{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1417 <br>KARAR NO: 2024/1356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/424 Esas<br>KARAR NO: 2021/466<br>TARİHİ: 01/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ: 21/08/2020<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>6001 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... mahallesi ... caddesi no ... şişli istanbul adresinde dava dışı sigortalı Tiriko Mısırlı anonim şirketine ait bulunan işyeri ... iş yeri paket poliçesi kapsamında 26.09.2017-26.09.2018 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, sigortalının bulunduğu iş yerinde 28.08.2018 tarihinde hasar tarihinde hasar olduğu ihbar edildiğini, sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın bina ana giriş temiz su borusunun yan sokakta patlamış olması nedeniyle su sirayeti sonucu oluştuğu tespit edildiği, yine edildiğini eksper tarafından yapılan inceleme ile oluşan hasar ve miktarı belirlenirken hasardan sorumluluğun davalı kuruma ait su borusunun patlaması nedeniyle davalı ya ait olduğu belirlendiği, yapılan değerlendirme sonucu müvekkili şirket tarafından hasar nedeniyle poliçe kapsamında bu sebeple 02.08.2019 tarihinde 5.244,25 TL tazminat ödendiğini hasarın oluşumunda davalı kurum açıkça sorumlu bulunduğundan 6102 sayılı TTK madde 1472 uyarınca müvekkil sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödemiş olduğu tazminat bedelini halef olarak davalı kurumdan talep ve rücu etme hakkı doğduğunu, bu sebeplerle davalı taraftan ödeme talep edilmiş, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, takip davalı tarafça yapılan haksız itiraz üzerine durdurulduğunu, davanın kabulünü, İstanbul ... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini takibin devamını, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada adli yargı idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olduğunda davanın yargı yolu idare mahkemelerinde açılması gerektiğini, tiriko mısırla aş'ye ait iş yerinde yan sokakta bulunan bina ana girişinde temiz borusunun patlamasıyla birlikte sızan sulardan kaynaklı zarar verildiği iddia edilmekte olduğu belirtildiğini, yapılan incelemede bahse konu adreste 22.08.2018 tarihinde idaremize iski alo 185 sisteminde yapılan taramada adı geçen adreste ... sayılı iş emri ile gelen şikayet üzerine aynı gün arıza ekiplerimizce acilen sorunlu yere intikal edildiği ancak sorunun bina sorumluluğundaki dahili tesisat kaynaklı olduğunun görülmesi üzerine herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşıldığını, sonuç olarak hasar dahili tesisat kaynaklı olduğundan idaremiz sorumluluk alanı dışında kaldığını, bu itibarla hasar ile zarar arasında idarenin açısından illiyet bağı bulunmadığından ilgili firmanın zararlarından müvekkil idarenin sorumlu tutulması da mümkün olmadığını, yargı yolu ve görev itirazının kabulünü görevsizlik kararı verilmesini davanın usule aykırılık itirazlarının reddini davacının davasının esastan ve tümüyle reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Yerel Mahkemece mülk sahiplerinin olayın meydana gelmesinde binanın bakım ve onarımlarını zamanında yapmayarak gerekli önlem ve tedbirleri almayarak müştereken ve müteselsilen %100 oranında kusurlu bulunduğu, davalı iski'nin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle davacı sigorta şirketinin davalı iski'den hasar bedelini talep edemeyeceği kanaatine varılmış olmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2560 sayılı kanun madde 12 kapsamında iski İstanbul Büyükşehir Belediyesi su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş olup özel hukuk kuralları ile faaliyet gösterdiğini davalı kurumun bu sorumluluklarını gereğince yerine getirmemekle sigortalının uğramış olduğu hasar nedeniyle sorumlu durumda olduğunu davalı kurumun bu sorumluluğu bu sorumluluğunun esasında TBK madde 69 uyarınca yapı malikinin sorumluluğu esasına dayalı bir kusursuz sorumluluk hali olduğunu, bu durumun dava konusu hasarın meydana gelmesinde en başta kusur davalı kurumu ait olduğunu, tedbir alınmadığı gerekçesiyle yapı sahibine kusur yükletilmesinin doğru olmadığını, sonuç olarak yerel mahkemece verilen kararın yasaya, yerleşik içtihatlara, hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, bu nedenle İstanbul 14. Asliye ticaret mahkemesinin 2020/424 esas 2021/466 karar sayılı 21.08.2020 tarihli davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hüküm kısmında sehven istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği oysa dava konusu harca esas miktar 01.06.2021 karar tarihi itibari ile 5.401,15 TL olup bu miktar 2021 yılı istinaf başvuru sınırının altında kalmakta olduğunu bu sebep ile mahkemenin bu sebeple mahkeme tarafından davacının usule aykırı istinaf başvurusunun reddine karar vermesi gerektiği, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar ve gerekçesi usule ve yasaya uygun olduğu davacının usule aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, hukuka uygun yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan tahsili talebiyle açmış olduğu takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ikinci maddesinde \"Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.\", aynı yasanın parasal sınırların artırılması üst başlığı ile ek madde 1’de \"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 346 maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1-b maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada kararın verildiği 01.06.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.880 TL bahse konu dava değeri 5.401,15 TL’nin ise kesinlik sınırının altında kaldığı miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmelidir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca  USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"691c2bcf226a3ba2","SID":"51d6cd602b0e8bbb"}}