{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3153 <br>KARAR NO: 2024/3059<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/08/2024<br>NUMARASI: 2024/355 E - 2024/362 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine (abone hizmet noktası no:... hesap numarası:...)... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:..., ... Beşiktaş/ İstanbul adresine ilişkin kaçak ticarethane sınıfından düzenlenen 1 adet 20.11.2023 tarih 179.898,59 TL tutarlı davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturaların yasal bir dayanağının bulunmadığını, davalının tahakkuk ettirdiği faturanın hukuka aykırı olarak düzenlendiğini bu nedenle iptal edilmesinin gerektiğini, müvekkili ...'un adına kayıtlı olan abone hizmet noktası no:... hesap numarası:...) numaralı aboneliğe, tahakkuk ettirilen mevcut ticarethane kaçak kullanıma dair faturanın hukuka aykırı bir şekilde düzenlendiğini, davalı kurumun müvekkili ... aleyhine kaçak elektrik bedeli adı altında icra takibinın başlatılmasından ve yine ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:.., ... Beşiktaş/ İstanbul adresinde elektriğin kesilmemesi için tedbir kararı verilmesini, davalı kurumun elektriğin kesilmesi için kolluk kuvveti desteği talep ettiklerini ve müvekkilini sürekli rahatsız etmekte olduklarını, bahse konu lokasyonun müvekkilinin işletme mahiyetinde kullandığı bir yerde olduğunu, istanbul'un en işlek lokasyonunda, müşteri potansiyelinin yüksek olduğu ilgili işletmede elektriksiz kalınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu,  davalı kurumun davaya konu fatura tutarı nedeniyle müvekkili ..'a mesaj ve sesli iletişim yoluyla rahatsız etmekte olduğunu ve ilgili faturanın ödenmemesi durumunda kolluk kuvvetiyle elektriğin kesilmesi için müvekkilinin işletme mahiyetinde kullandığı lokasyona gelineceğinden söz ederek müvekkilini tehdit ettiğini, tüm açıklanan bu nedenlerle mahkemece belirlenecek teminat karşılığında müvekkili şirket ve kurum arasındaki ihtilaf çözülene kadar müvekkilinin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, aleyhine  tedbir talep edilen ... tarafından tedbir talep edenin işletmesinin elektriğinin kaçak tüketim yapıldığı gerekçesiyle kesilmesi halinde tedbir talep edenin işyerinde elektriğin  işletme  için olmazsa olmaz koşul olduğu, kesintinin tedbir talep edenin ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu durumun  ağır ekonomik kayıba sebebiyet vereceği, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin tedbir talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, en azından dava konusu miktarla sınırlı tedbir talep edenin işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği gerekçesiyle; \"1-Davacının tedbir talebinin HMK.nun 389. Maddesi kapsamında kabulü ile; 20/11/2023 Tarih, 179.898,59 TL bedelli bir adet  faturadan dolayı toplam 179.898,59 -TL'nin %20 si oranında hesaplanan 35.979,71 TL nakit teminat (ve/veya kesin ve süresiz teminat mektubu) tedbir talep eden tarafından yatırılması durumunda tedbiren tedbir talep edene ait işyerinde elektriğin kesilmesinin durdurulmasına, elektrik kesilmiş ise yeniden tedbir talep edene ait ... hizmet numaralı  iş yeri adresine aleyhine tedbir talep edilen şirket tarafından  enerji verilmesine, 2-İşbu kararın ... Şirketi'ne gönderilmesine\" dair  dosya üzerinden itiraı kabil olarak  13/08/2024 tarihinde karar vermiştir. Karara karşı tarafça itiraz edildiği, itiraz üzerine, mahkeme bu kez 11/09/2024 tarihinde yapılan duruşmada; tutanak tutularak 20/11/2023 tarihli 179.898,59 TL bedelli  kaçak elektrik faturası düzenlendiği, elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşul olduğu, kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu durumun ağır ekonomik kayıba sebebiyet vereceği, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı olmak üzere  davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği gerekçesi ile; \"İhtiyati tedbire yapılan itirazın reddine\" istinafı kabil olarak karar vermiştir. Kararı karşı taraf ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davacı tarafça tedbir kararı alınmış ve uygulanmış olmasına rağmen 2 haftalık süre içinde esas hakkındaki davanın ikame edilmediğini, bu sebeple tedbir kararının kendiliğinden kalkmış bulunmasına rağmen mahkeme tarafından bu husus göz ardı edilerek itirazların reddine karar verildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, tedbire konu adrese ilişkin müvekkili kurum çalışanlarınca davacının işletmesinde 17.11.2023 tarihinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendine göre ilgili kullanım yerinde sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi tüketimi yaptıklarının ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ilgili tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen faturalar Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olup fatura miktarı ve tespiti yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığını, tedbir talep eden hakkında daha öncedende tutanak gereği icra takiplerinin yapıldığını, davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, tedbir talep eden hakkında çok fazla kaçak kullanım olduğunu, müvekkili şirketin abonelik tesisi şeklinde bir görev ve yükümlülüğü bulunmadığını, abonelik tesisinin sağlanması şeklindeki talebin muhatabının da müvekkili şirket olmadığını, ihtiyati tedbir kararının ve kaçak elektrik enerjisinin kullanılmasının sonuçları değerlendirilmediğini belirterek,davacı tarafın tedbir kararından sonra süresinde esas davasını ikame etmemiş olması nedeniyle HMK m.397 gereği tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olduğunun tespitini,yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından ve dahi uyuşmazlığın esasını halledecek mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden tedbir kararının kaldırılmasına, aksi takdirde dava sürecinde borçtan kurtulmak adına müvekkili kurumdan yararlandığı ihtimali göz önünde bulundurularak, müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak elektrik nedeniyle elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 20 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. İhtiyati tedbir kararı sonrası esas hakkındaki  davanın  açılıp açılmadığı,açıldı ise süresinde olduğu  dosyadan anlaşılamamaktadır. İhtiyati tedbir kararıyla ilgili olarak 6100 sayılı yasada \"MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.MADDE 390- (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.  MADDE 397- (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.\" düzenlemeleri bulunmaktadır. İhtiyati tedbir talep eden tarafından ihtiyati tedbir talebinin D.iş dosyası ile istenildiği, bu karar sonrası esas hakkında davanın açılıp açılmadığı tedbir talep eden tarafından bildirilmemiştir. Ayrıca  7155 sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 16. Maddesi  uyarınca bu durumda sürelerin işlemeyeceğine ilişkin düzenleme dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, ihtiyati tedbir kararından sonra yasal süre içerisinde dava açıldığı takdirde ihtiyati tedbire itirazın esas davaya bakan mahkeme tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği gibi, değişik iş kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararı sonrası yasal süre içerisinde asıl dava açılmadığı yada tedbir infaz edilmediği  takdirde ihtiyati tedbir kararının da kendiliğinden kalmış sayılacağı gözetilecektir. O halde, öncelikle tedbir talep edenin tedbire yönelik taleplerini içeren konuda asıl davanın açılıp açılmadığı belirlenerek, asıl dava açıldı ise  bu açıdan asıl dava dosyası celp edilerek tedbire itiraz tarihinde asıl davanın açıldığı belirlendiği taktirde , ihtiyati tedbire itirazın asıl davaya bakan mahkemece incelenmesi gerektiğinden,asıl dava açılmadığı taktirde ise ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılması gerektiğinden bu husustaki kayıtlar celp edilmeden tedbire itirazın değerlendirilmesine dair  mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.  Bu nedenle karşı taraf Bedaş vekilinin istinaf talebinin kabulü ile belirtilen hususlarda inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin kararının HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılmasıyla dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Karşı taraf  ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfef9fe199500b98","SID":"1f23211e9f585688"}}