{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/928 <br>KARAR NO\t: 2024/1445<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:01/12/2022<br>NUMARASI\t:2020/482 Esas - 2022/928 Karar<br><br>DAVACI\t:... - ...<br>VEKİLLERİ\t:Av. ... & Av. ... - ...<br>DAVALI\t:... -...<br>VEKİLİ\t:Av. ... -...<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t:31/08/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:24/10/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:08/11/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...Ş.'nin ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Abonman Sözleşmesi ile sigortalısı Evolog Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. (Evolog Nakliyat) tarafından üstlenilen taşımalarda emtiada meydana gelebilecek nakliye rizikolarını teminat altına aldığını, davacı sigortalısı Evolog Nakliyat'ın, müşterisi dava dışı CSUN Eurasia Enerji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.’nin (CSUN) Fransa’ya ihraç ettiği güneş enerji modülleri cinsi yükün Tuzla’dan Fransa’ya nakliyesini üstlendiğini ve buna ilişkin navlunu da fatura ettiğini, davacı sigortalısının yükün ... karayolu ile taşınması amacıyla fiili taşıma işi için ise davalı ile anlaşmış olup buna ilişkin navlunun da yine davalı tarafından fatura edildiğini, yükü taşıyan ... – ... plakalı aracın, 27.04.2016 tarihinde ... mevkiinde araç sürücüsünün kusuru ile “araçların hızını dönemeçlere girerken azaltmamak” sebebiyle otoyol köprü ayağına çarparak yola devrildiğini, söz konusu kaza sonucunda yapılan ekspertiz incelemesi ile meydana gelen hasarın 72.783,99-Euro olduğunun tespit edildiğini ve buna istinaden davacının 21.07.2016 tarihinde sigortalısına tazminat ödemesinde bulunduğunu, davacının böylelikle, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1472(1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, işbu davaya konu tazminat ödemesinin yapılmasına ilişkin 04.04.2017 tarihinde Kocaeli 6. İcra Dairesi'nin 2017/3201 Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itirazı neticesinde Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/155 Esas numaralı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu davanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.02.2019 tarih, 2018/155 Esas, 2019/75 Karar sayılı kararı ile icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle usulden reddedildiğini, bunun üzerine karar doğrultusunda taraflarınca dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiğini, akabinde dosyanın Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/49222 Esas numarasına kaydedildiğini ve davalı tarafa yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrine 14.01.2020 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili için söz konusu taşımada fiili taşıyıcı sıfatını haiz Karadağ Lojistik Depoculuk Nak. Oto. San. Tic. Ltd. Şti.’ne karşı işbu itirazın iptali davasının yeniden açılmasının zorunlu olduğunu beyanla; davalı tarafça Gebze 4. İcra Dairesi nezdindeki 2019/49222 Esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, İİK md.67 gereği, alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... şirketinin davalıya doğan zararı hiç bildirmediğini, 21.07.2016 tarihinde işlem yaparak Evolog Nakliyat'a ödeme yaptığını ancak sigorta şirketinin davalı şirkete işbu zarar hakkında bildirimde bulunulmadığı gibi talebin de zamanaşımı süresi geçtikten sonra istendiğini, bu nedenle zamanaşımına uğradığını, davalı şirket ile sigorta sözleşmesi akdeden Evolog Nakliyat arasında sadece taşıma navlunu üzerinde anlaşma sağlandığını, konteynır taşımaları ile ilgili iş güvenliği mevzuatı gereği müvekkili şirket sürücülerinin yüklemeye, boşaltmaya nezaret etmelerine izin verilmediğini, davalı şirketin işbu davaya konu olan taşıma sözleşmesinin Gümrük mevzuatına göre T1 türü bir taşıma olduğunu, ana taşıyıcının Evolog Nakliyat Limited Şirketi olduğunu, taşıma teamülleri gereği ana sorumlunun da Evolog Nakliyat olduğunu, Evolog Nakliyatın en üst limitte taşıma navlunu alıp bir alt taşıyıcılara yükünü taşıttığını, dolayısıyla davalı firmanın taşıdığı ürünlerin ilk taşıtıcısı olan ve Evolog ile anlaşan CSUN firması ile, taşıma koşulları, taşıma güvenliği, malın cinsi, yükleme gibi taşımanın sağlıklı yapılıp sonlanmasını sağlayan tüm bilgiler hususunda Evolog Nakliyatın muhatap ve bilgi sahibi olduğunu, davacının davayı açmakta haksız olduğunu, davacı  ... şirketinin ekspertiz raporu üzerinden müvekkiline icra açmakla beraber bu alacağın doğrudan davalıya yönlendirilemeyeceğini, davalı şirketin direkt olarak sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi işbu ekspertiz raporunun hazırlanması ve sovtaj değerlendirilmesi yapılırken de bundan haberdar olmadığını, zarara konu ürünlerin taşıma koşullarına göre yüklenmediğini; kazalı konteyner açıldığında davalı firmanın fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi malın güvenliği düşünülerek gerekli paketlemenin ve paletlenmenin yapıldığını, fakat yükün sağa sola kaymaması için kalan boşlukların doldurulması için hiçbir lashing faaliyeti işleminin yapılmadığını fark ettiğini; davalı firmanın işbu yükün yanlış yüklenmesinde bir dahli bulunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2019/49222 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 36.392,00.-Euro asıl alacak ve 457,15.-Euro işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 36.392,00.-Euro asıl alacağa takip tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren, değişen oranlarda kamu bankalarınca Euro cinsi 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Alacak likit olmadığından, kabul edilen kısım yönünden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, <br>3-Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya isnat edilen kusur oranı eksik incelemeye dayalı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkına aykırı biçimde hüküm kurulduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya ilişkin zamanaşımı itirazlarının yerel mahkemece ara karar ile reddedildiğini ancak ara karar gerekçelendirilmediğinden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yapılan yargılama davalı şirketin ağır kusuru ortaya çıkmamışken yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu dava eda davası olmakla beraber asıl olması gerekenin bir tespit davası açılması ve davalının ağır kusur veya kusursuz sorumluluk halinin belirlenmesi ve buna dayanarak sorumluluğun tespitinin gerektiğini, kusur oranının yanlış değerlendirildiğini, bilirkişinin raporuna dayanak olarak aldığı ekspertiz raporunun davalının bilgisi dışında yapıldığını, bilirkişinin söz konusu ekspertiz raporunu davalının itirazları olmadan doğru kabul etmesi ve alt değerlendirmeleri yapmaması neticesinde rapor tanzim ettiğini, bu raporu kabul etmediklerini,  bilirkişi raporuna itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğramadığını, davalının iddialarının aksine huzurdaki davanın tespit davası olarak ikame edilmesi kanun gereği mümkün olmayıp eda davası olarak açılan davada usulen bir hata bulunmadığını, huzurdaki davaya konu zararın yükleme hatasından kaynaklanmadığı, tam aksine doğrudan davalıya bağlı çalışan sürücünün kusuru ile meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığı sabit olup sorumluluğun da davalının üzerinde olduğunu, davalının kendi adamının kusuruyla meydana gelen bu zarardan TTK m. 879 f. 1 b. (a) gereği sorumlu olduğunu, huzurdaki davaya konu zararın yükleme hatasından kaynaklanmadığı, tam aksine doğrudan davalıya bağlı çalışan sürücünün kusuru ile meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığı sabit olup meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih, 2020/482 Esas - 2022/928 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı hasar nedeni ile sigorta şirketi tarafından poliçe gereği ödenen tazminatın, rücuen tazmini talebi ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı ....'nin ...numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Abonman Sözleşmesi ile sigortalısı Evolog Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. (Evolog Nakliyat) tarafından üstlenilen taşımalarda emtiada meydana gelebilecek nakliye rizikolarını teminat altına aldığını, müvekkili sigortalısı Evolog Nakliyat'ın, müşterisi dava dışı CSUN Eurasia Enerji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.’nin (CSUN) Fransa’ya ihraç ettiği güneş enerji modülleri cinsi yükün Tuzla’dan Fransa’ya nakliyesini üstlendiğini, müvekkili sigortalısının yükün ...’ye karayolu ile taşınması amacıyla fiili taşıma işi için ise davalı ile anlaştığını, yükü taşıyan ... – ... plakalı aracın, 27.04.2016 tarihinde ... mevkiinde otoyol köprü ayağına çarparak yola devrildiğini, söz konusu kaza sonucunda yapılan ekspertiz incelemesi ile meydana gelen hasarın 72.783,99-EURO olduğunun tespit edildiğini ve buna istinaden müvekkilinin, 21.07.2016 tarihinde sigortalısına tazminat ödemesinde bulunduğundan bu ödemenin rücu amacıyla Gebze 4. İcra Müdürlüğü’nün 2019/49222 Esas davalı tarafa ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrine 14.01.2020 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğundan bahisle haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, İİK md.67 gereği, alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiş, Mahkemece bilirkişi raporu alınarak davalı tamamen kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen, kusura ilişkin değerlendirmeyi kendisi yaparak \"gönderen taşıma güvenliğine uygun biçimde yüklemeden, taşıyıcı yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasından sorumlu olduğunu, dinlenen davalı tanıklarının beyanlarına göre, davalı çalışanları hatalı yüklemeyi görmelerine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmadıklarını, özellikle kazayı yapan aracın şoförü kendi kullandığı araca her zamankinden farklı olarak sağ tarafa 3 palet yükleme yapılmasına rağmen itirazını kayda geçirmemiş, risk alarak taşımaya devam ettiğini, kazanın oluş şekline göre, aracın devrilmemesine rağmen yükün devrilmesi, hatalı yükleme ve istiflemenin bir sonucu olduğunu, davaya konu kazanın oluş şekli ve kaza sonucu meydana gelen hasar değerlendirildiğinde; yüklemenin taşıma güvenliğine uygun yapılmış olması ve işletme güvenliğinin alınmış olması hallerinde, yükün devrilmesi ve hasar meydana gelmesi mümkün olmayacağını, bu durumda gönderen ve fiili taşıyıcı eşit kusurlu olduğundan\", Mahkemece her ikisi de %50 kusurlu sayılarak sonuca gidilmiş,  davalının dava dışı sigortalıya ödenen 72.783,99.-Euro hasar bedelinin yarısından ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faizden sorumlu olduğu, Mahkemece yapılan hesaplamada davacının takip tarihine kadar 457,15.-Euro işlemiş faiz alacağı bulunduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlunun Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2019/49222 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 36.392,00.-Euro asıl alacak ve 457,15.-Euro işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 36.392,00.-Euro asıl alacağa takip tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren, değişen oranlarda kamu bankalarınca Euro cinsi 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından, kabul edilen kısım yönünden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, her iki taraf vekilince istinaf edilmiştir. <br>Davacı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde;<br> 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'nın 876. maddesine göre de; zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. <br>Somut olayda; davacı ile dava dışı akdi taşıyıcı Evolog Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. arasında abonman sigorta poliçesi akdedildiği, dava dışı akdi taşıyıcı Evolog Ltd. Şti ile dava dışı gönderici firma CSUN A.Ş. arasına taşıma sözleşmesi, dava dışı akdi taşıyıcı Evolog ile davalı fiili taşıyıcı Karadağ Lojistik Ltd. Şti. arasında alt taşıma sözleşmesi akdedildiği, emtianın ... ilinden teslim alınarak ...'ye teslim edilmek üzere fiili taşıyıcıya teslim edildiği, dava dışı ...'un emtianın taşındığı aracın şoförü olduğuna, emtianın taşınması sırasında 27/04/2016 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği hususlarına ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2022  tarih ve 2020/1615 Esas- 2022/3580 Karar sayılı kararıyla; Ancak somut olayda 'Ağır İndirme İncelemesi Raporu'ndan anlaşıldığı üzere, yükün gemiden tıra yüklenmesi sırasında gönderen yüklemeye nezaret etmiştir. Hasar tır devrilmeden, sürücünün yaptığı manevra üzerine yükün tırdan savrulmasıyla oluştuğuna göre, yükün sabitlenmesinin yetersiz olduğu kabul edilmeli ve sabitlemenin gönderene ait olduğu bu durumda,  gönderenin  müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının  irdelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır.\" olarak değerlendirmiştir.<br>Yukarıdaki Yargıtay kararı göz önüne alınarak ve gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarının 6102 sayılı TTK.'nun 863-(1) maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde, açıkça eşyayı \"taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek\" borcu gönderene yüklenmiştir. Tanık beyanlarına göre özellikle kazayı yapan aracın şoförünün kendi kullandığı araca her zamankinden farklı olarak sağ tarafa 3 palet yükleme yapıldığı, kazanın oluş şekline göre araç devrilmemesine rağmen yükün devrilmesinin hatalı yükleme ve istiften kaynaklandığının açık olduğuna göre, dava dışı gönderenin anılan hükümdeki yükleme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Taşıyıcı; yükleme ve istiflemeyi denetlemekle veya eşyanın taşıma sırasında zarara uğramasına neden olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Ancak, salt yükleme ve istiflemenin aracın manevra kabiliyetine etkisi ile güvenli seyrini bozup bozmayacağını denetlemesi, açık hata varsa, bunu gönderene bildirmesi taşıyanın mesleki ve genel sorumluluğu gereğidir. Taşıyanın bu sorumluluğunun kaynağı da 6102 sayılı TTK.'nun 863. maddesinin 1. fıkrasının; \"taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür\" şeklindeki son cümlesidir. Gönderen ve taşıyanın, yükleme ve taşımada yerine getirmedikleri borçları dikkate alındığında, gönderenin müterafik kusurunun %50 olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, mahkemece davanın, davalı yönünden %50 kusur oranına göre kısmen kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde;<br>Talep yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde;<br>İlk derece mahkemesince; 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu gözetildiğinde (Yargıtay 11. H.D. 2015/13742 Karar sayılı ilamı), dava konusu emtianın 27/04/2016 tarihinde teslim edildiği, aynı tarihte kazanın olduğu, 21/07/2016 tarihinde sigortalısına ödeme yapıldığı, 04/04/2017 tarihinde Kocaeli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3201 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, davalının icra takibine itirazı neticesinde Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/155 Esas numaralı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, söz konusu davanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.02.2019 tarih, 2018/155 Esas, 2019/75 Karar sayılı kararı ile icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle usulden reddedildiği, bunun üzerine karar doğrultusunda taraflarınca dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği, akabinde dosyanın Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/49222 Esas numarasına kaydedildiği ve davalı tarafa yeniden ödeme emri gönderildiği, davalının ödeme emrine 14.01.2020 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, işbu davanın 31/08/2020 tarihinde açıldığı, 04/04/2017 tarihinde Kocaeli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3201 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmekle zamanaşımının kesildiği görülmekle zamanaşımı def'i itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin sorumluluklarına yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde;<br>Davaya konu taşıma yurt içi ticari kara yolu taşıması olduğuna göre olaya 6102 TTK'nin 856 vd. maddeleri uygulanacaktır. TTK'nin 875/1. maddesine göre; \"Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.\"<br>TTK'nin 876 maddesi ile; \"Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.\"<br>TTK'nin 879-(1)maddesi \"Taşıyıcının kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine  getirmeleri sırasında ki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br> Eldeki davada davalı, taşıma sözleşmesi gereğince akdi ve fiili taşıyıcı olarak sigortalıya karşı sorumludur. Bu nedenle, çalışacak personelin seçiminde her türlü özeni gösterse dahi, başlı başına taşıma akdine aykırılık nedeniyle TBK'nın 112. maddesi gereğince meydana gelen zararlardan sorumludur. Bu nedenle, tek taraflı trafik kazası sonucu zayi olan emtiadan davalı fiili taşımacının sorumlu tutulması yerindedir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi ..., hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-Alınması gereken 21.924,51-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 12.296,00-TL'nin mahsubu ile kalan 9.628,51-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c37f18c595e6144","SID":"9c73fe1b16359813"}}