{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/744 <br>KARAR NO: 2024/1186<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>NUMARASI: 2018/1182 Esas, 2020/605 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 05/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında, davalı şirket tarafından yapılan Kağıthane ilçesindeki ... projesinin cephe işlerinin yapılması hususunda 21.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, iş bu sözleşme mucibince müvekkili şirketin projenin cephe işlemlerini yaptığını, sözleşmenin 4.1. Maddesinde; bu sözleşme birim fiyat teklifli sözleşme olup, EK’te bulunan ayrıntılı keşifte belirtilen malzeme ve işçilik fiyatlarıyla yapılacaktır...” hükmünü içerdiğini, sözleşme ekinde yer alan teklif formu incelendiğinde, davalı borçlu şirkete tekliflerin Amerikan Doları üzerinden verildiğini ve faturaların da Amerikan Doları karşılığı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından proje kapsamında yer alan tüm edimlerin yerine getirilmiş ve hak edişlerinde yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davalı borçlunun sözleşme kapsamında yapması gereken tüm ödemeleri yapmadığını, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde cari hesapta (kur farkından kaynaklanan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile) 155.053,95 TL alacaklı olduğunu alacağın tahsili için, İstanbul ... icra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın yersiz, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel numaralı arsa üzerinde yapımına başlanan ... Rezidans Projesi dahilinde olan ve özel şartnamede tarif edilen cephe işlerinin yapılması ile ilgili diğer idari, teknik, mali ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmesi için 28.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının söz konusu işi bitirmek için sözleşmeye uygun şekilde çalışmaya başladığını, ancak işin devamında sözleşme konusu teknik şartnamede yer alan şartlara uygun şekilde edimlerini ifa etmediğini, süresi içerisinde davacı tarafından işlerin tamamlanmaması nedeniyle müvekkili şirketin kat maliklerine karşı zor duruma düştüğünü ve sıkıntılar yaşadığını, bunun üzerine tarafların 19.05.2017 tarihinde aralarında protokol imzaladıklarını, davacının sigorta borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkili şirketin bağımsız bölüm kat tapularını alabilmek için davacı şirketin sigorta borcu olan 33.197,30 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği edim olan imalatlar sırasında meydana gelen seramik zayiatı nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına 15.000,00 TL değerinde zayiat faturası kesileceğini ve bu hususun davacı şirketçe kabul edildiğini, aynı şekilde davacı şirket tarafından sözleşme imzalanmasından işlerinin bitiş tarihine kadar geçen süre içerisinde davacı işçilerinin yediği yemek tutarı olan 17.000,00 TL için müvekkili şirket tarafından kesilecek olan yansıtma faturasının da davacı tarafça kabul edileceğinin söz konusu protokolde belirtildiğini, tüm bunlara ilaveten protokolün 8. Maddesinde davacı şirket tarafından protokolde sıralanan eksikliklerin ivedi bir şekilde tamamlanması gerektiğinin de taraflarca hüküm altına alındığını, bu sıralanan işlemlerin bitirilmesi ve protokol maddelerinin tamamlanması durumunda müvekkili şirketin davacı şirkete 45.000,00 TL ödeme yapacağını ve tarafların karşılıklı olarak ibralaşmış sayılacaklarını, davacı şirket tarafından bu ödeme dışında sözleşme gereği herhangi bir ilave ek ücret talep edilmeyeceğinin 09.05.2017 tarihli Protokolün I. Maddesinde açık ve net bir şekilde belirtildiğini, söz konusu protokolde yer alan amir hüküm uyarınca tarafların, protokolde yer alan eksik işlerinin de tamamlanması koşuluyla müvekkilinin davacı şirkete 45.000-TL borcu kaldığını, protokolün imzalanmasından sonra hu bedelden daha fazla herhangi bir ücret ya da ek bedel talep edilmeyeceğini, tarafların söz konusu protokol uyarınca ibralaştıklarını kabul ve taahhüt etmiş olduklarını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı söz konusu protokole istinaden 45.000,00 TL ödemede bulunduğundan müvekkili şirketin davacı tarafa söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borcu bulunmadığını beyanla; davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların iddiaları ve savunmaları ile bilirkişi raporu ve ek rapor ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 21.03.2016 tarihli sözleşme yapıldığı, davalı tarafça sunulan 09/05/2017 tarihli protokolün ilk sayfasının davacı tarafça kabul edilmediği, davalı tarafça 15/05/2017 tarihinde 40.000,00-TL'sı ödeme yapıldığı ve protokolde belirtilen eksikliklerden yerine getirilmeyenler için 5.000,00-TL'sı kesinti yapıldığı belirtilmekle birlikte bu tarihte 5.000,00-TL'sı eksikliğe ilişkin olarak davacı tarafa bir bildirim yapılmadığı, bilirkişi raporunda davacı yanın sunmuş olduğu 2017 yılı cari hesap ekstresi incelemelerinde protokolde belirtilen ödemelere istinaden 04.04.2017 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının ödenmesi açıklamalı 33.197,30-TL'sının, 15.05.2017 tarihli havale açıklamalı 40.000,00 TL’sının davalı yan borcundan düşüldüğü, protokolde belirtilen kesilecek faturalara ilişkin ise herhangi bir kaydın yer almadığı, davalı tarafından da dava dosyasına bu faturaların sunulmadığı, davacının davalıdan icra takibine konu olan 155.053,95-TL'sı alacağının bulunduğu gerekçesiyle, Davanın Kabulü ile, İstanbul ... İcra dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si  oranında belirlenen, 31.010,79-TL’sı icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacı şirketin sözleşme konusu edimlerini 6 ay geciktirmesi nedeniyle müvekkili şirketin kat maliklerine karşı zor duruma düşdüğünü ve birtakım problemler yaşadığını, bunun üzerine tarafların 09.05.2017 tarihinde protokol imzaladıklarını, bu protokolün konusunun taraflar arasında iş bitiminde kalan işlerin ve ödemelerin nihai karara bağlanması olup; müvekkil şirketin, protokolde yer alan eksik işlerin de tamamlanması koşuluyla davacı şirkete 45.000,00-TL borcu kaldığını, protokolün imzalanmasından sonra bu bedelden daha fazla herhangi bir ücret ya da ek bedelin davacı şirket tarafından talep edilemeyeceğini, tarafların söz konusu protokol uyarınca ibralaştıklarını kabul ve taahhüt ettiklerini, müvekkil şirketçe davacıya ilgili protokol doğrultusunda 45.000,00-TL ödeme yapıldığından davacıya borcu bulunmadığını, davacının yukarıda bahsedilen protokolün ilk sayfasının, imzasız olduğu ileri sürülerek kabul edilmediğini, mahkemece de  davacının bu itirazı kabul edilerek hüküm kurulduğunu, TBK ve TTK 'da sözleşmelerin geçerliliğine ilişkin bir düzenlemenin var olup olmadığına bakıldığında; kanun koyucunun yazılı geçerlilik koşuluna bağlı sözleşmelerde imzanın yeri konusunda yasada bir sınırlandırıcı hükme yer vermediğini, imzanın da genellikle yazılı sözleşmede metnin altına atıldığını, ancak metnin diğer  bir tarafına atılan imzanın da geçerli olduğunu, imzanın yerinin de borçlar hukukunda yazılı geçerlilik şekli bakımından önem taşımadığını, dolayısıyla davacı tarafın protokolün ilk sayfasına ilişkin itirazlarına dayanak ettiği şekilde, TBK ve TTK'da sözleşmelerin her sayfasının taraflar arasında imzalanması gerekliliği ve bunun şekil şartı sayıldığı, söz konusu şekil şartına uyulmadığı takdirde sözleşmenin geçersiz sayılacağına ilişkin emredici bir hüküm bulunmadığını, davacının bu itirazlarının kabul edilmemesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan protokolde, davacı şirketin yükümlülüğü bulunan maddelerden 6.maddede \"... firmasının ödemediği ve ... Yapı tarafından ödenen 33.197,30TL tutarındaki SGK borçları cari hesaptan düşülecektir.\" şeklinde düzenleme yapıldığını, müvekkili şirketçe ilgili madde doğrultusunda SGK borcunun cari hesaptan düşüldüğünü, tarafların imzalamış oldukları protokole sadık kalındığını, dosya kapsamına sundukları  bilirkişi raporlarına beyanları, diğer dilekçeleri ve sunulmuş olan belgeler göz ardı edilerek hukuken yanlış ve mesnetsiz olan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu işleri tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, davalı tarafça iş bedelinin bir kısmı ödenmiş ise de bakiyenin ödenmediğini, yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davacı yüklenicinin sözleşme konusu edimini süresinde tam olarak yerine getirmediğini, eksik işler bulunduğunu, bu nedenle taraflar arasında 09/05/2017 tarihli protokolün düzenlendiğini, anılan protokol gereğince davacıya borçlarının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında, davalı iş sahibinin 9551 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazda yapılan inşaatın cephe işlerinin davacı yüklenici tarafından yapılması için 21/03/2016 tarihinde yazılı sözleşme yapılmış olup, uyuşmazlık sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan işler bedelinin ödenip ödenmediği noktasında çıkmaktadır.Davalı işin gecikmesi ve eksikler nedeniyle taraflar arasında 09/05/2017 tarihinde protokol imzalandığını, protokolde davacı yüklenicinin protokolde belirtilen eksikleri gidermesi halinde müvekkilinin 45.000 TL borcu kalacağının ve bu bedelin ödenmesi ile iş bedelinin ödenmiş sayılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin protokolde belirtilen 45.000 TL'yi ödediğini savunmuştur. Davalının savunmasında belirttiği protokol incelendiğinde protokolün 2 sayfadan oluştuğu, ilk sayfasında imza bulunmadığı, ikinci sayfada taraf imzalarının bulunduğu, taraf imzalarının olmadığı ilk sayfada 1. Maddede sözleşme gereğince yüklenici davacının iş bitiminde gecikme nedeniyle protokolde belirtilen işleri bitirmesi şartıyla kalan ödemesi olan 45.000 TL'yi almasının karara bağlandığı, davacı yüklenicinin bu ödeme dışında her hangi bir ilave ücret talep etmeyeceği, 4. Maddede yüklenicinin işçilerinin yemek ücreti tutarı olan 17.000 TL için iş sahibinin yansıtma faturası düzenleyeceği, 5. Maddesinde seramik zayiatı tutarı olan 15.000 TL için iş sahibi tarafından yansıtma faturası kesileceği, 6 maddede yüklenicinin, iş sahibi tarafından ödenen 33.197,30 TL SGK  borcunun cari hesaptan düşüleceği, 7 maddede yüklenici tarafından yukarıda bahsi geçen fazla kesilen faturalara ait toplam tutarın 62,854,61 TL olduğu, iş sahibinin bu miktarda iade faturası keseceği ve ibralaşmanın bu şekilde kabul edileceği yazılı olup, davacı iş bu protokolün ilk sayfasını imzasız olması nedeniyle kabul etmemiştir. Davalı iş sahibinin sunduğu 09/05/2017 tarihli protokolün ilk sayfası imzasız olup, tarafların esas hak ve yükümlülükleri ilk sayfada belirtilmiş olduğundan davalı sunduğu bu protokol isimli belgenin ilk sayfasının taraflar arasında geçerli olduğunu ispatlayamamıştır. Davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup, davacı defterlerine göre davalı tarafından yapılan 33.197,30 TL ile SGK ödemesi ile 40.000 TL ödeme kayıtlı olup bunlar açık hesap alacaktan düşülmüş ve sonuçta takip talebinde istenen kadar alacaklı görünmektedir, davalı taraf ticari defterlerini inceleme için sunmamış ve uyuşmazlığın ticari defter kayıtlarından çıkmadığını, protokol ile hesap mutabakatı yapıldığını beyan etmiştir. Davalı savunmasında protokole dayandığından ve sunduğu protokolün ilk sayfasında imza bulunmadığından anılan protokolün ilk sayfasında yazılı olan ve yapılan iş nedeniyle davalı iş sahibinin 45.000 TL borcu kaldığına dair mutabakat ispatlanamadığından ve imzalı olan sayfada yazılı olan eksik işlerin tamamlanmadığı ileri sürülüp ispatlanmadığından, taraf ticari defter kayıtları ile davacının açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı olarak takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu ispatlandığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/10/2020 tarih ve 2018/1182 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.591,74 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.647,95‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 7.943,79‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f12e437633ae8ed","SID":"d6899695b788121c"}}