{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2192 <br>KARAR NO\t: 2024/1764<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR <br>DAVACILAR\t:1-... <br>VEKİLİ\t:Av. ...-  <br>DAVALI\t:...-...- ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...- \t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Bonodan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 23/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 23/10/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili,  bono da ihdas nedeni olarak \"malen\" kaydı belirtilmiş ise alacaklı bononun ihdas nedenini borç alınan para olarak talil ettiği takdirde ispat yükünün taraf değiştireceği ve bonodaki alacaklının bonoda belirtilen meblağ kadar parayı bono borçlusuna verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, bilindiği üzere HUMK 236. Maddesinde mahkeme dışı ikrar kavramı olduğunu, 6100 sayılı HMK'da ise mahkeme dışı ikrar yer almadığını bunun yerine HMK 199. maddede belge olarak kabul edilen delil getirildiğini, davalı aleyhine \"ticareti kullanarak dolandırıcılık\", \"sahte fatura düzenleme\", \"kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet\" suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalının savcılıkta verdiği imzalı beyanına göre dava konusu icra takibi ve dayanağı bono ile ilgili ihdas sebebi olarak davacıya para verdiğini ikrar ettiğini, ancak dava konusu icra takibine konu olan alacak sebebi takip dayanağı bono da ihdas sebebi olarak \"malen\" kaydının olduğunu, bu bağlamda Yargıtay içtihatlarına göre davalı alacaklının ihdas nedenini talil ettiğini, davacıya bono miktarı olan 500.000,00.TL para verdiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalının davacıya verdiği bir para olmadığını bu nedenle davacının borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında hacizli bulunan malların teminat kabul edilerek İİK 72/2 kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve kötü niyetli davalı alacaklının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, davacı tarafın ispat yükü taraf değiştirir iddiasının hukuki bir dayanağı olmadığını, Kambiyo senedinim düzenlenmesi ile taraflar arasında soyut bir borç ilişkisi doğmakta  olduğunu, bu nedenle karşı edimin elde edilmiş olup olmaması önem taşımayacağını,  davacı (borçlu) taraf senette bedelin ‘’malen alındığını’’ bildirmiş ise, artık bu hususun aksini tanık ile ispat edemeyeceğini,  bedel kaydı, dava konusu olayda olduğu gibi mala taalluk ediyorsa, malın teslim edilmediğini borçlunun(davacının) ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf soruşturma dosyasında davalının davacıya para verdiğini ikrar ettiğini belitmiş ve malen kaydının geçersiz olacağını iddia etmekte ancak,  bu iddiayı kabul etmemekle birlikte bir an için davalının borçluya para verdiği kabul edilse  bile bu durum davacı borçlunun davalıya borçlu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, davacı bu durumu medeni kanunun iyi niyet kuralları dışına çıkararak sebepsiz zenginleşmek için kullanmakta olduğunu belirterek,  davanın kötü niyetli açılmış olması sebebiyle davacı aleyhine % 20' den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \"  alacaklı ... tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 17.10.2016 tanzim tarihli, 17.12.2016 vade tarihli ve  250.000,00.TLbedelli bono ile 17.10.2016 tanzim tarihli, 17.11.2016 vade tarihli ve  250.000,00.TLbedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği ve akabinde borçlular tarafından eldeki davanın açıldığı, takip dayanağı bonolarda \"malen\" kaydının bulunduğu ancak davacının dava dilekçesinde bonoların veriliş sebebinin hayali ihracat nedeni ile gümrük idaresine ödenecek rüşvet ve sahte fatura tanzimi için karşı firmaya ödenecek ücret olduğunu belirttiği, davalının ise  kollukta  vermiş olduğu 21.06.2018 tarihli ifadesinde, senetlerin borç verdiği para karşılığı alındığını belirttiği, bu hali ile her iki tarafında senedin ihdas sebebini değiştirdiği, yerleşik yargıtay uygulamasına göre çift taraflı talilde ispat yükünün yer değiştirmeyeceği, somut olayda davacılar tarafından bonodaki imzaya itiraz edilmediği, yalnızca bedelsizlik iddiasında bulunulduğu, bu nedenle ispat yükünün davacıda olduğu, dinlenen tanıklar celp edilen soruşturma ve ceza dosyası ile icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacıların senedin bedelsiz olduğu hususunu ispatlayamadıkları anlaşılmakla haksız açılan davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t     :<br>Davacılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'na göre borçlandırıcı işlemlerin geçerliliği hukuki sebebi oluşturan temel işlemin geçerliliğine bağlı olduğunu, temel alacağın geçerli olan ticari senetin geçerli olduğunu, davacının iddia ettiği maddi olayların yer ve zaman bakımından ayrıntılı biçimde tesbiti  ve bu iddia ve tesbite karşı da davalının savunmasının alınması ve böylece tarafların arasındaki ilişki ve fiili durumu açıklığa kavuşturulabilmesi için mahkemece tarafların isticvabı yoluna gidilmesi gerektiğini, senetin rüşvet sebebi ile verildiğini ve dolandırıldığı iddia edildiğine göre senetteki borç eksik borç olduğunu bu nedenle daimi defi hakkının mevcut olduğunu, davalının 16/10/2020 tarihli duruşmada parayı elden verdiğini mahkeme huzurunda beyan ettiğini, 500.000,00.TL'yi borç verdim diyen 20-25 yaşlarında işsiz davalının bu savunmasının hayatın olağan akışına uygun düşüp düşmediğinin değerlendirilmesi ve araştırılması yapılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t         :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve  tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t        :<br>Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Davacılar tarafından, davalının talebi üzerine, dava dışı bir şirketten demir satın almış gibi  4.921.504,06.TL bedelli 15 adet sahte demir faturası kestiği, hayali ihracat kapsamında kesilen bu faturalardan alacağı vergi iadelerine karşılık davalıya dava konusu 500.000,00.TL bedelli bonoyu düzenleyerek verdiği, gümrük idaresinde rüşvet olarak dağıtılmak üzere 52.000 Dolar verdiğini ve yine sahte faturaları temin etmek için karşı firmaya % 5 komisyon olarak 250.000,00.TL ödediği, bonoda \"malen\" kaydı bulunduğu, ancak davalının, hakkında başlattığı soruşturmadaki beyanı ile bononun ihdas nedenini borç alınan para olarak talil ettiği, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğu ve  bonoda belirtilen meblağın davalı tarafından kendisine verilmediği, davalıya borcu bulunmadığı iddia edilmiş, davalı ise, bonoda malen kaydı olup, malın teslim edilmediğini davacının ispat etmesi gerektiğini, bononun nakden düzenlendiği kabul edilse dahi, bono karşılığı alınan paranın  ödediğini ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının, bono bedelinden sorumlu olup, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>  Bir kambiyo senedi olan bononun keşideci tarafından bazı unsurları eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulması TTK'nun 778/2-f maddesi yollamasıyla, TTK'nun 680. maddesi gereğince mümkündür. Davacı, keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasını yasal delillerle (senet,yemin) ispatlamak zorundadır. HMK'nun 201. Maddesi gereğince, senede bağlanmış her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir.<br>Bono, bağımsız  borç ikrarını  içeren bir senettir. Bu nedenle  bir illete  bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü  senedin bedelsiz olduğunu ileri  süren tarafa aittir. Ancak  senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık  buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması  senedin  talili  (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını  kanıtlamak  yükümlülüğü  altına girer.<br>  Somut olayda; davalı  tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacılar aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağının 17.10.2016 tanzim tarihli, 17.12.2016 vade tarihli, 250.000,00.TL bedelli bono ile 17.10.2016 tanzim tarihli, 17.11.2016 vade tarihli, 250.000,00.TL bedelli bono olduğu, takibin  dayanağı olan bonolarda \"malen\" kaydının bulunduğu, ancak davacının dava dilekçesinde bonoların veriliş sebebinin, hayali ihracat nedeni ile gümrük idaresine ödenecek rüşvet ve sahte fatura tanzimi için karşı firmaya ödenecek ücret olduğunu belirttiği, davalının ise, ... CBS'na ait ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadesinde, dava konusu bonoların, davacıya verdiği borç para karşılığında alındığını belirttiği, bu hali ile her iki tarafında senedin ihdas sebebini değiştirdiği,  malen kaydıyla düzenlenen bononun ihdas nedeni, her iki tarafça da talil edilmiş olup, bu halde, çift taraflı talil durumu bulunduğundan ve çift taraflı talilde ise ispat külfeti yer değiştirmediğinden ispat yükünün davacılarda olduğu, davacılar tarafından bonodaki imzaya itiraz edilmeyip, bedelsizlik iddiasında bulunulduğu, bu nedenle ispat yükünün davacılarda olduğu, yerleşik yargıtay uygulamasına göre, bonoda ihdas nedeninin malen yazılı olmasının, bono bedelinin mal teslimi sureti ile ödendiğine karine teşkil edeceği, davacıların iş bu karinenin aksini, aynı nitelikte yazılı veya kesin bir delil ile kanıtlamaları gerektiği, ancak davacıların bu iddialarını ispata yarar yazılı bir delil sunmadıkları, bono karşılığı mal teslimi yapılmadığının ve bononun bedelsiz kaldığının yazılı delillerle ispatlanamadığı,  tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                    :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan  59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL  maktu  istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,   <br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8e6cef9c266eb0b","SID":"f89804a6c572e1e0"}}