{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2024/1995 <br>KARAR NO:2024/1562  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:01/08/2024 tarihli ara karar <br>NUMARASI:2024/571 (E)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Şirketine ... Sigorta (...) poliçesiyle sigortalı, ...'ye ait, ...'ın idaresindeki .. plakalı aracın müvekkiline ait .... plakalı motosiklete 27/10/2023 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını ve aracında değer kaybı oluştuğunu ve 63 gün boyunca aracından mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL değer kaybı ile müvekkilinin 22.250 TL tedavi masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; şimdilik 100 TL ikame araç bedeli ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ve davalıların dava değeri miktarındaki menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 01/08/2024 tarihli ara kararıyla; davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle;  kazaya sebebiyet veren ve dava konusu uyuşmazlığın sebebinin davalı ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı araç olduğunu, bu araç hakkında ihtiyati tedbir taleplerinin ve davalıların dava değeri miktarında menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz taleplerinin reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalıların maliki, ...sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kazadan dolayı davacının yaralanması nedeniyle tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat, ayrıca davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı tazminatı ve ikame araç bedeli talep etmektedir.HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" başlıklı 389/1. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içermektedir.Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu talep haksız fiilden kaynaklanan para alacağına ilişkin olup, kazaya karışan ... plakalı araç uyuşmazlık konusu olmadığından Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler de nazara alındığında haksız fiil (yaralanma) tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz talep edilen davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının kesin olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü  şahısta  olan  taşınır  ve  taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten  haczettirebilir.” hükmünü  içermektedir.Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; dosyada bulunan ve davacı ile davalı sürücü tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, davacının 27/10/2023 tarihinde ilgili kollukta alınan ifade tutanağı ile 31/10/2023 düzenleme tarihli sağlık hizmet bedeline ilişkin e-arşiv fatura dışında davacının yaralanmasına ve tedavisine ilişkin delil sunulmamıştır.Manevi tazminat istemi bakımından, bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden ise, uğranılan maddi zararlardan ötürü tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, davanın geldiği aşamada trafik kazasından kaynaklanan maddi zararlar nedeniyle istenen tazminatın kapsamı (araç yoksunluğundan kaynaklanan zarar, değer kaybı ve tedavi gideri tazminatı) itibarıyla tazminat hesabının bilirkişi incelemesine muhtaç olması ve hak edilen tutarın yaklaşık olarak dahi  henüz belli olmaması göz önüne alınarak, ihtiyati haciz talebinin maddi tazminat davası yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 01/08/2024 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ba8101042a1c05c","SID":"7bd12a934493b8dd"}}