekkili şirketin 28.729,86 TL ödenmesi gerektiğinin ihbar edildiğini, bu tebligat karşısında davalı ...’e rücu hakları ve dava açma hakkı saklı tutmak kaydıyla bu bedelin müvekkili şirket tarafından ...... Ankara Müdürlüğü’ne ödendiğini,  davalı tarafın kusurlu hareketi sebebiyle, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi gerektiğini, davalı taraf ile müvekkili şirketin yetkilisi ...... arasında 01/06/2020 tarihinde Anonim Şirket Pay Devir Ferağ Beyannamesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme uyarınca, davalı tarafça şirket hak ve hisselerinin tamamının müvekkili şirketin yetkilisi ......’a devredildiğini ve hisse devir tarihinden önceki şirkete ait borçlardan davalı tarafın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını,  davalı tarafça şirket paylarının devrinden önce dava dışı ...... ile sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme ile taahhüt altına girdiğini ancak davalı tarafın bu taahhüdü ihlal ettiğini ve bu nedenle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı tarafın kusurlu hareketi sebebi ile sorumlu olduğunu, payların devri sırasında ...... ile imzalanan sözleşmenin sunulmadığını ve davalı tarafın şirketi devretmeme taahhüdünün davalı tarafça gizlendiğini,6102 Sayılı Yasa'nın 553. Madddesinin 1.Fıkrası \"Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.\" uyarınca müvekkili tarafından ödenenmiş bedelin davalı tarafça rücuan tahsilinin hakkaniyet gereği olduğunu, davalı tarafça böyle bir taahhüt altına girildiğinin müvekkili şirketten ve şirket yetkilisinden saklandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, davalarının kabulü ile 28.729,86 TL’nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan rücuan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, davacı ...Ş.'nin kurucu ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketin müvekkili ile ...... tarafından kurulduğunu, ilerleyen süreçte şuanda davacı firmanın yönetim kurulunda olan ...... (......)'ın şirkete ortak olabileceğini söylediğini, bunun üzerine şartların konuşulduğunu ve ......'ın müvekkiline \"benim mal varlığına ilişkin bir davam var bu sebeple hisseyi kardeşimin üzerine alacağım\" dediğini, şartlarda anlaşılması üzerine ortaklardan ......'a ait hissenin ...'a  devredildiğini, resmi olarak her ne kadar şirkette yetkili kişi her ne kadar ... görünse de şirketin tüm işlemlerinin bizzat ...... ( ...... ) tarafından takip edildiğini, buna rağmen davacı şirket yetkilisinin ...... girişimci desteğini bilmediği ve tarafına bu hususa ilişkin bilgi verilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunun açık olduğunu, ...... ödemesinin yapıldığı tarihlerde şirketin şuan ki yetkilisi olan ...... (......)'ın kardeşi ...'ın da şirket ortağı olduğunu, Aynı zamanda, aynı tarihte ......'ın da şirketin sigortalı çalışanı olup işçilerin maaşlarının ödemesinin ...... desteği ile yapıldığını bildiğini, ...... girişimcilik desteğinin personel maaşı ve kira için kullanıldığını, davacı şirket yetkilisinin ...... girişimcilik desteğinden faydalanıldığını bilmesine rağmen basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sağ duyulu hareket etmediğini, bunun neticesinde şirket kasasına ait ve bizzat şirket için kullanılan bir destekten dolayı müvekkiline kusur izafe edilebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki devirden sonra doğan şirket borcundan dolayı müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/03/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; \"....Her ne kadar taraflar arasında pay devrinden önceki borç sorumluluklarının davalıya ait olduğuna yönelik anlaşma neticesinde davalıya ait şirket paylarının tamamının belirli bedel karşılığında dava dışı ......'a devredilmesi kararlaştırılmış ve dava konusu rücua ilişkin borç, pay devrinden sonra meydana gelmiş ise de, mahiyeti itibariyle borcun doğumuna, davalının, dava dışı ...... ile yaptığı anlaşma ve taahhütnamelere riayet etmemesi ne yönelik hareketinin sebep olduğu, taahhütnamenin ihlali neticesinde ...... ödemelerinin iadesinin gerektiği hususunun nitelikli bir hal olması karşısında, mutlak surette pay devrine ilişkin sözleşmeler yapılırken devralan şirket yetkilisine bildirilmesi gerekmektedir. Rücua konu ...... destek ödemeleri ve taahhütname sonuçlarının en geç şirket devir tarihine kadar dava dışı devralan ......'a bildirildiğine dair delillerini sunmak üzere davalıya kesin süre verilmiş, tanınan kesin süre içerisinde muteber herhangi bir delil sunulmamıştır. Her ne kadar davalı ilgili hususta tanık dinletmiş ise de, tanıklar dahi beyanlarında ...... ödemeleri ve taahhütname sonuçlarının şirket devrine kadar dava dışı ......'a bildirildiğine dair herhangi bir ifadede bulunmamışlardır. Bu cihetle davalının ...... ödemeleri ve bu ödemelere ilişkin taahhütnamedeki şart ve sonuçları dava dışı ......'a bildirmeksizin davacı şirket paylarına devrettiği ve münhasıran bu devir neticesinde ...... ile imzalanan taahhütnamelerin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ödemelerin iadesinin istenildiği ve davacı şirket tarafından iadenin gerçekleştirildiği, bu iade işlemleriyle birlikte davacı şirketin, davalının kusurlu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı anlaşılmakla ......'e yapılan 28.729,86 TL iade ödemesinin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; 28.729,86 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>      DAİREMİZİN 22/09/2023 TARİHLİ, ...... ESAS, ...... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 24/03/2022  tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 22/09/2023 Tarihli, ...... Esas, ...... Karar sayılı kararı ile; \"Dava; rücüen tazminat istemine  ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>                  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tSomut olayda, davacı şirketin dava dşı ......'den aldığı destek ödemesiyle ilgili olarak davacı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğu  davalının dava dışı ...... ile davacı şirket adına imzaladığı taahhütnameye aykırı davranarak şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle dava dışı ...... tarafından yapılan destek ödemesinin şirketten geri istenmesi üzerine şirket tarafından ......'e ödenen 28.729,86 TL'nin davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir.<br>\tİlk derece mahkemesince davacı şirketin, kuruluşundan bu güne kurucularının, ortak ve yöneticilerinin kimler olduğuna ilişkin ticaret sicil kayıtlarının getirtilmediği görülmüştür.<br>\t Dava, yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan  yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu  doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 54. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması, ayrıca davacı şirketin, kuruluşundan bu güne kurucularının, ortak ve yöneticilerinin kimler olduğuna ilişkin ticaret sicil kayıtları getirtilip incelenmemesi yerinde değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2019 tarih, 2018/4755 Esas- 2019/5675 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>                \t\t\t\t\t\t\t\t\t\tBu sebeple davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi..\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 29/11/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"davacı şirket vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; davacı şirketin ......' den aldığı destek ödemesinin iptal edilip davacı tarafça ......' e geri ödenmesi nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığı, davalı eski ortağın ...... ile imzaladığı taahhütnameye aykırı davranmakla bu zarara neden olduğu ileri sürülerek ......' e ödenen 28.729,86 TL nin eski ortak olan davalıdan rücuen tahsili talep edilmiş olup; Konya BAM .....Hukuk Dairesinin 22/09/2023 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda ve TTK 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddeleri gereğince davanın niteliği nazara alınarak ve HMK 54. maddesi gereğince davacı tarafa bu davanın açılması için zorunlu olan genel kurulda dava açılması için alınmış bir karar var ise ibraz etmek veya yok ise genel kurulda bu hususta karar almak üzere süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içinde davacı şirketin 30/10/2023 tarihli Genel Kurul kararı sunularak dava şartına ilişkin bu eksikliğin giderildiği anlaşılmıştır. <br>\tAyrıca Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen davacı şirket kayıtlarına göre; davacı şirketin eski ortakları ......, ... ve ...... iken aralarında yapılan hisse devirleri ile davacı şirketin hali hazırda tek ortak ve yetkilisinin ...... olduğu tespit edilmiştir. <br>\tKonya BAM ...... Hukuk Dairesinin kaldırma kararı öncesinde mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, 01/06/2020 tarihli Anonim Şirket Pay Devir Ferağ Beyannamesi, davalının ...... ile yaptığı sözleşmeler ve tüm dosya kapsamı ile davalı eski şirket ortağı ve yöneticisi olan davalının davacı şirket adına ......' e verdiği 10/01/2019 tarihinde onaylanan taahhütnamesinin 15. maddesini ihlali sebebiyle davacı şirketin aldığı ...... desteğinin geri ödenmesine neden olduğu ve bu anlamda davacı ... zarara uğrattığı kanaatine varıldığından davacının davasının kabulü ile davacı şirketin ......' e ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsiline dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; 28.729,86 TL tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalı müvekkilin ...... girişimcilik desteğinden faydalandığını bilmediğini iddia etmiş ise de gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkilinin ...... Basın A.Ş.'nin kurucu ortağı olup, söz konusu şirket müvekkili ile ...... tarafından kurulduğunu, ilerleyen süreçte davacı firmanın yönetim kurulunda olan  ...... (......) şirkete ortak olacağını söylediğini ancak mal varlığına ilişkin bir davası olduğu için ortaklardan ......'a ait hissenin ...'a  devredildiğini, resmi olarak her ne kadar şirkette yetkili kişi ... görünse de  şirketin tüm işlemleri fiilen ...... tarafından yürütüldüğünü, ...... ödemelerinin yapıldığı dönemde, şirketin şu anki yetkilisi olan ......’ın kardeşi ...'ın şirket ortağı olduğunu ve ......'da şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, şirket çalışanları ve tanıklar, ...... girişimcilik desteğinin şirket içinde sürekli konuşulduğunu ve ......’ın bu desteği bilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkili yazmış olduğu ve ..... dergisinin 183. Sayısının 5. Sayfasında yer alan köşe yazısında  \"......'yı ortağım ...... Hanım' a devretme kararı aldım. \" şeklinde devir işlemini duyurduğunu, ......'ın kardeşi olan ... beyanında \"Ablam olan ...... ortak olduğum dönemde şirkette hem benim danışmanımdı, hem de şirketin işlerini yürütüyordu.. Ablam ...... şirket işlerinden dolayı yorulduğunu, imza yetkisinin diğer ortak ......'de olduğunu, bu nedenle benim ortaklık payıma ilişkin herhangi bir müdahalede bulunamadığını, dolasıyla şirket paylarının kendisine devredilmesini talep etti.\" dediğini, davacı tanıklarından ... beyanında \"benim çalıştığım dönemde dava dışı ......'ı ortak olarak biliyordum ve bizim yöneticimizdi. 2020 yılı içerisinde de diğer ortak olan davalı ...'den hisselerini satın aldı ve şirketin tek sahibi oldu. Şirkette ...... kredisiyle ilgili konuşmalar oluyordu\" dediğini, davacı tarafından dinlenetilen tanıkların beyanları ile de anlaşıldığı üzere ...... şirkette üst düzey yönetici konumunda olup şirket içerisindeki tüm eylem ve işlemlerden haberdar olabilecek durumda olduğunu, tanık ... beyanlarının devamında \"...... ödemelerine hak kazanıldıktan sonra bu durum ofis ortamında konuşuldu. ......'da oradaydı. davalı ... şirketi ...... ödemeleriyle kuracağını ve ödeme planlarını ......'nın bulunduğu arkadaş ortamında anlattı.\" dediğini, buradan da anlaşılacağı üzere davacı yan süreci ayrıntılı olarak bildiğini, kaldı ki işletmesine ilişkin bir hususu araştırmaması söz konusu olmadığını, öyle ki davaya konu edilen 3 yıl içerisinde devredilirse ödeme yapılacağı hususu basit bir google araştırması ile de tespit edileceğini,  bu halde davacının basiretli davranma gerektiğinin açık olduğunu,   Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesine göre, her tacirin tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, davacı şirket yetkilisi, ...... desteğinden haberdar olmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve sağduyulu hareket etmediğini, bu nedenle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini ve devirden sonra doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın, iddialarını somut olarak ispat edemediğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. Maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre, davacı şirkette ortak ve yönetici olan davalının, davacı şirketteki hisselerini  ......'a devrederken bu devir nedeniyle davalının davacı şirket adına imzaladığı taahhütnameye aykırılık oluşacağından dava dışı ...... tarafından davacı şirkete yapılan destek ödemesinin şirketten geri isteneceğini ......'ın bilerek davalının hisselerini devir aldığını davalının ispatlayamadığı, tanık beyanlarının bu konuda ispata yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 1.962,54 TL harçtan peşin alınan 490,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.471,9‬0 TL karar ve ilam harcının  davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"671346eb6bbcab3a","SID":"7f881d0448522dca"}}