{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t     GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:  Esas<br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/04/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı ile yapılan ticari faaliyet neticesinde 129.317,00 TL bedel karşılığı malın müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle yapılan 129.317,00-TL fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınmasını talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Çek ile yapılan ödemelerde aynı anda ifa kuralı gereği davacının malı teslim almadan çek keşide etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın mal teslimi yapılmadığı iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br> Dava, davacının sebepsiz zeenginleşme davası açıp açamayacağı, taraflar arasında yapılan ticari faaliyet neticesinde davalının aldığı çek bedellerinin karşılığı olan malı davacıya teslim edip etmediği, davalıya fazladan yapılmış ödeme olup olmadığı, 129.317,00 TL ödemenin karşılıksız kalıp kalmadığı, sebepsiz zenginleşme nedeniyle  davacı lehine 129.317,00 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilip verimeyeceği hususlarının tespitine ilişkindir. <br>Davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacının defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınması için Diyarbakır 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 245.000,00 TL tutarındaki çeklere karşılık 117.354,63 TL  mal gönderildiği, 127.645,37 TL fazla ödemenin iade edilmediği  tespit edilmiştir.<br>Bozma öncesi yapılan yargılama sırasında davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ancak davalı tarafça inceleme günü defterlerinin ibraz etmediğinden bahisle inceleme yapılamadığı tespit edilerek ve sonuç olarak davacı tarafça davaya konu çeklerin avans niteliğinde verildiği ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından bahisle davanın reddine ilişkin 28/02/2019 tarih ... sayılı hükmü istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 22. HD'nin 30/12/2021 tarih, ... sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 18/10/2023 tarih 2022/2224 esas 2023/5950 karar sayılı kararı ile ve oy çokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Yargıtay bozma kararında;\" 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. <br>2. Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı ticari defterlerine de dayanmıştır. Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmiş, ancak ticari defterlerini ibraz etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un 219  uncu maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında  belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.\" şeklindeki gerekçelerle bozma kararı verilmiştir. <br>Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama kapsamında Yargıtay bozma gereklerini karşılayacak şekilde davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde belirlenen gün ve saatte bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, belirlenen gün ve saatte ticari defter ve belgelerini ibraz edilmemesi halinde davalının ibrazdan kaçınmış sayılacağı ve diğer tarafın HMK m.222/2'de yazılı şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerin sahibi diğer bir deyimle davacı lehine delil olarak kabul edileceği hususu duruşmada hazır bulunan davalı vekiline ihtar edilmiş, ancak davalı tarafça yasal ihtara rağmen defter ve belge ibraz edilmemiştir. <br>Toplanan deliller, bozma öncesi alınan bilirkişi raporu, bozma sonrası davalının ticari defter ve belgelerini yapılan yasal ve kesin ihtara rağmen ibraz etmemesi hususu bir bütün olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve belgelerin çerçevesinde fazladan yapmış olduğu 127.645,37-TL'lik bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iadesi gerektiği ve bu suretle davacının talebinin kısmen yerinde olduğu, davacının fazlaya ilişkin talebinin bu suretle yerinde olmadığı, ancak iade konusu bu tutara davacının sebepsiz zenginleşmediği öğrendiği tarihten itibaren faiz işletilmesini talep ettiği, ancak faizin başlangıç tarihi hususunda davacının iadeye konu alacak bakımından haksız zenginleşen davalının iyi niyetli olmadığını ispat yükümlülüğü bulunduğunu, ast olan iyi niyetin varlığı çerçevesinde iyi niyetli zenginleşenin iade borcunun kendisine durumun ihbar edilmesi ile birlikte muaceliyet kazanacağı dava tarihi öncesinde davalıya ihbar veya ihtar gönderildiğine ilişkin olarak davacının geçerli delil ve belge sunmaması nedeniyle davalının en geç dava tarihi itibariyle borcu ödeme yükümlülüğünün muaccel olduğu, bu sebeple, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı borcun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan faiz niteliğinde olmak üzere değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 127.645,37 TL alacağın dava tarihi olan 06/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Alınması gereken 8.719,45-TL karar ve ilam harcından, 2.208,42-TL peşin harcının  mahsubu ile bakiye 6.511,03‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 2,208,42-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 36,00-TL, posta ve tebligat masrafı 789,30-TL,  istinaf kanun yoluna başvuru harcı 121,30-TL, temyiz kanun yoluna başvuru harcı 397,80-TL  bilirkişi ücreti 400,00-TL olmak üzere toplam 1.744,4‬0‬-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.721,85-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden  hesap ve taktir olunan 1.671,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>8-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili e duruşma ile ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/10/2024    <br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4533bb61f6c32731","SID":"c05b87b5166b6a53"}}