{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1890 - 2024/1880<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1890 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1880<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/6 Esas -  2023/405 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 25.09.2023 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 29.11.2023 <br>KARAR TARİHİ\t: 06.11.2024 <br>YAZIM TARİHİ\t: 06.11.2024 <br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinden ... poliçe numarasıyla sigortalı ve davalı ...'a ait ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı, ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarpması maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı Sigorta şirketinin sigortalısı davalı araç sürücüsünün kusurundan dolayı meydana gelen kazada davacının aracında oluşan hasar, değer kaybından %100 sorumlu olduğunu, davacıya ait araçta oluşan hasarın giderilmesi için davalı şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketinden olumlu yanıt gelmemesi üzerine davacı tarafınca araç üzerinde eksper incelemesi yaptırıldığını, aracın değişmesi ve onarılması gereken parçaları ve orijinal olarak kullanılması gereken bu parçaların değerleri tespit ettirildiğini, fen ekspertiz tarafından yapılan bu incelemede aracın ağır hasarlı olduğunu ve gerçek hasar bedelinin 106.143,36 TL olduğunun hesaplandığını, ilgili rapor ile birlikte sigorta şirketine yazılı dilekçe gönderilmek suretiyle 11.08.2022 tarihinde hasar ve değer kaybı tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, bu başvuru sonucunda da sigorta şirketi ilk belirlenen hasar miktarından vazgeçmeyerek 19.500 TL hasar bedeli ve 15.000 TL değer kaybı bedeli ödemesi yaparak talep miktarlarının kısmen reddettiğini, aracın halen ... isimli oto serviste olduğundan ve tamir aşamasında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL hasar tazminatı ve 100 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi bakımından poliçede belirtilen sorumluluk limitleriyle sınırlı olmak üzere, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 50 TL serviste geçen süre nedeniyle araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 18.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; hasar  tazminatını 65.500 TL'ye, araçtan yoksun kalma/araç mahrumiyet tazminatını ise 4.500 TL'ye ıslah etmiştir. <br>Davalı Sigorta  vekili cevap dilekçesinde; sigortalısı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 50.000 TL’sine kadar azami sorumluluk hadlerinin bulunduğunu, davacı vekilin şirkete başvurusu üzerine 4100876678/1-2 nolu hasar dosyası açıldığını, maddi hasara karşılık davacı vekiline 09.09.2022 tarihinde 19.500,00 TL ve 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan tüm ödemeler sonrasına müvekkili şirketin kasko bakiye teminat limitinin 15.500,00 TL olduğunu, davacı şirketin yapılan ödeme ile birlikte tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve sorumluluğunun kalmadığını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespitinin gerektiğini, davacının aldırmış olduğu ekspertiz raporu ve içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu meydana gelen trafik kazasında davacının kusurlu olduğunu, kusur tespitinin yapılmasını talep ettiğini, davacının beyanlarına göre hazırlanmış olan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, sigorta şirketi tarafından ekspertiz görevlendirildiğini, ancak davacı taraf sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin tespitlerine itiraz ettiğini, itirazlar sonucu tekrar ekspertiz raporu düzenlendiğini, ancak davacının kabul etmediğini, sigorta şirketi tarafından aracın onarılmasını reddettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddi  ile;  65.500,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi olan 27.02.2022 tarihinden itibaren (davalı Mapfre Sigorta Aş yönünden 15.500,00 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacak şekilde ve tahsilde tekerrür olmamak üzere temerrüt tarihi olan 09.09.2022 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.500,00-TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihi olan 27.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybı tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedenleriyle kazanın meydana gelmesinde  kusurlu olduğunu, kendisinin kusuru bulunmadığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, raporda belirtilen parça ve işçilik değerlerinin de piyasa değerinin çok üzerinde olduğunu, bu değerler esas alınarak belirlenen hasar miktarlarının da fahiş olduğunu, dosya kapsamında davacıya sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödemelere ilişkin dekontlar bulunduğunu, raporda bu ödemelerin yapılan hesaptan düşülmediğini, sigorta şirketi tarafından ekspertiz görevlendirildiğini, ancak davacı taraf sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin tespitlerine itiraz ettiğini, bunun üzerine davalı ve sigortacısının davacılara yardımcı olmaya çalışarak sigorta şirketi ve eksperle konuşulmak suretiyle tekrar inceleme yaptırıldığını, ancak davacı tarafın ısrarla sigorta şirketinin görevlendirdiği eksperin tespitlerini reddettiğini, aracın tamir edilmesini değil, perte çıkartılmasını ve buna göre ödeme yapılmasını talep ettiğini, ancak araç perte ayrılmaya uygun olmadığından sigorta şirketi tarafından hasar değerlemesi ve onarım maliyetleri hesaplanarak tamir işlemlerine başlanıldığını, davacının  kötü niyetli olarak aracın ısrarla perte çıkartılarak kendisine ödeme yapılmasını istediğini, bu nedenle sigorta şirketi tarafından aracın onarılmasını reddettiğini, davacının hem süreci geciktirdiğini hem de buna ilişkin alacak talep ettiğini, dava hakkını kötüye kullandığını, davacının, sigorta şirketinin onarımını kabul etmeyerek aracı bir çok farklı oto servisine götürdüğünü, meydana gelen gecikmeye davacının sebep olduğunu, bu nedenle davalıya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, hiçkimse kendi kusurundan hak elde edemez ilkesi gereğince davacının davasının reddi gerekirken araç mahrumiyet tazminatının davalıya yüklenilmesi de hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bunun yanı sıra davacının ücretsiz olarak ikame araç alma hakkı bulunmakta olup davacı araçtan mahrum kalması nedeniyle herhangi bir zarara uğramadığını, yerel mahkemece bu hususta da herhangi bir araştırma yapılmadığını, davacının aracı, çalıştırılarak gelir elde edilen bir araç olmayıp hususi kullanılan bir araç olduğunu, bu nedenlerle de davacının mahrumiyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca davacı tarafından hazırlatılan eksper raporda kazadan çok sonraki bir tarihte hazırlanmış olup tespiti yapılan hasarların kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da şüpheli olduğunu, davacının kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi incelemesi yaptırarak alacağı belirli hale getirmiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun olduğu miktarlarda eksik gösterildiğini, bu duruma itiraz ettiklerini, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olup adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan ''gerekçeli karar hakkı'' yerel mahkeme tarafından ihlal edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda, 27.01.2022 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların maliki aynı zamanda sürücüsü ve  zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacının aracı hasar görmüştür. <br>\tDavacı tarafça, dava açılırken tazminat miktarı tam olarak belirlenmeyeceğinden davanın belirsiz alacak alacak davası olarak açılması mümkündür. Bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>\tKaza sonrası kazaya karışan araç sürücülerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden yerinde keşifle alınan kusur raporuna göre gerçekleşen kazada  davalı sürücü ... %100 oranında kusurlu bulunmuştur. Makine mühendisi bilirkişisince belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>\tHükme esas alınan zarar hesabına yönelik 23.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamına sunulan kaza sonrası resimlere ve taraflarca sunulan diğer belgelere göre davacının aracının tamiri ekonomik bulunmadığından pert/totale ayrılması gerektiği kanaatine varılmış, raporda belirlenen aracın rayiç değeri, sovtaj değeri piyasa koşullarına uygun bulunduğundan davalı vekilinin  bu husustaki istinaf isteminin de  reddi gerekmiştir.<br>\tAyrıca aracın perte ayrılması halinde aynı nitelikte araç alınması için makul süre ile sınırlı ikame araç bedelinin belirlenmesi gerekir. Her ne kadar bilirkişi raporunda  araç mahrumiyeti zararı makul tamir süresi dikkate alınarak hesaplanmış ise de  belirtilen süre dairemizce  aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli makul süre için yeterli görüldüğünden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar  vermek gerekmiştir.\t<br>\t<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2023 tarih ve 2023/6 esas, 2023/405 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 4.781,70 TL nisbi istinaf karar harcından peşin alınan  1.465,28‬ TL harcın  mahsubu ile bakiye 3.316,42 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06.11.2024 <br><br>Başkan ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>*Üye ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır   <br><br>Katip ...<br>   e-imzalıdır  <br><br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6227a94b3881748","SID":"17580510125ee5d4"}}