{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2132 <br>KARAR NO: 2024/1711<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2024<br>NUMARASI: 2024/693 D. İş  2024/687 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.<br>G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Talep; ihtiyati haczin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince; \"...2004 Sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun  258’nci maddenin 1’nci fıkrasında “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.”hükmü getirilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 259’uncu maddenin 1’nci fıkrasında ise \"İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96.maddesinde (HMK-87) yazılı teminatı vermeğe mecburdur.\" hükmü bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında sunulan delil ve belgelere göre taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi ile iddianın öne sürülüş biçim ve içeriği kapsamında yapılan incelemede; mahkememizde gerçeğe benzerlik karinesine göre ihtiyati haciz sebepleri ve dayanak belgeler nazarında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin yaklaşık ispata havi yeterli kanaat oluşmadığından, 2004 sayılı İİK'nin 257 vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (AY,138/1,İİK. 50, 257, 258 ),...\" gerekçesi ile, \"...2004 Sayılı İİK'nin 258/3 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddine,...\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut olayda İcra Ve İflas Kanunu'nda  düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, bu nedenle  İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilen ret kararı kanuna aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen ek protokol ve ödemeye ilişkin dekontlar  ile alacağın varlığı ortaya konduğunu, mevcut durumda tam ispat aranıyor olsa dahi yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle ihtiyati haciz kararı verilmesi için tam ispat kuralları çerçevesinde para alacağına ilişkin herhangi bir kuşku veya duraksamaya sebebiyet verecek iddiaların varlığından söz edilemeyeceğini, bu nedenle mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebimizin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe; Talep; yerel mahkemece, D.İş sayılı dosya üzerinden verilen ihtiyati haczin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nun 257. maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.\" Yine İİK'nun 259. Maddesinde de; \"İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yine ihtiyati haciz kararına itiraz ve yasa yolu, 2004 sayılı İİK'nın 265. Maddesinde de; \"(Değişik fıkra:17/07/2003-4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında dosya incelendiğinde; talebin, D.İş sayılı dosya üzerinden verilen ihtiyati haczin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkin olduğu, somut olayda ihtiyati haciz talep eden yanca, ödeme dekontları ile aleyhine ihtiyati haciz talep eden yanla imzalanan protokole dayanarak, protokol kapsamında ödenmesi kararlaştırılan 750.000-TL'den kalan bakiye alacak miktarı üzerinden (500.000-TL) ihtiyati haciz talebinde bulunduğu; her ne kadar yerel mahkemece mevcut deliller kapsamında ihtiyati haciz talep edilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de; yerel mahkemenin bu yöndeki kanaatinin ve ihtiyati haczin reddine ilişkin kararın, dosyada mübrez belgeler kapsamında değerlendirildiğinde isabetli sayılamayacağı, talep eden yanca dosyaya ibraz olunan dekontlar ve protokol kapsamında değerlendirildiğinde, talep ve karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesi gerektiği; ancak davalı yanca ihtiyati haciz kararından sonra dosyaya sunulan 14.08.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz edilen \"..., ...\" iade açıklamalı dekontlar incelendiğinde; 26/07/2024 tarihinde (istinaf başvuru tarihinden önce)  200.000-TL ve 30/07/2024 tarihinde de (istinaf başvuru tarihi) 300.000-TL olmak üzere toplam 500.000-TL'nin, ihtiyati hacze ilişkin yerel mahkeme kararından sonra ve İstinaf incelemesinden önce davacı yana iade edildiği, bu haliyle de yapılan iş bu ödemeler nedeniyle, İstinaf inceleme ve karar tarihi itibariyle talebin konusuz kaldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2. maddesi yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve konusuz kalan ihtiyati haciz talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve talep tarihi itibariyle tarafların haklılık durumu da değerlendirilerek, ihtiyati haciz talep yararına ihtiyati haciz vekalet ücretine hükmedilmesine oy birliği ile karar verilerek, aşağıdaki şekilde hükmün tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A.Davacının İstinaf Başvurusu Yönünden; 1.Davacının istinaf başvurusunun usulen KABULÜNE, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği, İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/07/2024 tarihli ve 2024/693 D.İş 2024/687 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca karşı taraf lehine ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Davacının yatırdığı 427,60 TL'nin talep halinde iadesine, B.Davanın Esası Yönünden; 1.Davacının konusuz kalan ihtiyati haciz talebinin esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2.Alınan harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 2/3 ve 13/1 inci maddeleri uyarınca taktir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4.Davacının yaptığı 429,00- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.Davalının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 31/10/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"070fd1dcaf132159","SID":"73a33098336c4687"}}