{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3306 <br>KARAR NO: 2024/3081<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2024<br>NUMARASI: 2020/895 E - 2024/466 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ: 18/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... San. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı elektrik tedarik şirketi ... A.Ş. (\"...\" olarak anılacaktır) müvekkilin ... Mah. ...sker Cad. No:... Merkez Kadıköy İSTANBUL adresinde mevcut işletmesine elektrik tedariki amacıyla 06.01.2020 tarihli ... sayılı Perakende Satış Sözleşmesini (\"Sözleşme\" olarak anılacaktır.) akdetmiştir. Sözleşmenin devam ettiği süreçte davalı, müvekkilin kaçak elektrik kullandığına dair mevzuata aykırı şekilde tutanak düzenlemiştir ve elektriğini kesme baskısıyla müvekkili kaçak elektrik kullanım cezası ödemeye zorlamaktadır. Halbuki müvekkilin kaçak elektrik kullanımı söz konusu değildir ve bu nedenle davalı tarafından kaçak elektrik kullanımından bahisle aleyhine fatura, ceza ve sair tahakkuk ettirilmesi hukuka aykırıdır. Somut olayda  müvekkile Yönetmelik'te öngörülen bildirimlerden hiçbiri yapılmamış, -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- gerçekten gecikmiş bir borcu vardıysa da ödeme yapması için en az 5 iş günü olacak şekilde süre verilmemiş, aksi halde elektriğinin kesileceği ihtar edilmemiştir. İlaveten, kullanım yerinde elektriğin kesildiğine dair müvekkile sözlü ya da yazılı herhangi bir bildirim de yapılmamış, Yönetmelik madde 35/4'te öngörülen kesme bildirimi müvekkile tebliğ edilmemiştir. Kısaca, mevzuatta elektriğin kesilebilmesi için yapılması zorunlu koşulan bildirimlerden hiçbiri somut olayda yapılmamıştır. Aleyhindeki kaçak elektrik kullanım iddiası müvekkile ... (yani davalı) personeli olduğunu söyleyen kişiler tarafından öncelikle sözlü olarak iletilmiş ve  kaçak kullanım sebebiyle müvekkil aleyhinde borç tahakkuk ettirildiği yine sözlü olarak bildirilmiş, ödeme yapılmaz ise kullanım yerinde elektriğin kesileceği baskısıyla kaçak kullanım cezası ödemesi talep edilmiştir. Ancak davalı personelinin sözlerini doğrulayacak hiçbir elektrik kesme bildirimi, kaçak kullanım tutanağı ya da kaçak kullanım faturası müvekkile çok uzun süre tebliğ edilmemiştir. Yaşanan süreçte müvekkilin bahse konu kullanım yerine ilişkin vadesi geçmiş bir borcu bulunmamaktadır ve dava dışı ... tarafından Ağustos 2020 döneminden sonra kesilmiş abonelik faturası da mevcuttur. Akabinde davalı personeli 30.10.2020 tarihli ... barkod numaralı, \"davalı şirket tarafından elektriğin kesilmiş olmasına rağmen müvekkilce yükümlülüğünü yerine getirmeden açılarak kullanıldığının ve usulsüz/kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiği, düzenlenen tutanakla ilgili müvekkile hesap bildirimi çıkarılacağı\" iddiasını içeren elektrik tüketimi tespit tutanağını  düzenlemiştir.  İlaveten,  30.10.2020 tarihli tutanakta kesilmiş olan elektriğin müvekkil tarafından açıldığı iddia edilmekte ise de yukarıda da açıklanmış olduğu üzere daha önce elektriğin kesildiğine dair müvekkile herhangi bir bildirimde bulunulmamış ve müvekkilin elektriği hiçbir zaman fiilen kesilmemiştir. 06.01.2020 tarihli sözleşmeye istinaden ilk günden beri herhangi bir kesintiye uğramaksızın elektrik kullanan müvekkil herhangi bir mühür de bozmamış, \"elektrik açma\" olarak tanımlanacak bir işlem yapmamıştır. Davalı tarafından müvekkile tebliğ edilen yegane fatura tüm bu süreç sonunda düzenlenen 25.11.2020 tarihli fatura  olup bu faturaya konu 3.759,01-TL kaçak tüketim borcu yukarıda belirtilen sebeplerle haksız, dayanaksız ve hukuka aykırıdır. Müvekkilin davalıya hiçbir borcu bulunmamaktadır. Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ve sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sair sebeplerle, Müvekkilin kaçak elektrik kullanmadığının ve kaçak elektrik kullanımından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, Nihai karar verilene değin -dosya üzerinde yapılacak inceleme ile- müvekkilin ... tüketici hesap, ... müşteri, 06.01.2020 sözleşme tarihli aboneliğine ilişkin elektriğin kesilmemesi yönünde ivedilikle tedbir kararı verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince Davanın reddine, kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 3.759,01 TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05d5461a4781d219","SID":"f314fc417db68771"}}