{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/141 <br>KARAR NO:2024/1555<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/10/2021<br>NUMARASI:2019/16 Esas - 2021/831 Karar<br>DAVA:Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin... firmasıyla yaptığı ve davalı bankanın da bilgisinde olan 26/07/2016 tarihli protokol gereği, ... firmasının yapacağı nakliye taşımaları ile ilgili müvekkili tarafından verilecek sigorta hizmeti için yapılan sigorta poliçesi gereği, 2016-2017 yılları arası bir yıllık nakliye poliçeleri ile ilgili olarak protokolün 10.1 maddesine göre poliçenin %25'i oranında ön ödeme alındığını, 06/09/2016 tarihinde 75.000-TL ve 71.000-TL, 07/09/2016 tarihinde 90.000-TL ve 90.000-TL şeklinde...bank POS cihazından kredi kartıyla ... firması yetkilisi ... tarafından yapılan ödemelerin davalı banka hesabına girdiğini, bankanın isteği üzerine kart sahibinin imzalı beyan verdiğini, ilk yapılan işlemlerde bir sorun çıkmadığını ve 140.000-TL paranın müvekkili tarafından alındığını, ikinci tahsilatlarda davalı bankanın sözleşmeyi de istediğini, 07/09/2016 tarihinde sözleşmenin gönderildiğini, 08/09/2016 sabahı müvekkilinin 100.000-TL EFT yaptığını, ancak kalan 58.000-TL üzerine davalı bankaca bloke konulduğunu,bankaca müvekkilinden poliçeler istenilmişse de, protokolün ileriye dönük yapıldığını, henüz malların üretimde olduğunu, müvekkilinin peşinatın komisyon ücreti olduğunu belirterek faturaları ibraz etmesine rağmen blokenin kaldırılmadığını, müvekkilinin parasının haksız olarak blokede tutulduğunu, bloke nedeniyle ... firmasının protokolü feshettiğini belirterek, davalı bankaca bloke konulan 58.000-TL'nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; davacı ile 07.12.2011 tarihli üye işyeri sözleşmesi akdedildiğini,davacının iş yerinde POS cihazı ile 06.09.2016 tarihinde 71.000-TL ve 75.000-TL, 07.09.2016 tarihinde ise 90.000-TL ve 90.000-TL tutarlı 4 adet POS satış işlemi yapıldığını, üye iş yeri sözleşmesinin 7.2 maddesi gereğince güvenlik tedbirleri kapsamında davacının hesabına bloke konulduğunu, davacının ilk üç işlemde hesaba geçen tutarı hesaba geçer geçmez anında EFT yaptığından bu işlem tutarlarına bloke uygulanamadığını, 58.000-TLnin blokede kaldığını, müvekkilince 07.10.2016 tarihli ihtarname ile poliçe ibrazı halinde blokenin kaldırılacağının davacıya bildirildiğini, ancak davacının poliçe ibraz etmediğini, uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre, kart sahiplerinin kartlarıyla yapılan işlemlere itiraz hakkı bulunduğunu, dava konusu olay uluslararası işleme dayandığından charge back (harcama itirazı) süresinin 540 gün olduğunu,kart hamilinin 04.03.2018 tarihine kadar harcama itirazında bulunmasının mümkün olduğunu,blokenin haklı olduğunu, ... firmasının davacı ile olan protokolü feshinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 06.09.2016 ve 07.09.2016 tarihli 4 adet POS satış işlemi nedeniyle, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında davalı bankaca davacının hesabına bloke konulduğu, 27/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; charge back (harcama itirazı) süresinin 540 gün olduğu, kart hamili veya bankasının 540 gün içinde protokole konu hizmeti almadığı yönünde itirazda bulunmasının mümkün olduğu, kart hamilinin süresinde harcama itirazı yapmadığı tespit edildiği ,davalının 07/10/2016 tarihli ihtarname ile talebi reddetmesinden sonra davacı ile sözleşme yapan firma tarafından, davalı bankanın isteği üzerine POS işleminin bilgisi dahilinde olduğuna dair imzalı yazı verdiği, ispat yükü davalı üzerinde olup, sözleşmenin 7.2 maddesinde  belirtilen banka üye işyerinin  rutin işleyişine ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli, şüpheli veya hileli bir işlem olduğunun davalı bankaca ispatlanamadığı, davalı bankanın blokenin kaldırılması için davacıdan istenen sigorta poliçesinin bankaya ibraz edilmediği, sigorta hizmetinin alınmadığına dair bir itirazın gelmesi halinde de davacı hesabına alacak kaydedilen tutarın kart hamiline iade edilmesinin gerekebileceği, 540 günlük itiraz süresinin 04.03.2018 tarihinde bitmesine rağmen davacının hesabına konulan blokeyi kaldırmadığı, davalının 05/03/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 58.000-TL'nin 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili; davacı müşterinin iş yerinde yapılan 06.09.2016 ve 07.09.2016 tarihli POS satış işlemleri nedeniyle, müvekkilince üye işyeri sözleşmesinin 7. maddesine dayalı olarak davacının hesabına bloke konulduğunu, işlemlerin davacının rutin harcama davranışlarına göre yüksek miktarlı olması nedeniyle blokenin konulduğunu, davacının, sözleşmede yer alan charge back hükümleri gereğince poliçe ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu yükümlülük yerine getirilmeden ödeme yapılması durumunda müvekkilinin kart hamiline iade yapma sorumluluğunun doğacağını, nitekim kart hamili tarafından ilgili tutarın ödenmesi için müvekkiline 05.11.2019 ve 02.12.2019 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, müvekkili işlem nedeniyle zarara uğramadığından suç duyurusunda bulunma yükümlülüğü bulunmadığını, bilirkişi raporunda son itiraz süresi olan 04.03.2018 tarihine kadar bloke uygulanmasının sözleşme gereği haklı olduğunun belirtildiğini, ayrıca avans faizine hükmedilmesinin dayanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesi uyarınca davacının hesabına konulan blokenin kaldırılması ile bloke altında tutulan paranın ödenmesi istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile davalı banka arasında temel bankacılık sözleşmesi ve üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeler kapsamında davacının iş yerine POS cihazı tahsis edildiği, davacı ile dava dışı ... firması arasında düzenlenen 26.07.2016 tarihli protokol gereği dava dışı ... firmasınca davacının iş yerindeki POS cihazı üzerinden 06.09.2016 ve 07.09.2016 tarihlerinde 4 işlem ile toplam 326.000-TL ödeme yapıldığı, davalı bankaca söz konusu işlemlerin rutin olmayan yüksek meblağlı işlemler olduğu gerekçesiyle davacının banka hesabında bulunan 58.000-TL'ye üye iş yeri sözleşmesinin 7. maddesi gereğince bloke konulduğu, davacının blokenin kaldırılması taleplerine ise dava dışı ... firmasına ilişkin poliçeleri ibraz etmesi halinde blokenin kaldırılacağı bildirilerek olumsuz yanıt verildiği, davacı tarafça davalı bankanın talep ettiği poliçelerin ibraz edilmediği, zira protokolün ileride düzenlenecek poliçelere ilişkin olup işlem konusu paranın da komisyon alacağı tahsilatı olduğunun bildirildiği, ancak kart hamili ... firması yetkilisi ... tarafından kredi kartına ait dava konusu harcama sliplerinin fotokopisinin de yer aldığı pasaport fotokopisi üzerine, kredi kartından 7 Eylül tarihli 180.000-TL'lik pos çekiminin bilgileri dahilinde olduğu, ödemenin ... Sigorta'dan aldığı hizmet karşılığı olduğu şeklinde yazarak imzaladığı, bu beyan ve kart sliplerinin 09.09.2016 tarihinde bankaya imza karşılığı teslim edildiği anlaşılmaktadır.Taraflarca imzalanan üye işyeri sözleşmesinin 7.2 maddesinde; bankanın, üye işyerinin  rutin işleyişine  ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli, şüpheli veya hileli bir işlem tespit ettiği veya bu şekilde bir işlem kendisine bildirildiği taktirde, üye işyeri hesabına bloke koyabileceği, üye işyeri tarafından kullanılan POS’ları kapatıp  işlem yapılmasını durdurabileceği ve bu şüpheli işlemle ilgili herhangi bir sorun olmadığına kanaat getirinceye kadar bloke ile kapatma işlemini devam ettirebileceği, üye işyerinin bu koşulu bilerek ve kabul ederek işbu sözleşmeyi imzaladığı ve bankanın bloke işleminden ötürü herhangi bir itiraz, faiz veya defi hakkından peşinen feragat ettiği hüküm altına alınmıştır.Sözleşmede, davacı müşterinin hesabına konulacak blokenin süresi konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Uluslararası Kart Kuruluş Kuralları dikkate alınarak, makul charge back süresinin ne kadar olduğunun tespiti ile dava tarihi itibariyle bu sürenin dolup dolmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, kart hamilinin charge back (harcama itirazı) süresinin 540 gün olduğu tespit edilmiştir. Uluslararası Kart Kuruluş Kurallarında harcama itirazı süresi, itirazın nedenine göre değişiklik göstermekle birlikte hiç bir koşulda işlemin karta yansıma tarihinden itibaren 540 günü aşamayacak şekilde düzenlenmiştir. Dolayısıyla üye iş yeri sözleşmesinin 7.2 maddesine dayalı olarak, davalı bankanın şüpheli gördüğü işlemler nedeniyle davacının hesabına bloke koyması sözleşmeye uygundur. Ancak kart hamili ve bankasının uyuşmazlık konusu POS işlemleri nedeniyle davalı bankayas yöneltilebilecek harcama itirazları, işlem tarihlerinden itibaren azami 540 günlük süreye tabi olup, bu süre dava tarihi itibariyle henüz dolmamış ise de, kart hamilinin bizzat bankaya harcamaların bilgisi dahilinde olduğu ve alınan hizmet bedeli karşılığında söz konusu harcamanın yapıldığı beyan edilmiş olmakla, muhtemel harcama itirazı ve buna bağlı olarak davalı bankanın kart hamiline ödeme yapma riski dava tarihi öncesinde ortadan kalkmıştır. Davalı vekilince; davacının poliçe ibraz yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin kart hamiline iade yapma sorumluluğunun doğacağı, nitekim kart hamili tarafından ilgili tutarın ödenmesi için müvekkiline ihtarnameler gönderildiği ileri sürülmüştür. Ancak dava dışı kart hamili tarafından davalı bankaya keşide edilen ihtarnameler 540 günlük harcama itirazı süresinden de sonraki tarihlerde düzenlenmiş olup, içeriği itibariyle de harcama itirazı değil, davacı ile olan protokolün iptali sonucunda davacıya ödediği bedelin bloke nedeniyle davacı tarafından kendisine ödenemediği iddiasına dayalıdır. Bu durumda bizzat kart hamilinin harcamaların bilgisi dahilinde olduğu yönündeki beyan ve kabulü karşısında davalı bankaca blokenin kaldırılmaması hukuka aykırı olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir Ayrıca taraflar tacir olup uyuşmazlık da ticari nitelikli bankacılık işleminden kaynaklandığından, mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.961,98-TL istinaf karar harcından yatırılan 990,50‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.971,48-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 39,50-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a0fb42a632e4e21","SID":"ec30072360313250"}}