{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1265 <br>KARAR NO: 2024/1385<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2024<br>NUMARASI:  2024/474 Esas -  2024/546 Karar<br>DAVA:  İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket hakkında Büyükçekmece ...İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile faturalara istinaden toplam 276.212,34 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine davalı borçlu şirket hakkında, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/803 Esas 2022/786 Karar sayılı ilamıyla; 55.242,46 icra inkar tazminatı, 41.669,73 TL ilam vekalet ücreti, 4.276,26 TL yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verildiğini, borçlu şirketin iflasa tabi bulunan şirketlerden olması dolayısıyla İİK madde 43/2’ye dayanılarak takip türünün bir defaya mahsus olarak değiştirilmesinin talep edildiğini, bu talebe ilişkin iflas yolu ile adi takipte ödeme  emri gönderildiğini, ödeme emrinin 12/03/2024 tarihinde borçlu davalı şirketin icra dosyasındaki kayıtlı vekiline tebliğ edildiğini, borçlu şirket adına gönderilen ödeme emrine karşı itiraz ve şikayette bulunmadığı gibi, borcunu da ödemediğini, bu nedenlerle kesinleşmiş bulunan icra takibi nedeniyle, davalı borçlunun iflasına, harç ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, \" ...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurul'unun 10.07.2017 tarih ve 2017/2E., 2017/3 K sayılı  Kararı; İcra mahkemesince itirazın kaldırılması talebi üzerine ya da mahkemelerce itirazın iptali davası sonunda ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasının medeni usul hukuku ilkelerine uygun olmadığı,  ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar  bulunmadığı, dolayısı ile  İlama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı  yönünde olup davacının ilama bağlı alacağını tekrar takip konusu yaptığı\" gerekçesiyle ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığı dolayısı ile ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağından davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, İİK 43/2 maddesi gereğince değiştirilen  iflas yoluyla takipten kaynaklanan iflas davasıdır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında; alacaklı/davacı tarafından, borçlu/davalı aleyhine, faturalara istinaden toplam 276.212,34 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, davacı vekili tarafından 04/10/2021  tarihinde itirazın iptali istemiyle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/803 E. 2022/786 K. sayılı ilamı ile davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, bu karar üzerine davacı vekili tarafından 29/02/2024 tarihinde  asıl alacak ile birlikte itirazın iptali davasında hükmedilen icra inkar tazminatı, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil edilerek toplam 377.400,79 TL alacağın tahsili amacıyla İİK 43/2 maddesine dayanılarak takip türünün bir defaya mahsus olarak değiştirilmesini talep edildiği, bu talebe ilişkin olarak iflas yolu ile adi takibe ilişkin ödeme emrinin davalı şirkete tebliğe çıkartıldığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak, İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi \"Beylikdüzü/İstanbul\" olup, dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. İİK’nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Bu imkanı kullanmak isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Başvuruyu alan icra müdürü, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir. İİK'nun 156/3. fıkrasında \"Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.\", İİK'nun 156/4.fıkrasında ise \"İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.\" düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafından iflasın, ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı, İİK 43/2 maddesi uyarınca haciz veya iflas yollarından birini seçen alacaklının bir defaya mahsus haciz yolunu değiştirmesi  mümkün ise de davacı tarafından açılan itirazın iptali davası  sonucu alacak; ilama bağlandıktan sonra iflas talep edilmek suretiyle tekrar takip konusu yapılmıştır. İİK 154 vd. maddeleri ödeme emrine itiraz olunması yahut olunmaması üzerine borçlunun iflasının talep edilebileceği düzenlenmiştir. Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarih 2022/2128 E. 2023/440 K. Sayılı ilamında ifade edildiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurul'unun 10.07.2017 tarih ve 2017/2E., 2017/3 K sayılı  Kararı, İcra mahkemesince itirazın kaldırılması talebi üzerine ya da mahkemelerce itirazın iptali davası sonunda ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasının medeni usul hukuku ilkelerine uygun olmadığı, ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar  bulunmadığı, dolayısı ile  ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı  yönündedir. Bu nedenle davacının ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmadığı, dolayısıyla ilamlı bağlı alacağın tekrar takip konusu yapılamayacağı, bu durumda  usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibinin bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliği ile varılmış, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nin 164/2 maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a81e59ad12255271","SID":"2b108219b8b13214"}}