{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1385 - 2024/1851<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1385 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1851<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... (...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/688 Esas -2023/490 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t  2-...<br>VEKİLİ\t:  Av. ...<br><br>DAVALI\t:  ...<br><br>DAVALI\t:  TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  <br>\t  [25999-56551-03458] UETS<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazasında Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 11.08.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 19.09.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 31.10.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 31.10.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;12.06.2019 günü davalı sürücü ...’ın yönetimindeki ... plakalı araçla yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında ve Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/14900 soruşturma numaralı dosyasına verilen bilirkişi raporunda yaya asli kusurlu bulunmuş ise de, ceza uygulamasında kusur oranlarının  belirtilmediğini,  yapılacak bilirkişi incelmesi sonucunda davalı sürücünün tam kusurlu ölen ...’ın ise kusursuz  olduğunun ortaya çıkacağını, davacı ...'ın  eşinin öldüğü tarihte (42) yaşında, (4) yaşındaki çocuğuyla dul kaldığını, her hangi bir işte çalışmadığını, eşinin ölümünden bu yana geçen iki yıllık sürede evlenmediğini, davacı ...'ın babasının öldüğü tarihte (6)yaşında olup, babasının ileride sağlayacağı güvenli bir gelecekten yoksun kaldığını,  ... plâkalı aracın Zorunlu Trafik Sigortasını düzenleyen davalı şirkete 2918 sayılı KTK'nun 99/1 maddesi uyarınca yaptıkları başvurunun  reddedildiğini, 6100 sayılı Yasa'nın 107 maddesi uyarınca ileride arttırılmak üzere,  trafik kazasında eşini ve babasını kaybeden davacılar için toplamda 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müteselsil sorumluluk kuralları uyarınca davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ... plakalı aracın 28.05.2019 - 28.05.2020 tarihleri arasında müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın, sigortalının kast ya da kusuru nedeniyle zarara uğradıklarını ve zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği gelir ve tazminatlar var ise, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ve Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında belirlenen sorumluluklar ile sınırlı olacağını, davacının manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamında olmadığından davalı yönünden reddi gerektiğini, diğer taraftan davalı şirkete sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücünün davaya konu kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından, desteğin davaya konu kazada tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kazaya yönelik  Savcılık Soruşturmasında düzenlenen Bilirkişi Raporundan müteveffa ...'ın  ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun anlaşıldığını, yerel mahkemece alınan 09.02.2023 tarihli ATK raporunda ise; her ne kadar ''Müteveffa yaya ..., 90km/h azami hız limiti bulunan yaya girişine/geçişine yasaklı, bariyerle çevrili bölünmüş devlet karayolundabariyerleri aşmak suretiyle tehlikeli ve gayrinizami biçimde karşıdan karşıya geçiş yapmaya çalıştığı, bu geçişi sırasında yaklaşan araçların hız-mesafe durumlarını da dikkate almadığı ve kendi can güvenliğini tehlikeye düşürür hareketiyle kazaya sebebiyet verdiği olayda asli derecede kusurludur.'' şeklinde tespitlerde bulunulmuşsa da kazanın önlenebilir şekilde cereyan ettiği göz ardı edilerek, şüphelinin kural ihlali bulunmadığı yönünde yapılan tespitin yerinde olmadığını, raporda sürücünün alkollü olup olmadığı, sürücü belgesinin olup olmadığı, hız limitlerine uyup uymadığı, aracının hızını hava ve yol durumuna göre ayarlayıp ayarlamadığının dikkate alınmadığını, alınan raporlar denetime elverişli kabul edilmişse de mahkemece kusurun belirlenmesinde hataya düşüldüğünü ve hatalı karar verdiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>            Dosya kapsamına göre; davacılar, dava konusu trafik kazasında vefat eden yaya ...'ın eşi ve oğlu,  davalılardan ... aracın maliki ve sürücüsü, diğer davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi ise aracın ZMMS sigorta şirketidir.<br>Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/14900 soruşturma sayılı dosyasında destek müteveffanın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle KYOK verildiği   anlaşılmaktadır.<br>         Eldeki dava kapsamında alınan 09/02/2023 tarihli ATK raporunda; davalı ...'ın kusursuz olduğunu, müteveffa ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir.<br>Somut olayda davalı sürücünün sorumluluğu kusur sorumluluğu, davalı işleten ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise KTK 85/1 ve KTK 91. Maddeleri gereği kusursuz sorumluluktur. <br>    Bu çerçevede eldeki davada, kazaya neden olan aracın maliki, sürücüsü ve sigortacısı olan davalıların meydan gelen trafik kazasından kaynaklı maddi, bedeni ve manevi zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, gerek soruşturma aşamasında ve gerekse yargılama sırasında alınan ve birbirini teyit eden kusur raporlarına göre davacıların desteğinin kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, KTK 86. Maddesinde adı geçenlerin kusursuz sorumluluğunu kaldıran hallerden biri olan sürücü veya işletenin kusursuzluk halinin somut olayda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, KTK 86 maddesi hükmü çerçevesinde davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17.HD 2020/286 Esas-2021/1570 Karar). <br>                 Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Gebze Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 17.05.2023 tarih ve 2021/688 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca  maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca  manevi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31.10.2024\t<br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>*Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br><br><br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e75b12e657785395","SID":"3de4cef8a62a5e7f"}}